Dağlarda Çözülen Kızıl Rüya: Bir İmparatorluğun Afganistan'da İmhası...
Hasibullah Sadeed'in bu titiz çalışmasını okurken, sadece bir savaşın kronolojisini değil, bir süper gücün kibrinin ve jeopolitik hesapların, bir milletin inatçı ruhu ve coğrafyanın amansız gerçekliği karşısında nasıl paramparça olduğunu izliyorsunuz.
Kitap, olayları basit bir "işgalciler ve yurtseverler" ikilemine hapsetmeden, trajediyi katman katman önümüze seriyor. Özellikle 1970'lerdeki iç siyasi çatışmaların, Afganistan'ı Sovyet müdahalesine nasıl kırılgan hale getirdiği bölümü son derece aydınlatıcı. Yazar, ülkeyi bir "kanlı laboratuvara" dönüştüren süreçte; yerel Marksistlerin iktidar hırsını, komşu ülkelerin manipülasyonlarını ve nihayetinde Soğuk Savaş'ın iki tarafının da Afgan halkını bir araç olarak gördüğü acımasız gerçeği çok net ortaya koyuyor. "Afganistan Savaşı'na zemin hazırlayan şüphesiz ülkenin iktidarını elinde tutan yönetimdi. Ancak savaşı başlatan Ruslar, ateşe odun atanlar ise başta Amerikalılar olmak üzere tüm Doğu Bloku karşıtı devletlerdi." (s.13)
En çarpıcı kısım, savaşın mekaniğinden ziyade sonuçlarına odaklanan bölümlerdi. Sovyetlerin geri çekilmesini bir "zafer" olarak gören dış dünyanın aksine, kitap asıl yıkımın bundan sonra başladığını hissettiriyor: çökmüş bir devlet, silahlanmış toplum, kayıp bir nesil ve gelecek on yılları da zehirleyecek bir kaos ortamı...
"Kızıl Ordu'nun Kabusu" sadece geçmişi anlatmıyor; 21. yüzyılda bölgeye yapılan müdahalelerin neden benzer kaderleri paylaştığını, teknolojik üstünlüğün dağlık arazide ve gayri nizami savaşta neden yetersiz kaldığını ve en önemlisi, "kurtarmaya" gelen yabancı güçlerin, girdikleri toprakları neden anlayamadıklarını düşündüren, son derece güncel derslerle dolu bir tarih çalışması. Soğuk Savaş tarihine ve modern Afganistan'ın kökenlerine ilgi duyan herkes için vazgeçilmez bir kaynak. "Kazanan yükselir, refaha kavuşur, bağımsız hareket eder. Kazanmak; barışa erişmek, kalkınmak ve karanlıktan kurtulmaktır. Ne yazık ki yabancı kuvvetlerin çekilmesinin ardından Afganistan bunlardan hiçbirisine kavuşmamıştır."(s.278)