İhsan Oktay Anar'ın ilk ve en iyi kitabı diyebilirim. Okumaya başladıktan sonra bitmemesi için yavaş yavaş okumak, arada başka kitaplar okumak gibi yollara girişseniz de her türlü dayanamayıp iki günde bitireceksiniz.<br /><br />Ardından gelen dört kitabı da gayet güzel olsa da Puslu Kıtalar Atlasının tadı damağınızda kalacak ve ardıl dört kitapta hep o tadı arayacaksınız...
İsa Mesih'ten 1681 yıl sonrasını anlatan kitap yazarın direttiği 'Konstantinople'da geçmektedir. Bin bir söz oyunu ve 1800lü dönemlerin kitaplarında yer alan terkipler eseri bir labirent haline sokmuştur. Fakat ince zeka tam da burada zühur eder, nitekim yazar sonunda renkbaz ve şahbaz kahramanların kaderlerini birleştirir şehr-i sultaniye'de.
Zevkle okudum felsefe ve tarih harmanı güzel edebi cümlelerden müretteb bu eseri. Hele son cümlesi ki kitabı benim gözümde daha da degerli kılmıştır:
'Zaten görülen ve görülmeyen bütün düşler, bu karanlığın ta kendisi değil miydi?'
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu romanda olaylar o kadar hızlı gelişmektedir ki, istanbul belki de tüm güzeliğine ve haşmetine rağmen ilk kez "arkada" bir dekordur. hani biri çıksa da yıl 1698, istanbul dese. hiç şaşırmadan ve zorlanmadan dönem istanbulu düşleyebileceğiniz kadar yaşam-tarih bilgisi ve tadı veriyor. tekrar tekrar okunası bir kitap
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tam üç kez okuduğum ve yinede doyamadığım tek kitap...! Osmanlı'nın derme çatma sokaklarında yürüyor bulacaksınız kendinizi, uzak diyarlar gidip maceralar yaşayacaksınız. En güzeli hep iyilik kazanacak. Nedendir bilmiyorum ama kitaptan isim olarak en çok "efrasiyab" ı hatırlıyorum. Sizde kendinize kitaptan bir kahraman seçin ve kendinizi koyverin akışına, başlarda biraz sıkılabilirsiniz ama bunun uzunluğu en fazla 5-10 sayfa olacak ve inanın türünün en güzel örneklerinden olan bu kitabı sizde tekrar tekrar okuyacaksınız.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ilk başlarda akışın çok iyi olmadığı ama daha sonraları insanı masalın içine sürükleyen ,akıcı ve okunmaya değer güzel bir kitap.herkese tavsiye ederim .
mükemmel kurgu mükenmel hayal gücü masal tadında güzel bir kitap. havada kalan yerlerine oturmayan yerler var olsada güzel ve tavsiye edilebilir bir kitap
Bir solukta okunacak bir kitap <br />Bir düş üzerine kurulan bir hayat.Babası düşlüyor oğlu babasının düşlediği hayatı yaşıyor.Sürekli yeni bir hikayeye başlandığını düşündüğünüz kısımlar biraz daha okuduğunuz zaman kitabın konusuyla kesişiyor.Zeki olay örgüleri ve harika bir kurgu.Tavsiye ederim.Okumaya değer.
İlk paragrafından sonra içine sizi alan, hapsedip kaçmanıza izin vermeyen bir kitap. Küçük öykü sicimleri örüle örüle kalın bir halat oluşturuyor ve ana hikaye şekilleniyor.Sonlarına doğru bu öykücükler beklentilerinizi ters köşeye yatıran bir şekilde birbirinin içine geçiyor ve ana hikayenin etrafında sarmallar çiziyor. Mutlaka iki kez okunması gerekli bir kitap...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhsan Oktay Anar'ın guzel, etkileyici, akıcı, kurgusu ve konusu harika olan sanırım en bilinen romanı.
kitabın kapagındaki tum minyaturlerin birer hikayesi var, ne guzel. uzun ihsan efendi oglu icin bir kitap yazar ve ogluna bu kitabı evden ayrılırken verir. kitabın rastgele sayfalarını acıp okuyan bunyamin'in basına inanılmaz, macera dolu olaylar gelir, ustelik kitapla ve okuduklarıyla ilintili.
bazı yazarlar oyle bir kurgu yaratırlar ki okur kitabı bitirdikten sonra; demek ki hepsini en bastan tasarlanmıs, acaba nasıl hata yapmadan tamamlamıs der. iste bu oyle bir kitap benim icin. cunku icinde dus, heyecan, gerilim, sihirli kelimeler, felsefe, tarih ve mistik bir masal var. düşle yoğurulmuş olduğu kadar iyi bir tarihi dekor ile resmedilmiş bir çevrede geçen güzel kurgulanmış bir kitap. ihsan oktay anar düşle gerçek arasına keskin bir çizgi çekmediği için okur bazen okuduğunu kafasında netleştirmekte zorlanabiliyor, ancak sanıyorum ki yazarın istediği de başka bir şey değil...
masalsı bir tat bırakan kitaplardan, uzun ihsan efendi'nin dilinden diyelim; (masalca)..
Bu da masaldan bir parça:
"bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti.acıyı,susuzluğu,açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor,bu yüzden daha rahat döşeklere,daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı.dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki,kendilerine altın ve gümüşten,zevk ve safadan,lezzet ve şehvetten bir alem kurup,keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.oysa uzun ihsan efend,dünya'nın şahidi olmanın gerçek bir ibadet olduğunu sık sık söylerdi.her insan şu ya da bu şekilde dünyayı okumalıydı.kuran ın kendisi peygamberin dünyayı nasıl okuduğuna bir örnekti ve onun ardında giden herkes,dünyayı onun gibi okuyup şahadetlerini yazmalı ve bunları başkalarına aktarmalıydı.dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi.yaşanılanlar,görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun,macera insanoğlu için büyük bir nimetti.çünkü dünyadaki en büyük mutluluk,bu dünya nın şahidi olmaktı."
Kitaba ilk başladığınızda Osmanlıca nın ağırlığı altında ezileceğinizi sanıyorsunuz ama sayfalar ilerledikçe hiç de öyle olmadığını görüyorsunuz. Gerçekle, hayal arasında gidip gelerek, bir solukta bitireceğiniz bir kitap. Okuduğumdan beri herkese tavsiye ediyorum. mutlaka okunmalı !
edebiyat hocamın tavsiyesi üzerine burdaki çoğu kişi gibi benim de ihsan abimizin okuduğum ilk kitabıydı ve buraya yorum yazan arkadaşlar diğer kitaplarını da alacaklarını belirtmiş.ben o muhteşem yazarın bütün kitaplarını okudum ve keşke daha çok kitabı olsa da onları okusam diye düşündüm.<br />PUSLU KITALAR ATLASI,beni düşündürdü.Ne arka yazısından birşey anladım ne de kitabın isminden birşey anladım.Amma gerçekten okuduğunuza değecek.Ben şu an kendimi İhsan Oktay Anar'ın SADIK okucuyucalrından görüyorum.Eminim ki yalnız da değiLim!
tek kelimeyle harika okuduğunuzda sizi başka alemlere mekanlara götürüyor karakterler inanılmaz güzel bezenmiş hikayenin geçtiği dönem çok iyi tahlil edilmiş böyle bir eseri edebiyatımıza kazandırdığı için ihsan oktay anar a teşekkürler
İhsan Oktay Anar'ın bu eseri tek kelime ile muhteşem bir kurguya sahip, olaylar arasında geçişler son derece etkileyici. Okurken eski İstanbul'da Galata civarında buluyorsunuz kendinizi. En vurucu nokta ise son sayfada gizli. Kitabı bitirirken son sayfayı ve son cümleyi okuduktan sonra uzun süre kendime gelemedim. Tavsiyem bu başyapıtın sindire sindire okunmasıdır.
puslu kıtalar atlası yazarın en ünlü kitaplarından birisi. yine tarihi bir olaydan aynı ilginç ve insanı çeken uslübuyla bahsediyor. kitabı kurken aynı zamanda toplımdaki bozulmaların da farkına varıyorsunuz. toplumsal olayları inceleme açısından ve anlatım biçimi yönünden oldukça okunası bir kitap.
Anlatım ve roman tarzı olarak farklı bir kitap.Ama içerdiği konu bakımından bence araştırılması gerekir diye düşünüyorum.Osmanlı zamanında padişahın dilencilere dilencilik öğretsin diye dilenci ataması varmı?Sonra devamlı karamsarlık, bilme düşman barbar kişilik osmanlı insanı.İstanbul'a da Kostantiniye denmesinede anlam veremedim. Egzantrik olsun diyemi ?
İhsan Anar ile tanışmama vesile olan yazarın ilk kitabı. Yazarın fark yaratan özelliğini edebiyat camiamıza kabul ettirdiği bir eserdir. Kitabı tasvir etmeye kelimeler bulamıyorum en iyisi siz alın okuyun sonra tasvir için kelimeler düşünürüz.