Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğal bir beceriyle hayal edilmiş, kusursuzca kurgulanmış, olaylar ve karakterler herkesin anlayabileceği bir biçimde canlandırılmış, dikkate değer bir fantastik roman. Yazar, ki hakkında bilgi bulamadım, sanıyorum ilk eseri, sade ve anlaşılır, ayrıca derdini iyi anlatan güzel cümleler kullanılmış, böylece ortaya iyi bir edebiyat eseri çıkmış.

Asiler devlet düşmanı mıdır yoksa vatansever oldukları için mi asidirler gibi bir temanın üzerine kurulduğunu düşündüğüm eserin en etkileyici özelliği atmosferi;sinematik bir anlatı,yazarın hayal gücü takdire şayan.Ne var ki altı yüz küsur sayfalık bu upuzun hikaye bittiğinde henüz hiçbir şeyin başlamadığını sadece olaylara, kahramanlara,mekanlara ve sosyal hayata giriş yaptığınızı düşündüren kurgusunda merak unsuru bir parça zayıf kalmış.

Sonuç olarak salt fantastik bir kitap olmadığını özellikle belirtmeliyim,yanında felsefe, simya ve siyaset var.Bu yapısıyla doyurucu bir okuma vadediyor.

Türk romancılığı adına başarılı bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar vardır, sadece bir hikâye anlatmaz... zihninizin içine sızar.
"Şeytani Zihin" tam olarak böyle bir kitap.
Chris Carter bu kez çıtayı öyle bir yere koymuş ki, biz okurları güvenli alanımızdan çıkarıp doğrudan bir katilin zihnine itiyor. Ve orası sandığımızdan çok daha karanlık.
Bir insan bunu nasıl düşünebilir? diye irkiliyor, hikâye ilerledikçe gerilim katman katman artarken kendini karanlık bir labirentin içinde buluyorsunuz.
Zekâsı ve acımasızlığıyla neredeyse görünmez bir zihin. Ve en ürkütücü olanı, bu katil sadece öldürmüyor... oynuyor.
Kitabın temposu hiç düşmüyor, her bölüm sonunda bir sayfa daha derken kendinizi finale ışınlanmış buluyorsunuz.
Ama o final... işte orası tam anlamıyla bir tokat gibi. Psikolojik gerilim sevenler için çok daha fazlası var bu kitapta. Sizi hem içine çekecek hem de uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız.
Chris Carter zekâsına pardon zihnine hayran olunacak, ayakta alkışlanacak yazarlardan.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başından sonuna kadar gerilimi hiç düşmeyen bir psikolojik roman.
Bir annenin, kızına ulaşma çabasıyla başlayan hikâye; kısa sürede paranoya, güvensizlik ve karanlık sırlarla örülü bir labirente dönüşüyor.
Sayfalar ilerledikçe gerçek kavramı sürekli yer değiştiriyor ve kime inanacağınızı şaşırıyorsunuz.
Okuyucuyu sürekli şüphede bırakması yazarın en güçlü yanı. Her yeni ipucu, çözümden çok daha büyük bir soru işareti yaratıyor.
Ancak yer yer tahmin edilebilir noktalar olsa da, genel atmosfer ve tempo bunu fazlasıyla dengelemiş. Özellikle ebeveyn korkularını bu kadar etkileyici işlemesi kitabı daha da çarpıcı kılıyor diye düşünüyorum.
Her şeyin altından başka bir şey çıkıyor olmasından dolayı sürekli yok artık! dediğim anlar oldu. Çünkü tam çözdüm diyorsun, yine bir ters köşe Bir annenin çaresizliğini, korkusunu ve umudunu ben olsam ne yapardım diyerek sonsuz empatiyle sayfalar ilerledikçe de kalbiniz sıkışarak okuyorsunuz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rüya ev, tam anlamıyla güvende hissettiğin yerde bile huzursuz olabilirsin hissini iliklerine kadar yaşatan bir kitap.
İlk sayfalarda sakin ilerleyen hikaye, evin içindeki küçük detaylarla birlikte giderek karanlık bir hâl alıyor ve bir noktadan sonra bir bölüm daha demeden bırakmak gerçekten zorlaşıyor.
En sevdiğim tarafı, okuru sürekli şüphe içinde bırakması oldu. Kime güvenilir, ne gerçek ne kurgu derken gerilim dozu sayfa sayfa yükseldi. Özellikle evin geçmişine dair ortaya çıkan sırları atmosferi çok daha etkileyici hâle getiriyor. O gizli oda meselesi ise tam psikolojik gerilim sevenlere göre Kitap aksiyonla değil, huzursuzluk hissiyle geriyor. Sürekli yaklaşan bir tehlike varmış gibi hissettiriyor ve bu da hikayeyi oldukça sürükleyici yapıyor. Finalde ise temposunu iyice artırıp şaşırtmayı başarıyor.
Psikolojik gerilim, aile sırları, güçlü karanlık atmosfer ve paranoya temalarını sevenler için kesinlikle şans verilebilecek bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Camdan bir romanın yere düşüp yüzlerce başka romana dönüşmesi. Ayfer Tunç bizi bir hikayeden başka bir hikayeye asıl hikayeden kopmadan götürebilecek kadar usta bir yazar. Türkiye'nin tüm çıplaklığıyla bu kadar güzel anlatıldığı başka bir eser hatırlamıyorum. Anlatılan tüm karakterler sanki yan komşumuz, köylümüz veya akrabamız. Bir yolun sonsuz çatallarla başka yollara bölünmesi ve sonra tekrar birleşmesi gibi.. Hem dönemin harika bir gözlemi hem de toplumun müthiş bir eleştirisi capcanlı duruyor önümüzde. Zaman kaybetmeden alın okuyun derim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Unutmak ve hatırlamak kavramlarının insanoğlunun tarihi kadar eski olan iki kavram olduğunu iliklerimize kadar işleten Kazuoya sonsuz minnetle.. Yazar bu kavramları felsefik bir yaklaşımla ve masalsı bir anlatımla ele almış. Kitabın başında bu da nesi diye durup düşünüyor insan fakat kitap ilerledikçe ustaca dokunuşlarla muhteşem bir ikilemde bırakıyor bizi. Unutmak olmasaydı hatırlamak bu kadar kıymetli olur muydu? Hatırladıklarımız bizi hayata bağlarken unutmanın da bu bağlamda hatırlamaktan aşağı kalmayan yönünü yine ustaca anlatıyor yazar. Unutmanın sis metaforuyla anlatılması ayrıca güzel olmuş tabii ki bir canavarın bu olgulara bu şekilde soyut bir şekilde müdahil olması yine planlı bence. İshigironun bu kadar sabırla okuyucuyu müthiş bir yolculuktan geçirmesi tarifi olmayan bir duygu. Arthur döneminden kalma bir şövalye, Roma dönemi, rahipler, canavarlar.. Yazar sizi yirmi birinci yüzyılın kalabalığından alıp orta çağın münzevi yaşamına götürüyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Parantez Dışı, adına yaraşır seviyede bir deneysel metin seçkisi. Görsel şiirden deneysel öyküye uzanan çeperi fazlasıyla geniş bir eser. Benim için özellikle öne çıkan iki metin var kitapta. Biri Arda Kıpçak'ın dipnot üzerinden kurguladığı öyküsü, diğeri de Davut Elçi'nin tabut görünümlü küçürek öyküsü.

Deneysel edebiyat her dönem tartışılagelmiştir. Varlığı sorgulanır, canım buna da ne gerek var, denilir, edebiyatın deneyseli mi olur, diye söylenir. Her zaman küçük bir kitleye hitap etse de yazarlara arayış fırsatını yaratır deneysellik. Bundandır ki seçkide metinleriyle yer alan tüm yazarlara ve bu zamanda böyle bir işe cesaret eden yayınevine teşekkürlerimle.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cengiz Aytmatov’un Gün Olur Asra Bedel’i çok büyük fikirler taşıyan ama bende aynı ölçüde güçlü bir roman etkisi bırakamayan bir eser oldu. Kitabın en etkileyici tarafı kesinlikle “mankurt” metaforu. Hafızasını, geçmişini ve köklerini kaybeden insan fikri bugün bile güçlü bir anlam taşıyor. Özellikle Sovyet dönemindeki kimliksizleşme ve kültürel kopuş eleştirisi oldukça çarpıcı.
Ancak romanın genel yapısında aynı gücü hissedemedim. Yedigey’in anıları ve geçmişe dair uzun bölümler zaman zaman anlatının temposunu ciddi şekilde düşürüyor. Uzay hikayesi ise fikir olarak ilginç olsa da ana anlatıyla yeterince bütünleşememiş gibi hissettirdi. Buna rağmen final sahnesi bence kitabın en güçlü anlarından biri; geçmişe bağlı eski dünyanın, durdurulamayan modernlik karşısında geri çekilişini çok etkileyici biçimde hissettiriyor.
Benim için bu kitap, kusurlarına rağmen unutulmayacak bir metafor yaratmayı başarmış ama roman olarak zaman zaman dağılan bir eser oldu.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük bir Agatha Christie hayranı olarak Beş Küçük Domuz kitabına da bayıldım. Baştan sona oldukça akıcı ilerleyen ve merak duygusunu sürekli canlı tutan bir kitaptı. 16 yıl önce işlenmiş bir cinayetin çözülmeye çalışılması, olayın farklı kişilerin gözünden anlatılması ve şüphelilerin sırayla yaşananları aktararak yazılar yazması kitaba çok farklı ve etkileyici bir hava katmış.

Kitap boyunca aklımda sürekli şüphelendiğim biri vardı fakat klasik Agatha Christie kitaplarında olduğu gibi “en çok dikkat çeken kişi katil değildir” düşüncesi yüzünden bir yandan da yanılıyor olabileceğimi düşündüm. Bu yüzden büyük bir merakla sayfaları çevirdim ve sonuna kadar ilgim hiç azalmadı.

Agatha Christie’nin kitaplarında en sevdiğim şeylerden biri, merak duygusunu her zaman diri tutabilmesi. Polisiye sevenlere ve akıcı bir kitap arayanlara kesinlikle şans vermelerini tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdülhak Şinasi Hisar'ı geç tanımak bir yana Türk Edebiyatında bu eserin hak ettiği değeri hiç göremediğini fark ettim okurken. Bir karakterin duygusal analizinin bu kadar başarılı olduğu kaç eser vardır Türk Edebiyatında? Oldukça basit ve doğal bir anlatımla bu denli güzel bir olay örgüsü kurmak çok etkileyiciydi. Okurken karakterin en yakın arkadaşı oluyorsunuz ve çocukluktan itibaren yaşadıklarının ölene kadar karakterinde nasıl sirayet ettiğine şahit oluyorsunuz. Zamanına göre çok çok başarılı bir eser. Özellikle psikolojik altyapısının çok sağlam olduğunu düşünüyorum. Bir karakter ve yaşadıkları üzerine veya yaşamı üzerine bir roman yazmak kolay gibi görünse de karakterin yıllar içerisinde geçirdiği değişim ve dönüşümün psikolojik ve sosyolojik altyapısının bu kadar başarılı bir şekilde romana ve gelişim aşamalarına paralel ilerlemesi çok zor bir işçilik ister. Yazar övgüyü sonuna kadar hak ediyor. Umarım daha yakından bilinir ve daha çok okunur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir