Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap ana mesele olan zelzele bahsine işçi sınıfından bir ailenin bakış açısıyla yaklaşır; öyle ki yazar memleketinin renklerini öyle net keskin ve kulağa hoş gelir biçimde ince ince işlemiş ki, kendimi bazen kuş uçurtulan o damdaki bütün nesneleri görüp damdan manzarayı izlerken buldum, kimi zaman ailenin içinde ki kaosa tartışmaya dahil oldum. Romanda sırıtmayan metaforlarla verilmiş güçlü meseleler nesneler ve insanlarla bir bağ oluşturmuş baştan sona kadar müşterek hareket ediyorlar. şaşılacak bir işte böylesi hassas bir konuyu duygu istismarına kaçıp dramatize etmeden işlemesiydi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
FOTOĞRAFİK BİR ÇALIŞMA
Deckers’ın yaklaşımı, sanatı sadece estetik bir obje olarak değil, bir arkeolojik veri olarak ele almaktır. Kitap, Hristiyan sanatının Roma İmparatorluğu'nun yeraltı mezarlarında (katakomplar) nasıl filizlendiğini muazzam bir detayla anlatır.

Roma’nın pagan sanat formlarının nasıl yavaş yavaş Hristiyan sembolizmine dönüştüğünü (örneğin "İyi Çoban" figürünün evrimini) Deckers’tan okumak büyük bir keyif. Figürlerin neden o şekilde durduğunu, el hareketlerinin ne anlama geldiğini adeta bir dedektif gibi çözer. Binaların sadece dış görünüşüyle ilgilenmez; o binaların içindeki litürjik (ibadetle ilgili) işleyişi de anlatır. Bir kilisenin planının, o dönemdeki ayin düzenine göre nasıl şekillendiğini bu kitapta çok net görebilirsiniz. Kitabın baskı kalitesi genelde çok iyi. Deckers, metni desteklemek için çizimler ve yüksek çözünürlüklü fotoğraflar kullanmaya özen gösterir. Özellikle: Mozaik detayları: Ravenna ve İstanbul'daki eserlerin mikro düzeydeki incelemeleri. İçerikte sadece devasa katedraller değil, fildişi kutular ve mücevherler gibi "mikro" sanat eserlerine de geniş yer verilir. Deckers’ın dili, biraz teknik ve akademik olması çok doğal. Eğer konuya tamamen yabancıysanız bazı bölümler yoğun gelebilir. Ancak benim gibi Mimari Restoratör ve Konservatörler ile Sanat Tarihi öğrencileri veya bu konuyu derinlemesine öğrenmek isteyen meraklılardansanız, yeterli argümanlara ve görsel belgelere sahip bir kitap. Bu yönüyle Bizans sanatının gökten zembille inmediğini, Antik Yunan ve Roma mirasının üzerine inşa edilen kesintisiz bir süreç olduğunu bizlere görsellerle aktarmaktadır. Kaynak kitap yada konuyla ilgili merak duyanları doyuracak bir nitelikte olduğunu düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar.

Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Oflaz’ın Camdan Kalp adlı şiir kitabı, yazdıklarının şiir olmadığını, edebî değer taşımadığını söylediği ön sözüyle başlasa da biz ilerledikçe kendine has üslubu olan bir şairi okuduğumuzu hissediyoruz. Kronolojik bir sırası olmayan günce gibi. Parçalı ve sahici. Yer yer sorgular, sorular çıkıyor karşımıza. Ama bana kalırsa ana damar ironi. Şiirlerin geneline ironi hâkim. Ve arafta olma hâli oldukça gerçekçi ve insani. Günlük hayattan detaylarla, örneğin çay, baş dönmesi, sokak yürüyüşü…, gerçeküstü olan bir arada ele alınıyor. Gerçeküstü olanın: perinin, ejderhanın, şövalyenin varlığı; kendi kültür birikimine ve bizim romantik birikimimize göz kırpıyor. Bazı şiirleri tamamen kendiyle alakalı, bazılarının toplumla ilgisi var. Tersine Dünya, Cehennem Burada ve Türkçe Şiirler bölümünün son şiiri olan Madımak, toplumcu şiirlerine örnek. Kitabın ikinci bölümü İngilizce Şiirler. Sonda yer alan İngilizce şiirler ise aynı iç sesi başka bir ritimde duymamızı sağlıyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fizik ile metafiziğin sınırında dolanan, katmanlı romanın Başkarakteri Aça, kusursuz bir kahraman yerine "unutmaya çalışan" ve kontrolü eline almak isteyen gerçekçi insan tepkileriyle metni güçlendiriyor. Kitap, dış dünyadaki varlıklardan ziyade zihnin kurduğu tuzaklara ve korkunun doğasına odaklanıyor. Rüya sahneleri anlatıya derinlik katarken, hipnotik bir etkisi olan “Bize katılmak ister misin?” sorusu okuru da hikâyenin ritmine dâhil ediyor. Gizem unsurlarının diri tutulduğu bu akıcı eser; psikolojik gerilimi ve gerçek-gerçeküstü arasındaki o bulanık çizgiyi sevenler için etkileyici bir başlangıç sunuyor. Güçlü dünya inşasıyla seri olmaya aday, merak uyandırıcı bir çalışma.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İk sayfalarda şiirsel bir İstanbul’la başlıyor, ilerledikçe sakin manzaraların yerini polisiye tarzı bir gerilim alıyor. Heyecanın yanı sıra, karakterlerin hissettiği öfkeyi, hüznü hissediyor insan okurken. Halim ile Ferdi, başkarakterler diyebiliriz ama bu romanda yan karakterlere de oldukça rol verilmiş. Her karakterin ayrı olayı ve önemi var. Salt polisiye diyemeyeceğimiz bu romanda tadımlık aşk bölümleri de var. Kısa bir teknoloji göndermesi, yabancılaşma, çocukluk, çocukluğa duyulan özlem, merhamet ve toplumsal çürüme gibi temaların yerinde ve dozunda olması olaydan uzaklaşmanın önüne geçiyor. Ummadığımız insandan gelen kötülüğü burada da görüyoruz ama katilin bahçıvan çıkması gibi bir sondan daha ötesini hayal etmeli. Elinizden bırakmadan bitirebileceğiniz akıcılıkta. Ben bırakamadım. Dili de oldukça sade. Aile içi bağlar ve dostluklar, fotoğraflardan geçmişe dönüş, karakterin iç hesaplaşmaları, diyaloglar ve daha saymadığım teknikler başarılı bir şekilde kullanılmış. Tavsiyedir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Temelde Hicr suresinin tefsiri olan eser, “Allah’ın ayetlerinden yüz çevirip peygamberlerini yalanlayan kavimlerden Semûd”u merkeze alıyor ve kendi mekânlarını taşlı bir beldeye dönüştüren insanların akıbetini anlatıyor. Eserde hicr hayli etkileyici bir metafor olarak karşımıza çıkıyor. Biraz celal, biraz haşyet rüzgârı… En nihayetinde “hicr’den hicret etme cehdini gösterme”nin zarureti. Ötesi umut, huzur, rahmet, feyz. Zihnini ve gönlünü “hikâyet edilen”den hareketle isabetli tespitlere, teşhislere, tedbirlere açanlara tavsiye...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Savaş, insanoğlunun icat ettiği en zalimce şey...

Bu kitap, tam da bu acı gerçeği yüzümüze çarpan; kalbi parça parça eden, göz pınarlarında daima bir damla yaş bırakan, oldukça sarsıcı bir okuma deneyimi.

Hikayenin kalbinde Sora var. Omuzlarına yaşından çok daha büyük bir yük binen, savaşın dehşeti içinde kendi çocukluğunu tamamen bir kenara itip kardeşine kalkan olan küçük bir kız. Onun kardeşini onca yaşanan şeye rağmen koruma içgüdüsü, hayatta kalma çabası ve bu uğurda feda ettikleri insanın içini titretiyor.
Savaşın en çok çocukları vurduğunu, onları bir gecede büyümeye zorladığını Sora'nın attığı her zorlu adımda iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Kitabın en az savaş kadar yaralayan bir diğer katmanı ise anne kız ilişkisi. Ne yaparsa yapsın, ne kadar çabalarsa çabalasın annesi tarafından bir türlü görülmeyen, onaylanmayan bir çocuk olmak... Geleneksel beklentilerin gölgesinde ezilen bu sevgi ve takdir arayışı hem çok tanıdık hem de bir o kadar can yakıcı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başarısızlar Kulübü gerçekten beklediğimden çok daha keyifli ve düşündürücü bir kitap çıktı. Akıcı dili sayesinde kısa sürede okunuyor ama verdiği mesajlar uzun süre akılda kalıyor. Özellikle ‘başarısızlık’ kavramına bakış açısını değiştirmesi çok hoşuma gitti.

Karakterler oldukça gerçekçi ve kendinden bir şeyler bulmak çok kolay. Gençler için yazılmış gibi görünse de her yaştan okuyucunun keyif alabileceğini düşünüyorum. Yer yer eğlenceli, yer yer duygusal bir anlatımı var.

Hem eğlendiren hem düşündüren, motive edici bir kitap arayanlara kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Reşat Ekrem Koçu'yu "Tarihimizden Garip Vakalar" kitabıyla tanıdım ve kalemini çok sevdim. Bu romanı oldukça dikkat çekici. Galata ve işret alemlerinden çokça sahne var. Galata Canavarı Bıçakçı Petri, karada ve denizde sürüp giden bir kaçma kovalamaca. Seri katilimiz Petri'nin rutinleri ilginç: Yakalanmamak için sürekli yer ve kimlik değiştirir; avuçlarını koklar, kan kokarsa öldürür; olay yerinde şıppıdık terliklerini bırakıp çıplak ayak kaçar. Anti kahramanımızın yakışıklılığına, işvesine nice gören meftun olur. Koçu, kurguyu tarihi detaylarla zenginleştirmiş, oldukça akıcı bir polisiye eser ortaya çıkarmış. Bruce Willis'in Jackal filminde oynadığı rolü hatırlattı bana.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muhammed İhsan Oğuz beyi, 1990'lı yıllarda tanıdım. Kitaplarıyla elbet. Cağaloğlu'ndaki yayınevinde onun talebelerinden ressam Turan bey vardı. İmam-ı Rabbani dünyasına dair kimseye soramadığım bazı soruları ona sormaya çalışırdım. Bir ya da iki kez oldu bu. Hikmetli cevaplar aldığımı anımsıyorum. Muhammed İhsan Oğuz bey bir asra yaklaşan ömrü ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini beraber yaşamış. Hem İmam-ı Rabbani hazretleri ile özel bir münasebeti var ve hem de fötr şapka da giyen bir arif. Oldukça ezber bozucu. Böyle bir başka kıymetli yazar da Süleyman Kuku bey idi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir