Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seray Şahiner’in kalemini merak ederek başladığım bu kitapta maalesef beklediğim akıcılığı bulamadım. Özellikle ilk bölüm, sürekli girip çıkan yan karakterler ve isim kalabalığı nedeniyle oldukça ağır ilerliyor. Karakterlerin derinliğine ve duygusuna inmekte güçlük çektim; olaylar hızlıca geçip gidiyor.

​Melek’in çocukluk dönemindeki travmalar sarsıcı olsa da, yazarın anlatım tarzı okuyucuyu hikayenin içine tam olarak çekemiyor. Kitabın ikinci kısmı, kızı İnci’nin dilinden anlatıldığı için biraz daha tempolu ve sürükleyiciydi. Melek’in kendi yaşadığı travmalara rağmen kızına karşı gösterdiği şefkat ve onun için verdiği hayat mücadelesi etkileyici bir detaydı. Ancak genel olarak, romanın kurgusunda bir 'olmamışlık' hissi hakim.

Çok daha derinlikli bir metin beklentisiyle okuduğum için biraz hayal kırıklığına uğradım. Okuması sabır isteyen, kurgusu dağınık bir eser.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun bir yorumu hak ediyor ama kısaca şunları demek istiyorum. Kitap aslında dışarıdan göründüğü gibi bir “kaçış” ya da “maceralı yolculuk” hikâyesi değil daha çok insanın kendi içinden kaçamayışının hikâyesi.Kitabı okurken en çok hissettiren şey şu: insan bazen hayatında olanlardan değil, onlara verdiği tepkilerden yoruluyor.
Kitap sanki satır aralarında şunu söylüyor:bazı anlarda hayatta kalmanın yolu mücadele etmek değil,yön değiştirmek.Ama bunu fark etmek için insanın önce dibe doğru çekilmesi gerekiyor.Bu da kitabı psikolojik olarak biraz ağır yapıyor;çünkü karakterin yaşadığı şeyler sadece olay değil, içsel bir çözülme gibi.
Benim en çok etkilendiğim şey ise kitabın umut konusunda net bir şey söylememesi.Okurdan bir cevap bekliyor gibi. “Her şey düzelir” gibi bir teselli yok, ama tamamen karanlık da değil.Daha çok şunu hissettiriyor: hayat bazen düzelmez, ama insan yine de yaşamaya devam eder.Ve belki de mesele, kontrol edemediğin akıntıya karşı nasıl bir tavır aldığın.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
En başta biraz önyargılıydım açıkçası, bölümler çok kısa kitabın yazım tarzı biraz farklı. Beklediğim gibi yüzeysel olmaktan ziyade beni şaşırtarak derinlikli çıktı. Bir kadının hastane odasından başlayıp zamanda ileri-geri giderek aktardığı hikayesi. Annesini hastanede yıllar sonra görüyor, bu iki kadın kısa süre bile olsa bir araya gelerek iki tarafa da farkındalık yaratan bir ziyaret ortaya çıkarıyor. Keyif aldım, düşündüm de. Yalın bir tarzı olmasına rağmen düşündürebiliyor. Konuşulanlar kadar konuşulmayanların da yazar altını çiziyor. Çocukluğumuz, doğduğumuz ev, hayatımıza giren insanlar aslında bizi şekillendiriyor. Bize verilenler ve bizden alınanların birer parçasıyız, okunmasını tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yetmişlerine merdiven dayamış İbrahim Efendi, kendisini “zamanın ustası”ndan çok, zamanın talebesi olarak gören bir saat ustası.Mesafeli ve yalnız yaşayan bir adam.İnsanlardan çok sokaktaki hayvanlarla, ağaçlarla kurduğu bir dostluk var.Yine de tamamen kopuk değil hayattan.Çevredeki esnafla, camiye gelen cemaatten bazı kişilerle selamı sabahı, hâl hatırı var. Anlaşıldığı üzere kendi yağında kavruluyor İbrahim Efendi. Ancak bir gün, kendi mahrem hayatını yaşarken devlet adına gelen biri, onun “yalısı” olarak gördüğü ve hem evi hem de dükkanı olarak kullandığı derme çatma mekâna çıkageliyor. Okur da bu noktadan itibaren İbrahim Efendi’yle birlikte bir yolculuğa çıkıyor.

Yazarın alametifarikası, olayları anlatırken seçtiği kelimelerde gizli. Deyimler, atasözleri, eski sözcükler… Türkçe’nin imkanları yazarın kalemi için seferber olmuş gibi son derece zengin bir dil ile karşılaşıyoruz. Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2019’da yayımlanan “At Sancısı”, yüz yirmi yedi sayfa olmasına rağmen okuru doğrudan 1950’li yılların içine taşıyor. Motorlu taşıtların yükselişiyle gerileyen atlı arabacılığını, dönemin insanlarının gözünden ve ağzından anlatıyor.

Bir çağın kapanmasının ve değişimin sancısının hikâyesi olarak yayımlanan bir ilk roman için yazarın kalemi hiç amatör durmamış. Ayrıca döneme özgü kelimelerin özenle seçilmesi, metni neredeyse bir zaman kapsülüne dönüştürmüş. Yani zamanın ruhu, kelimeler ile kitaba güzel bir şekilde aktarılmış.

Çağdaş Türk Edebiyatı’nda yeni kalemlerle tanışmak isteyenler yazarın kitaplarına bakabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap bende garip bir his bıraktı. Okurken bir yandan Grenouille’ün yeteneğine hayran kalıyorsun, bir yandan da yaptığı şeyler giderek rahatsız edici bir hâl alıyor. En ilginç yanı ise, onun dünyayı kokular üzerinden algılaması—okurken sanki sen de görmeden, sadece koklayarak yaşıyormuş gibi hissediyorsun.
Bence kitap sadece bir hikâye değil; kimlik, takıntı ve ‘var olma’ ihtiyacı üzerine çok sert bir sorgulama. Grenouille karakteriyle bağ kurmak zor ama bir şekilde onu anlamaya başlıyorsun ve bu da insanı en çok rahatsız eden kısım oluyor.
Kısacası, Koku bittiğinde aklında kalan şey olaylardan çok hisler oluyor. Rahatsız edici, tuhaf ama kesinlikle unutulmayan bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hoca bu kitabında okuyucuya eşsiz bir okuma deneyimi sunuyor. Kitabın yazılmasının üzerinden uzun sayılabilecek yıllar geçse de görüşlerin güncelliğini koruduğu görülüyor. Kitap pek çok konuda aydınlatıcı bilgiler barındırıyor. Sosyal olayların çözümlenmesinde ve anlaşılmasında doğa bilimlerinde üretilen teorilerden yararlanma düşüncesi bunlardan birisi. Yine toplum olarak yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen kötümser tavırların benimsenmesinin akıl dışılık şeklinde nitelendirilmesi gerektiği görüşü dikkate değer. Aklı, bir fikir kurşunu dahi atmaksızın teslim etmeye kadim kavramlarımızdan uzaklaşmaya ve gönüllü esarete itiraz etmek durumundayız. Şimdi değilse ne zaman?
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açıkçası bu çizgi romana başlarken neyle karşılaşacağımı tam bilmiyordum ama okudukça içine çekildiğim, kendine has bir dünyası olduğunu fark ettim. Tankut karakteri klasik kahramanlardan biraz farklı; daha sert, daha gerçek ve zaman zaman mesafeli. Bu da hikâyeye ayrı bir ağırlık katmış.
Çizimler bence kitabın en güçlü taraflarından biri. Atmosferi çok iyi yansıtıyor, karanlık ve kasvetli sahnelerde o duygu direkt geçiyor. Bazı panellerde uzun uzun bakmak istedim, o kadar detaylı ve özenliydi. Hikâye ile çizimin uyumu da oldukça başarılı.
Konu olarak yer yer ilgimi çok yükselten anlar oldu ama bazı kısımlarda tempo biraz düştü gibi hissettim. Yine de genel bütünlüğü bozacak kadar değil. Daha çok karakterin iç dünyasına odaklanılması hoşuma gitti.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
BİR BAŞYAPIT, MUHTEŞEM...Amerikan iç savaşı ile başlayan ve Birinci Harp'in sonuna kadar uzanan bir hikaye..Kaliforniya -Salinas Vadisi'nde yaşamları kesişen iki ailenin nesiller boyu izlerinin sürülerek, hem Amerikanın hem de İnsanlık tarihinin etkili bir anlatımı. Özellikle Habil ve Kabil anlatısından hareketle, iyi-kötü, güçlü-zayıf, aşk-nefret, güzel-çirkin temalarını felsefik çözümlemeler ile yeniden yorumlamış yazar. Tekvinden yola çıkarak, günaha, içindeki kötüye hükmedebilirsin diyor, ve yine eserin bir yerinde yazar " tembellikten , zayıflıktan ötürü kendini tanrıların kucağına atıp, elimden bir şey gelmezdi, yol önceden çizilmişti demek kolay. Oysa insanı insan yapan şey tercihtir. " diyor. Yani içimizdeki her şeye iyiye kötüye hükmetmek bizim elimizde diyor. Kesinlikle öneriyorum, lütfen okuyun....Okumak sağlıktır........
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mart 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nizami’den okuduğum hikaye ile çok fazla benzerliği olan bu kitapta, yer yer farklılıklar da mevcuttu. Konu olarak birkaç yerde değiştirilmiş olan bu eser, şiirsel havasıyla ve küçük hacmiyle bir günde bitirilebilecek bir eser olmuş. Kitabın içindeki, hikayeye paralel olarak çizilmiş resimler (minyatür) eseri daha zengin bir hale getirilmiş. Her resmin altına konmuş beyitler ise sizi Leyla ile Mecnun’un o şiirsel dünyasına götürüyor. Modern okuyucuya daha tasavvufi bir hikaye hediye eden yazar, eserin aslına zarar vermeden, derinliği bozmadan ilerlemeyi başarmış. Benim için tek sıkıntı “keşke daha uzun olsaydı kitap” dediğim anlardan ibaretti.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir