Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“ Hiçbir zaman adını öğrenemediğim anne ve babamın adından sonra merak ettiğim üçüncü ad bu olmuştu.” diyor kahramanımız. Böyle bir olayı yaşasanız ne yaparsınız bilmiyorum ama kahramanımız her olaya, her hissettiği duyguya yada o an farklı gelen an a “ başlık” vererek gününü tamamlıyor. Kitap, adından da anlaşılacağı üzere kadın cinayetleri ve onların asıl suçlularını cezalandırmak için uğraşan komiserin , yaşadıkları, hissettikleri ve başından geçenlerle başlıyor. Sonra yaşlı bir adamdan bir teklif alıyor ve olaylar başka bir yere evriliyor. Kitabın sonunda ne olduğunu merak ettiniz değil mi? Yanıtlıyorum ; kitabın başına dönüyorsunuz.
Yazarın kalemiyle bu kitapla tanıştım. Çok beğendim. kitaptan sevdiğim bazı sözleri bırakıyorum.
"Biri yaşamdan çözülünce dünyası geride kalır. Bir kadınsa eğer , birkaç dünyası."
"Öyle bir an gelir ki henüz yara almamış bir çocukluk anısı kadar güçlü bütün hisler, daha sakin kıyıları arar."
"Gelecek geçmişi şekillendirebilecek kadar güçlüdür."
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okur Dergisi’nde Ahmet Çelik ismini gördükten sonra kitabını edinmeye karar verdim. Film izlemeye vakti olmayanlar için özellikle Cannes Film Festivali’ne katılan İran ve Türk yapımları, coming of age filmleri, mülteci krizleri, gerilim, savaş, politik ve korku türlerinden yaklaşık 20 filmi değerlendirmiş. Kitabın dili akıcı; filmleri konularından politik anlamlarına, renklerin kullanımından kamera açılarına kadar bütüncül bir şekilde ele alıyor. Senaryo ile teknik detayları harmanlayarak okuyucuda izleme heyecanı uyandırıyor. Çelik, herkesin bildiği filmler yerine hak ettiği değeri görmesini istediği yapımları öne çıkarıyor. Yazılarında matruşka misali film içinde film anlatımı var; bu da metinlere derinlik katıyor. Film eleştirisi üzerine yazmak isteyenler için başlangıç niteliğinde, akıcı ve heyecan uyandıran bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ismini çok sevdim; aslında tamamen hayata bakış açısı ve çevrene yaydığın enerji ile ilgili bir isim. Sen mutsuzsan etrafındakilere ne verebilirsin ya da hayata sürekli karamsar bakarsan çevrendeki insanları nasıl etkilersin? Asıl soru da bu zaten: İnsan nasıl mutlu olur?
Kişisel gelişim kitaplarını çok seven biri olmamama rağmen, yazar önerilerini akıcı bir romanın içine oldukça başarılı yerleştirmiş. Üç çocuğu ile hayat mücadelesi veren Marie karakteri sayesinde insan kitapta kendinden çok şey buluyor.
Günlük yaşama farklı bir açıdan bakmayı sağlayan, “hiç böyle düşünmemiştim” ya da “ben de bunu yapıyorum” dedirten akıcı bir kişisel gelişim romanı olmuş.
Özellikle çocuklarla kurduğumuz dil konusunda insanı düşünmeye itiyor. Çünkü bazen bizim iyi niyetle söylediğimiz bir şeyi çocuklar çok farklı algılayabiliyor.
Sonuçta birilerini mutlu edebilmek için önce insanın kendini mutlu etmeyi öğrenmesi gerekiyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tavsiye üzerine aldığım Dervişin Teselli Koleksiyonu, insanın iç dünyasına sakin ama derin dokunuşlar yapan çok özel kitaplardan biri. Mecit Ömür Öztürk, Doğu’nun hikmetini ve Batı’nın düşünce dünyasını aynı potada eriterek okura gerçekten teselli veren bir metin ortaya koymuş. Kitabı okurken insan bilgi edinmekle kalmıyor, yavaşlıyor, düşünüyor ve kendi hayatına dışarıdan bakmayı öğreniyor. Özellikle kısa kısa ilerleyen anlatım biçimi, kitabı sindire sindire okumayı sağlıyor. Altı çizilecek çok fazla cümle var kitapta.. Modern hayatın gürültüsünden yorulan, zihnini ve kalbini biraz olsun dinlendirmek isteyen herkesin mutlaka okuması gereken, huzur veren ve uzun süre etkisi devam eden kıymetli bir eser. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Mustafa Kutlu hayranı olarak her yeni kitabını sabırsızlıkla beklerim. Ezanı Beklerken de öyle oldu. Mustafa Kutlu bu kitabında da yine kendine has o duru, gösterişsiz ama kalbe dokunan üslubuyla bizim, yani günümüz insanının yalnızlığını, savruluşunu ve hakikat arayışını anlatıyor. Kitapta olaylardan çok insanlar, insanların iç dünyaları ve bekleyişleri öne çıkıyor. Yeni Hayal Oteli etrafında dönen hikaye aslında hepimizin hayatına, yorgunluklarına, pişmanlıklarına ve huzur arayışına ayna tutuyor. Mustafa Kutlu’nun kahramanları olağanüstü kişiler değil, sokakta karşılaşabileceğimiz, bizden insanlar. Belki de bu yüzden bizi hızlıca içine çekiyor. Beni en çok etkileyen yönlerinden biri, kitabın yavaşlamayı hatırlatması oldu. Mustafa Kutlu’nun en büyük başarısı, büyük cümleler kurmadan derin şeyler söyleyebilmesi bence. Gürültüden yorulan, modern hayatın karmaşasında iç sesini kaybettiğini hisseden herkese gönülden tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen ve günlük hayatımı dönüştüren bir kitap olmamıştı. Kitap, gıybeti yalnızca “dinî olarak yanlış bir davranış” şeklinde yüzeysel bir çerçevede ele almıyor. Aksine, gıybetin dostlukları, aile ilişkilerini, iş hayatını ve hatta kişinin kendi iç huzurunu nasıl zehirlediğini çok katmanlı bir şekilde anlatıyor. Daha ilk sayfalardan itibaren insan kendi konuşmalarını, WhatsApp yazışmalarını, sosyal medya yorumlarını ve arkadaş ortamlarındaki tavrını yeniden sorgulamaya başlıyor. Kitap boyunca hissedilen samimiyet ayrıca çok kıymetli. Yazarın kendi iç muhasebesini, kendi mücadelesini anlatması metni daha sahici kılmış. Özellikle giriş bölümünde “gıybet orucu” fikrinin doğuş hikâyesini okurken, bunun teorik bir söylem değil, gerçekten yaşanmış bir arayış olduğunu da anlıyorsunuz. Ayrıca kitabın sonunda yer alan “30 Günlük Gıybet Orucu Takvimi” ve kitapla birlikte hediye edilen “Gıybetsiz Hava Sahası” posteri çok iyi düşünülmüş.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşktan Önce ile hormonların bizi nasıl tatlı tatlı reaksiyona soktuğunu görmüştük. Aşktan Sonra ise o pembe bulutlardan yere çakılma anımızın bilimsel açıklaması olmuş. Serkan Karaismailoğlu bu kez aşkın bitişini ve o meşhur ayrılık sancısını sinirbilimin en sade haliyle anlatmış. Yani ayrılık sonrası yaşanan o can yanması tamamen somut bir gerçeklik. Çünkü beyin, duygusal acıyla fiziksel acıyı aynı merkezlerde işliyor. Bu yaşananlar sonrası beynin kendini tamir etme gücünü öyle umut verici anlatmış ki, biyolojik olarak bu acının da bir son kullanma tarihinin olduğunu hatırlatıyor. İlk kitaptan sonra bunu okumak taşları tam yerine oturttu. Aşk acısını arabesk dramalardan uzak, beynin içindeki kimyasal bir onarım süreci olarak görmek isteyen her kalbe ve beyne hitaben.

Beyin için kırık bir kalbin anatomisi, kırık bir kemiğinkinden farklı değildir. İkisi de aynı merkezde aynı dille feryat eder.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar kitapta DEHB ile savaşmak yerine iş birliği yapmanın yöntemlerini anlatıyor. DEHB'nin olumsuz ve olumlu yanlarını açıklayan yazar, onunla nasıl yaşanılabileceğini gösteren pratik çözümler sunuyor. DEHB olanlara beyinler, olmayan ancak onları anlamaya çalışanlara ise kalpler adını veriyor yazar. Dolayısıyla kitap yalnızca DEHB'lilere değil, onların yanında olmak isteyenler için bir rehber özelliği taşıyor.
Yazarın kendisi de DEHB'li olduğu için yaşantılarından bazı olaylara yer vererek üstesinden nasıl geldiğine yer veriyor ve her bölüm, özet niteliğinde çözümler ile sonlanıyor. Kitabın sonunda anlattıklarını faydalı kılacak çalışma sayfaları bulunuyor.
İçerik gerçekten dolu dolu ve konu uzun uzadıya ele alınmış ancak yazarın hiperaktivitesi dikkatimi ekstra dağıttı. Kitap boyunca işime yarar dediğim birkaç maddeyi not alarak okudum, yani genel itibarıyla kitabı taradım diyebilirim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
DEHB'nin tanımına, DEHB'li kadınların ve kız çocuklarının erkeklere kıyasla daha geç tanı alma ya da alamama sebeplerine, DEHB'in neden olduğu olumsuz benlik imgesi, eşlik eden rahatsızlıklar gibi olumsuz yönlerine açıklık getiren yazar, kitabın bu kısmında sonra DEHB'li kadınların ve kız çocuklarının yeteneklerini yani olumlu yanlarını ele alıyor. Konuyu psikoterapi, ilaç tedavisi ve öneriler ile sonlandırıyor.
DEHB ile alakalı okuduğum en iyi kitap. Konu daha gerçekçi, DEHB'in diğer rahatsızlıklar ile olan benzer ve farklı yönleri daha iyi ele alınmış. DEHB'li biri için odağı koruyarak okumak zor ancak bu kitap tekrar okunur.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  7
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
4,5 → 5
Korku, kısa olmasına rağmen insanın içine yavaş yavaş yerleşen o ağır huzursuzluk hissini çok iyi yansıtıyor. Zweig burada büyük, şaşaalı olaylar anlatmıyor; tek bir korkunun bir insanın zihninde nasıl büyüyüp bütün hayatını ele geçirebildiğini gösteriyor.

Irene’in yaşadığı şey aslında yalnızca yakalanma korkusu değil, suçluluk duygusunun insanı kendi içinde kıskıvrak sıkıştırması. Kitap boyunca gerçek tehditle zihnin yarattığı kuruntuların birbirine karıştığını hissediyorsunuz. Bu da hikayeyi sıradan bir anlatıdan çıkarıp tamamen sarsıcı bir psikolojik deneyime dönüştürüyor.

En etkileyici tarafı ise gerilimin hiç bağırmadan, usulca kurulması. Sessiz, kontrollü ama çemberin sürekli daraldığı bir atmosfer var. Zweig’ın insan psikolojisini bu kadar ince gözlemlemesi gerçekten çok etkileyici. Bir çırpıda biten ama etkisi üzerinizden kolay dağılmayan, her satırıyla insanın içine işleyen bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir