Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gürcü edebiyatından ilk okuduğum ve hayran kaldığım bir eser. Zuriko'nun ninesi Olga ve komşuları İlarion ve İliko'yla olan ilişkilerinin anlatıldığı şahane bir başyapıt. Eserde, Zuriko'nun çocukluğundan başlayarak gençliğine kadar uzanan serüvende yaşanan olayları kahkahalar ile okuyorsunuz. En son "Aslan Asker Şvayk" okurken bu kadar güldüğümü hatırlıyorum. Nodar Dumbadze, eseri, o kadar yalın ve güzel bir dille yazmış ki eminim herkes kitabı okurken benim gibi çocukluğumuz aklımıza gelmiştir. O sıcak komşulukları, aile bağlarını, bir ninenin torununa olan sevgisini ve afacan bir çocuğun hayata atılma hikayesi ancak bu kadar anlatılabilirdi. Ve kitabı okurken aklımın bir köşesinde Gürcü sinemasının büyük filmlerinden olan "Mandalina Bahçesi" geçti, durdu. Herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar N. Şahinler'in Ankebut suresi üzerine yapmış olduğu incelemeleri havi bu kitap, ismini Latrodectus mactans/Karadul olarak bilinen ve ihanetin remzi olarak görülen bir örümcekten almakta
“Allah’tan başka [varlıkları ve güçleri] sığınak kabul edenlerin durumu, kendisine ağ ören örümceğin durumuna benzer...” ayetinden yola çıkan eser, günümüz insanın içinde bulunduğu açmazları ve sorunları derinlemesine irdeliyor. Kitap bir kuran tefsiri özelliğine sahip olmasının yanısıra, birçok sosyolojik ve psikolojik tahlili de içinde barındırmakta.
İnançları, belirli güç ve iktidar odakları tarafından sömürülen, dünyevi arzuları sebebiyle baştan çıkarılan, kişisel çıkarlar, hesaplar uğruna zehirlenerek heder edilen ve özünden koparılan insanlığa bir çağrı niteliğindeki bu çalışma sığınacak güvenli bir liman arayan gönüller için nadide tavsiyeler içermekte. Dili ve muhtevası gayet başarılı ve dikkat çekici bir eser. Necmettin Bey'e özel teşekkürler.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bozkırda Altmışaltı kitabıyla tanışmıştım Mustafa Çiftçiyle. O kadar sıcak samimi gelmişti ki hikayeleri...Bir çok ödüle de layık görülen öykü kitaplarından sonra ilk defa bir roman ile devam ediyor edebiyat yolculuğuna. Aynı yalın, sıcacık üslupla, yine bozkır in ortasında Yozgat hikayesi. 

Edebiyata ilgisi olan, Kendine özgü hikayeler yazan Servet'in sayısal derslerle bir türlü yıldızı barışmaz. Onun tek isteği edebiyat öğretmeni olup çocukların yüreklerine dokunmaktır tıpkı Belgin öğretmeni gibi Satır aralarında eğitim sisteminin çarpıklığına da dem duran Çiftçi, "Gariplik İnsanı tedirgin yapar" diyerek taşradaki yoksulluğun, garipliğin resmini nakış gibi işlemiş. Okuyuculara da kafa dağıtmalık bir kitap çıkmış
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öyle yalnız hisseder ki insan kendini bazen. Ne sesinden anlayan vardır, ne de sessizliğinden...
“Kırgın Bir Gezgin” okuru hem yaşamın zorlu akışına hem de benliğin girift dehlizlerine davet ediyor. Bu şiirlerde terk edilmiş çocukluğun silinmeyen izlerine, hiç şefkat görmemiş bir ruhun derin yaralarına tanık oluyoruz.
 
Özlem Yıldırım’ın şiirleri, içimizde açılan boşluklarda kaybolmanın tedirginliğini ve bağ kurmaktan çekinen, yalnız bir kalbin çığlıklarını taşıyor. Aşk, beklenmedik bir kesişmeyle başlasa da bazen sivriltilmiş bir kalem gibi kaderimize saplanan bir ana, bazen de içimizde yankılanan derin bir kuyunun sesine dönüşüyor.
 
Mevsimlerin döngüsü, doğanın farklı hâlleri, bir yaz günü, eylül dinginliği, sonbahar yaprakları, denizin esintisi bu içsel fırtınalara eşlik ederken Kırgın Gezgin kendini bulma ve yeniden var olma umudunu da içinde taşıyor. Bu arayış, sahteliklere ve kabullere karşı duran keskin bir dille bazen bir meydan okuma, bazen de acı bir veda oluyor.
 
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
* Evrende her şey zıttı ile yaratılmıştır. Cennet cehennem, ying-yang, eril dişil vb. Yaratılan karşıt madde, evrende hem iyilik (elektrik, petrol, çevre dostu) hem de kötülük (s*lahlar, patlamalar) için kullanılabilecek bir keşiftir. Bu keşfin çalınması ile olaya tabiki yine simgebilimci Robert Langdon dahil olur. Çünkü ces*din üzerinde İlimünati sembolü dağlanmıştır.
* Robert Langdon ve Vitoria gizemli sırrı çözmek için kendini Vatikan’da bulur. Kardinaller, Papalar, sanat eserleri, semboller , şifreler diğer kitabında da olduğu gibi bol bol işlenmiş.
* Kitabın sonu ters köşe hiç beklemiyordum. Genel olarak baktığımızda her iyiliğin içerisinde bir kötülük, her kötülüğün içerisinde bir iyilik saklıdır. Bilim insanları da, din adamları da kendi doğru bildiğini (yada çıkarları doğrultusunda) yapmakta fakat karşı taraf bunu kötü algılamakta. Sonuç olarak; gerçek ve kurgunun iç içe geçtiği bir eser. Her okuduğunuz bilgide, doğru bildiklerinizi sorguluyorsunuz .
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurunu bir uyanışa tanıklığa çağıran bir kitap olduğunu anlıyorsunuz. Bilimsel terimlerle kurduğu ikna edici üslubuyla başlıyor; ancak bu yalnızca bir inceleme değil, aynı zamanda felsefî bir sorgu. Evrimsel süreci aşk, içgüdü, zaman ve bilinç ekseninde ele alarak insanın sadece biyolojik bir varlık değil, bilinçli bir aktarım mekanizması olduğunu savunuyor. Kodlarla örülü bir varoluşun peşine düşüyor ve bunun anlaşılması için sorgulamayı şart koşuyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri, aşkı, ebeveynliği ve tanrı inancını evrimsel bir stratejinin parçası olarak yorumlaması; aşkı üremenin estetiği, tanrıyı ise mistik bir figür değil, evrimin ulaşmak istediği bilinç aşaması olarak sunması. Zamanı ölçüm değil ilişki olarak ele alması, “başlangıç” fikrini tartışmaya açması kışkırtıcı. Ruh kavrayışı da dikkat çekici. Evreni ve bilinci anlamaya meraklı okur için güçlü bir kaynak; evrim ve felsefeyle ilgilenenlere bir başucu niteliğinde.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  3
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dem, bir serinin devamı; üstelik son olmadığı da hissediliyor. Sevilen bir dizinin yeni sezonu gibi, her kitap bir sezon finali etkisi yaratıyor. Bu romanda, önceki kitapta ölen başkarakterin ardından oluşan boşluğun ve bitmek bilmeyen iyileşememe hâlinin izini sürüyoruz. Yüzleşmeler, yalnızlık, kendini cezalandırma, muhatapsız mektuplar… Bazı hakikatlerin ortaya çıkmasıyla toparlanmaya çalışan bir âşığın hikâyesi bu. Bir dizide başrol ölürse ya dizi biter ya da hikâye yön değiştirir; burada da tam olarak böyle oluyor. Ölüm son olmuyor, geride kalanın hayatta kalma mücadelesi yeni romanı kuruyor. Yedi yıl süren acının ardından kendini yeni bir başkarakter olarak var eden anlatıcı, yeniden âşık olabileceğini hiç düşünmezken âşık oluyor, gülemeyeceğini sanırken gülüyor, hayata geri dönüyor. Eskiyle bağını koparmadan iyileşemeyeceğine inandığı için uzun yas döneminin ardından o bağı bırakıyor ve gerçek normale böyle kavuşuyor. Seriyi bilenler için akıcı ve merak uyandıran bir okuma.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir mevsimi karşılayacak üç ayda her güne not edilen şiirsel yazılardan oluşan bir kitap. Her küçük yazıda bir günün tarihi var, bu da kitaba bir lirik günlük havası katıyor. Aynı kalıpla başlıyor her günün notu. Yazarın amacı ne hikâye ne şiir yazmak. Okur kitabı kapatırken hüzünlü bir tebessüm bırakmak amacı. Yapay bir duygusallık yok. Dille yaptığı oyunlar dili iyi bildiğini gösteriyor. Bu, kısacık metinleri şaşırtıcı yapıyor. Aşkın da içinde olduğunu düşünürsek keyif almamam mümkün değildi. Okuması kolay ama yer yer ironide duraklatan bu metinler çok okurun dikkatini çekecektir. Temmuz, ağustos, eylül. “Benim sonramda sen yokken” ifadesi kitabın nakaratı gibi, yinelemesi olmuş. Sonuç olarak, hüzünlü ama aynı zamanda samimi, ironik bir dille yazılmış, kısa ve iz bırakan bir kitap. Tebessüm ettirdi mi, evet. İddialı olmamak ve bunu dile getirmek de iddia sayılır, belki. Ben sevdim. Sevenlerini bulacaktır. Böyle bir dil köşede kalmaz. Sesi duyulur.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, modern çağın gereklerinin yerine getirilmeyip geleneksel olanda ısrar edilmesini bana kalırsa eleştiren bir kitap. Başta eleştiriyi klasik temsili demokrasi anlayışına getirirken dijital-modern çağın sunduğu imkânlarla yeni bir siyasal yapılanma tasarlıyor. Çağımıza göre, yazar, halkın iradesinin partiler ve liderler aracılığıyla bozulduğunu savunarak, blokzincir, yapay zekâ ve dijital forumlar gibi araçlarla partisiz ve temsilcisiz bir demokrasi öneriyor. Yerleşmesi gereken tasarı düşünüldüğünde bugünkü geleneksel demokrasinin eksik olduğu düşünülebilir. Kitabın dikkat çeken yanlarından biri yönü, teoriyi somut örneklerle beslemesi: Eğitimde reform yasasından kriz yönetimine kadar her aşamada bireylerin doğrudan karar süreçlerine katılabileceğini detaylıca anlatıyor. Demos Nova, yalnızca bir siyaset kitabı değil; aynı zamanda geleceğin toplumsal sözleşmesi için bir tasarı kaynak. Bugünün siyasi çıkmazlarına inandırıcı bir yanıt sunan, çağın ruhuna uygun bir manifesto.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın kendi beyin yapısını ve zihnini anlamaya yönelik bilimsel bir rehber. Sürüngen beyin, limbik sistem ve korteks üzerinden insan davranışlarını temellendiriyor, okura davranışlarının sebebinin ne olduğuyla beraber hangi beynini kullandığını da sorgulatan Cengizhan Demirkaya'nın üslubu sade ve düşündürücü. Nörobilimi bir laboratuvar konusu olmanın yanında günlük yaşamın tam ortasında olduğunu da gösteriyor. İnsanlık durumuyla ilgili her davranış ve duygunun, beynin katmanlarıyla açıklanabildiğini görüyoruz. Bilim ve felsefe, insana temas ettiğinde halk tarafından değer kazanır. Bu kitap bilimi halkla buluşturuyor. Dilin sadeliği, beynin yapılarının günlük hayatta ne varsa onlarla açıklandığı; herkesin anlayabileceği bilimsel bir metin olmuş. Yalnızca beyin yapısı ve buna bağlı davranışların değil, içgüdülerin de yer aldığını gördüğümüz çalışma insana, insan olmayı ve bunun bilincinde olmayı sorgulatıyor. İlgilenenlere önerilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  9
Bildir
Yanıtları Göster