Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sosyal bilimlere aşina olmayanlar için bu tür akademik eserleri okumak zorlayıcı olabilir. Olumlu yanı ise kısa oluşu. Runik Kitap'ın "bilimsel hap" serisinin küçük ama etkileyici bir üyesi. Yazar, son bölümde ırkçılığın güncel görünümleri ve kılık değiştirerek toplumun ve siyasetin kodlarında sürdürülüyor olmasına da dikkat çekiyor. Bu da eserin en ilgi çekici yanlarından biri. Dipnot verilmemesi kaynakça ile metin arasındaki bağı koparmış. Oysa kitabın oldukça geniş bir kaynakçası var. Meraklısı araştırsın, daha derin okumalar yapsın diye geniş bir literatür sunulmuş, ama tabii ki neredeyse hiçbiri henüz Türkçe'ye çevrilmiş değil. Bu çeviri kuraklığından ötürü, okuyucu, bir süre daha bu hap gibi özetlerle konuları takip etmeye çalışacak gibi görünüyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sevgi güçlüdür ve suçun ağırlığını en aza indirger.
Suç ve Ceza'ya konu olan suçlu Raskolnikov merhametli, insanlığı düşünerek suça bulaşmış bir kişilik, sorgulayan bir yapıda, etrafındaki asıl suçluları görüyor ama her adalet sistemi toplumun ve bireyin zararına olan cezalar veriyor dünya var olduğundan beri.
Dostoyevski yaşasaydı ve günümüze uygun bir suç ve ceza romanını kaleme alsaydı eğer kurgusunu liyakat rüşvet irtikap üzerine şekillendirir ama insanı vicdana yönlendiren bir kelime bulamaz, bir çıkmaza sürüklenirdi çünkü adalet tahrif edilmiş, zengin ayrıcalıklı fakir sırada bekleyen olgusuyla mücadele içinde olurdu. Belki de romanı bitirmeden kendi hayatına son verirdi.
Roman için duygu ve düşüncelerime gelince insanı titreten bir kitap. Ve tekraren okunması gereken bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alis harikalar diyarında, Talihsiz serüvenler dizisi, Bayan Peregrine'in tuhaf çocukları, bunları beğeniyorsanız kitabı da beğenirsiniz bambaşka bir dünyası var kendine ait konusu olan kitaplara bayılıyorum kimse kayıp kraliçe değil sonradan güçlerini farkeden yok intikam almak isteyen prenses yok yani mükemmel bir kitap erkek ve kadın karakterin fiziksel özellikleri diğer kitaplarda ki gibi olmamasına bayıldım smut olmayan slow burn kitapları seven bu kitabı alsın okurken gerçek hissi veriyor "kitap ya olur böyle absürt şeyler" demiyorsunuz 2.almam lazım
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
A. Ali URAL'ın okuduğum 2. kitabı. Ama çok beğendim. Uzun zamandır böyle bir kitap arıyordum. Ve her kitap zamanını bilirmiş. Öyle güzel bir zamana denk geldi ki...
A. Ali URAL otuz üç sahabinin hayatını çok uzatmadan kısa öz ama oldukça etkili ve gayet dokunaklı bir şekilde anlatmış. Sahabileri merkeze alarak Peygamberimize yaklaştırmaya çalışmış okurları. Bir okur olarak hem dilini hem de değindiği noktaları çok beğendim. Bu konulara ilgisi olanlara kesinlikle bu kitabı okumalarını öneririm. Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Onluk, kelimelerin ötesine geçen bir sarsıcılıkla kalbime dokundu. Kitap boyunca tanıdığım her “can” beni durup düşünmeye, sorgulamaya ve en çok da hissetmeye itti. Her biri kendine has deneyimlerle, acılarla, umutlarla, kırılmalarla ve yeniden inşa çabalarıyla örülmüştü.

Her hikaye, hayata farklı bir gözle bakabilmemi sağladı. Bazen bir çocuğun sessiz yalnızlığında, bazen yaşlı bir adamın içsel muhasebesinde, bazen de görünürde sıradan bir hayatın arka planındaki büyük kırılmalarda kendimi buldum.

Her bir hikaye, bana kendi seçimlerimi, kırılma anlarımı ve dönüşümlerimi sorgulattı. “Ben olsaydım ne yapardım?” sorusunu defalarca sordum kendime. Her bir can zihnimde iz bıraktı, içimde yankılandı.

Ve İpek... Kaleminin gücü gerçekten bambaşka. Sade ama içten, derin ama abartısız… Onun yazdıklarını okurken sadece karakterleri değil, yüreğini de hissediyorsunuz.

Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda bile sizinle konuşmaya devam eder — Onluk tam da böyle bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhtiyarlar meclisine romanda yer verilmesi çok güzel olmuş. Ayrıca Doğu Roma İmparatorluğu'nu anlatırken Bizans ismini kullanmaması doğru olmuş. Çünkü tarihte Bizans isminde devlet olmamıştır kurulmamıştır bile. Yoktur. Nova Roma tabiri en doğrusudur.Yani Yeni Roma. Kısacası Roma İmparatorluğu. Bir başka konu ise tarih kitaplarımız da Batı Göktürk Kağanlığı üzerinde durulmaz.O yüzdendir ki çoğu gencimiz Tardu Yabguyu Tong Yabguyu bilmez. Bilmediği içinde Sasani devletiyle yapılan savaşlardan haberi olmaz.Devletin sınırlarını Karadenize kadar uzandığını bilmez. Bence bu sistemin düzeltilmesi lazım.İblisin Çocukları ayrı bir hava katmış. Ayrıca Doğu Göktürk Devleti Kağanı İl Kağanın esir düşmesi konusu anlatılınca o an biliyorsun ki 51 yıllık esaret döneminin başlayacağını ve üzülüyorsun.Keşke devlet bir olsaydı. Kitabın sonuna doğru ise Börü Şadın Hazar devletinin temellerini atmasını söylemesi ayrıca güzel bir bilgidir. Emrullah Hocamızın eline emeğine sağlık Umarım yeni eserleri gelir
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyanın hangi ülkesinde yaşarsanız yaşayın kadın olmanın zor olduğunu hissettirdi. 3 farklı ülke ve 3 farklı sosyoekonomik ve kültürel yapısı farklı olan hayat. 3 farklı kadının kendi yaşam koşulları içinde yaşadığı zorluk ve verdikleri mücadele umut vericiydi. Bazen dışarıdan bakıp hayatına, kariyerine özenerek baktığımız birçok hayatın içinde de zorluk var ve her zorluğu mücadele ederek aşabiliriz. İster Hindistan da bir köyde olun ister Kanada da iyi bir kariyere sahip olun aslolan içinde bulunduğun koşullarda mücadele etmeyi bırakmamaktır. Ben beğenerek okudum. Tavsiye ederim.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  14
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dopamin Tasarrufu
Serkan Karaismailoğlu dopaminin yalnızca bir mutluluk kimyasalı değil, aynı zamanda davranışlarımızı, seçimlerimizi ve hatta kimliğimizi şekillendiren hayati bir nörotransmitter olduğundan bahsediyor. Kitap boyunca nörobilimin penceresinden insan davranışlarını, alışkanlıkları ve bağımlılıkları ele alan yazar, beyin kimyasının bizim sandığımızdan çok daha belirleyici olduğunu vurguluyor. Bunu yaparken bilimsel bilgileri sade, anlaşılır ve yer yer sohbet havasındaki diliyle harmanlayarak okuma sürecini oldukça hızlandırıyor.

Karaismailoğlu, çağımızın “haz odaklı” davranış kalıplarını dopamin mekanizmasıyla ilişkilendirerek, neden bazı davranışları tekrar tekrar sergilediğimizi, neden bazen motive olmakta zorlandığımızı ya da nasıl ‘iyi hissetme’ arzusunun kontrolsüzce yönümüzü belirleyebildiğini örnekliyor. Dijital bağımlılıklardan yemek yeme alışkanlıklarına kadar uzanan geniş bir davranış yelpazesi, bilimsel bilgiler ışığında inceleniyor. ‘’Dopamin, geleceğin kimyasalıdır.’’ teziyle, dopaminin sadece anda değil, bizi gelecekte bekleyen ödülün hayalini kurarken bile nasıl aktive olduğunu gösteriyor. Yani bazen bir işi yapmadan önce onu yapma fikriyle bile dopamin salgılayarak kendimizi ‘yapmış gibi’ kandırabiliyoruz.

Yazar, kitap boyunca sık sık farkındalık kavramının altını çiziyor. Çünkü dopamin mekanizması, kontrolsüz bırakıldığında insanı kısa vadeli ödüllere yönlendirerek uzun vadeli hedeflerden uzaklaştırabiliyor. Dolayısıyla öz denetim ve dikkat eğitimi, kitabın işaret ettiği önemli gelişim alanlarından biri haline geliyor. Sadece akademik bilgi sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kişinin kendi davranış örüntülerini gözlemleyip yeniden yapılandırabilmesi için ipuçları da barındırıyor. Kimi zaman bir alışkanlığı bırakmak, kimi zaman bir yenisini kazanmak için nereden başlamamız gerektiğini gösteriyor. Beynimizdeki kimyasalları bizim yönetebileceğimizi özetleyen bu kitap sayesinde, her gün karşılaştığımız yüzlerce uyarıcının dopamin sistemimizi etkilediğini ama bu sistemi tanıdıkça ona hükmetmenin mümkün olduğunu fark etmek mümkün.

Aslında bu kitap kişisel gelişim kitaplarının ötesinde, insan davranışlarının neden-sonuç ilişkisini beyin temelli açıklamalarla anlamamızı sağlayan, okuyucuyu hem düşündüren hem de harekete geçmeye çağıran nitelikli bir kaynak. Zihinsel temizlik, davranış farkındalığı ve sürdürülebilir alışkanlıklar inşa etmek isteyen herkes için okunması gereken kitaplardan biri olduğuna inanıyorum.
Yanıtla
18
0
Destekliyorum  39
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
* Polisiye roman, 3 farklı cinayetten oluşuyor. Cinayetlerde olan kurgular, karakterler ve aynı zamanda da günümüzde olan töre cinayetleri, insanların yaşadığı duygusal bozukluklar ve saplantıları gibi günümüzde yaşanan önemli birçok konu üzerinden cinayetlerin işlenmiş olmasını çok beğendim.

* Olaylar hayali olsa da gerçekleri yansıtmış. Baş komiser Nevzat karakterinin, olayları çözümlemesi, vicdanı, düşünce tarzı ve yazarın anlatımının basit ve anlaşılır olması benim için kitabı çok akıcı kıldı.

* Kitabı okuyanlarda kayıp doktorun, son sayfaya kadar nerede olduğunu tahmin edebilen oldu mu?

Kalem en güçlü silahtır…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Temmuz 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1.Dünya Savaşı'nın patlamasının hemen öncesinde Avrupa diplomasi trafiği şahane anlatılmış. Çeviri de oldukça güzel. Dil ve anlatım kusursuz. Okuyacak olanlar için naçizane bir tavsiyede bulunayım: kitapta, doğası gereği, çok fazla diplomat ve devlet adamı ismi var. Öncesinde büyük devletlerin üst düzey temsilcilerinin isimlerine aşina olsanız iyi olur. Ama bilmelisiniz ki kitap bu kalabalık kahramanlar sarmalını anlatarak sürece başlıyor. Ben çok beğendim ve tavsiye ederim. Özellikle bitiriş cümlesindeki benzetme şahaneydi...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir