Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, iş dünyasında etik değerlerin ve sosyal sorumluluğun aslında “zorunluluk” olduğunu, bunun neden zorunluluk olduğunu detaylı bir şekilde işleyen sözlük tadında bir eser. Yazar, A’dan Z’ye tüm işletmelerin sadece ekonomik başarıya değil, insan haklarına, adaletli çalışma koşullarına ve çevresel sürdürülebilirliğe odaklanmaları gerektiğini örneklerle somutluyor. Kitapta teorik bilgilerle sahadan pratik örnekler de yer alıyor. Yazarın sade dili ve sistematik yaklaşımı, konuyu hem akademik açıdan veriyor hem de uygulamaya dönük bir pratiklik aktarıyor. Yöneticiler ve insan kaynakları uzmanlarının başvurması gereken kitaplardan biri. Sürdürülebilir geleceğin adaletli, saygılı bir iş ortamıyla mümkün olacağını açıklayan, ilgilisine rehber olacak bir kaynak. Titiz bir çalışmanın sonucu. Yazarın benzer konularda ve benzer titizlikle hazırladığı başka kaynakları olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Bütün eserlerinde ayrıca dil birliği mevcut.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap kavramları uzun uzadıya, büyük bir titizlikle ele alan bir yüksek lisans tezidir. Kur’ân’da geçen “sırât-ı müstakîm” ifadesini kelime kökenlerinden başlayarak semantik, tefsirî ve ahlâkî yönleriyle inceleyerek kapsamlı şekilde sunuyor. Dosdoğru yol üzere olan insanların özellikleri neler olur, bunu açıkça görüyoruz. Çalışmada, “dosdoğru yol”un anlamı; her açıdan incelenip ayet ve hadislerle destekleniyor. Bilimsel bir metni akıcı kılan bence klasik tefsir ile modern yorum anlayışını dengeli biçimde buluşturması. Dil bilimsel incelemeyle ilmî yorumları bir arada veren bir tez. Kökeni temellendirince anlamak ve anlamlandırmak daha kolay oluyor. Bu yönüyle tez, sadece İslâmî ilimler alanına değil, çağdaş düşünceye de ışık tutmakta. Sureler etrafında yorumlar, özellikle Fâtiha Suresi’ndeki “Bizi dosdoğru yola ilet” duası etrafında kurulan yorumlar, insanın içsel anlam arayışında rehber sayılır. Hanife Ersoy’un dili sade ama derin; anlatımı sistemli ve etkileyici.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanoğlunun psikolojik/sosyolojik ve metafizik kör noktalarının varoluşsal düzlemde meydana getirdiği problemlerin teşhisini ele alan bu eser,iyileşmeninse, ancak insanın ontolojik kökenine yönelik bir yolculukla mümkün olabileceğine dair bir tezle, okuyucularına farklı bir pencereden/kör nokta aynasından bakma fırsatı sunuyor.
Yazar N. Şahinler bu bağlamda,Kur’ân’da yer alan tefekkür, tezekkür,tedebbür, taakkul,idrâk, tefakkuh,teemmül,şuur,firâset, basîret,nazar,takvâ,ihlas,huşû,tevbe,zikir,rızâ,mîzan,ihsân,şükür, fıtrat,lübb vb. birçok ilahi farkındalık sensörüne//kavramına temas ederek,insanın kör noktalarını görmesine/fark etmesine olanak sağlayacak başarılı bir metin kaleme almış.
“Acaba benim de bir kör noktam var mı?” ve varsa “Bana kör noktalarımı fark ettirecek bir ayna bulabilir miyim?” sorularını soran okuyuculara tavsiye edilebilecek bir kitap.Zengin bir içerikle ve yalın bir dille kaleme alınan bu eser için yazarına sonsuz teşekkürler.İyi Okumalar.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gary’nin yaşamıyla kurduğu o ince, duygusal köprü bu kitapta öyle ustaca örülüyor ki kendimizi anne-oğul ilişkisine tanıklık ederken hem hüzünlü hem de umut dolu bir yolculuğun içinde buluyoruz. Onun dünyaya karşı dimdik durma çabası, annesinin sınırsız hayalleriyle çatıştıkça büyüyen bir iç gerilim yaratıyor. Gary’nin ironisi, dramatik anları bile yumuşatıp insanın kalbine işleyen bir duygu bırakıyor. Kitap, “büyümek” denen o sancılı sürecin aslında kaç yaşında olursak olalım tam anlamıyla bitmediğini hatırlatıyor. Özel olan ise şu: Kitap hem çok kişisel hem de evrensel; herkes kendi çocukluğunun bir parçasını bir yerlerde bulabiliyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Konusu cidden çok iyi, çok akıcı ancak hislerim epey karışık. Baştan sona kadar beni içine çeken, tedirgin eden, neyin gerçek neyin hayal olduğunu sorgulatan bir hikâyeye sahipti. Bu belirsizlik kitabın en güçlü tarafıydı ancak final kısmı bu güçlü atmosferin biraz gerisinde kaldı maalesef. Yazar konuyu aslında net bir şekilde, akıllarda soru işareti bırakmadan bitirebilirdi. Ancak bizi belirsizlikte bıraktı, özellikle de son sayfadaki o gazete haberiyle. Ben o gazete haberini yok sayarak kitabı bitirdim, böylece kurgu benim için çok daha tatmin edici bir şekilde tamamlanmış oldu.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Chen Qiufan ve Kai-Fu Lee’nin uzmanlıkla harmanladığı, hem sürükleyici hem de düşündürücü bir çalışma. Kitap, 2041 yılının dünyasını hayal eden on farklı hikâyeyi, her öykünün ardından gelen analitik bölümlerle birleştiriyor. Qiufan’ın kurgusal anlatımı, yapay zekânın gündelik hayattaki etkilerini canlı biçimde anlatırken; yazarın teknik açıklamaları, bu senaryoların hangi teknolojik temellere dayandığını anlaşılır bir dille açıklıyor. Kitap, yapay zekânın fırsatları kadar risklerini de dengeli biçimde ele alarak okura gerçekçi bir perspektif sunuyor. Hem teknoloji meraklıları hem de geleceğe dair kaygıları olanlar için öğretici, akıcı ve ufuk açıcı bir rehber niteliğinde. Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüseyin Çağrı TOPALOĞLU ile tanışmam Celladın El Aynası romanıyla oldu. Kurgu ve üslup olarak beni büyüleyince diğer romanlarını da okuma isteği doğdu. Kum Saati Mezarlığı’yla şaşkınlığım bir kat daha arttı. Roman; klasik zamanda geriye gitme, aynı zamanı tekrar yaşama filmlerine benzer şekilde ilerlese de sayfalar geçtikçe kurmacanın farklı bir boyuta taşındığını göreceksiniz. Hele ki sonunun İslam felsefesine göre yorumlanması romanı üst düzeye çıkarmış. Şiirsel/edebi cümleler, felsefi ifadeler, varoluş kaygısı, iç benliğin dışavurumu, kader-kaza-özgür irade-seçim kavramlarının yorumlanması… Çok beğendim hele sonunu üç dört kere okudum. Siz de okuyun okutturun.
Yanıtla
91
0
Destekliyorum  50
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap bittiğinde ilk bakışta size çok aykırı gelen isyan, direniş, devrim, ayaklanma ve çatışma gibi kavramların yapıcı ve işlevsel yönlerinin olduğu görüyorsunuz. Ölenlerin “bir hiç uğruna” ölmediklerini ve bu direnişler bir kısım değişimler içinde önayak ve esin kaynağı olduğunu fark ediyorsunuz. Yazar, aktarılan hikâyelerden çok az etkilenen bir okuyucuyu bile şu soruyla baş başa bırakıyor: Şiddetin her türlüsüne karşı olalım derken acaba tarihin temel dinamiklerinden birini ıskalıyor olabilir miyiz? Hepsinden daha önemlisi bu direnişlerin sömürgenlere karşı girişilen meşru ve haklı bir savunma olduğudur. Sömürgenlere teslimiyet ve mutlak itaat yerine toprağını, varlığını ve kültürünü savunma… Yazar bu haklı ve meşru savunmayı, sömürgeciliğin maliyet ve etkilerini başarılı bir şekilde tarihsel, sosyolojik ve antropolojik bir bakış açısıyla ve anlaşılır bir tarzda okuyucuya sunuyor. Yaklaşık 164 yabancı kaynaktan yararlanılmış. Okumaya değer bir eser. Herkese tavsiye ederim
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayat yolunu bir patikaya benzetecek olursak illaki zaman içinde yolun sağında solunda yaşamın bahar aylarına denk gelen çiçeklenmeler göze çarpacaktır. Yürümeye yüklenen anlamın doğasında bu vardır. Hayatın insanı koyduğu yer ve insanın bu tepkisi ise farklı farklıdır. Melisa Kesmez’in karakteri Türkan da hayat yolunun kenarına çiçek tohumları serpmeye niyetli bir kahraman… Kendi ayakları üstünde durmanın, var olmanın, yaşama umut beslemenin bir kadın için değil erkek için bile zor olduğu günümüzde Kesmez’in karakteri mücadelenin ruhunu taşıdığını her satırda ispat eder. Toplumun dar kalıplarına sıkışmış binlerce insana örnek olacak bir hikayeyi vadeden Kesmez kadının kendi kabuğunu kıran dişil gücünü göstermeyi de ihmal etmez. Kaderin ağlarına rağmen umudun hep olduğu, kırgınlıkların, Ayrıca güzel, akıcı ve yalın bir Türkçe eseri okurun zevkine hitap edecek bir hale sokar. Son olarak bir çiçekle bahar gelmez diyenleri yanıltacak çiçeklenmenin gözden kaçırılmaması lazım.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Kasım 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Özetle; Ms 711 de arapların emevi sülalesi valileri aracılığı ile iber yarımadası üzerinden islam kültürünü kuzeybatı afrikadan avrupaya taşıma gayretleri daha sonra endülüs emevi halifeleri, mağrib berberi emirlikleri ile devam ettirilmiş ve fakat bugünkü ispanyolların ataları vizigotların oluşturdukları hıristiyan krallıkların, papalık ve avrupa hıristiyan devletlerinden aldıkları yardımlar ile bu saldırıya gösterdikleri kollektif direnç sayesinde endülüsteki (iber yarımadasındaki) müslüman arap ve berberi varlığı 1492 yılında sonlandırılmış. Müellif kitabında bu tarihi olayları kronolojik olarak zamanın tarihçilerine dayanarak detaylarıyla anlatmış ve siyasi, sosyo kültürel sonuçlarını yorumlamış ancak bu tarihin son 250 yıllık dönemini içeren şehir devleti gırnata (granada) emirliği tarihini önemsiz bulmuş olacak ki fazla üzerinde durmamış. Müellifin anlatım üslubu akıcı ve anlaşılır, ancak eserin de zamanın haritalarına yer vermemesi en büyük eksiklik.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir