Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir asker olarak kitabı heyecanla okudum. Kitap, ele geçirilen teröristlerin günlükleriyle başlıyor; ardından Öcalan’ın yakalanarak Türkiye’ye getirilmesi sürecine ve kendisine yönelik suikast girişimlerine odaklanıyor. Başında ve sonunda örgüt kurucuları hakkında kısa bilgiler veriliyor. Ancak Öcalan merkezli olması nedeniyle PKK’nın örgüt yapısı, gayri nizami harp yöntemleri ve saha faaliyetleri hakkında teknik bilgilere yer verilmiyor. Oysa anlatılan bazı olaylara benzer hadiseleri meslek hayatımda yaşamış biri olarak bu konuların daha kapsamlı ele alınmasını isterdim. Örgütün kullandığı silahlar, bazı silahların TSK envanterinde bulunmaması, istihbarat kurumları arasındaki bilgi paylaşımı ve örgüt içi aidiyet-terfi mekanizmaları ayrıca incelenmeli. Bunları siyasi bir görüş olarak değil, mesleki tecrübelerimin penceresinden değerlendiriyorum. Temennim, ülkemize huzur ve barışın gelmesi; yurttaşlarımızın ve meslektaşlarımızın acıları bir daha yaşamamasıdır. diye düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öğretmen olduğumdan ötürü en hassas olduğum noktalardan birisi önereceğim veya kullanacağım kitapları önceden okuyup değerlendirmektir. Bu kısacık eseri okurken Yüksek Lisans eğitimim esnasında kıymetli hocamın bana kattığı farkındalığı unutamıyorum.
Bana dersin ilk dakikasında “ En son izlediğin film neydi?” diye sorduğunda saniyelerce düşünmüş ve kült bir yapım ismi vermiştim. O da tebessüm ederek şu cevabı vermişti: “Demek henüz en güzel sinema olan hayatı izlemeye başlamamışsın. Umarım yaşamında vizyona girer, en kısa sürede.” Bu kitap işte tam da bu yaşantıyı küçük yaşlarda çocuklarımıza benimsetmek amacıyla yazılmış. Dili çok basit, örnekler arttırılabilirdi. Farkındalık oluşturması bakımından ise özeldi. Yazara sevgilerle, kitaplarla kalın.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
20. Yüzyılda yazılmış en büyük romanlardan biri bu. Graham Green çok büyük bir yazar. açıkçası onun başyapıtının Meselenin Kalbi olduğunu düşünmüştüm ta ki Güç ve İhtişam’ı okuyana dek. Bana aynı dönemde yaşamış ve gelmiş geçmiş en büyük yazarlardan biri olan eşsiz Andrey Platonov’u hatırlattı. İnanç, hayatın zavallılığı ve görkemi, sevgi, şefkat, acı ve zayıflık metnin her sayfasından gürül gürül akıyor. Etkileyici bir roman bu. Green yalnızca bu romanı ve Meselenin Kalbi ile bile en büyük yazarlar arasında yer almayı hak ediyor. Onun en sevdiğim yanı karakterlerine gösterdiği sevgi ve merhamet duygusu. Ne kadar zavallı, ne kadar düşmüş olursa olsunlar bu karakterlerdeki kutsallığı da hissettiriyor size. Ne yazık ki Türkiye’de hala böyle bir yazar yok. Yüz yıl sonra inşallah.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken bana uzun metrajlı, karanlık atmosferli bir fantastik-gerilim filmi izliyormuş hissi verdi. Daha ilk sayfalardan itibaren kitabın içine çekildim ve olayların temposu bir an bile düşmedi. Özellikle gizem duygusunun sürekli diri tutulması kitabı bırakmadan okumama neden oldu. Yusuf Öztürk, hikâyeyi öyle bir atmosferle kurmuş ki insan kendini sisli bir ormanın içinde, her an kötü bir şey olacakmış hissiyle ilerlerken buluyor.
Kitabın en sevdiğim yanı kesinlikle betimlemeler oldu. Sekoya ağacının çevresinde kurulan o ürkütücü atmosfer, mekânların karanlık havası, karakterlerin yaşadığı korku ve gerilim çok başarılı aktarılmıştı. Bazı sahneleri okurken gözümde net bir şekilde canlandı. Zaten bu yüzden kitap bana tam anlamıyla 90 dakikalık kaliteli bir fantastik-gerilim filmi tadı verdi. Hatta yer yer bir sinema uyarlaması izliyormuş gibi hissettim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu bir telkin, bu bir muhasebe, bu bir müzakere ve yön/yol buldurmak için yazılmış bir eserdir. Onca koşuşturmanın, koşmanın ve yürümenin ardından durup dinlenmenin, kendine gelmenin, kendi ile konuşmanın ve bir karara varmanın kitabıdır. Yazarımız, esas olanı işaret eden cümlelerle bize eşlik ediyor. Kırmadan, dökmeden. Değmeyenleri geçip esas olanda oyalanmamızı salık veriyor. Kafa ve kalbimizi onaracak kelimelerle misafir oluyor. Belki hepimizin yapması gereken bir muhasebe örneğini sunuyor bize… Bir saatten sonra her birimizin yapması gereken bir murakabe... Bir çetele, bir vasiyet bırakıyor gibi. İçe dönük bir sesleniş. İnce, nazik, edebi ve onarıcı. Okuyana, klinikte olduğu hissini vermiyor ama o telkinlerle bir tarafının iyileştiğini hissediyorsun. Bu güzel.
Bu eser bir yüzleşme olarak da anılabilir; kendinle, çevrenle, müktesebatınla, amaç ve araçlarınla. Vesselam.
Yazarımızı tekrar tebrik ediyor ve eserlerinin devamını diliyoruz...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Adaletle ilgili kavramların anlatımında yazar gerçekten çok başarılı. Özellikle “masumiyet karinesi” gibi belki de pek çok yetişkinin dahi aşina olmadığı bir terimi, çocukların dünyasına sıcacık ve anlaşılır bir hikâyeyle taşıması kitabın en güzel yanlarından biri.

Bir kavramı öğretirken bunu didaktik olmadan, merak uyandırarak ve hikâyenin doğal akışı içinde yapabilmek büyük bir başarı. Çocukların hem güzel bir hikâye okuyup hem de adalet, hak ve masumiyet gibi önemli kavramlarla tanışması çok kıymetli.

Zamane çocukları gerçekten çok şanslı; böylesine nitelikli kitaplara ulaşabiliyor, dünyayı ve hayatı daha küçük yaşlarda anlamlandırabiliyorlar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar vardır; okurken olaylardan çok atmosferin içine çekilirsiniz. Bir Nadir Kitapçının Talihsiz Serüvenleri tam olarak böyle bir kitap oldu benim için. Oliver Darkshire’ın anlattıkları aslında çok “büyük” olaylar değil belki ama öyle samimi, öyle tuhaf ve öyle gerçek ki, sayfaları çevirdikçe kendimi o eski kitap kokusunun içinde kaybolmuş gibi hissettim.
Kitap, yazarın Londra’daki eski ve dağınık bir sahaf dükkânında çalışmaya başlamasıyla gelişen anılarından oluşuyor. Ama bu sıradan bir iş hikâyesi değil. Çünkü burası, eksantrik müşterilerin, yıllardır yerinden oynatılmamış kitap yığınlarının, kaybolmuş notların, garip koleksiyonların ve birbirinden tuhaf insanların uğradığı bir yer. Oliver Darkshire bütün bunları öyle ince bir mizahla anlatıyor ki bazı bölümlerde kahkaha attım, bazı bölümlerde ise sahafların neden bambaşka bir dünya olduğunu düşündüm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle bu kitabın ilk baskısı 2009 gözüküyor ve başka baskı bilgisi yok. Sanırım ben bu kitabın ilk baskısını okudum. Ama şaşırdım da çünkü Filistin gibi hassas olduğumuz konuda Filistin temalı şiirlerin seçilip, derlenip bir antoloji yapıldığı bu kitabın böyle kıyıda köşede kalmasını son derece şaşırtıcı buluyorum. Öyle ki aradan geçen 17 yılda yayınevi olan Pınar Yayınları'nın logosu bile değişmiştir. Mehmet Akif İnan, Cahit Zarifoğlu ve Ali Ayçil gibi usta isimlerin şiirlerini bir araya getiren 288 sayfalık bu eser, Filistin ve Kudüs temasını merkeze alan nitelikli bir seçki sunuyordu.
Seçkideki her dizede Mescid-i Aksa’nın ve coğrafyanın ruhunu, direniş şuurunu yüreğinizde hissediyorsunuz. Uzun süredir listemde olan bu kitabı okumaktan büyük mutluluk duydum, genel olarak çok beğendiğim bu eserin hak ettiği ilgiyi daha fazla görmesini temenni ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Karanlık Kitaplık serisini zaten çok seviyorum ama W. W. Jacobs’ın bu derlemesi kesinlikle serinin en iyilerinden biri olmuş.

​Özellikle kitaba adını veren Maymun Pençesi öyküsü tam bir başyapıt. "Ne dilersen dile, bedelini ödersin" temasını o kadar yalın ama bir o kadar da gereksiz aksiyona girmeden, tamamen psikolojik bir gerilimle işlemiş ki okurken o kasvetli havayı iliklerinizde hissediyorsunuz. Jacobs'ın üslubu çok akıcı; gereksiz betimlemelerle boğmuyor, doğrudan atmosferin içine çekiyor.

​Diğer öyküler de en az ana öykü kadar sürükleyici ve her birinin sonu ayrı bir ters köşe yapıyor. Kısa, bir oturuşta ya da gece yatmadan önce okunabilecek mükemmel bir tekinsiz hava arıyorsanız kesinlikle kaçırmayın. Korkudan ziyade insanı huzursuz eden o tekinsiz gerilim hissini Sevenler için tam puanlık bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Geçmişte olan travmaların, yalnızlığın dayanılmaz durumlarını danışanlarından ve deniz fenerlerinden yola çıkarak "Travma bir hastalık değil, bir deneyimdir." (Daniel J.Siegel)  olduğunu anlatmış.

Kaygılarımız, özgürlüğümüze engel midir? Özgürlük insanın her istediğini yapması demek midir? Yoksa J.J.Rousseau'nun dediği gibi "Özgürlük  daha çok yapmak istemediğini yapmamaktır." mıdır?
Kaygı konusunda da Kierkegaard "Kaygı özgürlüğün baş dönmesidir." diyor ya, Acaba Kaygılarımız bizim özgürlüğümüzü kısıtlar mı?

️Klinik Psikolog Ersin Bayramkaya gerçek hayattan kaçmadan hayata nasıl döneceğini hatırlatmak bir yer arayarak deniz fenerleri üzerinden durup hayata bakmamıza yardımcı olmuş. Keyifli okumalar dilerim. İstifade edeni çok olsun. Belki de "Asıl ölüm hayattan kopmak değil, hakikatten kopmaktır."
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir