Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
En son söylemem gerekeni başta söyleyeceğim ama ilk kitabın (Denklanşör) biraz gölgesinde kalmış.

Gizemle psikolojik gerilimi ustaca birleştiren romanda yazarımız fotoğraf metaforu üzerinden geçmişin sabitlenemeyen doğasını ve gerçeğin tek bir açıdan görülemeyeceğini sorguluyor. Hikâye, bir anın dondurulmasının aslında gerçeği korumak değil, onu yeniden inşa etmek anlamına gelebileceğini gösteriyor.

Roman boyunca karakterler, hem kendi geçmişleriyle hem de başkalarının sakladığı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyor. Görülenle saklanan arasındaki gerilim, okuyucuyu sürekli tetikte tutuyor.

Poz, sadece bir gizemin peşinden gitmekle kalmıyor; insan zihninin travmalar karşısında nasıl savunma mekanizmaları geliştirdiğini ve hafızanın ne kadar kırılgan olduğunu da derinlemesine işliyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın Kendinden Kaçamadığı Bir Gece

Yeşil Peri Gecesini okurken şunu hissettim:Bu kitap okuru rahatlatmak için yazılmamış.Ayfer Tunç, insanın karanlık yanlarını saklamıyor,süslemiyor.Okurken sık sık durup kendime sordum: “Ben olsaydım, gerçekten daha farklı mı olurdum?”
Roman,karakterlerin iç dünyasındaki sessiz çatışmaları anlatıyor. Söylenmeyenler,ertelenen yüzleşmeler ve bastırılan duygular metnin merkezinde.Her şey olduğu gibi duruyor ve tam da bu yüzden sarsıcı.

Merkezdeki karakterle bağ kurmak kolay değil.Ama onu zorlayan da bu.Yargılamakla anlamaya çalışmak arasında gidip geldim.Kitap bana şunu düşündürdü:İnsan, kendinden kaçtığını sandığı yerde aslında kendisiyle yüzleşiyor.

Kolay bir okuma olmadı. Yer yer ağırdı ama bittiğinde bıraktığı etki uzun süre geçmedi. Çünkü bazı kitaplar iyi hissettirmek için değil, insanı kendisiyle baş başa bırakmak için yazılır. Psikolojik derinliği olan, karakter odaklı romanları sevenler için Yeşil Peri Gecesi kesinlikle okunmalı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Böyle incecik bir kitapta; acındırma olmadan hastalığı, en derinden aşkı ve onun ellerinden kayışını adım adım okudum. Bıraktığı izlekten geriye bakınca böyle cümleler nasıl kuruluyor dedim. Duru, keskin, içten, kelimelerin kavga etmeden yan yana durduğu cümleler olayları uzakta değil insanın içinde başlatıp bitiriyor. Ara ara okunursa farklı güzellikler bulunacak edebi bir eser. Peyami Safa'nın tarzı neden sevilmeli sorusunun bu kitaptaki karşılığı diğer kitaplarındakiler gibi olmayabilir. Onun için herkesi bu kitabı okumaya davet ediyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Melike Koçak'ın ilk kitabı Hiçkuşu hakkında ne dediysem, onun ikinci öykü kitabı Çıplak Kalabiliriz için de benzerlerini söyleyebilirim. Öykülerinde ritmin hiç eksilmediği, meselesini yekten ifade eden, sesini şairlerden alan, biçime kafa yormuş bir yazar var karşımızda. Bu sefer küçürekleri de eklemiş kitabına. En sevdiklerim de sanırım bunlar oldu. Özellikle, tek sayfalık "Velhasıl" ile son öykü "Uydurukçuluk"u ayrıca sevdim. Bu sefer beş bölüm ve sadece 86 sayfada pek çok öykü görüyoruz. "Düş/Üm/Müş" adlı son bölümde yazar iyice deneyselliğe kaymış. Doğaya, hayvanlara ve bilcümle ezilenlere yapılanları kendi bakış açısı ve yer yer şiir diliyle nefis anlatmış Melike Koçak. Dilin ritmine yine hayran kaldım.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  12
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuyucu için faydalı bir çalışma olmuş bence. Genel olarak Türkiye'de sürekli bir argüman olarak sunulan Batı'nın orta çağ bataklığında savrulduğu yıllarda İslam coğrafyasında yaşanan bilimsel ve sosyo-kültürel gelişimlerin hat safhada olduğu bilinir. Çalışmayı bu bağlamdan ayıran özgünlük ise Arap yarımadası veya İberya dışındaki gelişmelere, isimlere ve tartışmalara Orta Asya özelinde yer veriyor olması. Bu açıdan kitap Türkler için ayrıca bir önem kazandığı söylenebilir. Dil olarak anlaşılabilir ve akıcı olduğunu da söyleyebilirim
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle çok derin ve kıymetli bilgiler barındırması açısından Atatürk dönemini merak edenler için eşsiz bir kaynak genel anlamda mektuplaşmalar ve anekdotlar içeren bu anlatı
Atatürk ve yakın arkadaşları arasındaki özel meselelerde ki tutumları, Enver paşa-Atatürk çekişmesini, Kurtuluş savaşının ilerleyeşini, Zübeyde Annemizin son günlerini, Latife hanım ile olan münasebetleri ve tek partili dönemdeki vekil mücadelelerini ele alan aynı zamanda Atatürk-İnönü arası münasebetleri ve son olarak Halaskarımızın bu dünyaya gözlerini yummasını derin ve duygulu bir biçimde gözler önüne seriyor.
Akıcı bir dili olmasına karşın dönemin Türkçe lügatına göre kullanılan çok kelime olması altta açıklaması olmasına rağmen bazen akışı bölebiliyor ancak size yeni kelimeler öğretme açısından da bir fırsat sunuyor. Çok severek okudum tam bir dönem anlatısı kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eser bilinmeyi ve okunmayı, çok okunan pek çok kitaptan daha fazla hak ediyor. Niye bu kadar geri planda kalmış anlamakta zorlandım oysa bir başyapıt niteliğini fazlasıyla taşıyan bir eser bence.
yazar, olayları dramatize etmeden, duyguya boğmadan günlük akış içerisinde sanki yaşananlar o kadar sıradanmışçasına sessizce işliyor konuları. Yazarın bu üslubu kıtlığı ve o insanların yaşadığı acınası sert tabloyu iliklerinize kadar hissetmenize neden oluyor. Anlatmaktan ziyade yüzünüze çarpıyor gerçekleri.
Bir dönem İrlanda'da yaşanan kıtlık zamanlarını bir köy ve bir aile üzerinden anlatıyor. Ailenin geçmişine, geleneklerine bağlılığı ve ortaya çıkan kıtlık ile mücadelesi anlatılırken bir taraftan da din adamlarının, devletin, hükümetin olaylara ilişkin tavırları yer yer eleştiriliyor. Bütün bunların yanında ahlaki çöküş de gözler önüne seriliyor.
Olay ve duyguyu abartmadan gerçekçi, toplumsal gerçeklik gibi konuları yavaş yavaş günlük hayatı işlermiş gibi aktarıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
​Bu kitap, II. Abdülhamid'i "Kızıl Sultan" ya da "Ulu Hakan" gibi tek boyutlu klişelerden kurtarıp, onu bir insan ve devlet adamı olarak tanımak için iyi bir başlangıçtır.

Eğer II. Abdülhamid dönemine giriş yapmak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. Ancak tam bir denge kurmak ve kendi fikrinizi oluşturmak isterseniz, bu kitabın yanına İlber Ortaylı veya Orhan Koloğlu gibi farklı ekollerden gelen yazarların Abdülhamid incelemelerini de eklemeniz çok daha sağlıklı bir tarih bilinci sağlayacaktır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap felsefe tarihi anlatmaktan ziyade metafizik ile uğraşan Meşşai Filozoflarının (Farabi İbn Sina vb.) ilgilendiği Bilgi, Varlık, Siyaset Felsefelerine konusal bir giriş yapmış. Buna rağmen Felsefenin İslam Dinindeki konumumu anlatırken İslam tarihinden doyurucu ve güzel bilgiler vermeyi de ihmal etmemiştir. Kitap amacına çok güzel bir şekilde hizmet etmiştir. Ömer Türker hocanın dili nisbeten ağır ve cümleleri uzun olduğu için felsefeye dair fazla malumatı olmayan kişiler için zor olabilir. Ne kadar ağır bir kitap olsa da bir giriş kitabı olduğu için yavaş bir şekilde not alınarak ve bilinmeyen kelimelere bakılarak okunursa çok istifade edeceğiniz bir kitaptır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Ailenin Suskun Hafızası

Annemin Uyurgezer Geceleri’ni okurken bir hikâyeden çok, bastırılmış duyguların içinde yürüyormuşum gibi hissettim. Ayfer Tunç bu romanda, anne figürü etrafında biriken suskunlukları, söylenemeyenleri ve geçmişten bugüne taşınan kırgınlıkları anlatıyor. Karakterler yüksek sesle konuşmuyor; daha çok içlerinde taşıdıklarıyla var oluyorlar. Anne hem güçlü hem yorgun, hem yakın hem uzak… Çocuklar ise anlamaya çalışan, kırgın ama hâlâ bağ kurmaya çalışan hâlleriyle kalıyor. Tanıdık, yer yer rahatsız edici ama çok gerçek. Bittiğinde cevaplardan çok, insanın içini kurcalayan sorular bırakıyor.
Yanıtla
9
1
Destekliyorum  43
Bildir