Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ms 330 da başlayıp 1453 de son bulan uzun soluklu bir devletin tarihi.. Tamamına yakını tarihçi belgeli, birden fazla hanedana mensup, basiretli basiretsiz yüz civarı imparator.. Çevrelerindeki onlarca krallıkla bazen hegamon, bazense çaresizce tavizkar ilişkiler yumağı. Tacını kaybedip kulakları burnu kesilen veya gözüne mil çekilen imparatorlar, şehzadeler.. Darbeler, isyanlar.. Kraliçelerle veya prenseslerle evlenerek imparatorluk koltuğuna oturanlar.. Daima aşırı vergilerden ezilen, ordan oraya tehcir edilen teba.. Bugünkü FB-GS rekabetini aratmayan maviler yeşiller rekabeti.. Thema lar yanında yabancı paralı askerlerden bir ordu.. Daha ne ayrıntılar..1123 yıl dile kolay.. Kaynakçası çok kuvvetli, sayfaların nerdeyse yarısı dip not... ve yeni nesil okuyucular için en büyük handikap kitabın çevirisinin 1950 lerin ağdalı türkçesi ile yapılması. Yine de tarihseverler için ve özellikle bu coğrafyanın ve yakın coğrafyaların tarihini merak edenler için bulunmaz fırsat...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Heyhât! İnsan bilmediğinden korkuyordu.
İskender Pala’nın kalemini çok severim. Yazdığı birçok kitabın karakteri, başlığı, konusu oldukça zekice ve ilgi çekicidir. Azdahak ise Şehname’de geçen bir masaldan beslenir. Astronomi, inanç, mitoloji, tarih, felsefe ve tasavvuf temaları kitabın akışına inanılmaz bir kaynak zenginliği sağlar ve Azdahak adı ile yayınlanır. İyilik, kötülük, güç, iktidar ve adalet gibi evrensel kavramları ve üzerinde durulması gereken insani karşıtlıkları dönemin de ruhunu taşıyacak şekilde aktarır. Kurgu olarak yayınlanan kitap, verilen toplumsal mesajlarla, kötülüğün toplumsal düzeyde nasıl büyüyüp, insanın kendi içindeki değerlerle yüzleşebileceğini gösterir.

Efsaneler gerçek mi?

1577 yılında, İstanbul’da Ramazan’ın ilk günü gökyüzünde çıkan bir kuyruklu yıldız, tüm halkı uğursuzluk ve başlarına kötü şeyler geleceğine dair kaygılara sürükler. Bu korkutucu derecede parlak gökyüzü olayı yaşanırken, kimileri bilime sarılırken, kimileri ise hurafelerle insanlara korku salacaktır. Ne yazık ki sapkın bir inanış uğruna işlenen cinayetler, zulümler ve bu akıl almaz kötülüklerin altında yatan sırlarla tüyler ürperten hikayenin içinde buluruz kendimizi. Ancak buna rağmen elinizden bırakmadan, soluksuz okutturan bir kitaptır.

“Biz dünyayı cennete çevirmek için onların cehennemine direniyoruz. Onlar cennete gitmek için bu dünyayı cehenneme çeviriyorlar.“

Halk bir kuyruklu yıldızın hurafelere nasıl alet edildiği, insanların galeyana getirilerek nasıl da zulümler yapıldığı ile cebelleşirken, bir de binlerce yıl önce tarihe gömüldüğü sanılan tarikatın kurtarıcısının, bir gün nurlar içinde bir gemi ile gökyüzünden inmesi için katliama başlayan bir tarikatla yüzleşecektir. Azdahak, doğu mitolojisinde başındaki yılanlarla kötülüğün ve doymak bilmez arzuların sembolüdür. Azdahak’lar ise büyük kurtarıcılarının ortaya çıkması için dünyanın kötülüğe bulanması gerektiğine inanan, acımasızlığın dozunu arttırarak bu süreci hızlandırmayı amaçlayan, sapkın inanışları ile hamile kadınları kaçıran, efendileri için kurbanlar arayan bir tarikattır. Göklerdeki bu ışığı yıllarca bekleyen bu topluluk, gökyüzündeki bu ışığın kurtarıcıyı getiren gemi olduğunu ileri sürerek gizli ayinler yapmaya başlar. Karabarut Hasan’ıyla, Sürmeli Mustafa ile emaneti Meşkure hanımıyla, Topuklu Şivanı ve daha nicesiyle soluksuz okunan muazzam bir roman olmuş.

Muhteşem bir kurgu…

Kitabın konusu çok katmanlı, merak duygusunun sürekli diri tutulduğu, şiirsel bir üslupta ve karakterleri ile güzelce zenginleştirilmiştir. Kaptan-ı derya, Şeyhü'l-İslam, sadrazamlar, defterdarlar yani Osmanlı’ya ve saraya dair her şeyi tüm incelikleri ile taşır. Ramazan ayının heyecanla beklenilişi, gelişi, hazırlıkları ve ilk iftarın açılışından, halkın mutluluğunu aktarışı, Ramazan gelmiş gibi romanın içinde hissettiriyor bizleri. Romanda yalnızca bir karakterin ya da bir halkın hikayesi anlatılmıyor, aynı zamanda insanlık tarihinin benciliği ve temel çatışmaları anlatılıyor. Felsefi derinliğiyle de İskender Pala’nın kalemine olan hayranlığımızı arttırıyor. Gönülden tavsiye ettiğim kitaplar arasındadır. Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
20
3
Destekliyorum  14
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben Ölümü O Gün Anladım, Yasemin Saraç’ın hepsi gerçekçi kurgularıyla yazdığı öykülerden oluşuyor. Okurken bazı hikâyelerde çarpıldığımı söyleyebilirim. Hayatın içinden olaylar, karakterler okudum. Acıları birebir aynı. Bu kitapta kurguysa bile emin oluyor insan, bunlar bir yerlerde yaşandı, yaşanıyor. Bu toprakların öyküleri. Dili sade, akıcı. Bir çırpıda okunabilecek bir kitap. Kitapta beni en çok etkileyen hikâye “Müteveffa Evi Tasfiye Şirketi” adlı hikâye oldu. Bitmesine üzüldüm. Tadı damağımda kaldı. Daha önce okumamış olmayı kayıp saydım. Okuyan herkesi en az beni etkilediği kadar etkileyeceğini sanıyorum. Gerçekçi olduğu için kendi tanık olduğumuz karakter ve olaylara da rastlayabiliriz. Ben rastladım. Her hikâyenin bıraktığı etki farklı. Ölüm teması üzerinde fazla durulmuş. Bunu ben yazılı metinlerde sevdiğim için artı olarak değerlendiriyorum. Şiddet, yalnızlık, umutsuzluk çarpıcı bir şekilde işlenmiş. Yıkıcılığı hissettiriyor. Sevileceğini düşünüyorum. Yazarı tebrik ediyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Geceye Not, yaşamın kıyısında duranların, gecenin içinde kendine notlar bırakan bir şairin kitabı. İçerisinde uzun dizelerle kurulmuş şiirler ve anlatılar var. Bu size sembolik öyküler okuma hissi verebilir. Bu metinlerde okuduklarımız yalnızca bireysel bir iç döküş değil; aynı zamanda toplumsal belleğin karanlık köşelerine birer işaret. Yazar, gündelik olanı şiirsel bir dille ele alıyor, ama süslemek için değil — daha çok kazmak, derine inmek ve okuru da bu karanlığa ortak etmek için. Şiirlerin çoğunda bir bekleyiş, bir yüzleşme ve zamanla hesaplaşma var. Zaman, mekân, insan üçgeninde sürekli gerilen bu metinler, okuru da içine çeken bir yoğunlukla ilerliyor. Burada şiirin ötesinde güne notlar, günün hissettirdikleri, defter notları, novella hissi var. Modern ve yer yer deneysel sayılabilecek anlatımı, alışıldık formun dışına taşıyor; ama bu biçimsel arayışlar samimiyetin önüne geçmiyor. Geceye bıraktığınız notlarınız varsa yan yana getirin. Kendinizden bir iz bulabilirsiniz.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  19
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Anadolu topraklarından bir masal…”
Gökten üç elmanın düşmesini sabırsızlıkla ve özlemle bekler olduk yaşımız büyüdükçe. Hayatın hengamesi içerisinde anlatılan masalları unutur olduk. Ne dinleyebiliyoruz ne de anlatıyoruz artık.

Kültürümüzün önemli unsurlarından olan masallara bir yenisini ekledi Gürvardar. Okurken padişahın kızı ya da onun sevdalısı olduğunuzu hissedebileceğiniz bir kitap. Bir oturuşta da bitiyor.

Yetişkinlere çocukluk günlerini anımsatırken asıl öznesi minikler de unutulmamış. Çocuklar sadece okumakla kalmayacak, görsellerini boyarken hayallerindeki renklerle de süsleyebilecekler kitabı.

Keyifli okumalar.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  14
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sanat hakkında kitap var ama sanat akımının felsefi altyapısını arka planını anlatan kitap maalesef Türk yazınında az. Bu kitap o boşluğu muazzam şekilde dolduruyor. Özellikle empresyonizm ile klasik resimden hangi felsefi dönüşümler ile uzaklaşıldığını çok detaylı olarak anlatıyor. Empresyonizmin felsefesini getirdiklerini ve dönüşümünü tüm yönleriyle öğreniyoruz. İkinci bölümde ise yine soyut resmin felsefi ve bilimsel dönüşümlerle nasıl etkilenip ortaya çıktığına şahit oluyoruz.Belli başlı akımlarından farklarına kısaca değiniliyor. Bu bölümde yeteri kadar doyurucu. Üçüncü bölüm ise avangard yada postmodern sanatları açıklıyor. Bu bölüm çok kısa ve yüzeysel kalıyor doğrusu ama bunda da etken kitabın çok önce yazılması,postmodern felsefe ve sanat kısmının bence sonradan ilave edilmesi geliyor. Postmodern sanat için olmasada özellikle modern sanatın doğuşu ve hangi felsefi değerlerle hayata geçtiğini çok güzel ve anlaşılır dille aktarıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok kıymetli bilgiler içeren bir kitap. Özellikle Fatih Sultan Mehmed Han'ın entelektüel yönünden bahseden kısım çok ilgimi çekti. Büyük bilim adamı Prof. İlber Ortaylı'yı değerlendirmek hatta eleştirmek haddim değil. Sadece basit bir okuyucu olarak kitabın bazı kısımlarının Fatih Sultan Mehmed Han ile doğrudan ilgili olmadığını belirtmek isterim. Ancak özellikle 3. Roma meselesi de olmak üzere bu kısımlardaki bilgiler de gerçekten çok kıymetli. Ayrıca kardeş katli meselesine de o dönemki diğer devletlerde de bu sorun olduğunu ortaya koyarak meseleye objektif bir şekilde yaklaşılması çok hoşuma gitti.
Yanıtla
4
5
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tanıtımlarda görerek aldığım bir kitap oldu. Kitabın üslubundan başlarsak dili oldukça sade ve anlaşılır, vaktiniz varsa bir günde de bitebilecek bir kitap. Kitabı su gibi okurken bir anda tökezlememe neden olan, bazı sayfalarda yoğunlaşan yazım hataları vardı. Buna dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kitabın içeriği ise yazar bizi yayıncılık sektöründeki gerçeklerle başbaşa bırakıyor. Yazarlık serüveninde olanlar ve olacaklarla ilgili neler yaşanır, manevi olarak bizden neler götürür veya kazandırır; bunları çok iyi işlediğini düşünüyorum. Sadece kitabın sonlarına doğru kilit noktası açıldıktan sonra temponun düştüğünü hissettim. Genel olarak bakıldığında güzel ve okunabilir bir kitap. Tabi çokça abartılmadan..
Yanıtla
4
3
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sanat nedir, sanatçı kimdir, medeniyet tasavvurunun sanat ve sanatçı üzerindeki etkileri nelerdir sorularına cevap verilen bu kitapta Türkiye ve İslam dünyası özelinde sanatın gelişimi ile ilgili değerlendirmeler bulunuyor. Kitabın genelinde aşkın olanın ve manevi dünyanın sanata etkisi anlatılmış. Yine kitabın bir bölümü Yahya Kemal’in git-gelli hayatına ayrılmış. Açıkçası sanat ile aşırı ilgili birisi olmamakla beraber Sadettin hocamın kaleminden çıktığı için okudum kitabı. Zerre kadar sıkılmadım ve okuduğuma pişman olmadım. Kalbi tamamen katılaşmamış olan her okuyucuya bir şeyler katacağına eminim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
•İnsanlık tarihini Dinler, Irklar, Mitolojiler, Bilim ve daha birçok açıdan ele alan muhteşem bir eser. Siz de bu konularda çeşitli görüşlere açıksanız inanılmaz keyif alacaksınızdır.

•Yazarın çoğu kitabını okudum ve incelemeleriyle konuları birbirine bağlamasıyla aydınlanıyorum. Henüz farkında değiliz ama günümüzün filozoflarından biri bence.

•Bu kitaba benim gibi bayılanlara ise bir belgesel önerim olacak. Göbekli Tepe vb. eserleri inceleyen Graham Hancock' un "Kadim Uygarlıklar" serisini izlemelisiniz
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir