Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Maneviyat kovasının derinlerinden getirdiği mısralarla yazar şair. Yer yer duygunun önde olduğu, yalın ve gayeli bir anlatımdır bu. Daha çokta dingin bir üsluptadır. Şiirler, anlatım müphemliği taşımaz. Bütün bu anlatımlardan, yazar-okur rûberû duygudaşlık halindedir. Şairin kalbi hassas, duyarlı, kırılgan, sanat ehli, nazenin ve cevher-i fürûşan iken şiirlerde hüzünler, yalnızlıklar kendisini çokça hissettiriyor. Hallac-ı Mansur’un, “iyi yaratılışlı olmak esenliktir” anlayışındaki gibi bir insaniyet, hümanizm ve duyarlılık hali çoğunluktadır. Modern tabirle, ontolojik bir bireyselcilik kesinkes taşınmamaktadır. Tam tersine dertlerle dertlenen, bir hüzün hali desek daha doğru olacaktır. Miskin bir kadercilikten ziyadesiyle uzak, daha çok mücadeleci bir erk halindedir. Olsa olsa hüzün ağrısı çeken bir şair portresi çiziliyor diyebiliriz. Bu hüzün halini, merhum Neşet Ertaş’ın, “Tel kırılsın da gönül incinmesin” sözü hassasiyetindedir. İyi okumalar dilerim efendim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kur'an Arkeolojisi hakkında ülkemizde ve İslam dünyasında gerekli çalışmaların yapılmadığı lakin batıda Tevrat ve İncil'deki bilgilerin arkeolojinin bulguları ile yorumlanma çabaları 17. yy' dan beri yapıldığı bir gerçektir. Kur'an'da geçmiş milletlerden ibret alınması emredilmektedir. Buna rağmen müslümanların büyük çoğunluğu bu emirleri turistik gezi yapmak zannetmekte olup arkeoloji ile emrin bağını kuramamaktadırlar. Karauğuz hocanın kitapta dile getirdiği gibi arkeolojik bulgular ve Tevrat bilgilerin Kur'an hakemliğinde yorumlandığında Kur'an'ın DETAY bilgileri ile arkeolojik bulguların örtüştüğünü müşahede edilmektedir. Nuh, İbrahim ve Lut peygamber özelinde Sümer, Hitit ve diğer uygarlıklarının çivi yazı ve kil tabletlerinde ilginç bilgiler ve bulgular bulunmaktadır. Bu bilgiler Kur'an ayetlerinin vahiy ürünü olduğunu göstermektedir. Bu ilginç ve bilgi dolu kitapla Kur'an'a bakışınız değişecek, Müslüman olanların bağlılığı ve imanı kuvvetlenecektir.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  15
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Etkileyici...
Kürk Mantolu Madonna, aşkın, yalnızlığın ve bastırılmış duyguların romanıdır. Raif Efendi’nin sessizliğinde hepimizin biraz kendisini bulduğu, Maria Puder’de ise özgürlüğün ve kırılganlığın simgeleştiği unutulmaz bir hikâyedir. Okumayanlar için mutlaka önerilir, okuyanlar içinse yıllar sonra tekrar okunabilecek bir eserdir.

Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna Kitabının karakterlerine genel bir bakış atarsak, Türk edebiyatının en özel ve en çok okunan eserlerinden biridir. Hem dili, hem psikolojik derinliği, hem de aşkı ele alış biçimiyle hâlâ çok etkileyici.

Roman, iki ana karakterin iç dünyasını işler: "Raif Efendi" ve "Maria Puder". Raif Efendi, dışarıdan silik, sessiz bir memur gibi görünse de, aslında içinde derin bir aşk ve hayal kırıklığı taşıyan bir adamdır. Maria Puder ise bağımsız, güçlü ama kırılgan bir kadın. Hikâye, Raif Efendi’nin gençliğinde yaşadığı büyük aşkı yıllar sonra bir defter aracılığıyla öğrenmemizle gelişir.

Karakterler çok gerçekçidir. Özellikle Raif Efendi, Türk edebiyatındaki en unutulmaz karakterlerden biridir.

- Bazı okuyucular için romanın temposu yavaş olabilir.

- Aşk anlatımı çok duygusal geldiği için bazı okurlar "abartılı" bulabilir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yüzyıllık Yalnızlık ile çok fazla benzerlik taşıyan bir kitaptı. Atiye'yi okurken Ursula gözümün önünden gitmedi. Başlarda anlamını bilmediğim çok yöresel kelime vardı, o kısımlarda dipnot görmek istedim. Ama o kelimeleri tekrar gördükçe cümlenin içindeki yerine göre anlamını kendim çıkarır oldum. Kitabın ismi "Sevgili Arsız Ölüm" ama daha çok "Atiye'nin Sevgili Ölümü Arsızca Kullanarak Her İşini Yaptırması" da diyebiliriz :) Bir ailenin köyde ve sonra göçüp şehirde yaşadığı olayları hızlı hızlı anlatıyor kitap. Bu ailenin cehaletini, Dirmit'in yaşadığı baskıyı, "Nasıl ebeveyn olunmaz?" el kitabını çok güzel aktarmış yazar. Cinler, periler vb. çokça doğaüstü gerçeklik de yer almaktaydı. Bekletmeden, hızlıca okuyun ki olanları unutmayın.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Müthiş, gözalıcı ve hayli hazin ama bi o kadar da iyi işlenmiş bir sanat eseri. Sonundaki açıklamayı okuyunca gözlerim doldu. Daha önce Altarriba ve Kim ikilisinin Uçma Sanatı ile yaptıklarına benzer bi işi Roca ve Terresa bu grafik romanla yapmış. Hatta bence ve mutlaka önce Uçma Sanatı ve devam kitabı olan Kırık Kanat ve ardından Unutulan Ruhların Çukuru okunursa bazı şeyler kafada daha da oturur. Yazar ve çizer müthiş bir tarihsel sanat eseri ortaya çıkartmış adeta. Hikayenin gerçek olması işi daha da etkileyici kılıyor. Her okurun mutlaka okuması gereken kitaplardan diyorum ve ısrarla tavsiye ediyorum. Bu kadar etkileyici çok az çizgiroman hatta roman okudum diyebilirim ve yukarıda saydığım Uçma Sanatı ile birlikte ilk 5'e girdi benim grafikroman listemde.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eksiğiyle yanlışıyla Altay Meriç'in bütün kitaplarının okunması gerektiğini düşünüyorum. Bu kitap da ilk kitabın devamı niteliğinde, hem geçmişten gelen hem de son zamanlarda ortaya çıkan bazı itiraz ve ithamlar ele alınmış. Bu tarz soruların bir çok cevabı var aslında. Altay Meriç de doğal olarak kendi yaklaşımıyla ele almış. Bazı soruların cevaplarını ben de doğru olarak görsem de daha kestirme veya daha farklı açılardan cevaplanması gerektiğini düşündüğüm oldu aslında. Ama dediğim gibi bu yaklaşım meselesi. Diğer bazı okuyucular da bunu daha tatmin edici bulabilir. Bunun dışında, bu alanda birçok eser okumuş birisi olarak bu eseri çok faydalı bulduğumu söyleyebilirim. Genel olarak cevaplama tarzı okuyucuyu yakalıyor. Anlaşılması zor olan bazı meseleleri de yer yer kolaylaştırıyor. Açıkçası tam olarak aklıma oturtamadığım birkaç delili/örneği anlamama yardımcı olduğu için minnettarım.
Uzun lafın kısası: Kesinlikle okunmaya değer bulduğum bir kitap.
Yanıtla
25
5
Destekliyorum  26
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açıkcası dinamiti keşfeden adamın barış ödülü dağıttığı bir gösteride, okurken ben şimdi ne okuyorum dedirten eser. Literatür bilmiyorsanız oldukça etkileyecek bir popülizme sahip olan fakat Tilly'yi Moore'u ya da Samuel H. okuduysanız özgün olan kısmını git gide merak ettiğiniz bir çalışma... bunun yanı sıra misal olarak incelenen vakaların derinliğine sahipseniz esasen yüzeysel ya da teorinin işine yarayacak şekilde okunduğunu idrak ediyorsunuz. Misal ben muz cumhuriyetleri kısmını bilmiyordum dolayısıyla birinin hiç bir şey bilmediği yerde bir diğeri her şeye bilebilir etkisine kapılarak ne kadar detaylı ve önemli bir araştırma dedim. Fakat sonrasında iyi bildiğim Ortadoğu ve Türkiye ayağına gelince lisans, master ve sonrasında neredeyse sürekli Ortadoğu çalışmış birisi olarak ne kadar yüzeysel anlatılmış olduğunu ve esasen teoriyi güçlendirmek için seçicilik yapıldığını fark etmek zor olmuyor. Şunu eklemek gerek bu kitapta birazcık da olsa ABD eleştirisi yapılmış ama...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gözüm kapalı aldım ve tabiri caizse tek nefeste okudum. Gün bitip de yastığa başımı koyduğumda acaba ne olacak düşüncesi vardı aklımda sürekli. İş yerimde okuyup bitirdim kitabı. Her gün sabah işe gelirken kaldığım kısmı hatırlayıp acaba bugün ne gibi bir macera olacak seven sevdiğine kavuşabilecek mi düşüncesiyle geldim işe. İskender PALA bu eserinde bize aşkın sadâkatin özlemin sabrın vücut bulmuş hallerini en ince ayrıntısına kadar ilmek ilmek işlemiş. Sadece bu değil, okuduğum bütün kitaplarda ki karakterlerin hayat hikayelerini okuyup günümüzle ve günlük yaşantımızla harmanlayıp Aile olabilmenin nimetine erişebildiğimiz için binlerce kez şükrediyorum. Bu eserden yola çıkarak ve son olarak şunları söylemek istiyorum. Aile olabilmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu, sevdiğinin her daim yanında var olduğunu, akşam işten eve vardığında seni karşılayan bir eşinin olması ve ailene ne pahasına olursa olsun sahip çıkılması gerektiğini iliklerimize kadar işleyen muhteşem bir eser.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beşinci Anlaşma, Dört Anlaşma’nın doğal bir devamı gibi… İlk dört anlaşmaya yeniden yer veriyor; fakat bu kez farklı bir anlatımla, daha da derinleşerek. Sanki önceki anlatısını tamamlıyor ve üzerine yeni bir katman daha inşa ediyor. Bu katman da Beşinci Anlaşma’nın kendisi:
“Kuşkucu ol ama dinlemeyi de bil.”

Bu anlaşma, insanların ifadelerinin kendi yansımaları — yani kendi “rüyaları” — olduğunu hatırlatıyor. Bu yüzden her söze kuşkuyla ama yargısız bir dinleme haliyle yaklaşmayı öneriyor.
Anlatılanlar her zaman bize dair olmasa da, bir başkasının dünyasını — rüyasını — anlayabilmek için kulak verebilmek kıymetli.

Bu kitap da en az ilki kadar etkileyici. Devam kitapları bazan hayal kırıklığına uğratır, beklentinin gölgesinde kalır. Beşinci Anlaşma ise onlardan biri değil. Hatta mümkünse iki kitabın arka arkaya okunmasının, hatta belli aralıklarla tekrar tekrar okunmasının çok daha etkili olabileceğini düşünüyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapra yayınlıcılığa bizleri böyle değerli yazarla tanışma, kıymetli eserlerini okuma fırsatı verdiği için çok teşekkürler. Tüm kitapların çevirileri ve baskı kaliteside çok başarılı.Sermet Muhtar Alus'un Pembe Maşlahlı Hanım adlı 2 ciltlik bu eğlenceli eserini çok severek okudum. Pembe güzelliğiyle o dönemin bütün paşa ve üst düzey adamlarının yüreğini hoplatan bir kadın, aslında tek isteği sevdiği adamla birlikte olmaktır ama olaylar hep başka adamlara doğru iter. Yanındaki sadık yardımcısı Kanarya lakaplı Ayşe hanım oldukça ağzı laf yapan her kötü durumdan kurtulmak için çareler bulan biridir. Romandaki karakterlerin ve yerlerinde zaman zaman resimlerinin eklenmesi ayrı bir tat katmış. Yazarımızın özellikle bir kadının bu kadar detaylı anlatımı çok takdire şayan.Her şey gözünüzde birebir canlanıyor.Eski siyah beyaz film izler gibi oluyorsunuz, maceralar hiç bitmesin istiyor insan.Dönem romanlarını sevenlere mutlaka okumalarını öneririm, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir