Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarları sadece ilham gelince yazan kişiler olarak düşünüyorsanız yanıldığınızı görmek için bir kaç sayfasını okumanızın yeterli olacağı kitap.
Yazarlığı meslek edinenlerin ince işçiliğine ve öylesine okuyup geçtiğimiz pasajların edebi üslubuna sanat akımına yöntemine bize tanıklık ettiren,bilinçli okur olmamıza katkı sağlayan.Yazar Olmak isteyenlerin biraz da gözünü korkutan niyetlerinin halis olup olmadığını sorgulatan.Akademik dille yazıldığı için okuması kolay olmayan anlamadığınız yerlerde ekstra araştırma yaptırarak adeta yazarlık antremanı yaptıran Disiplinliyseniz tam size göre.Yazmak kural işi midir Tanrı Vergisi midir ikileminde kalacağız hatta yazmaktan vazgeçeceğiniz benden olmaz mı dedirtecek kitap.
Bence gözünüz korkmasın kelimelerle aranız iyiyse içinizde yazmaya karşı bir tutku varsa yazmak sizin için nefes almak gibi yemek içmek gibiyse yazın gitsin.
Yazarlık meslek olursa para kazanmak, sadece yazmak isterseniz kendinizi ifade etmek anlaşılmak dürtünüz olur.


Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kibar,nazik,görgülü...birisine iyi diyebilir miyiz sorusuyla açılan ve Tanrı ya göre İyilik kavramının ne olduğunu araştıran ve daha önce hiç böyle düşünmemiştim diyeceğiniz konulara parmak basan bir kitap olmuş.
Benim için bir davranış,üzerinde hiç düşünmeden,rol yapmadan,tabii bir şekilde ortaya çıkıyor ve benzer her durumda tekrarlanıyorsa,o davranış kişinin ahlakının göstergesidir cümlesi adeta bir mottaya dönüştü. Nabza göre şerbet veren dün ak dediğine bugün kara diyen yanar dönerleri anlamak konusunda bir referans oldu.
Din gününe inanmayan birinin Allah inancı,O nu sadece yaratıcı konumuna indirger.Böyle bir tanrı,teşekkür edilen,minnettar olunan ama sorumlu olmadığımız bir tanrıdır.Hesap günü yoksa mesuliyet hissi de yoktur sözü üzerinde de uzun uzun düşünülmeli .Tanrı'ya karşı sorumluluktan kaçan birisinin insana karşı sorumluluk duyması beklenebilir mi.
Tekrar tekrar okunması gereken
Evladiyelik,hediyelik bir başucu kitabı olmuş.
Kaleminize,yüreğinize sağlık.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk ağızdan yani bizzat Şark'ın Fatihi Kazım Karabekir Paşa'dan; yapılan harekatlar, operasyonlar, fetihler ve ermeni mezalimini okuyacağımız bir eser. İstiklal Harbimizin dönüm noktalarından biri olan Erzincan ve Erzurum'un kurtarılması ve de ermeni eşkıyalarının def edilmesi sayesinde buralar Milli Mücadele'nin ana kucağı, mücadelenin ateşinin alev aldığı yerler olmuştur. Hem kendi bakış açısı hem de orada görev yapmış düşman komutanların anlatımı ile çok güzel bir eser ortaya çıkmış. Bize de bu kadar uygun fiyata okumamızı sağladığı için başta Kitapyurdu olmak üzere Karbon kitaplara, çevirmenlere ve tüm emeği geçenlere teşekkür etmek düşer. İyi okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muhal ile Mümkün Arasında, modern hayatın koşturmacası içinde insanın durup zihnine ve ruhuna bakmasını sağlayan, oldukça samimi ve derinlikli bir deneme kitabıydı. Sunduğu yoğun anlam dünyası ve son derece akıcı dili sayesinde, kendisini bir çırpıda, bir gün içerisinde okutan bir eserdi.
Kitabın geneli, okuyucuyu yormayan, her kelimesi üzerine düşündüren, 3-5 sayfa uzunluğundaki denemelerden oluşuyor.
Denemeler; insanı, dünyayı, toplum olarak "biz"i ve ülkemizin mevcut panoraması ile kültürel öğelerini masaya yatırıyor. Özellikle modern insanın ve modern dünyanın içine düştüğü o büyük açmazlar, yazarın keskin gözlem gücüyle ele alınmış. Kitabın içerisindeki sosyolojik, felsefi ve kültürel tespitler gerçekten çok başarılı; havada kalan teorik cümleler yerine, doğrudan topluma hitap eden, sokakta ve evde karşılığı olan gerçekçi analizler içeriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ulusal Kurtuluş Savaş Mücadelemizde milli bilincin uyandırılması aşamasında Halide Edip Adıvar'ın Sultanahmet Mitingi önemli bir yer tutar. Mustafa Kemal Atatürk'ün İstanbul'dan Samsun'a geçişi de aynı günlere denk gelmekte olup, İstanbul'dan Anadolu'ya geçen her rütbeden askerin ve memleket sevdalılarının Ulusal Kurtuluş Harekatı'nı ne zorluklarla yürüttüğü etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Özellikle Sultanahmet Mitinginde yaşanan hissiyat ve Sakarya Savaşı başta olmak üzere, iki ordu arasında yaşanan şiddetli çatışmalara rağmen milletimizin mücadeleye olan inancı sizi yoğun bir hissiyat içerisinde bırakacaktır.
Eleştiri olarak belirtmek istediğim ise yer yer yazım hataları dikkati dağıtıyor. Ayrıca her ne kadar kitabın sonunda eski Türkçe kelimeler için sözlük bulunsa da, yeni neslin romanı akıcı bir şekilde okuması ve anlaması için günümüz Türkçesine çevrilmesinde fayda olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yediçınar Yaylası ve Köyün Kamburu romanlarındaki hikayenin devamı. Kemal Tahir; Tanzimat, Cihan Harbi ve Cumhuriyet devirlerindeki dönüşüme hem siyasi cepheden hem şehirdeki sosyal hayat cephesinden hem de kırsaldaki hayat cephesinden ayrı ayrı bakabilen ve buradaki karakterleri yer yer karşılıklı konuşturabilen çok tecrübeli ve zeki bir yazar. Yediçınar yaylasında geniş dairede Tanzimatın etkisi, Köyün Kamburu'nda I. Dünya Savaşı süreci ve bu kitapta da Cumhuriyetin ilk dönemindeki CHP için çekişmeler ele alınmış. Dar dairede ise tabi ki Çorum'un Narlıca köyündeki 3 nesil üzerinden bir hikaye anlatımı var. Köydekilerin devlete bakışı, yönetim ve hükümet değişikliklerine yorumu, buna karşılık resmi görevlilerden aldıkları haberlerle zihin dünyalarının nasıl değiştiği etkili bir şekilde işlenmiş. Adeta sosyoloji ve psikoloji bilimlerinin tarihi olayların kılavuzluğunda tatbik edildiği bir hikaye. Ve yer yer karakterlerin diliyle konuşarak fikir beyan eden Kemal Tahir...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın bir çok kitabını okuma fırsatı buldum. Çünkü kendine o kadar sarıyor ki! Kitapların her biri birer pırlanta değerinde. Bu kitap tarz olarak deneme olup yazarın an sancısı, an sonrası, an çarşısı ve an aşısı ile 4 ana başlık altında toplanmış. Her an birbirinden bağımsız ama bir o kadar da heyecan verici. O kadar sürükleyici ki ne zaman bittiğini anlamıyorsunuz. Tüm metinlerin ana başlıklarını ise şöyle özetlemek mümkün. “Her an önce sarsar, sonra geçer, ardından öğretir; bütün bunlar da hayatın büyük çarşısında gerçekleşir. “
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Binbir gece masallarını anlatan Şehrazat, sanırım bu masalı anlatmayı unutmuş. Öyle büyülü cümleleri var ki, okumayı bıraktığınızda “gerçek” dünyayla uyumlanmakta zorluk çekiyorsunuz. Her bir cümle, diğerini takip ediyor. Bir yandan hikayenin devamını büyük bir merakla okurken, diğer yandan kitabın bitiyor olmasına esef ediyorsunuz.

Bence okuduğumuz kitapların da lezzeti var. Artık o lezzet gönlümüzde mi oluşuyor, dimağımızda mı, yoksa dilimizde mi bilmiyorum ama belki de hepsinde birden farklı şekillerde oluşup bizi yerle yeksan ediyor.

Asla devamını tahmin edemeyeceğiniz bir bilmecenin derinliğinde kaybolmak ya da şifa bulmak isterseniz bu kitabı mutlaka okuyun derim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eski İstanbul'un, azınlıkların ve yitip giden bir tarihin hüznünü taşıyan, son derece etkileyici bir eser. Bildiğim, hafızama kazıdığım yerlerin yerle yeksan olup; yerine aynı ruhtan uzak başka yapıların yapılması hep ruhumu incitmiştir. Öyle olduğunda sanki çocukluğumun bir kısmı yokedilmiş gibi hissederim.

Kitap, Periklis'in anıları üzerinden tam da bu yıkımı ve hüznü anlatıyor. O yıkılan binaların sadece taştan ibaret olmadığını, içlerinde koca bir kültürü, komşuluğu ve yaşanmışlıkları da enkaz altında bıraktığını hissettiriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oldukça farklı ve düşündürücü bir roman. Kitabı okurken aslında sadece bir hikâye değil, aynı zamanda güçlü bir varoluş sorgulamasıyla karşılaştığımı hissettim. Yazar, karakterin iç dünyasını ve yaşadığı dönüşümü anlatırken insanın kimliği, bedeni ve toplumla olan ilişkisi üzerine de düşündürüyor.
Hikâyenin atmosferi zaman zaman karanlık ve rahatsız edici olsa da bu durum kitabın vermek istediği duyguyu daha da güçlendiriyor. Özellikle ana karakterin yaşadıkları üzerinden kim olduğunu, nerede durduğunu ve dünyadaki yerini sorgulaması oldukça etkileyiciydi.
Her okura hitap etmeyebilecek kadar sıra dışı bir anlatımı var ama bana göre oldukça güçlü bir varoluş hikâyesi. Okuduktan sonra insanın aklında dolaşmaya devam eden, düşündüren bir kitap oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir