Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın baş kısımındaki açıklamalar faydalıydı. İbni Tufely'den önce İbni Sina'nın Hay Bin Yakzan'ı vardı kitapta. İki hikayenin birbiriyle tek alakası ismi ve yazım yöntemi. İbni Sina'nın hikayesini anlamak daha güç bence.

İbni Tufeyl'in Hay'ı 70'li sayflarda başlıyor. Hikayede Hay'ın adada yaşadığı şeylerden çok iç dünyası anlatılıyor. Bu kısımlar biraz daha felsefi ağırlıklı olduğu için anlamak da daha zor. Çocukluğumda çizgi filmini izlediğim Hay'ı kitap olarak okumak güzeldi. Çizgi film Hay'ın medeniyete dönüşüyle biterken kitapta devamı vardı ve bence kitabın en vurucu kısımlarından biri de burasıydı.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her çağda “dar zamanlar” yaşayan insanı anlamaya açılan güçlü bir edebî deneyimdi. Geçmiş, sürekli bugüne sızar ve bireyin bugünkü kararlarını belirler. Bu nedenle takvimle ölçülen bir dönemden çok, İnsanın kendini gerçekleştiremediği ruhsal bir sıkışmayı ifade eder. Romanlardaki kişilerle tanıştıkça, onların asıl derdinin zamanla yarışmak olmadığını fark edersin. Asıl mesele, kendileri olamamak. Ağaoğlu’nun karakterleri çoğunlukla aydınlardır, ancak bu kimlik onları özgürleştirmekten ziyade daha da yalnızlaştırmıştır. Geçmiş hep yanı başlarında durur ve bugünü rahatça yaşamalarına izin vermez. Ağaoğlu zamanı özellikle dağıtır; anılar bir anda çıkıp gelir, düşünceler yarım kalır. Bu da okuru yormaktan çok, karakterlere yaklaştırır. Çünkü gerçek hayatta da kimse geçmişini düzgün sıralarla hatırlayamaz. Serinin “dar” olan tarafı, tam da bu sıkışmışlık hissi: insanın kendi hayatında nefes alamaması. Seri üzerine daha uzun yazmak isterdim. Her zaman önereceğim; mutlaka okuyun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sayın Necmettin Şahinler’in Kuran çalışmalarındaki samimiyetin en çok hissedildiği eserlerinden biri.Kuran’da bahsi geçen kadınlarla sohbet eder gibi,o dönemlerde yaşananları hikayeleştirerek anlattığı özgün ve okuması oldukça keyifli bir eser.Kitabı Cemalnur Sargut Hanım’ın sesinden dinlemek de ayrıca keyifli.Kuran’daki kıssalardan ibret alıp ders çıkarabilmek her şeyden önce o dönemleri yaşayan insanların duygularını anlayabilmek,onlarla bağ kurabilmekten geçiyor.Bu kitap da samimi anlatımıyla bu bağı kurmamızı sağlıyor.Okurken Hacer Annemizi, Hz. Musa’yı görünce kalbi aşkla çarpan Safura’yı;korkusundan değil, halkının refahı için Hz. Süleyman’ın sarayına giden Belkıs’ı; “Ah, keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim” diyen Hz. Meryem’i derinden hissediyorsunuz.
Kitapta bu erdemli örneklerin yanında Hz. Lût’un karısı Vahile gibi olumsuz örnekler de var.Her birini okurken “Acaba ben olsaydım nasıl davranırdım?” diye sorarken buluyorsunuz kendinizi.Gönülden tavsiye.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Önay bey takip ettiğim bir yazar bir çok kitabını okudum. Donanımlı bir yazar ve gazetecilik yapmış bir yazardır. Kitabı çok iyi adeta zeka fışkırıyor. Yazarlarla birlikte kitabının içerisinde bulunan kişiler bile adeta zeki kişiler. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim, roman kahramanın bulunduğu matematikçi gerçekçi bir insan.
Diğer polisiye kitaplarından farkı ise matematikle birleştirilmiş olup sürükleyici ve akıcı bir kitap olmuş aynı zamanda bir sonraki planda acaba ne oldu diye düşünüyorsunuz sizce bir matematikçi kusursuz bir plan yapabilir mi diye soruyorsun ayrıca insanları tanıma ile ilgili bilgi sahibi oluyorsunuz gerçekten güzel bir kitap tavsiye ederim okumanızı...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yalkın Tuncay’ın Kuantum Tasavvuf kitabındaki teorik zemin, bu romanda sürükleyici bir kurguyla ete kemiğe bürünmüş. Yazar, metafizik ve bilimsel arka planı önceki eserlerine göre çok daha derin ve yoğun bir ustalıkla harmanlamış. Romanın en etkileyici tarafı, rüyalar ile bilincin kuantum düzleminde iç içe geçmesi. Özellikle "berzah" kavramının statik bir mekân olmaktan çıkıp Mira ve Evren ile birlikte yaşayan canlı bir karaktere dönüşmesi, okura aynı gerilimi yaşatıyor. Evren ile Gölge arasındaki çatışma ise sadece fantastik bir öğe değil, insanın kendi hakikatiyle yüzleşmesinin güçlü bir metaforu. Tuncay’ın alışık olduğumuz öğretici üslubu bu kez didaktiklikten uzaklaşarak kurgunun akışına ustaca yedirilmiş. Bilim ve tasavvufu ayırmadan özgün bir denge kuran bu eser, her iki alanın meraklılarını da fazlasıyla tatmin ediyor. Önceki bilimsel çalışması gibi bu derinlikli romanı da hararetle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, anlam nedir, hakikat nedir soruları üzerine yıllar süren okumalar yapmış ve notlar tutmuş. Bu deneme kitabı, doğudan-batıdan, kadimden-modernden derlediği bu notların ve kendi özgün çıkarımlarının derlemesi. Yazara göre insanın kendini tanıması büyük oranda bir anlam ve anlama meselesi. Kendi arayışının seyir notlarını, nereden yola çıkıp nereye vardığını bir fotoğraf objektifliğinde okuyucuya sunmuş kitabında. Kendi tefekkür temrinlerini paylaşmış. Macera bitmedi, bulmadım ama pes etmedim, arayışım sürüyor diye bitirmiş. Deneme okumayı sevenlere, ama özellikle Dil, Anlambilim ve Gösterge bilim konularında düşünenlere öneririm
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ah Saramago... Seni büyük üstat.

İnanılmaz akıcı bir kitap. Gerçekten de insanın, Saramago'nun 5. İncil'i yazdığına inanası geliyor.

Genel olarak İsa'nın hayatını ele almasının yani sıra, ortaya koyduğu bencil Tanrı tasviri... gerçekten çok çarpıcıydı.

İnsanın hiç sorgulamadan inandığı değerleri sorgulatan bu hikayenin teolojik yanlarını bir kenara bırakacak olursak, kendimi bu İsa'ya çok yakın hissettim ve daha doğmadan evvel tanrının kurbanı olmasına çok içerledim. Hele ki din ve tanrının kendisini yaymak uğruna türlü şekillerde can verecek insanların bir bir listelenmesi, burada akla yatmayan bir şey var, dedirtiyor insana. Tarihe genel bir bakış sunulduğunda, dökülen bunca kanın sadece ve sadece tanrının isteği için olması... bu bencil tanrı... neredeyse insanı çoban olan şeytana sempati duymaya teşvik ediyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle okuduğum üçüncü Calvino romanı ve adam beni her seferinde yeteneğiyle çok şaşırtıyor. Sanki bu kitapta olan gibi, her kitabını bambaşka yazarlar yazmış gibi hissediyorum. 2025'in en çok dikkatimi toplayarak, bazı sayfalarını yeniden okuyarak geçirdiğim romanı oldu.

Ana hikayeye eşlik eden 10 farklı romanın bir bölümünü okuyoruz bu kitapta. Benim için bir süre sonra sınırlar birbirine girdi; ana hikayeyi mi yoksa bir romanı mı okuyorum, karışıklığını yaşadığım yerler oldu zaman zaman. Ayrıca kitap çok ince ve satirik bir şekilde düzmece kitap kavramıyla dans ediyor. Tam da bir postmodern romandan beklenecek olan meselenin 'gerçek' mi olduğu, yoksa 'anlatı' mı olduğunu sorgulatıyor. Calvino, çok çarpıcı bir şekilde şunu soruyor; her öykünün bir başı ve sonu mu olmalı?
'Olmasaydım, ne güzel yazardım! Eğer beyaz kağıt ve zihnimde dolaşan sözcükler ve biçin kazanan ve kimse yazmadan yok olan öyküler arasına o rahatsız edici set, bizzat ben girmeseydim.'
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oğuzlar ilgili yazılmış güzel bir eser. Genellikle 9 yy ve 13 yy başlarına kadar geniş bir alana yayılmış Türkler arasında en kalabalık boy olarakta bilinir. Özellikle Oğuzlar bir çok devletinin kurulmasına veya altında yaşamıştır. Bu kitapta Oğuzlar ilgili güzel bilgiler var. Tabi bu eserle birlikte Faruk Sümer hocanın Oğuzlar kitabının okunması gerektiğine inanıyorum. Çünkü Oğuzlar ilgili bu iki eser eş zamanlı okunduğu zaman çok güzel bilgilere sahip olabiliriz. Bunun yanında Mehmet Altay Köymen ve Mükrimin Halil Yinanç kitapları okunabilir. Oğuzlar Büyük Selçuklu kurucusu ve aynı zamanda yıkılışında önemli bir etkiye sahiptir. Bu nedenle Oğuzlar tarihte önemli bir yer teşkil etmektedir. Bu vesileyle bu güzel eseri tavsiye ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanoğlu kör noktalar ile malul. Tedavinin farkındalıktan geçtiğini söyleyen eser, insanın Allah ile irtibatını güçlendirecek farkındalık kavramlarını ele alarak kör noktalarını görmesine vesile olmak üzere yazılmış. İyi ki de…
Eserin meseleye derinlikli bir kavrayışla yaklaşırken bunca farklı kavramı aynı zaviyeden önümüze sermesi oldukça şaşırtıcı. Üstelik daima Kur’an’a yaslanarak…
Modern hayatın çarkları arasında sıkışan insan için farkındalığın zorlukları, çeldiricilerin tuzakları, pozitivizmin yönlendirmeleri, eğitim sisteminin pasifliği ve bilgiyi “parçalı, indirgemeci ve seküler” sunuşu…
Benim gözdelerimden biri de “İçsel Bilinç/Farkındalık: Fıtrat” bahsi oldu. “Onlar, Allah’ı unuttular; Allah da onlara kendilerini unutturdu.” (Haşr, 59/19.) Yani fıtratlarını… Pek çok okurun kendinden bir şeyler bulacağını/göreceğini düşünüyorum Kör Nokta’da.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir