Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sessiz Ev
Evet, Sessiz Ev'deyiz. Kitapla ilgili bu böyle, şu şöyle diyemiyorum, rahatlıkla spoiler olur. Sizler de tabii haftada iki veya üç kitap devirdiğiniz için bu kitabı da okuyacaksınız ya, bana darılırsınız. Veya çoktan okumuşsunuzdur kitabı, değil mi?.
Hayattan bambaşka beklentileri olan insanlar var bu romanda. Gomoniki var, faşosu var, kendi kendine triplere giren bir tarih doçenti var. Adam karısından falan ayrılmış, kendini içkiye vurmuş. Yani adamın dediğine göre hikaye anlatıcılığı yapıyorlar. Bu da kendinden memnun değil. Ya ben çok yanlış başladım aslında.
Şimdi ev var bir tane, konak gibi bir şey. Bu konakta bir babaanne yaşıyor, bir de cüce yaşıyor. Hizmetçi cüce ama aileyle daha değişik bir bağı var. Torun üç, geliyorlar bir gün konağa işte. Her sene geliyorlar, bu sene de geliyorlar. Sonra bir sürü olay oluyor. Beklentiler farklı olunca, dönem de 80'lerin hemen öncesi olunca buyurun şamataya. Yaa.
Nilgün havada bırakılmış bir karakter. Herkesi az çok biliyoruz, Nilgün'ü bilmiyoruz. Öğrenci, tamam. Komünist, o da tamam. E Nilgün'ün olayı kafaya üç beş küskü yiyip saçma bir şekilde ölmek miydi? Abisiyle çok hisli, çok anlamlı konuşmalar yapması mıydı? Faşo gencin kafayı kırmasını sağlamak mıydı? Nilgün niye vardı kardeş ya?
Babaannenin oğluyla ve eşiyle ilgili geriye dönüşleri, bu dönüşlerin şimdiyle bağı mükemmeldi. Romanın en sağlam kısımları buralardı hatta.
Ufaklığın adı Metin miydi, takıldığı ortamlar Bret Easton Ellis'in ortamlarının sekssiz, şiddetsiz hali. Demek ki dünyadaki zengin çocukları aynı şekilde eğleniyorlar. Helal.
Babaanne de tam Osmanlı kadını.
Hoş kitap, tabii hemen alıp okuyacaksınız.
Yanıtla
6
45
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gençlik Denizlerinde
Sait Faik var, bir de Halikarnas Balıkçısı var. Denize sevdalı bilmediğim, aklıma gelmeyen başka yazarlar vardır, lakin bu ikisi kraldır herhalde. Hele Balıkçı. Mavi Sürgün'ünü okuyanlar bilir olayları. Bodrum'a sürülüş, oraya, denize doğan aşk. Sonrası gelir zaten... Filmi de var, ben izlemedim. Mavi Sürgün'ün.
Bu kitapta bir dünya öykü var. Deniz insanları, denizden uzak kalmış insanlar, deliler, cesurlar, korkaklar, bir sürü insan. Tek bir insan var merkezde, onun yaşadıklarını okuyoruz. Bir de fırtınalar var, Akdeniz var, Ege var. Oralardan böyle üfür üfür deniz havası alıyoruz. Çok hoş.
Balıkçı'nın insanları genelde mücadeleci. Denizden uzak kalmış olan denize dönmeye çalışıyor, denizdeki adam yaşamaya çalışıyor, fırtınalara, cahil insanlara, kötü insanlara, insanlara karşı koyuyor, giderli yaşıyor. Sonunda keskin sirke de oluyorlar, murada da eriyorlar.
Çok hoş kitap, Anadolu'nun güneyinden, batısından böyle üfül üfül. Hoş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beyaz Kale
Bu kitap bugün bitti.
Bizim Faruk Hoca vardı tarihçi, Sessiz Ev'in karakteri olan. O takdim ediyor kitabı. Yani o bulmuş, o yayımlamış gibi. Sebebi de kitabın sonunda var, Orhan Pamuk kitabı yazma sürecini, öncesini anlatmış. Çok güzel olmuş, keşke bütün yazarlar bunu bir şekilde yapsa. O fikirler nereden aklınıza geldi, böyle bir kitap yazma fikri ilk ne zaman aklınıza düştü. Tembellik yapmayın, yazın bunları da.

Evet, Beyaz Kale isimli bu eser, Faruk Hoca’nın Gebze'de yaptığı araştırmalar sırasında ortaya çıkmış. Kitap güzel. Bir bilgin var, Türk korsanlara esir düşüyor. Bir paşayla tanıştırılıyor. Sonra görevler veriliyor bunlara, yerine getiriyorlar. Derken padişahla tanışıyorlar, gerisini de anlatmayayım.

Güzel kitap, Doğu-Batı çakışması var, Evliya Çelebi falan var kitapta. Veba var. Hoş olmuş.


Yanıtla
5
31
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapan
Böyle bir yazarın kitabını yazarken gülmeli, ciddi yazamam, kimse kusura kalmasın.
Yusuf Atılgan gibi az, az olmasının yanında nitelikli eserler verdi Vüs'at O. Bener. Nitelik ne, resmen kara yazının paşası kendisi. Buzul Çağının Virüsü ve Bay Muannit Sahtegi'nin Notları'nı geçen aylarda okumuştum. Kapalı metinler. Kapalıdan kastım, gerek cümlelerinin yapılarıyla olsun, gerek örtük anlatımıyla olsun, kolay anlaşılamayan, tekrar tekrar okunan bölümlere sahip metinler.
Buzul Çağının Virüsü'ndekinden ziyade, Bay Muannit Sahtegi'nin Notları'nda o kapkaralığı soluyoruz. Ölmek isteyen, ölemeyen, yaşayamayan bir adam var orada. Geçinmeye çalışan, evini lağım basan yaşlı bir adam.Yazmakla kurtulmaya çalışıyor, kurtulamıyor. Neyden kurtulacağını da bilmiyor sanki.
Kapan da otobiyografik öğeler taşıyan bir kitap, Bener'in diğer öykü kitapları gibi. Mızıkalı Yürüyüş ve Kara Tren kadar yoğun değil bu, fakat Muannit Sahtegi'nin düşen gölgesini bulmak mümkün öykülerde.
Hoş, çok hoş.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rama
Zamanında İtalya'ya meteor düşmüş, o civar ayvayı yemiş, insanlar da uzaya bir istasyon inşa etmişler ki sonraki tehlikeler erkenden bertaraf edilsin. İşte bu istasyon buluyordu galiba. Öküz gibi uzay gemisi geliyor bizim buralara. Mars'ta, Ay'da falan yerleşkeler var, onların da temsilcilerinin bulunduğu bir konsey var, ne yapılacağını bu konsey söylüyor. İşte burada birtakım katakulliler falan. Bu Rama'ya yakın bir yerden bir ekip yola çıkıyor ve Rama'ya giriyor. Yani işte Rama'yla Buluşma zaten, geminin içi falan bir acayip, o anlatılıyor.
Burada işte asıl katakulliler giriyor. 70 yıl sonra Rama II geliyor ve dünya karışıyor. Bir ekip gidiyor gemiye ama ekibin seçilmesinde katakulliler oluyor, gazeteci bir kadın var, ortalığı inceden karıştırıyor falan. Fena bir ortam yani. İnsanoğlunun uzay gibi nezih bir ortamda bile mal olabileceğini burada görüyoruz. Şey güzeldi ama, mesela 2000'lerin azizi bir adam var, Aziz Michael mıydı neydi. Sonra yeni şairler, yeni ortamlar, yeni siyasi yapılar. Ya bilimkurgu işte, o arka plan süper. Nicole De Jardins var burada önemli, Richard Wakefield var, Michael O'Toole var. Bu üç adam, diğer iki kitapta da yer alacak ama özellikle ilk ikisi. Evleniyorlar falan. Bu arada bu üçü gemide kalıyor bir şekilde, diğerleri gidiyor. Uzayın derinliklerine gidiyorlar.
Burada işler ilginçleşiyor. Bu kadar söyleyeceğim, deli kitap. Gemilerin olayı ne, onu öğreniyoruz ama çok değil.
Yani güzel seri, okumak lazım. Çünkü bilimkurgu.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uyuyan Adam
Perec bir garip adam. Annesiz, babasız, akrabaların yanında büyüyen, Paris'ten çıkmayan, kendi halinde bir insan. Karakterinin de kendinden ve ilgisini çeken insanlardan başka uğraşacağı bir şey yok ki; bir sabah uyanınca kendini hamamböceği olarak değil de komşularını, sokakları, kendini dinleyen, okula gitmeyen, sınavına girmeyen, nefes almaya bile üşenen bir adam olarak buluyor. Oblomov tembelliği yok burada, düşünen bir adam var ve en büyük eylemi de bir şey yapmadan düşünmek. Kitabın cuk oturan epigrafında gizli her şey. Otobiyografik öğeler taşıyor diyorlar, taşımıyor diyorlar, bilmiyorum. Muhtemelen taşıyor. Müneccim miyim lan, ne bileyim ben. Allah Allaah. Bir de Yaşam Kullanma Kılavuzu'nun 100. bölümüdür bu kitap diyorlar, bilemiyorum.Evet, hoş kitap.
Yanıtla
17
12
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harikalar Odası
Şu kitabı okudum ve Perec'in detay uydurmacılığı konusunda şaşkına düştüm. Onca resim, ressam, sergi... Ne diyeyim.
Harikalar Odası denen şey, şu resimdeki olay. Yani resim içinde bir dünya resim ama mesela şey de var; bir resim, resmin içindeki bir tuvalde aynı resim, onun içinde de aynı. Böyle böyle sonsuza kadar gidiyor o resim ama o küçülen resimlerde de aynı detayları yansıtmak maharet. Burada da o detaylar var, olmayan resimlerin, ressamların detayları.
Garip, kısa bir kitap. Perec saçması.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kayboluş
Çevirisiyle alakalı bir dünya tartışma dönmüştü. Çevirmen esere ne kadar müdahil olmalı, olmamalı, çevirmen ne yapmalı falan. Çünkü yanlış hatırlamıyorsam üç bölüm de Cemal Yardımcı yazmış bu kitaba. Hatta birinde romanın kendi akışında bir posta olayı vardı, araya giren bölümde Cemal Yardımcı kendisine de bu postadan geldiğini söylüyordu falan. Garip, lakin olmaz değil. Yarı-yaratıcı diyor kendine çevirmen. Çeviri olayı ayrı bir dert, çünkü romanda hiç "e" harfi yok. Yani içinde "e" olan kelime yok. Tabii Anton Ssliharf kaybolmadan önce de yok o harf garip bir şekilde. Yani olay şu: Anton isimli arkadaşımız bir şekilde kayboluyor, "e" harfini de yanında götürüyor ama kaybolmadığı kısımlarda da kitapta o harf yok. Ya da kayboldu ve kendi bakış açısından görüyoruz kendi hayatını, yani öbür insanlar için yine "e" eksik ama kendi bakış açısı için de mi eksiklik var diyeceğiz? Aslında o harf hiç mi yoktu? O harf hiç yoktu, çünkü İkinci Dünya Savaşı'nda ölen anne ve baba, Perec'in hayatında hiç olmamıştı ve romanda "e"leştikleri için o harf de hiç olmamıştı.

Sonrasında bunun arkadaşları Anton'u aramaya çıkıyorlar ve Perec yine işin içine giriyor. Absurd polisiye havaları, ölenler, kovalamacalar, yan öyküler... Yaşam Kullanma Kılavuzu'ndaki yan öykücüklerin krallarına burada rastlıyoruz, öylesi güzel.
Yanıtla
8
13
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Baştan Çıkarıcının Günlüğü
Ders zamanı hocaların okuyun, edin dediği şeyleri pek yapmadım, çünkü o sıralarda başka bir şey okuyor olurdum. Güzel kitap ama. Biraz otobiyografik. Varoluş olayına girmeyeceğim, ne gerek var çünkü. Burada bir adamımız var, bir kızı gözüne kestiriyor. Kızın karakterini tahlil ediyor, stratejiler geliştiriyor ve kızı elde etmeye çalışıyor. Bu arada da evlilik, nişan hakkında da bir dünya yorum, ilginç hadiseler, mektuplar, bilmem ne.
Evet, varoluş acısı çeken arkadaşlar bu kitabı çok sevecekler, çünkü Kierkegaard'sa koy sepete. Bu kadar. Adam varoluşçu.
Yanıtla
5
38
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2020
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
...Ve Sonra Hiç Kalmadı
Bir hasta oldum hafta başında, böyle bir şey yok. Bugün kendime gelebildim.Yarın iki final var, ödevler için de okuma yapmam lazım ve bakın ne okudum. Evet!
Bu serinin bütün kitaplarını bulmak için ara ara ava çıkıyorum. Az kaldı, toparlayacağım ama zahmetli oluyor. Okuması da bir o kadar zevkli. Çünkü bilimkurgu.
Bir gezegeni ele geçirmeye gittin, seni ipleyen olmadı. Adamlarını ipleyen olmadı. Gezegendekilerden birini ayağına getirdin, yine iplemedi. Öldürmekle tehdit ettin, "Ölü adam ne işe yarayacak?" cevabını alınca öyle mal gibi kaldın. Soru sordun, "Skib!" dediler sana. Sen kendi işine bak. Bir şey yaptırmaya çalıştın, "Olmaz!" dediler. "Özgürlük böyle bir şey olsa gerek," dediler. Mürettebatın azalmaya başladı, zira o dünyada mülkiyet yoktu. Bilinen anlamda yoktu yani, her şey çok daha kolaydı.
Kitap böyle, çok güzel. Bilimkurgu komedisi. Yani seni iplemeyen adamları al, bir gezegene koy, kitap olsun. Ne güzel lan. On numara kitap ama, araştırılmalı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir