Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kara mizah her zaman şiddete meyyal değildir, her zaman sivri dilli olmaz, yalnızlığın gerçekçi ve orijinal tarifi de kara mizahtır. Arka kapağında yazan yorum güzel tarif etmiş: "Sanki Jim Jarmusch, Ay’da geçen bir film çekmiş de onu izliyorsunuz gibi." Gerçekten çok kısa bir sürede bitiyor ama her kareyi dikkatle, keyifle tekrar tekrar seyretmek gerekir. Seyretmek diyorum çünkü kitapta sözcük ekonomisi müthiş. Senaryo iki-üç sayfayı geçmiyordur herhalde. Okunmaktan önce zevkle izlenmesi gereken bir kitap bu. Finalinin enerjiyi, gerilimi yükseltmesi daha iyi olabilirdi. Mevcut haliyle tamamlanmamış duygusu veriyor. Sanki belki 1-2 sayfa daha, bilemiyorum, karakterlerimizin bundan sonraki olası hayatlarına dair kırıntılar bekledim. Yine de müthiş elbette. Çizgi roman, sinema ve kara mizah seven herkes göz atmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öykü bambaşka bir dildir. Herkes sevemez, küçücük dünyanın içine giremez. Kimi okur upuzun kurgunun sığ sularında yüzmek ister kimi okursa derin ama küçük bir hikayede boğulmak ister. Öykü bir tercihtir aslında. Bu öykülerde olduğu gibi duvara asılı geyik örtüsünde, telefonun başında hayata tutunmada, fırıncı kadının mahalledeki hükmünde, zamanda arananda, nereye ait olduğunu bilmeyenlerde, yatağın altına kaçan boncuklarda ve yinelenen gidişlerdedir bizi sarıp sarmalayan. Edebiyattır, sanattır, dokunuştur. Doksan sayfada sığdırılan koskoca bir dünyadır öykü.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elinizden bırakmakta zorlanacağınız bir kitap. Toplumda kadın erkek eşitsizliğine tarihi bir bakış diyebiliriz. Elizabeth'in uğradığı haksızlıkları, başına gelenleri, yaşadığı bir olaydan sonra saçından çıkarmadığı kurşun kalemi okurken çok öfkelendim ve üzüldüm. Ama Elizabeth'e kimin üstün olduğunu göstermeye çalışırken onun korkusuzca çantasından çıkardığı şeyi görünce kalp krizi geçiren kanal patronu aslında bize o "çok güçlü" erkeklerin acziyetini gösteriyor. Calvin Evans'ın ailesiyle ilgili olanlar ise tam bir talihsizlik zaten. Güldüm, üzüldüm, kızdım, heyecanlandım. Sevgiyle tavsiyedir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihten günümüze girişimcilik yolculuğu
Girişimciliğin tarihçesi, insanlık tarihi kadar eskiye dayanır. Girişimcilik ekonomik, toplumsal ve teknolojik değişimlere paralel olarak evrim geçirmiştir." Nasıl Girişimci Olunur?" kitabı, girişimciliğe ilgi duyanlar için rehber niteliğinde yazılmış, sade ve motive edici bir eser. Genellikle bu tür kitaplarda yer alan teorik bilgiler yerine, uygulanabilir pratik önerilere odaklanmasıyla öne çıkıyor. Yani yazar, teoriden çok pratiğe ve kişisel gelişime odaklanarak okuyucunun iç motivasyonunu artırmayı amaçlıyor. Kitapta sadece iş kurmanın teknik aşamaları değil; girişimcilik ruhu, hayal kurma cesareti, başarısızlık korkusu gibi konular da etkili bir dille ele alınıyor. En güçlü yönlerinden biri, dili oldukça sade tutması. Karmaşık terimlerden uzak, herkesin anlayabileceği bir dille yazıldığı için hem genç okuyucular hem de iş dünyasına yeni girenler için erişilebilir bir kaynak. Bu yönüyle "nasıl girişimci olunur" sorusuna teorik değil, yaşamın içinden yanıtlar veriyor.

Kitapta öne çıkan bir diğer unsur ise, gerçek girişimci örnekleriyle okuyucunun ilham almasını sağlaması. Türkiye’den ve dünyadan çeşitli başarı ya da başarısızlık öyküleriyle, girişimciliğin sadece başarıdan ibaret olmadığı, deneme-yanılma süreci olduğu da açıkça anlatılıyor. Bu da okuyucunun, hata yapmaktan korkmadan adım atmasını teşvik ediyor. Ancak eleştirel bir bakışla değerlendirirsek, kitap ileri düzey girişimciler ya da iş dünyasında deneyimli kişiler için fazla yüzeysel kalabilir. Finansal planlama, yatırım alma süreçleri, ölçekleme gibi konulara çok derinlemesine girilmiyor. Daha çok "mental hazırlık" ve ilk adım rehberi gibi düşünülmeli. “Nasıl Girişimci Olunur?” özellikle girişimciliğe yeni başlayanlar veya bu alanda motivasyona ihtiyaç duyanlar için değerli bir kitap. Hem zihinsel engelleri aşmak hem de ilk somut adımları planlamak için etkili bir yol haritası sunuyor. Yeni fikir arayışında olan ya da girişimci olmak isteyip de nereden başlayacağını bilemeyen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap diyebiliriz.

Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Batı'nın yükselişi öncesinde, devlet yönetimi ve siyaset alanında Doğu'nun zaten en yüksek seviyesine ulaşmış olduğunu, Moğol İmparatoru Cengiz Han'ın Macaristan'dan Kore'ye uzanan devasa bir Avrasya coğrafyasında, iletişim ve ulaşım ağlarının açık olduğu merkezi bir yönetimi nasıl kurduğunu, Marco Polo ve İbn Battuta gibi seyyahlar aracılığıyla Batı'nın bu medeniyeti ve zenginlikleri keşfettiğini, bu etkileşimler sonucunda Batı yükselmeye başlarken Doğu'nun yavaş yavaş çöktüğünü anlatan bir kitap. Tarihe ilgi duyanlar için bilgilendirici, ancak kısmen tekrarlar çokça var ve akıcı bir kitap değil.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaptaki politik ve tarihi tema, gerçek olay ve karakterlerden esinlenilerek oluşturulmuş. Hatta bu konuda yazarın bir sonsözü var. Okumadan önce bu yönü çok vurgulanmıştı ve açıkçası fazla karmaşık olma ihtimalinden çekindiğim için sürekli kitaba başlamayı erteledim. Ancak okuduğumda elimden bırakamadığım bir hikayeyle karşılaştım. Alanının en iyisi diyebileceğim kadar iddialı değilim, çok fazla polisiye okumuyorum. Ancak bana serisinin diğer kitaplarından da satın aldırdı diyebilirim. Bölümlerinin genel olarak kısa kısa olması ve çeviri kalitesi okunabilirliği artıran etkenlerden. Siyasi olaylar arasındaki sebep sonuç ilişkisini anlamamız için yer yer fikri tartışmalar var ama gerektiği kadar var. Fakat bazen karşımıza çıkan ve hikayeye bir katkısı olmayan müstehcen temalar gereksiz şekilde detaylı tasvir edilmiş, bu bir derece rahatsız etti. Onun dışında sürükleyici bir hikayesi var.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
doğu-batı çatışmasını çok güzel ele almış. bunu bir genç kızın arada kalmışlığıyla anlatması da ayrıca güzel olmuş. doğu'yu temsil eden şinasi'nin bakımsız ama samimi, batı'yı temsil eden macit'in bakımlı ancak samimiyetsiz olması vb. bir çok nüansla modernitenin istanbul'daki serüveni anlatılmış. bir tramvay yolculuğuyla bu serüvenin şehri nasıl ikiye ayırdığını ve bu ayrılığın ne kadar bariz olduğunu görüyoruz. yurdum insanının her ferdi okumalı. hem türkçeyi kullanma bakımından hem de ülkede yaşanan değişimleri anlamlandırma bakımından epey istifade ettim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Evet, uzun zamandır beklediğim Ölümsüz kitabını, çıkar çıkmaz alıp hemen bitirdim.

Öncelikle kitap, diğer Noronha serilerine göre daha dar alanda geçiyor. Gezgin profesörümüz bu romanda Lizbon'da kalmış.
Ancak, romanın konusu olan yapay zeka sayesinde bir çok noktaya ışık hızında maceraya atılıp türlü badirelerle karşılaştı.

Yapay zekanın ne gibi etkileri olabileceğini konuştuğumuz bu günlerde; İsrail'in Lübnan ve İran'da gerçekleştirdiği siber saldırılar kitaptaki bilgilerle %100 örtüşmekte.

Çeviri olarak da gözüme çarpan, Çin'in pandemi ile mücadelesine bir iki yerde vurgu yapması ama kitap Portekiz'de Eylül 2019'da çıktı yani Covid'den 4 ay önce. Sanırım, Hasan Can UTKU bey çeviri yaparken güncel katkı eklemiş.

Nihayetinde, bilimsel olarak keyifle okuduğum romandı.

Şimdi, ''Kızıl Ejderin Kızı'' ve 'Kaos Protokolü'' kitaplarını bekliyoruz.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cem Akaş'ın yazarlık zekâsını 74 sayfalık bu deneysel anlatıdan görebiliyorum. İki ayrı bölümden oluşan kitap da ters çevirerek okuma yapıyorsunuz. İlk kısım yazarların eserlerinde öldürdükleri karakterlerin, ölüm, suç ve hatta okurun nasıl katil olabileceği üstüne. Burada da ikili bir anlatı yapısı görüyoruz. Koyu fontla yazılmış bölümde "Suç ve Ceza" adını verdiği ve Mukaber ismini kullanan birinin anlatısıyken ilk yarının diğer kısmıysa kurmacada ölüm üstüne olan taraftır. Kitabın diğer yarısıysa "Suç ve Ceza" adlı defterde yer alan el yazısı fontuyla okuduğumuz bir bilinç akışı anlatı. Burada eşi ve yaşamıyla ciddi problemleri bulunan, psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünebileceğimiz, deliliğin sınırında hatta direkt deli diyebileceğimiz bir anlatıcı var. Sırf bahsetmeye çalıştığım kısımlarıyla dahi çok ilginç bir kitap. Kısa bir eser olmasına rağmen okuması çok kolay olmayan, tipik bir deneysel metinle karşı karşıyayız. Deneyselliğe alışkın olan okurların sevebileceği bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, otoriteye karşı itaatsizliğin ahlaki ve bireyi merkeze alan çerçeveler içerisinde olması gerektiğini ve neden olması gerektiğini o dönemin penceresinden çok iyi anlatıyor. Asıl dikkatimi çeken nokta ise yazarın o dönemin sistemine yaptığı eleştirinin hemen hemen bir yüzyıl geçmesine rağmen halen bizim günümüzdeki sisteme karşı yapılabilecek bir eleştiri oluşudur. Hükümetlerin ve sınıfların, bireyleri hangi yollarla neden sömürdüğü ve bunu nasıl ruhen koruduğunu bu kitapta görebiliyoruz. Yazar Throreau, bu gerçeklere veya eleştirilere laboratuvarlarda ulaşmıyor, eline vicdanına koyarak ve insanı gözlemleyerek bu sonuçlara varıyor. Eminim ki biz de elimizi vicdanımıza koyarak en iyi sonuçlara ulaşabiliriz. Herkese şimdiden iyi okumalar!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir