Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman, epik bir destan havasında yazılmış. Karakterler, özellikle Ragnar, daha ilk sayfadan merak uyandırıyor. Sert bir savaşçı beklentisini, korkuları ve hayalleri olan bir adam gerçeğiyle yıkıyor. Yazar, tanrıların görevlerini okuyucuya neredeyse çaktırmadan metnin içine işlemeyi başarmış. Hel, ölüm tanrısı; Odin, tanrıların kralı; Thor, göklerin tanrısı... Böylelikle okuyucuyu kitabı bırakıp kim olduklarını araştırma zahmetinden kurtarmış.
İsim konusunda Fazıl Şahin’in hakkını teslim etmek gerekiyor. Hem özü korumuş hem de Türkçeleştirmeyi başarmış. Torben Ölümsacan, Ragnar Demirayak gibi. Okurken, keşke filmi olsa dedirtiyor insana. Hikâye son ana kadar gerilimini koruyor, gizemli kalmayı başarıyor. Odin hakkında bilinmezlik, neler olacağını daha da merak etmemizi sağlıyor. Tanrıları öldürmenin tek yolunun kaderi yok etmek olduğunu söylemesi çok yaratıcı. Fazıl Şahin, Odin hakkında net bir cevap vermiyor. Bu sayede hikâyenin devamı için kapı aralık kalıyor.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yıldızlı 5 :) Kazanmayı Öğren kitabından sonra buna başladım ve ben bu adamı çok sevdim. keşke Türk olsaydı ve bizim ülkemiz için yazsaydı. var mı TC de benzer örnek bilen varsa yazsın yorumun altına kitabın okuması çok keyifli. çünkü minik espirileri var ve gerçekten borsayı güzel anlatıyor. akıcı bir dili var. içeriğindeki çoğu bilgi ABD ye özgü olsa da, okumakta çok büyük yarar olduğunu düşünüyorum. zaten bu konularda ne kadar çok okursak o kadar faydalı. teoriden sonra pratiğe geçtiğinizde, bunu yapmayanlara göre bin kat fazla şansınız olur. yani atıyorum borsada işlem yapan %90 nın önüne geçersiniz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken Akira Kurosava'nın Gündüz Düşleri filmini hatırladım. Su gibi akıp giden sade bir dille, öyle tekinsiz ama öyle sanatsal bir masal anlatılıyor ki... Hikayenin içinde Bir Osmanlı Vergi Tahsildarının Güncesi adında başka bir kitaptan bahsedilmesi ise beni çok şaşırttı.

Yazım dili, hikayenin ürperten gerçek üstü canlılığı, kitabın baskı kalitesi (kuşe kağıt ve zengin illüstrasyonlarla bezenmiş, sert kapak ciltli) ve tabi ki düş dünyamızın kapısını aralayan kurgusuyla çok etkilendiğim bir kitap oldu.

Minicik, masalsı bir düş görmek isteyen herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nasıl anlatmalı bilmiyorum ama bir yandan sakinlik ve durgunluk hissederken, bir yandan şaşkınlık ve merak hissettim. Kitabın son sayfasına kadar hem teknoloji, hem siyaset, hem sosyoloji, hem psikoloji, hem gündelik yaşam... bi dolu konuyu okudum, öğrendim, merak ettim, hayret ettim, ama konu o kadar sakin anlatılmış ki hemen bitireyim iştahı ile değil, azar azar okuyup üzerine düşünerek bitirdim. Kahramanımız tek kişilik dünyasına bir yapay zeka robot katmaya karar veriyor. Hoşlandığı aşık olduğu kadınla ilişkisi, yaptığı işi, planladığı gelecek, vb hayatını oluşturan ne varsa bu tek karar ile tepetaklak oluyor. Aslında olması gerektiği noktaya geliyor her şey ama kitap boyunca tekrar tekrar yıkılıyor hayalleri, planları, her seferinde yeniden inşa ediyor, neredeyse hiçbir şey yapmayarak hem de. Çok farklı bir kitaptı, hani bazı yemekler vardır çok özel tatları vardır ama herkes her zaman sevmez, onun gibiydi. Yazarın tarzını seven sevecektir
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap sayfa sayısı olarak bakıldığında ince bir kitap olsa da içeriği açısından oldukça etkili bir rehber niteliğinde. Kitabın ismi de içeriğini çok güzel yansıtıyor bu bağlamda düşününce. Nasıl ki Amentü İslâm dininin iman esaslarını ana hatlarıyla ifade eden bir terim ise Üstad Sezai Karakoç da islamı üzerinde layıkıyla taşıyan diriliş erlerinin nasıl olması, nasıl yaşaması gerektiğini özetliyor yazılarıyla.

İslamın yaşandığı bir şehrin nasıl olması gerektiğinden bahsederken “İman haykıran, sessizliğinde iman çınlayan şehirlerin mimarı olmalıyım” diyor aslında geleceği kuracak nesillere ben diliyle seslenirken.. Bu ideal şehri, diriliş sitesini ve toplumunu öyle güzel çiziyor ki gözlerimizin önünde umudumuzu yeniden çiçeklendiriyor Üstad..
Arada bir okunup her seferinde bir güzellik bulunacak kitaplardan..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başlangıçta kitaba adapte olamadım, sayfalar arasında kaybolmuş gibi hissettim ve uzun bir süre kenara bıraktım. Aylar sonra tekrar başladım ve bu kez hikâyenin içine birden çekildim; bir günde okuyup bitirdim. Çağan Irmak’ın sinemadaki o tanıdık karanlık evreni, bu romanda da kendine yer bulmuştu. Özellikle Kabuslar Evi serisini ve bazı filmlerindeki içe dönük, kırılgan temaları anımsattı bana. Korku değil ama içsel bir ürperti, geçmişle hesaplaşma ve kardeşlik gibi ağır duygular ince ince işlenmişti. Karakterler oldukça çarpıcıydı. Romanda hem bir masal havası vardı hem de zaman zaman gerçekle deliliğin sınırında gezinen bir yoğunluk. Bu bir ilk roman olsa da duygusu güçlüydü. Edebiyatla sinemanın iç içe geçtiği bir anlatım diliydi; sevdim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rusya tarihini okurken birçok eksiklik dikkatimi çekiyor. Kitap genel olarak yeterli olsa da olayları çok kısa geçiyor. Örneğin, İvan Kalita anlatılıyor ama bir anda torunu Dmitri Donskoy’a atlanıyor. II. İvan ve I. Simeon’dan hiç bahsedilmiyor. Aynı şekilde, 1382’de Moskova'nın yağmalanmasından sonra direkt I. Vasiliy'e geçiliyor. I. Mihail ve Aleksey dönemleri de yüzeysel işlenmiş. Aleksey devrinde serflik reformlarına değinilmiş ama Polonya-Litvanya ile yapılan savaş eksik anlatılmamış; halbuki bu savaşta Kiev ve Çernigov kazanılmıştı. Bu eksiklikler insanın kafasında soru işareti bırakıyor. Buna rağmen kitap IV. İvan, I. Petro ve II. Katerina gibi figürleri detaylı ve başarılı bir şekilde aktarıyor. Ancak III. İvan, III. Vasiliy, II. Vasiliy, I. Paul gibi isimler ya hiç yok ya da çok kısa geçilmiş. Genel olarak öğrenmeye yeni başlayan biri için faydalı ama derinlemesine bilgi arayanlar için yetersiz kalıyor. (Ama nadide bir eser okunması gerekiyor, Tabi birazda araştırma yapın.)
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan olmak gerçekten suç mu? Tabiki değil. İnsan olabilmek bir meziyet. Meziyet ise şu: Duygularımızı mantığımızın süzgecinden geçirerek kontrol altına alabilme yetisi.

Aşk, mantık ve duygunun en çok çatıştığı olgulardan biri. Nuri ve Nedret' in yaşadıkları da böyle bir şey. " Vadideki Zambak " ta Felix ile Natalie de böyle değil mi?

Bu çatışmada mantığın galip gelmesi insanı doğruya götürürken, duyguların galip gelmesi zaman zaman felaketle sonuçlanabiliyor. " Madam Emma Bovary de olduğu gibi.

Hayatı kendi kendimizle uyum içinde yaşamalıyız ki, " Lunapark Kapanmasın. "

İyi okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında güzel bir cümle var ; dünya'nın kaderini kendine dert edinmiş insanların...

İşte ben o insanlardan biri olarak, kitabın neredeyse bütün satırlarının altını çizerek okudum. 

Carlo Petrini; yazar, gastronom, sosyolog ve aktivist. Stefano Mancuso; botanikçi, akademisyen ve deneme yazarı. Yazarlar kendi uzmanlık dalları olan, gastronomi ve botanik bilimleri  konuları içinde kalarak, biyoçeşitlilik ve doğa etiği etrafında sohbet ediyorlar. Bitkilerin karmaşık ve gelişmiş canlı organizmalar olduğunu, insan yaşamını, iyi, temiz, adil gıdayı  ve tarımı korumayı savunuyorlar.
Daha çok üretmek değil, daha nitelikli üretmek, vahşi olmak yerine doğa dostu olmak gerektiğini vurguluyorlar .
Okumakta fayda var.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın kendine has sakin ve durgun üslubu diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da akıcılığı etkilemiş. Okumak yorucu olmakla birlikte olay kurgusunun alt metinlerindeki mesajların doyuruculuğu benim için tatmin edici düzeyde. Özellikle insan iletişimindeki öznellikten kaynaklı zorluğun kitaptaki doktorun telkinlerinin kahramanımız nezdinde bulduğu karşılık ile somutlaştırılması, “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.” sözüne vücut buldurması çok başarılı bir detay.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir