Bizim Büyük Çaresizliğimiz
Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Kitapyurdu Fiyatı: 216,89TL

Ürüne Git
359Yorum
kitabın kapağını açtığınız anda içinde bulunduğunuz ortamdan çıkıp bambaşka bir dünyaya adım atacaksınız. aşkın, sevginin, dostluğun, iyiliğin, umudun ve umutsuzluğun dünyasına...<br />yazar 167 sayfada o kadar çok duyguya dokunmuş ki kendinizden bir şeyler bulmamanız mümkün değil.<br />içinizi ısıtacak bir kitap kesinlikle tavsiye ederim..
Barış Bıçakçı'yı tanıdığım ilk kitaptı.. Anlatımı, dili o kadar sakin, yalın ki... Kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Hatta filmi de çekilmiş, en kısa zamanda filmini de izlemek istiyorum..
Yazar için kitap eklerinden birinde yazılan bir övgü yazısı dolayısıyla satın aldım. En kısa sürede ikinci kitabını da okumayı planlıyorum. Anlatımı oldukça sade ancak doyurucu. Tavsiye edilebilecek bir yazar.
içinizi ısıtacak, sizi gülümsetecek, sıcacık, içten bir kitap. aşkın ve dostluğun şimdiye kadar anlatılan ve yazılanlardan çok farklı bir şekilde işlendiği bir eser. yazar çok akıcı bir dille konuşma havasında yazmış. hem kendi, hem arkadaşı, hem aşkı hem de okurla konuşma havasında... okumazsanız kaybedecek bişeyiniz yok tabiki ama okuyunca içinizde tatlı bir his bırakacak türden bir kitap. tavsiye ederim.
Müthiş bir kitap, kesinlikle okunmalı.
Kitap oldukça akıcı öncelikle. Barış Bıçakçı'nın okuduğum ilk kitabı. Diğer yorumcular iki arkadaşın aynı kıza olan aşklarının anlatıldığını söylemiş çoğunlukla ama kitap aslında aynı kıza aşık olduğu halde dostlukları zerre sarsılmayan hatta bu garip aşkı bile dostluklarını pekiştirmeye vesile sayan iki arkadaşın samimi, sarsılmaz ilişkilerini anlatıyor. Sanırım yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım. gayet başarılı bir kitap.
kitabı okumaya başlarken aslında çok daha kasvetli bir dünyaya adım attığımı düşünmüştüm. hikayenin bana düşündürdüğü ilk şey aslında çetin ve ender'in aynı kişi olduğu. aslında bir kitap için en zor şey başlamaktır. "her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? anılarımızı avuç dolusu bir su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?..." bu başlangıç cümlesiyle kitap beni zaten tavlamıştı açıkçası. ve son alıntı olarak;
"...yaşamak aslında birbirinden kopuk yaşantılar arasında bağlantılar kurmaktır..."
(sözlükteki yazımdan alıntıdır)
Kitap sizi hemen içine çekiyor okurup bitirme hissi uyandırıyor çok sıcak ve akıcı okuyun derim
İki dostun öyküsü.. Ve bir genç kız rutin hayatlarını bozmaya gelir. Aşk kendini gösterir hem de her iki adamda da, hem de aynı kişiye. içtendir, güçlüdür, mantıksızdır aşkları ama yine de dostlukları bozulmaz. Ama ortaya çıkan bir durum vardır : Büyük bir çaresizlik...
barış bıçakçı sade cümlelerle, bilinik gündelik olaylarla nasıl şahane edebyat yapılacabileceğini çok iyi gösteren bir kalem ustası. tek kelime kötü yorumu hak etmeyen, belli ki yazma eylemini gerçekten bu işe tutkuyla bağlandığı için yapan bir adam. haliyle kitap çok güzel. bir aşka değil çocukluğa yakılan bir ağıt. mutlaka okunası. pişman olunacağını sanmıyorum.
İçten ve samimi bir dille yazılmış güzel bir roman.
Kitap pek alışık olmadığımız bir anlatım tarzıyla, akıcı bir dille ve samimi bir üslupla yazılmış. İnsan ilişkilerini dışarıdan değil de içeriden bir gözle anlatıyor. Kesinlikle tavsiye ederim.
uzun bir seyahat dönemimde okudum,çok kolay okunabileceğini belirtmek istiyorum.öneririm.
Yazar eserini ayrı bir içtenlikle yazmış. Bu da eseri oldukça canlı kılmış. Eser sanki bir sohber havasında.
İki sıkı dostun kendilerinden yaşça küçük bir kıza (arkadaşlarının kardeşi) aşık olmalarının kısa,anlaşılır cümlelerle anlatıldığı bir kitap.Barış Bıçakçı'nın okuduğum ilk kitabıydı.Aşırı etkilendim diyemeyeceğim ama diğer kitaplardan farklı bir anlatım tarzına sahip olduğundan ilgimi çekti diyebilirim.Barış Bıçakçı'yı tanımak istiyorsanız hazır filmide çekiliyorken bu kitabı okuyun derim.
anlatım tarzının tutunamayanlara benzemesi dikkate çarpıyor, ama bitirdiğimde tutunamayanlardaki lezzetin onda birini alamadım malesef kitaptan, pek sade ve yüzeysel buldum diyebilirim. rahat okunan ama okunduktan sonra etkisi pek kalıcı olmayan kitaplardan oldu benim için...
Öykünün sıcaklığıyla kendisini birkaç gecede okutturan, insanda Ankara yı bir görüp geleyim hissi uyandıran güzel bir kitaptı diyebilirim.
çaresizlik, dostluğu sekteye uğratmayacak kadar naif bir şekilde içten içe yaşanılan, olabilecek en masum halinde bir aşk. 'Şiir gibi bir anlatım' klişesine bile inandırıcılık kazandırabilecek bir biçem. Şairler roman yazdımı farklı oluyor nedense...
“Bizim Büyük Çaresizliğimiz”, kadınlık durumlarını işleyen kadın romanları bolluğunun yaşandığı edebiyat dünyamıza erkeklik hallerini hatırlatıyor. Onurlu, güçlü, ağır başlı, akılcı, başarılı, baba, vb. özellikleri ile anılan erkeklerin kimliklerine bir kader gibi yazılmış rollerini oynarlar, kendilerini hem topluma hem kadınlara karşı sürekli ispatlamak zorunda kalırlarken hiç sorgulanmayan duyguları, düşünceleri, iç hesaplaşmaları ve çektikleri acılar, egemen erkek kültürünün izleri ile birlikte dile getirilmiş.
Türk romanında son yıllarda boy gösteren 80’nin yenilgisi ile kolu kanadı kırılmış, yalnız kalmış, duygulu, iktidar talebi olmayan, aşkı arayan küçük burjuva entelektüel erkeklerde biridir Ender. Kadın hareketlerini güçlendiği, feminist söylemin taraftar topladığı, kadının cinsel özgürlüğünü pratikte de yaşadığı günümüzde ortaya çıkan erkekliğin bu yeni halini “erkekliğin, kadın standartlarına uymak için geçirdiği düşsel değişim” olarak değerlendirsek bile, Ender ve Çetin, dostlukları ve kendilerini sorgulama biçimleri ile düşsel değişimi pratiğe geçirmesini biliyorlar.