Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Değerli hocam Prof. Dr. İnayet Aydın akademik dünyada sıkça ihmal edilen etik ilkelere sistematik ve eleştirel bir bakış açısı ile kaleme almış. Kitap; bilimsel dürüstlük, intihal, veri manipülasyonu, yazar sorumluluğu ve akademik unvanların etik kullanımı gibi temel konuları hem kuramsal çerçeve hem de somut örnekler üzerinden ele almıştır. Etik sorunları yalnızca bireysel hatalar olarak değil, akademik kültür ve kurumsal yapıların bir sonucu olarak değerlendirmiştir. Bu yönüyle eser, akademisyenler, lisansüstü öğrenciler ve araştırmacılar için sadece bir rehber değil, aynı zamanda akademik vicdanı güçlendiren bir farkındalık metni niteliği taşımaktadır. Keyifli okumalar dilerim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ismine odaklanarak yoğun olarak aşk üzerine diye düşünürseniz yanılırsınız.

İnsanlar kendi hayatlarını yaşadıklarını sanıyor. Ama ekonomi, askeri genişleme, devlet aklı, siyasal yönelim onların kaderini çoktan çizmiş oluyor.

Rusya devletinin modernleşme ile gelen askeri gücü, devletin bireyin önüne geçmesi, toplumsal hiyerarşinin insan ilişkilerini bile belirlemesi, işte bu sebeplerde. aşkları, dostlukları, hatta vicdanı bile arka plana itiyor.

Bu yüzden son, çok ama çok gerçek.
Ve gerçek olduğu için hüzünlü.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazen başka bir çağda, başka bir bedende ve bambaşka bir kültürde yaşasak nasıl olurdu diye düşünenlerimiz vardır. Bana göre bu düşünceyi gerçeğe en çok yaklaştıran yazarlardan biridir Tolstoy. Asırlar öncesinde, Çarlık Rusyası'nda bazen bir general, bazen varlıklı bir ailenin şımarık çocuğu, bazen de hayat mücadelesi veren bir serf olmanın nasıl bir duygu olduğunu az olsa tadabiliyorsunuz. Bir kere insan ömründe yaşanabilecek sıradan olayların içinde buluyorsunuz kendinizi, yazarın hissetmenizi istediği duyguları ise yaşamak zorundasınız zaten. Okurken sıkıldığınız bazı yerler oluyor ancak unutmayın, karakterler de esasında hayatlarının o noktasındayken sıkılmışlardır. Sıkıcı balolarda, savaş meydanlarında, tarlalarda, köy ve malikanelerde geçen hayatlar bunlar
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapyurdu'nda dolaşırken yorumları görüp aldığım, 14 hikayeden oluşan bir kitap. Daha ilk hikayede yazarın yaratıcı ve farklı bakış açısıyla tanıştığıma sevindim.

Punto ya da satır araları bir tık geniş olsa daha rahat okunabilir. Kitap kapağına da dikkat çekici bir şeyler (parlaklık/kabartma vs.) eklemek lazım, kitap kapağıyla değerlendirilmez ama daha çok kişinin okuması için de bir ışıltı gerekiyor.

Ne olursa olsun "Herkesin göreceği, kendi zihninin aydınlattığı kadardır." Kalemin hep parlasın Melisa Parlak.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar bu eserinde Latife Tekin'in Gece Dersleri kitabına Yalçın Küçük tarafından yapılan eleştirilere, sorumluluk bilinciyle cevap veriyor. Kitap bir roman özelinde eleştiri metodolojisi bakımından kaynak niteliğinde değerli bilgiler taşıyor. Günümüz Türkiyesinde hatta dünyasında bir yazarın eserine bir başka yazarın eleştirilerine üçüncü bir yazarın dahil olup cevap verme cesareti göstermesi ve bunu hiçbir menfaat gözetmeden yapması, bu yolda ciddi emek ve mesai sarf etmesi eşine rastlanır bir durum değil. Ancak düşüncelerin itibarsızlaştırılarak hak etmedikleri muameleye maruz bırakılmalarını sineye çekmenin de kabul edilebilir olmadığı aşikar. Kısa olmasına rağmen kitabı okumanın bir yoruculuğu var. Çünkü üç kişinin metnini hakkıyla anlamak, ciddi bir bilişsel çaba gerektiriyor. Ancak bu duruma yazarın müdahale imkanının kısıtlı olduğunu da görmemiz gerekiyor. Kitaptan benim payıma düşen en önemli mesajlardan biri şu: Eleştirilerinizin eleştirilmesini göze almadan eleştiri yapmayın.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Avrupa'nın ilimde ancak 1300 yılında Türk medeniyetinin aydınlık çağı düzeyine gelebildiğini kaydeden yazarın tasavvuf konusunda yetersiz değerlendirmeleri var. Yarısı doğru yarısı yanlış hükümler.

***
Yine de okunmaya ve düşünmeye değer noktaları yakalamış. Türk-İslam dünyasının tefekkür alanındaki gerileme sürecini etkilediği iddia edilen argümanları (Ticaret yollarının değişmesi, Moğol istilası vb.) teker teker ele alarak yanlışlığını gösteriyor.

***
Tasavvuf konusundaki yetersizlik Türkistan tasavvufunun önemli isimlerinin İslam'ın bölgede yayılışındaki rolünü fark edememesi noktasında zirveye ulaşıyor. Yesevî Seyyid Ata ile Kübrevî Seyfeddin Baharzi'nin Berke Han ve Özbek Han'ın müslümanlaşmasındaki ve tarihi dönüştürmelerindeki kritik rollerini görememiş. Seyyid Ata'nın ismi kitapta hiç geçmiyor.
Bu iki ismin rollerini anlamak için Ötemiş Hacı'nın TTK yayını Çengizname'si okunabilir.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum ilk kitabı, hatta Kore edebiyatından okuduğum ilk kitap. Merak duygusunun hiç eksilmediği, şiirsel bir dil barındıran, hem naif hem de son derece rahatsızlık verici bir anlatım. Üç ayrı bölümden oluşan kitap üç ayrı ipin birbirine düğümlenmesi gibi. Rüyaların insan hayatındaki etkisi, kişinin rüyanın etkisiyle aldığı bir karar sonucu hayatının tümden değişmesi, aldığı karardan dolayı gördüğü baskı ve şiddet, kararlarımızda bile özgür olamayışımız, ataerkil aile yapısı, toplum baskısı, cinsellik, şiddet, bastırılmış duygular ve düşünceler, iç hesaplaşma, kadını bir meta olarak görme ve değersizleştirme, geçmişten gelen travmalar ve bunun kişiliğe yansımaları... Hepsini bu kitapta bulmak mümkün. Etkileyici bir anlatım. Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
okuduğum en güzel kitaplardan biri olabilir. bu kadar etkileyici ve duygusal bir içerik nasıl bu kadar sade bir dille anlatılır. küçük yaşta anne babasız kalan çocuğun büyük anne ve büyükbabası tarafından büyütülmesi, ona hayatı öğretme sürecini anlatıyor. çalışmanın ve faydalı işler yapmanın önemini, insan ilişkilerini, doğayla iç içe olabilmeyi, gözlem yapmayı, politikacıların samimiyetsizliğini, her şeyin göründüğü gibi olmadığını ve daha bir çok şeyi en doğal halleriyle öğretiyorlar. yetimler yurduna düştüğü kısımda yaşadıkları kalbimi fazlasıyla acıttı. neyse ki yeniden evine dönebildi ama maalesef mutlu yaşantıları 10 yaşına kadar sürebildi. bittiğinde bir süre etkisinden çıkamıyorsunuz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdulkerim Bey ile Kara Kemal'in maceraları ile başlayıp olgunlaşan hikaye, son bölümlerde maliye emeklisi Emin Bey'i de içine alıyor. Bazı yerlerde Kara Kemal'in ağzından İttihat ve Terakki döneminin muhasebesini yapılırken, bazı yerlerde Emin Bey ile sorumluluk duygusu ile etliye sütlüye karışmadan yaşamanın rahatlığı arasında gidip geliyor okuyucular.

Kemal Tahir'in romancılıktaki ustalığı, olaylar hiç heyecanını kaybetmeden aktarılmaya devam ederken, duygu - düşünce - analiz aktarımlarının da bu heyecanla atbaşı götürülmesindeki inanılmaz başarı ile karşımıza çıkıyor.

"Zor yaşar kendi kendisinin gözünden düşen adam" "Yenik düşeni rakamların gerçeği bile kurtaramaz" "it dişi, domuz derisi" gibi orijinal deyişler içermesi çok etkileyici.

Herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şiir duygu-durum aktarımının ötesine geçtiğinde maveraya ilk adımını atar. Artık dizeler ifade olarak fikri taşır. İmgeyle birleşen fikir anlamlı birlikteliğini o kadar derinleştirir ki artık okunan her kelimeden zevk alınması olasıdır. Çobanoğlu’nun şiirinde anlatım gücü, duygu yoğunluğu, ve imgelerin sağlamlığı derken edebiyatın şölene dönüştüğü bir safha kendiliğinden zuhur eder. Üstelik Çobanoğlu’nun 1995 yılında yayımlanan ve güzelliğinden bir şey kaybetmeyen şiirleri böylelikle kendilerini tekrar hatırlatırlar. Yeni baskısı ile içeriği eşsiz şiirlerin şömiz ciltli basılması okurları cezbedecek başka bir unsurdur. Türk şiirinin milli unsurlarını ve çağdaş yükselişlerini içeren bu tarz eserlere yayım programında yer veren yayınevini ise Türk kültürüne yaptığı olumlu bir katkılardan dolayı tebrik etmek gerekir. Sözün gücüne inananların yirmi birinci yüzyılın bu büyük ozanını gözden kaçırmaması dileğiyle…
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir