Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Haldun Taner kesinlikle okunması gereken bir yazardır. Bu okunması gereken yazarın da okunması gereken bir oyunudur "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı". Oyunla alakalı sizlere çok fazla bilgi vermek istemiyorum fakat yapısının çok farklı olduğunu söyleyebilirim. "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı'nı" okurken paralel olarak bir Moliere eseri de okuyorsunuz ve bu eseri üç farklı dönemin etkisiyle şekillenişine tanıklık ediyorsunuz. Ahmet Vefik Paşa'nın da bir karakter olarak oyuna dahil olması cabası. Herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı okurlar kitabı fazla detaylı bulabilir. Ben ise tam tersine, bu ayrıntıların kurguyu beslediğini düşünüyorum. Yazar, detayların ağırlığı altında okuru ezmeden, her bir parçayı hikâyenin dokusuna incelikle işleyerek öyle bir anlatı kurmuş ki. Bir süre sonra yalnızca okumuyor, olayların tam ortasında kendinizi buluyorsunuz. Ayrıntılar birer yük olmaktan çıkıp hikâyenin ruhunu oluşturan parçalara dönüşüyor çünkü.

Özellikle soruşturma kısmı çok iyiydi. Araştırmaların titizlikle yürütülmesi, şüpheli listesinin peşine düşülmesi, geçmişteki cinayetle kurulan bağlantılar ve dosyaların sabırla didik didik edilmesi… Polisiye sever olarak bundan daha fazlasını istemezdim.

Ama o final…
Kalbimin ritmi değişti resmen. Beni öylesine içine çekti ki, sahnenin verdiği hazzı tam anlamıyla yaşayabilmek ve tatmin olmak için o satırları iki kez okudum. Ne yapim, anca içim soğudu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Jean-Christophe Grangé denince benim aklıma hep karanlığın sınırlarında dolaşan hikâyeler geliyor. Çok katmanlı cinayetler, insan psikolojisinin en kırılgan noktaları, bilimle ve tarihle harmanlanan ürpertici olaylar… Ama Ben Şeytanın Oğluyum, onun diğer kitaplarından çok daha farklı bir yerde duruyor. Çünkü bu kez bir kurgu karakterinin değil, doğrudan Grangé’nin kendi zihninin ve geçmişinin içine giriyoruz.
Kitabı okurken en çok hissettiğim şey, bunun bir anı kitabından çok bir yüzleşme olduğu oldu. Özellikle baba figürü etrafında şekillenen anlatı oldukça sarsıcıydı. Hiç tanımadığı ama zihninde korku, şiddet ve karanlıkla büyüttüğü bir babanın gölgesinde yaşamış bir çocuğun yetişkinliğini okumak kolay değildi. Bazı bölümlerde gerçekten bunaldım çünkü anlatılan şey sadece kötü bir çocukluk değil; insanın kimliğini şekillendiren görünmez bir travmanın yıllar boyu süren etkisiydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okuduktan sonra Joyce'a ve özellikle Ulysses'e bakışım değişti. Joyce okurken bazı bölümlerde metnin içinde kaybolduğumu hissediyordum. Campbell' ın anlatımı ise bu karmaşının arkasındaki mitleri, sembolleri ve göndermeleri görmemi sağladı. Bir anlamda Joyce' un kapısını açmak için elimde bir anahtar varmış gibi hissettim.

Kitabın en sevdiğim yanı Joyce'u tek bir anlama sıkıştırmadan onun kurduğu dünyanın nasıl oluştuğunu göstermesi. Mitoloji, psikoloji, din ve edebiyat arasında kurduğu bağlantılar gerçekten etkileyici. Özellikle Ulysses üzerine olan bölümler benim için çok değerliydi. Daha önce sadece karmaşık bulduğum bazı kısımların aslında ne kadar zengin bir arka plana sahip olduğunu fark ettim.

Campbell' ın anlatımı da konuya göre oldukça akıcı. Kitabı bitirdiğimde Ulysses 'i yeniden okuma isteği uyandırdı.
Joyce' u seven, veya onun dünyasına daha kolay girmek isteyen herkes için çok değerli bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel bir kitap. Yalnızca çocukların değil, yetişkinlerin de okuması gereken, satır aralarında değerli mesajlar taşıyan bir eser. Arkadaşlığın insana kattığı değer çok güzel işlenmiş. Kıskançlığa kapılmadan arkadaşının başarısını kabullenebilmek, onun sevincine ortak olabilmek ve kendi yolundan vazgeçmemek.Çünkü ne kadar çalışırsak çalışalım, bazen sonuç istediğimiz gibi olmayabilir. Başarısızlıkla baş edebilmeyi, yeniden denemeyi ve yılmamayı anlatıyor. Akran zorbalığıyla başlayan bir ilişkinin zamanla arkadaşlığa dönüşmesi ise kitabın en etkileyici yönlerinden biri. Bu süreçte ailenin çocuğunu yargılamadan dinlemesi, yanında olması ve ona destek vermesi de ele alınmış. Çocuklara arkadaşlığı, dayanışmayı ve vazgeçmemeyi anlatırken; yetişkinlere de çocukların dünyasına daha dikkatle bakmayı öğretiyor. Dostluğun kıskançlıktan değil, birbirinin ışığını çoğaltmaktan geçtiğini hatırlatan; başarının yalnızca kazanmak olmadığını gösteren, sıcacık, samimi ve düşündürücü bir kitap...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Naif man
Süper kahraman ismi gibi.naifman!
Yazarımız yine kendi yoğurt yiyişine göre anlamsızlık hissiyle debelenen (muhtemelen depresyon geçiren) kahramanımızı klişe biri olmaktan çıkartıyor.Bunu nasıl yapıyor hiç bilmiyorum fakat “Doppler “ kitabında da bunu başarmıştı.Ne anlatırsa anlatsın iyimser ve nüktedan üslubu insanı sarmalıyor.Bu okuduğum ikinci Erlend Loe kitabı. Doğruyu söylemek gerekirse “Doppler” kadar sevemedim.Odaklanmakta biraz zorlandım. Ancak yazar yine iyi iş çıkartmış diyebiliriz.Basit, sıradan olay ve durumlar loe de hiç iğreti etmiyor okuyucuyu.1996 da yayınlanmış “naif.süper” ile Türk okuyucusu geç tanışmışız.Neyse…Geç olsun güç olmasın.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken en çok hissettiğim şeylerden biri, Meri’nin hikâyesinin aslında hiç de uzak bir hikâye olmadığıydı. Tam tersine, birçok kadının hayatında karşılığı olabilecek kadar gerçek ve iç yakıcıydı.
Rüzgârın hiç dinmediği bir adada geçen hikâyede; aşk, kıskançlık, önyargı, toplumsal baskı ve ihanet iç içe geçiyor. Ben okurken özellikle insanların Meri’ye kendi bakışlarıyla anlam yüklemelerinden çok etkilendim.
Asıl adı Maria olan ve herkesin Meri diye hitap ettiği bu kadın, adadaki herkes için başka bir anlam taşıyor. Kimi onu masum bir kız, kimi baştan çıkarıcı bir kadın, kimi günah, kimi de umut olarak görüyor. Ben ise Meri’yi okurken, insanların ona bakarken aslında biraz da kendi korkularını, arzularını ve önyargılarını gördüklerini hissettim.
Kitabın dili o kadar akıcı ve etkileyiciydi ki, neredeyse her sayfada altını çizmek istediğim bir cümle çıktı karşıma. Bazı yerlerde okumayı bırakıp sadece cümlelerin bende bıraktığı duyguyu düşündüm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyada ve ülkemizdeki modern tıp felsefesini ve uygulamalarını irdeleyen bu tür çalışmaları önemsiyor, değerli buluyorum. Kitap bir kişi ve bir konuyu içermiyor, farklı branşlarda hekimlerin toplumda sıkça karşılaşılan rahatsızlıklara dair bilinenden farklı bilgi, birikim ve tecrübelerini paylaşmasından oluşmuş. Kitabı yalnız hekimler değil, hastalar ve yakınları da dahil herkes okuyabilir. Zira içerik ve dil buna uygundur. Bu tür kitapların özellikle yeni yetişen hekim adayları olmak üzere okuyan herkese farklı ve özgün bakış açıları kazandıracağını düşünüyor, tavsiye ediyorum. Böyle ufuk açıcı ve tefekküre çağıran kitaplara çok ama çok ihtiyacımız var. Zira robotların ve yapay zekanın tıp alanında devreye girdiği bu çağda tıbbın etik, ahlaki ve bir çok açıdan tartışılıp sorgulanmaya ihtiyacı vardır. Tıp tekrar nesnesi değil öznesi olan insana dönmeli, onunla barışmalı, kaynaşmalıdır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap neden okullardaki müfredatı, fen bilimleri adına bu gibi bilgilerle işlemiyoruz sanki! Çok daha işlevsel olacaktı ve hepimiz sayısal derslerde çok başarılı olacaktık diye düşündürdü. Gerçekten çok yararlı ve değerli bilgiler. Üstelik yazarın anlatımına, yani metin alt yazarlığına bayılıyorum. İnanılmaz yetenekli bir adam bence. Hem bilime katkıları çok fazla hem de bunu bize aksettirişi çok güzel. Eminim başka bir yazardan bu bilgileri okusam çok sıkılırdım ve yarısında bırakırdım çok ilgilenmediğim kısımlarını bile çok büyük ilgiyle bana okutuyor gerçekten. Tüm eserleri bana çok şey kattı. Dünyaya bakış açımı değiştiren önemli isimlerden kendisi&sayısal alanlarda uzmanlaşmaya çalışan öğrencilerime daha ilk yıllarında üniversitede bu kitabı zevkle hediye ediyorum. Onların hayatında mesleki anlamda iz bırakacak bir eseri okumalarına vesile olmak benim için çok büyük gurur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Distopya anlatan eserlerden birisi daha. Aslında distopik eserleri çok sevmiyorum. Çünkü bireysel faydayı geri plana alıp daha çok toplumsal faydayı öne çıkaran, toplumları kötülemek adına üretilen hikayeler oluyor. Fakat bireysel faydanın güdülmemesi bireylerin bu kadar kötü şartlarda yaşamasını gerektirmiyor her zaman. O yüzden bu toplumsal fayda ve disiplinin, düzenin temel alındığı eserler çok aşırı abartı anlatılarak aslında liberal toplumları dolaylı olarak güzellemeye çalışıyor. Bütün distopik eserler birbirine benziyor. Hangisini okuyayım? İlle sadece bir tanesini okumam gerekiyor derseniz kesinlikle bu kitabı okuyun derim. Hem kısa ve net anlatıyor her şeyi, sizi yormuyor, gereksiz uzatmamış. Hem de oldukça sürükleyici ve başarılı bir dili var. Bence çevirisi de çok güzel. Eminim siz de çok beğeneceksiniz. Okuyucuyu sıkmadığı gibi yormuyor da.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir