Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Osmanlı Tarihini çocuklarımıza Amerikalıların ve Batılı emperyalistlerin istediği gibi meydan muhabereleri tarihi olarak değil de Atatürk döneminde yapıldığı gibi gerçek yönüyle öğretmeye başladığımız an, kölelik zincirini kırmak ve Yeni-Osmanlı Tuzağından kurtulmak için en önemli adımlardan birini atmış olacağız....Çocuklarımız.......Osmanlının çöküş nedenlerini askeri yenilgiler dışında tüm çıplaklığı ile görmelidir ki ,Türkiye Cumhuriyetini çöküşten koruyabilsin.." Bu cümleler ile bitirmiş kitabını yazar. Muhteşem bir çalışma olmuş. Elinizden bırakamazsınız. Osmanlının hangi güçler tarafından nasıl ve neden yıkıldığını anlamak adına, ve aynı güçlerin, Türkiye Cumhuriyetini aynı neden ve yöntemlerle bugün nasıl parçalamaya çalıştığını anlamak adına okunması ve her evde bulunması gereken bir eser.....lütfen okuyalım, okumak sağlıktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Schopenhauer'in başyapıtı İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya eserinin ikinci cildi, birinci cildine göre daha hacimli ve konu olarak daha yoğunluklu. Her iki cildinin yine iki ayrı cilt olarak ciltli olması, bizim gibi felsefeyi bilme ve anlama tutkusuyla okuyan bilinçli ve samimi okurun bir ideali idi. Yayınevinin sahibi ve editörü Taşkın Bey'e kitabın çıkacağını Adana fuarında öğrendiğimde bizatihi söylemiş ama net bir cevap alamamıştım. Kitap ciltsiz çıktı ama hala ciltli çıkması gerektiği kanaatindeyim. Buradan kendisinden tekrar ricada bulunmak ve bu eseri Türkçe'ye orijinal hali ile geç de olsa kazandırdıkları için ayrıca teşekkür etmek isterim. Ellerine ve yüreklerine sağlık.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serbest nazımla kaleme alınan eser, yoğun ve derin hislerle örülü. Şiirler, vermek istediği duyguyu sıcak ve samimi bir anlatımla aktarırken yerel ve evrensel tüm değerleri doğal bir dille nakşediyor okuyucunun gönül ve ruh dünyasına. Umut, sevinç, hayal, sevgi, barış, özlem; ayrılık, yalnızlık, düş kırıklığı, sitem, elem ve hüzün...Acı ve tatlı yönleriyle hayatın olağan ritmini tutuyor dizeler. Her bir şiir yürekten gelen duyguların coşkun bir yansıması...Bu yansıma her şiirseverin zihin ve gönül dünyasında farklı tonlara bürünebilir, farklı yankılanabilir. Çünkü şairimiz ele aldığı konuları duygu ve hayal dünyasında yoğurarak bir tablo misali sunmuş bizlere, "Buyurun, istediğiniz renge boyayın!" diye. Artık size kalmış şiirlerden alacağınız estetik duygu, zevk ve tat. Nihayetinde gözyaşlarının rengi hep aynıdır, ister mutluluktan isterse acıdan aksın o yaşlar. İşte Melek ÖZTÜRK herkesin bu gözyaşlarının rengini tasvir etmiş, okuyucunun coşku ve heyecanına tercüman olmuş...
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ne yazık ki ülkemiz topraklarının verimi, hatalı sulama ve kimyasal ziraat zehirleri kullanımı gibi çeşitli sebeplerden dolayı oldukça azaldı. Bir çok bölgemiz de su kıtlığı yaşıyor. Ben kendi adıma bahçemdeki toprağı verimli hale getirebilmek ve su tasarrufu için alternatif çözümler bulmaya çalışıyorum, çünkü şunu çok iyi biliyorum, toprağınız ne kadar sağlıklı ise üretiminiz o kadar verimli olacak. On yıldan bu yana kompost, 7 aydan beri de solucan gübresi yapıyor, mümkün olduğunca yağmur suyu hasatı yapıyorum. Tabi ki bu konularla ilgili sürekli okumalar yapıyorum.  En son okuduğum Mustafa Ekrem Adilgil beyin kitabı oldu. Kitap solucan gübresi yanında kompost yapımını da detaylı bir şekilde anlatıyor ki ,solucanlarınızı beslemek için bu bilgi de gerekecek. Ben kitaptan oldukça faydalandım, solucan gübresi ve kompost işlerine yeni başlayacak olan meraklı kişilere tavsiye edeceğim bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dokuz genç kız, ailelerinin baskısıyla Strega adlı ıssız bir kasabadaki eski bir otele çalışmak üzere gönderilir. Amaç, onları iyi bir eş ve sessiz bir ev hanımı olmaya hazırlamaktır. Yazar, kadınlara dayatılan rolleri ve bastırılan sesleri kendi toplumunun değerleri üzerinden sorgulayarak evrensel bir kadınlık eleştirisi sunuyor. Gotik bir atmosferde geçen romanda otel kasvetli, kasaba ıssız, manastır ruhsuz; karakterlerse görünmezliğe itilmiş yalnız kadınlar. Erkek figürler ya silik ya da tehditkâr. Roman düz bir kurgu şeklinde ilerlemiyor. Bölümler kopuk kopuk. Rüya ve hayal ile gerçeklik sınırları net değil.Düz bir kurgu beklemeyin, metaforlarla örülü bir anlatı. Özellikle 86. sayfadaki “eller” bölümü benim için romanın unutulmaz satırlarıydı. Kısa bir metin olmasına rağmen ne bırakabildim ne de tek oturuşta okuyabildim.
Alışılagelmiş anlatıların dışında, huzursuz edici ama düşündürücü bir metin arayanlara önerilir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın şiirsel anlatımını çok çok sevdim. 18 yaşına kadar bir sahil köyünde, neredeyse denizin koynunda yaşamış biri olarak kitapla özel bir bağ kurdum. Aslında kitap için tam bir deniz güzellemesi demek biraz iddialı olabilir. Kitapta denizin her hâli; sükûneti, doyumsuz renkleri, ışıl ışıl gümüşiliği, her türlü cazibesiyle insanı kendisine âşık etmesi, hırçınlığı, kafası estiği zaman azgınlığı, gem vurulamaması, yer yer acımasızlığı...

Kahramanımızı çok sevdim, tutkusunu, gözü pekliğini, vicdanlı oluşunu, aşka bakışını...

Kahramanımız toprakla deniz arasında git gel yaşarken, bir karar vermek durumunda. Bakalım kahramanımız içindeki dizginlenemez deniz tutkusunun sesini dinleyip aganta burina burinata deyip bir gemiye atlayıp tekrar engin denizlere açılabilecek mi?
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap aslında yazarın bir günah çıkartması, gelişmiş ülkelerin az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler üzerindeki ekonomik tahakkümünü çok iyi anlatan bir kitap. Ekonomideki merkez ülke ve çevre ülke farkını, merkez ülkelerin ekonomik destek kisvesi altında çevre ülkelerin bağımsızlıklarına nasıl müdahale ettiğini çok iyi anlatmış bir kitap. Yazarımız bu sözde destekleri tüm ayrıntılarıyla anlatıyor. Çevre ülkelerin ödeyemeyecekleri kredilerle merkez ülkelere bağlanması ve bunun sonucunda merkez ülkeler tarafından çevre ülkelerin iç işlerine kadar müdahale edilmesine olanak tanıyan yapı harika bir üslupla anlatılıyor. Ekonomiye ilgi duyanlar ya da iktisat, maliye gibi bölümlerde okuyan öğrenciler için başucu kitaplardan biri olabilir kanaatindeyim. Okudukça kapitalist güçlerin, merkez ülkelerin ne kadar vicdansız ve acımasız olduğunu görecek, dünyadaki ekonomik yapıyı daha iyi anlayabileceksiniz. Bu yüzden kesin bir biçimde tavsiye edebileceğim bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elif Erdoğan, ikinci öykü kitabı Tesadüfen Zümrüdüanka'da ilk eserindeki çizgiyi koruyor. Küçüreklere kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ama bu sefer öykü boyutları küçürek tanımına daha da yaklaşmış durumda. Çoğunlukla 150-200 kelimelik metinleri okuyoruz. Bu öykülerde yazarın kalemine has duygu dolu anlatımı devam ediyor. Kısalı uzunlu biçimci/deneysel öyküler de bir yandan akmayı sürdürüyor. İki ayrı kanaldan ilerleyen küçürekler anlatım açısından benzer güçteler. Yazarın kurgu zekâsına kaliteli anlatım dili eşlik ediyor. Elif Erdoğan, edebiyatımızda küçürek öykü denilince akla gelecek öykücülerden biri olmayı başarmış. Tesadüfen Zümrüdüanka, kalemi daha da olgunlaşmış bir yazarı bizlere gösteriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Az çoktan fazladır.”
Ne kadar zormuş dolu gözlerle etrafa bakmak. İşte o zaman ağlayıp içindekileri dökmenin ne büyük kolaylık olduğunu anladım.
Oysa insanın çocukluğundan başka neyi vardı sahip çıkması, saklaması gereken?
Harika bir çocuk kitabı daha bitirdim. Çocuk dediğime bakmayın. Her yaş grubunun okuması gerekenlerden. Her şey o kadar güzel o kadar kararında verilmiş ki… Konunun işlenişi, mesajların sezdirilişi… gerçekten bayıldım. Sahip çıkmamız gereken değerler, unuttuğumuz sevgiler, korumamız gereken doğa ve en önemlisi AİLE! Okuduğum bu ikinci kitabıyla birlikte (Umarım, Ekonomik Okulu’nu okumuşsunuzdur.) “Kalemine kuvvet!” dediğim yazarlardan biri oldu Yaşar Bayraktar. Okuyalım, okutalım. Kitapla kalın.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben Mert Başaran'ı sosyal medya hesaplarından değil de kitaplarından tanıyorum, yani sosyal medya hesaplarında neler söylediği hakkında hiçbir fikrim yok, ama yetişkinler için yazdığı her üç kitabını da okudum. Beni tasarruf etmeye ikna eden, küçük birikimlerin nasıl büyüyebileceği konusunda heyecanlandıran bir isim oldu kendisi. Yeni kitabını da merakla okudum, çünkü gerçek zenginlerin gösteriş meraklısı olmadığını, asıl çok para harcayanların ise (finansal okuryazarlık bilgisi edinmek akıllarına bile gelmeyen) yoksullar olduğunu biliyorum artık. Kendi kişisel yaşamımda da babamın nasıl büyük paralar kazandığını ama finansal okuryazar olmadığı için o büyük paraların buhar olup uçtuğunu gördüğüm için bu enflasyonist ortamda bebek adımlarıyla bile atılacak her küçük adım çok değerli bana göre. Çünkü ülke olarak tüketim toplumu değil, tasarruf toplumu olmaya yönelmemiz gerekiyor bir an önce. Bu nedenle Mert Başaran'ı kutluyorum ve onun finansal özgürlük mücadelesini çok iyi anlıyorum.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  15
Bildir