Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Müge kitapları çok seven bir kızdır, Mine Kitapevi’nin de müdavimidir çünkü kitabevinin sahibi Mine hanım harika masallar anlatır. Fakat son zamanlarda Müge’nin bir endişesi vardır o da Mine Hanım’ın gittikçe yaşlanıyordur ve kitabevi de eskiyordur… Ya bunlardan dolayı kitapevi kapanırsa? Müge, Mine Hanım’ın anlattığı masallar ve kitapevindeki kitaplar olmadan ne yapar?
Tam da bunun üstüne bir gün kitapçı aniden kapanır… eşyalar toplanır, kitapevi boşaltılır…
Peki bu durumda Müge ne yapacaktır?

Kitaplar ve kitapçılar hakkında sımsıcak bir hikaye…
Duygu kontrolü, kitap sevgisi, umut ve çaba…
Sayfa tasarımları, resimlendirmeleri şahane… Şu sayfaları görüp de okumak istemeyecek hiçbir çocuk yoktur herhalde:)
Kitap ve kitapçıları sevenler ise bayılacak

“Pencere çerçevelerinin boyaları soyulmaya başlamış, perdeler de solmuştu. Ama kitabevi yine de müthiş görünüyordu. Çünkü raflar harika kitaplarla doluydu.”

7 yaş ve üzeri
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ağır ilerleyen ama insanın içine işleyen anlatımıyla bir çok ayrıntının içinde beyaz körlüğüne ulaşmadan katman katman her şeyi açan bir anlatı söz konusu .

Okuru içine çekiyor ama rahatsızlık hissi sizi hiç bırakmıyor . Bazen anlatıcı öğrencinin huzursuzluğu bazen Agnes’in sihirli ve esrarlı tavrına kapılıyorsunuz.

Eserin başında sanki daha çok iç döküşler olacak, derinlemesine tahliller olacak gibi gelmişti ama yüzeysel kaldığını ifade etmeliyim.

Anlatıcının pasifliği Agnes’in tek taraflı anlatıcı olması kitap daha da uzasaydı belki sıkıcı olabilirdi. Mesafenin hiç yitmemesi hep var olması Ayşegül Savaş’ın anlatı tekniğinin gücünü göstermesi açısından önemli. Sanki yazar kontrol hep bende demek istemiş gibi …

Peki anlatının ardına gizlenenler… Yazarın okura bıraktıkları…

Silik değil de sanki anlatıyı beyazlığın içinde gizlemiş gibi…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öğretmen olmak yüreğe dokunmaktır. Bir dokunabilirsek o yüreğe, başarabilirsek en zor olanı biliriz ki yol açılıverir artık. Gerek sözle gerek bir bakışla gerek sadece hissederek nakış nakış işleriz bize bakan o bir çift gözden kalbe giden en özel yolu. Ama inanmaktır ihtiyacımız olan. Yapabileceğine, yapabileceğimize...
Öğretmen olarak görevimizin sadece öğrencileri sınava hazırlamak olmadığını; öğrencilerin saklı kalan yönlerini, ortaya çıkarılmayı bekleyen en değerli hazinelerine erişmeye çalışmanın verdiği mutluluğu hissetmenin asıl doyuma ulaşmak olduğunu aktarıyor yazarımız. Kahramanları okuldaki öğrenciler olan kitapta, öğrencilerin keşfedilmeyi bekleyen yönlerini ortaya çıkarmak için emek veren bir öğretmen ile karşı karşıyayız. Öğrencilerini okulda bırakmayıp onlar için yapabileceklerinin sınırı olmadığını bilen bir öğretmenin yaptıkları hepimizin yüreğini ısıtıyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sadece satış için değil hayatınızın bütününde sağlıklı iletişim var etmek için harika bilgilere temas edeceğiniz bir eser. Satışın bir strateji olarak değil, çok ötesinde çözüm sunmak, anlamak ve değer var etmek üzerine yeniden tanımlandığı bu eser her jenerasyona ve döneme hitap edecek bilgiler sunuyor. Anlatım dili gayet akıcı ve anlaşılır. Onur Bey'in hayatındaki deneyimlerle de vaka analizleri yapması ve her analizini deneyimiyle birlikte aktarması bilgileri pekiştirmek adına harika bir yaklaşım var etmiş. Kitabı okuduktan sonra satış kavramı zihninizde tahmin edemeyeceğiniz bir biçimde dönüşüyor olacak.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çoooookkkk güzeldi!
İlk kez Giresun’da geçen bir kitap okudum. Üstelik çocuk kitabı ve çok da eğlenceli. İlham verici. Macera dolu. Okurken keşke ben de şimdi 12 yaşında olsam ve bu kitabı 12 yaşındaki ben okusaydı diye düşündüm. Bizim zamanımızda böyle kitaplar yoktu azizim! (Yaşımız ortaya çıkmasın) :) Şimdiki çocuklar şöyle böyle diye konuşuyoruz ya hani. Aslında her bakımdan çok şanslılar. Böyle güzel, keyifli kitaplar son dönemde özellikle öğretmenlerin kaleminden çıktıkça sırtımız yere gelmez vesselam! Kitabın konusu, sonu, arkadaşlıkları, maceraları çok güzel işlenmişti. Bir de bunun üzerine hikayenin yeşil ve mavinin şehri Giresun’da geçmesi, ne yalan söyleyelim gönlümüzü çaldı. Başarıları daim olsun. Ben hemşerisi olarak yazarımızın sıkı fanı olmaya niyet ettim bile. :)
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir aşk hikâyesi. Ama hikâyenin kahramanları zaman ve bellek. Yazarın ilk romanıymış. İspanya iç savaşı hakkında yazılmış güçlü bir kitap var karşımızda.

Üç zaman çizelgesi üzerinden ilerleyerek olayları ilmek ilmek, ustalıkla birbirine bağlıyor: 1930’ların sonu (1937), 1940’ların sonu (1947) ve 1960’ların sonu (1969).

Roman ilerledikçe yazarın Proust’u çok sevdiğini görüyorsunuz. Aslında yazmak üzerine de derinlikli bölümler yer alıyor kitapta. Ana karakterlerden ikisi yazar, biri şair olunca yazmak üzerine yazmak da kaçınılmaz oluyor haliyle. Merve Koçak Kurt kitabın şu tezi tartışmaya açtığı kanısında: “Sözcükler, edebiyat, yazanın bilincinde değildirler; parmaklarında, kâğıtta, yazı makinesindedirler.”

Öyle midirler?
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şema terapi konusunda uzman olan yazar, “hayatta var olma çabası içindeyken kendimizle ve çevremizle nasıl sağlıklı bir etkileşim kurabiliriz?” sorusuna; şemalara dayalı derin açıklamaları ve örnekli anlatımlarıyla ışık tutuyor. Her bölümde kitap ve film önerileri yer alıyor ve bu eserlerdeki karakterlerin hikâyeleri de bölüm başlıklarıyla ilişkilendirilerek anlatılıyor.

Sadece kitapla ilgili küçük bir önerim olabilir: bölümler içinde konu anlatımı, kurgusal bir roman gibi kesintisiz ilerliyor. Küçük alt başlıklar ya da kısa duraklamalar olmadığında, kişisel gelişim ve psikoloji kitaplarında okuma temposu biraz yavaşlayabiliyor. Örneğin Marshall Rosenberg’in Şiddetsiz İletişim’i ya da Daniel Goleman’ın Duygusal Zekâ’sı gibi kitaplarda bu es vermeler okuma akışını çok destekliyor. Belki yeni bir baskıda editör Mehmet Bey bu noktayı dikkate alabilir. Yoksa yazarın dili son derece akıcı ve okuması keyifli bir kitaptı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ilk kitap Prens Momo gibi akıcı ve düşündürücüydü.
Yazar bu kez toplumsal konulara fazlasıyla değinmiş: kadın hakları, çocuk hakları, ırkçılık, zorla evlendirilme, sosyal haklar vs…

Momo bu kitapta yazarlık yolculuğuna başlıyor. Günde en az 24 yeni kelime öğrenmesi gerektiğini fark ediyor ve “kelimelerin dünyasına” doğru bir keşfe çıkıyor. Kelimeleri sadece öğrenmek değil, kullanarak hayatına katmak gerektiğini anlıyor. Bu süreçte Anne Frank’ın Hatıra Defteri’nden esinlenerek o da kendi hatıra defterini tutmaya başlıyor.
Kitapta bir iki argo (moruk, gavur) ve Ahmet’in kız kardeşlerine uyguladığı şiddet dışında genel olarak oldukça değerli mesajlar taşıyor. Yazar aslında bu olumsuz davranışları “yanlış olarak” göstererek farkındalık oluşturmayı amaçlamış ama yine de çocuk kitaplarında yer almamasını tercih ediyorum…
Her şeye rağmen Momo’nun kelimelerle kurduğu bağ, arkadaşlıkları, aile hayatı ve hayal dünyası çok güzel yansıtılmış
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Momo, ailesiyle birlikte çiçeklerin ve ağaçların bile olmadığı Mavikantoronlar Sitesi’nde yaşayan bir çocuktur. Babası çalışamaz, aile geçim sıkıntısı içindedir. Momo ise okumayı çok seven, ailesinin umudu olan bir çocuktur.

Okul müdüresinin verdiği kitap listesiyle kütüphaneye kaydolur, gezici kütüphaneci Souad ve 82 yaşındaki emekli öğretmen Bay Eduard’la tanışır. Kitaplar üzerine sohbet eder, birlikte okumalar yaparlar.

Birlikte gizlice sokağa çiçekler eker, duvarları boyarlar… ama Bay Eduard’ın hastalığı her şeyi değiştirir.

Momo’nun kitaplara, umuda ve dostluğa dair hikayesi hem iç ısıtıcı hem de hüzünlü.
Kitapların dostluklara zemin olduğu bu hikâyede ismi geçen bazı kitapları ben de not aldım.
Okurken yüzünüzde tebessüm, kalbinizde ince bir sızı bırakıyor.
5. ve 6. sınıflar için çok uygun
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Faydalı olabileceğine inandığım güzel bir çalışma. Önce sosyolojiye dair genel açıklamalar yapılıp sonra din sosyolojisine, bana göre günümüzde yapılması gereken, objektif bir bakış açısıyla diğer dinler incelenip bir sonuca varılmış. Ders kitabı değil de bir el kitabı gibi okunabilir ve okutulabilir.
➢ %95’ine katıldığım bir bakış açısı, çeşitli toplumbilimcilerin din sosyolojisine katkıları ve fikirlerine yer verilmiş.
➢ Hans Freyer’ ın değindiği birçok toplumbilimci yazar ve düşünürden, görüşlerine tekrar bakmak ve incelemek istediğim Max Weber var. Din Sosyolojisi adlı eserinde değindikleri gerçekten dikkate değer bilgiler zannımca.
➢ Kitabı okurken gerçekten yararlı olduğunu düşündüğüm bir sürü bilgi edindim fakat aynı zamanda da üzüldüm. Çünkü bu çalışmalardan söz edilirken önde gelen isimler zikrediliyor ama bizim yazarlarımız, düşünürlerimizin bu derece faydalı olabilecek bir çalışmasına rastlanmıyor.
➢ 117 sayfalık kitapta toplamda 110 sayfada altını çizdiğim yerler var.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir