Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Azız Mahmut Hüdayi hazretlerini güzel ve etkileyici anlatan bir kitaptı. Kitap geçmişe götüren o günü hayal ettiren bir his bıraktı bende. Nefs terbiyesini ve insanın hakikati görmesini sağlıyor. Kitabın kahramanı olan Azize ise bize örnek bir yasam hikayesiyle geliyor. Azize umudunu kaybettim derken mucize yaşayıp karşılaştığı insanlar onu tekrar hayata bağlıyor. Bize de yaşadığı olaylarla ders verip hakikati gösteriyor. Ayrıca her bölümün başında yer alan kısa ve mesaj veren cümleler benim daha çok ilgimi çekti. Yazara sonsuz teşekkürler. Okuduğum kitap sayesinde Üsküdar yolları ve Aziz Mahmut Hüdayi hazretlerinin türbesini bana da görmek nasip olur inşallah. Son olarak AZİZE kitabını herkesin okumasını ve kalbimizin nefs terbiyesini alarak gönül kapısını aralamasını tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  11
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tolstoy ile ilk tanışma kitabım diyebilirim ve daha bu kısa eserden bile neden bu kadar iz bırakan, etkili bir yazar olduğunu az çok anlayabiliyorsunuz. "İnsan Neyle Yaşar?" içerisinde birbirinden farklı hikâyeler var ve her biri okuyucuya farklı bir ders bırakıyor.

Özellikle bir hikâyede köylülere zulmeden güçlü bir adamın, herkes tarafından sevilmemesine rağmen insanların korkudan karşısında duramaması ve bu sessizlik sayesinde daha da güçlenmesi oldukça düşündürücüydü. Buradan benim çıkardığım ders şu: Bir toplum bazı şeylere sürekli kayıtsız kalırsa, sonrasında bir kurtarıcı beklememeli. Bir başka hikâyede ise toprak hırsıyla sürekli daha fazlasını isteyen insanın, sahip olma arzusunun sonunda nasıl kendi sonunu hazırladığı anlatılıyor.

Kısacası sadece okunup geçilecek değil, üzerinde düşünülüp ders çıkarılarak okunması gerektiğini düşündüğüm harika bir eser. Tolstoy’a başlamak isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser ilk sayfadan itibaren oldukça farklı bir havaya sahip. Romanın başında bir dedektif hikayesiyle heyecanlı bir polisiye bekliyorsunuz ama anlatı ilerledikçe karakterin çocukluk anılarına, gerçek ile hayal arasındaki o fluluğa ve zihinsel gelgitlerine şahit oluyorsunuz. Karakterlerin ruh halini, yaşadıkları içsel çatışmaları ve aralarındaki o mesafeyi çok net hissedebiliyorsunuz. Karakter okuyucuya satır aralarında öyle küçük ipuçları veriyor ki bunları kaçırdığınızda ona zaman zaman öfkelenebiliyorsunuz. Tüm bu bireysel hesaplaşmanın arkasında ise Avrupa hegemonyasının Pasifik ve Uzak Doğu coğrafyasındaki sömürgeci etkilerini, güçlerin güttüğü farklı hedefleri ve amaca ulaşmak için "yapılan her yol mübahtır" felsefesinin sarsıcı sonuçlarını görüyorsunuz. Olaylardan ziyade tamamen karakterin psikolojisine odaklanan, sakin ama bıraktığı etki bakımından oldukça derin bir roman.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sabır, şükür, insanın kusurlu olduğunu kabul ederek kusursuz olana yönelmesi, teslimiyet, bakış açısını değiştirme ve zorluklar karşısında yılmama gibi pek çok konuya değinen bu kitap; yer yer bilimsel ve psikolojik açıklamalara başvursa da ağırlıklı olarak ayetler, hadisler ve kıssalar üzerinden ilerliyor. İnsanın kendini tanımasına, bakış açısını değiştirmesine ve iç huzuruna katkı sunmayı hedefleyen, düşündüren ve dönüştüren bir eser. Ben de kitabı severek okudum ve okurken kendime kattıklarını, faydasını hissettim.
Bununla birlikte, kitapta zaman zaman tekrarlara düşüldüğünü de belirtmek isterim. Anlatımın ve mesajların daha etkili olması amacıyla tekrarlara yer verilmiş olabilir; ancak aynı ayet ve hadislerin farklı bölümlerde yeniden kullanılması, bazı noktalarda konunun akışını dağıtmış gibi geldi. Kesinlikle faydalı ve okunmaya değer bir kitap olsa da bu tekrarlar bazen sıkıcı oluyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizde yaşanan 6 Şubat deprem felaketi sonrası kardeşini kaybeden Serdar'ın günlük yaşama dönememesi üzerine TSSB teşhisi ve tedavisi ile yine ülkemizdeki güncel meselelerden biri olan bekar annelik ve boşanma sonrası kadının kök ailesinde yaşadıklarını yalın bir dille ancak uzman bir ağızdan anlatıldığı eser. Yazar, çok değerli bir Psikiyatri uzmanı ve kitap genelinde tedaviye başvuramayan veya başvurmaya cesaret edemeyen birçok insan için tekniklerin işlenmesi yazarın sosyal sorumluluk bilincinin zarafetle okuyucuya sunulması niteliğinde. Bu yönüyle de çok değerli bir eser. Roman formunda kaleme alındığı için devamı gelecek gibi duruyor. Hocamızın emeklerine sağlık.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sıradışı kişiliği, aşırı duyarlılığı, kendine has kuralları, çizgileri, sınırları, farklı hayat görüşü, dik duruşu, kimseye kolay kolay güvenmeyen ama etrafında sevdikleri insanlar için bir güven abidesi, becerikli, çalışkan, hayvan sever, kapalı bir kutu, gizemli, doğru olarak gördüğü durumlarda bile sevdiklerine karşı acımasız yine de hayat dolu, dünya görüşü bambaşka, savaş görmüş ve savaş mağdurlarına kucak açmış, yüce gönüllü Emerenc okurken hem içinizi ısıtacak hem de hayretler içinde kalacağınız sayfalarda merak uyandıran bir metin. Teşekkürler Szabo.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Türkan Şoray Masalı”, yalnızca bir sanatçının hayatını anlatan biyografik bir kitap değil; aynı zamanda Yeşilçam’ın büyülü ama bir o kadar da kırılgan dünyasına açılan nostaljik bir kapı gibi hissettirdi bana. Ercan Akarsu’nun dili oldukça akıcı ve samimi. Kitabı okurken bir araştırma metninden çok, eski bir sinema emektarının karşısına oturup anılarını dinliyormuşum hissine kapıldım.
Türkan Şoray zaten bizim sinemamızın yaşayan efsanelerinden biri. Ama bu kitapta onu sadece “Sultan” kimliğiyle değil; korkuları, yalnızlıkları, kırgınlıkları ve başarılarıyla gerçek bir insan olarak görmek mümkün. En sevdiğim taraflardan biri de buydu sanırım. Çünkü çoğu zaman böylesine büyük isimler ulaşılmaz bir yerde duruyor. Buradaysa sahne ışıklarının ardındaki genç bir kadının yıllar içinde nasıl bir ikon hâline geldiğini adım adım okuyorsunuz.
Kitap boyunca Yeşilçam dönemine dair anlatılan detaylar çok etkileyiciydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar bağırmadan etkiliyor insanı. Büyük olaylar, şaşırtıcı kurgular ya da temposu hiç düşmeyen sahneler olmadan da kalbinize dokunabiliyor. Yokluğunda Çok Kitap Okudum benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sessiz, sakin ama duygusu çok güçlü bir hikâye…
Daha ismiyle bile insanın içine dokunan bir tarafı var kitabın. Çünkü hepimizin hayatında birinin yokluğunda değişen alışkanlıklarımız, doldurmaya çalıştığımız boşluklarımız olmuştur. Bu kitap da tam olarak o boşluk hissini anlatıyor aslında. Ama bunu dramatikleşmeden, yormadan ve çok doğal bir şekilde yapıyor.
Libby Page’in anlatımını daha önce de sevmiştim ama bu kitapta karakterlerin duygularını çok daha içten buldum. Özellikle yalnızlık hissini öyle güzel anlatmış ki bazı sayfalarda sanki kendi düşüncelerimi okuyormuş gibi hissettim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tuhaflıklar, 14 tuhaf öyküden oluşan kısa ama yoğun bir kitap. Şimdiye kadar okuduğum kitaplara pek benzemeyen, alışılmışın dışında ama sıkmayan bir anlatıma sahip. Bazı hikayelerde kendinizden bir şeyler bulabilir, bazılarında ise durup düşünür ve hüzünlenebilirsiniz.
Öykülerin her biri farklı bir dünyaya açılıyor. İlk bakışta “tuhaf” gibi görünen olayların ve karakterlerin altında aslında oldukça tanıdık duygular var; yalnızlık, özlem, kırgınlık, insan ilişkileri, kayıplar…
Her hikâye aynı duyguyu bırakmıyor. Birinde gülümsüyor, birinde şaşırıyor, bir diğerinde ise içinizde küçük bir hüzün beliriyor. Belki de bu yüzden kitap, adının hakkını vererek kendi tuhaf dünyasını kuruyor.
Tuhaflıklar, alışılmış öykülerin biraz dışına çıkmak, farklı ve düşündürücü öyküler okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşkı bir konu olarak ele almamış, bir dil olarak ele almış İskender Pala. Divan edebiyatı bize hep anlaşılmaz, ağdalı diye öğretildi. Oysa mesele dilin zorluğu değilmiş, meselenin kendisi, yani aşkın kendisi zormuş. Aşkı böyle çok katmanlı, böyle acıtarak yaşayabilmek zormuş. Divan şairlerinin “sen”i aslında hep aynı sen miydi, yoksa her biri kendi yangınını mı anlatıyordu, bu soruyla baş başa bıraktı beni kitap.

Bu soru zihnimde dönerken dönüp bugüne baktım. Günümüzün aşk dilinin ne kadar fakirleştiğini, duygularımızın nasıl sığlaştığını fark ettim. Bir zamanlar gam ile elem arasındaki o ince nüansı bile ayırt eden devasa bir hassasiyet varmış. Şimdi ise ruhumuzun tüm derinliklerini "kötü hissediyorum" cümlesine sığıştırmaya çalışıyoruz.

Aşka Dair’i bitirince eski bir gazeli açıp yeniden okudum. Hiç anlamadığım kelimelerle. Ama garip biçimde, daha çok anladım.

Meğer kelimeyi bilmek gerekmiyormuş; aynı yangından geçmek yetiyormuş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir