Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
David Hunter serisinin Türkçede yayımlanan tüm kitaplarını okudum ve polisiye sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Özellikle adli antropoloji ve bilimsel ayrıntılar hikâyelere büyük bir gerçekçilik katıyor. Simon Beckett’ın anlatımı ilk sayfalarda sakin ilerlese de sabreden okuru giderek yükselen temposuyla tamamen içine çekiyor. Yazar, şüpheyi ustalıkla yönetiyor; sizi farklı ihtimallere yönlendirirken gerçek suçluyu son ana kadar gizlemeyi başarıyor. Üstelik bu ters köşeler yapay değil, olay örgüsünün doğal bir sonucu olarak karşınıza çıkıyor. Serinin en sevdiğim yönlerinden biri de David Hunter’ın sadece cinayet çözen bir karakter olmaması. Her kitapta yaşadığı olaylar onu değiştiriyor, yıpratıyor ve bu gelişimi sonraki romanlarda da hissediyorsunuz. Çeviriler de oldukça başarılı. Kitaplar birbirine bağlı olduğu için seriyi mutlaka yayın sırasına göre okumanızı öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sadece ismen bildiğim Ayşe Şasa'nın hayatını konu edinen bir dizi izlemiştim. Ardından kitaplarını edinmek istedim ve Bir Ruh Macerası ile başladım. Kitapta batılılaşma, modernleşme adı altında yok olup giden bir neslin de hikayesi var aslında.
Osmanlı döneminde, kendilerine yaraşır şekilde İslamı güzel yaşayan insanların nesillerinin nasıl da kayıp gittiğini okuduğumuz acı bir gerçek maalesef...
Ayşe Şasa aradığı hakikatı tasavvufta ve tefekkürde buluyor. Ve şunu anlıyoruz yetiştiği ortam ne kadar acı verici olsa da bir tek anneannesinin küçücük bir yaklaşımı ruhuna tohumlar serpiyor ve zamanı geliyor o tohumlar bir bir gün yüzüne çıkıyor. Ben okurken hiç sıkılmadan, ibretler alarak okudum. Şimdi sırada Delilik Ülkesinden Notlar var.
Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Makbule Hanım’ın hatıralarını ve Murat Bardakçı’nın derleyip aktardığı bilgileri okuyunca Atatürk’ün sadece tarih kitaplarında gördüğümüz büyük lider kimliğinin dışında, ailesinin içindeki Mustafa’yı da görme fırsatı buldum. Kitap, Makbule Hanım’ın gözünden hem çocukluk yıllarını hem de aile bağlarını anlatırken dönemin atmosferini de hissettiriyor.
En çok hoşuma giden tarafı, anlatımın samimi olmasıydı. Resmî tarih anlatılarında pek yer bulamayan küçük anılar, aile içindeki ilişkiler ve gündelik hayat ayrıntıları kitabı daha canlı kılıyor. Atatürk’ün kız kardeşiyle olan bağı, ailesine olan düşkünlüğü ve yaşadıkları zorluklar insan tarafını daha iyi anlamamı sağladı.
Murat Bardakçı’nın belgeler ve notlarla metni desteklemesi de kitabın güvenilirliğini artırmış. Yer yer tarihsel bilgiler yoğunlaşsa da Makbule Hanım’ın hatıraları sayesinde okuması akıcı kalıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Antik Yunan ve Antik Roma tarihi üzerine detaylı ama eğlenceli ve akıcı bir kitap arayanlara şiddetle tavsiye ediyorum. İşte kitaptan bazı konu başlıkları: Yunanlılar ve Romalılar ,Hangi doğum kontrol yöntemlerini kullandılar? Heykelleri neden çıplaktı? ve daha birçok ilginç konu başlığı. Ve yazarın kitabın ortalarında ki bir saptaması çok gerçekçi ve can alıcı geldi bana. Şöyle demiş yazar: "Colosseum için ve genelde, canavar avları imparatorların cömertliklerini sergilemelerine, dünya çapındaki güçlerini göstermeleri ve Roma'nın doğa üzerindeki hakimiyetinin reklamını yapmalarına olanak sağladı, ancak bunun korkunç bir ekolojik bedeli oldu. Colosseum'daki son müsabakalar düzenlenirken Türkiye'nin leoparları, İran'ın kaplanları, Mısır'ın su aygırları, ve Kuzey Afrika orman fillerinin hepsi ya avlanmıştı ya da soyları tükenmek üzereydi. Roma emperyalizminin tek kurbanı insanlar değildi." diyor. Okuyalım, okumak sağlıktır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı yazarları son eseri olduğunu bilerek okumak insanı hüzünlendiriyor. Baumgartner'da özellikle şunu fark ettim: Yazar, olay örgüsünde çok büyük olayları aktarmıyor okuruna. İnsanın yaşadığı sarsıntılı veya sıradan bir olaydan sonra ondaki etkilerini, zihninde yaşadıklarını çok güzel aktarıyor. Ve çok evrensel bir yerden anlattıkları. Dünyanın neresinde olursanız olun yazarın aktardığı duygu ile bağ kurabilir, yaşadığım bu hissi ne güzel aktarmış diyebilirsiniz.

2018 romanın reel zamanı. S. T. Baumgartner eşini on yıl önce kaybetmiş emekli bir akademisyen . Felsefe profesörü ve bir kitap üzerinde çalışıyor. Eşini kaybetmiş ve onun yasını tutuyor. Küçük flörtleri olmuş hatta evlilik girişimi de ama Anna hayatında her zaman başköşede. Anna'nın ölümünden sonra Baumgartner Anna'yı yaşatmak için onun yazdığı şiirlerden bir seçki yayımlamış. Geriye dönüşlerle Baumgartner'ın Anna ile tanışmasından itibaren yaşadıkları, onun ve kendi ailesi, geçmişi de parça parça aktarılıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Matilda’yı nihayet okudum. Bir yetişkin ve öğretmen olarak hislerim biraz karmaşık. Kitap son derece akıcı, Matilda’nın kitap sevgisini ve öğretmeni Bayan Honey ile olan bağını çok sevdim. Ancak bir çocuk kitabı olarak baktığımda içerikte birtakım sıkıntılar var.
Eser; çok okuyan dahi bir çocuğun, onu hor gören ailesine verdiği dersleri anlatıyor fakat dilin dozu kaçmış. Çocuk lügatına uymayacak çok fazla argo ve hakaret yer alıyor. Çocuk kitabında olmaması gereken puro, intihar ve cinayet gibi temalar geçiyor. Müdirenin çocukları saçından savurması, kafalarında tabak kırması ve mesleki küçümsemeler çocuk edebiyatına uygun değil. Kötüler gerçek bir ders de almıyor, müdire fantastik bir olayla aramızdan ayrılıyor.
Kitap akıcılık olarak 5. sınıf düzeyinde rahatça okunabilir ancak barındırdığı ağır hakaret ve şiddet nedeniyle ilkokul ve ortaokul dönemine tavsiye edemiyorum. İyiyi kötüyü ayırt edebilecek lise dönemi için çok daha sağlıklı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünyada denizler maviliğini, gökyüzü bulutlarını kaybetmiş; renge dair hiçbir şey kalmamıştır. Kendi ellerimizle hazırladığımız o sona belki de çok uzak değilizdir?
Kitap kulübümüzle okuduğumuz bu eserin ardından yazar Mustafa Orakçı ile harika bir söyleşide buluştuk. Yazar, Hegzagon’da büyüleyici bir dünya inşa etmiş.
Dünyanın sonu gelince insanoğlu gözünü Yeni Atlantis gezegenine diker. Ancak buraya bilet alabilmek için ara gezegen Hegzagon’daki madenlerde çalışmak gerekir. Kahramanımız Deniz de ailesiyle buraya gelen 42 çocuktan biridir. İnsanoğlu Hegzagon’u da kirletmeye başlayınca, gizemli altıgen taşlar ortaya çıkar ve çocukların elinde dev bir güce dönüşür.
Bu heyecanlı maceraya çevre bilinci, ekoloji, arkadaşlık ve engelsiz yaşam gibi harika temalar ustaca işlenmiş. Sürükleyici diliyle kitap okumayı sevmeyen çocukları bile kendine bağlayacak bu eseri özellikle 5. sınıflara kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatının geç bir döneminde kendini bulma yolculuğuna çıkmış Britt-Marie'nin hayatını anlatan kitap ,bazı geçişlerdeki kopukluklara rağmen güzeldi. Kahramanımız kendini ararken başkalarının hayatına da dokunuyor, onların hayatını güzelleştiriyor. Bütün ömrünü verdiği eşi tarafından aldatılan, hayatın sadece eşinin gözünden onun zevklerinden, onun isteklerinden ibaret sanan Britt-Marie kendi ayakları üzerinde durmayı öğreniyor. Aynı zamanda karşılaştığı insanların da hayatında iz bırakıyor.
Yine yazar her kitabında olduğu gibi bir ritüeli yerine getirip gereksizce bir kesime gönderme yapmış. Her kitabında gereksiz yere bunu sıkıştırması gerçekten kitabın kalitesini düşürüyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ve serinin sonu
Pardayanları okuduysanız çok şanslısınız. Eğer okumadıysanız yine şanlısınız. Çünkü müthiş bir eser ve seriyle karşılaşacaksınız.
Kitabın 10 cilt olması gözünüzü korkutmasın. Çok çabuk bitiyor. Bir çırpıda. Hatta bitmesin diye siz çabalayacaksınız.
Serinin tabi ki kahramanı Şövalye Pardayan ve 4 kuşak ailesi. Ama onun dışında birçok karakter de karşınıza çıkacak. Yer Fransa, İspanya ve İtalya. Dönem 16. Yüzyıl. Katolik ve Protestanların amansız mücadelesi. Fransa’da yaşanan taht savaşları. Hırs, öfke, cesaret, ihtiras, aşk, entrika ve daha adını saymayacağımız birçok duygu. Siyasi ve dini hırsların insanların acımasız içgüdülerinin nasıl ortaya çıkardığının resmi. Birçok katliam ve kıyım. Sonu güzel biten birçok hikaye. Her şeyden önemlisi eser tam bir efsane.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap neden bu kadar iyi biliyor musunuz?

Çünkü bilimkurguyu teknolojiyle değil, etikle anlatıyor.

Çünkü karakterler klişelerden uzak; Citra ve Rowan sayfa sayfa büyüyor, değişiyor ve seni de peşinden sürüklüyor.

Çünkü kurgusu öyle özgün ki, okudukça yazarın hayal gücüne ve sivri zekâsına hayran kalıyorsun. Neredeyse her bölümde altı çizilecek cümleler var.

Ve en önemlisi… Bu kitap seni rahat ettirmiyor. Sürekli düşündürüyor, sorgulatıyor.

Uzun zamandır içinde gerçekten kaybolduğum bir kitap olmamıştı. Tırpan, bana iyi kurgu sandığım birçok kitabın aslında sadece düzgün yazılmış hikâyeler olduğunu fark ettirdi.

Güçlü bir distopya okumak istiyorsanız, bu kitabı pas geçmeyin.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir