Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Önemli bir konu, çok geniş bir literatür taranarak ele alınmış. Böylelikle de yararlı bir yapıt ortaya konulmuş. Ancak okurken de ister istemez; “Bu, nasıl bir din anlayışı?”, “Bu, nasıl bir kin?”, “Din adına insan öldürmek bu kadar kolay mı?”, “Bir din adamının başka bir din adamını dinsizlikle suçlaması ne denli doğru?” gibisinden birtakım düşünceler oluşuyor. Ayrıca Hızır’ın yaşayıp yaşamamasının, tütün ve kahvenin içilip içilmemesinin, kandil geceleriyle ilgili olayların, giyim kuşamın, yemeklerde kullanılan araç gereçlerin uzun yıllar boyunca tartışıldığını ve bir sonuca bağlanamadığını görmek de kişiyi şaşırtıyor.
Eleştirilecek yanlar da var ki bunlar, eser tanıtımlarının uzunluğu, alıntıların günümüz diliyle verilmemesi, sözlüğe bakılmadan anlaşılma olasılığı bulunmayan kimi dini ve tasavvufi terimlerin üstelemeci biçimde kullanılmış olmasıdır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayfer Tunç’un Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi başta zorlayıcı görünüyor; karakter çokluğu ve sürekli eklenen hikâyeler insanı ürkütüyor. Ama elli sayfadan sonra kurguya kapılıyorsunuz. Deliler evi sadece bir akıl hastanesi değil; toplumsal, tarihsel, kişisel meselelerin kesiştiği bir merkez. Mühendisinden hastasına, esnafından bürokratına kadar herkesin sesi var. Bir yerde hademenin hikâyesindeyken biraz sonra başhekimin zihnine geçiyoruz. Bu çok seslilik devasa bir Türkiye panoraması oluşturuyor. Tunç’un dili mizah ve trajediyi harmanlıyor; gülerken hemen ardından hüzünlü bir detay sizi yakalıyor. Delilik ile akıllılık arasındaki sınır bulanıklaşıyor, çoğu zaman deliler daha mantıklı görünüyor. Roman boyunca ayrı hikâyeler “Kara Çarşamba”da birleşiyor, büyük bir düğüm çözülüyor. Bu ustalıkla kurulan bütünlük, romanı sadece bir hastane değil, bir ülkenin hikâyesi haline getiriyor. Sabırlı okurlar için eşsiz bir deneyim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin üçüncü kitabı olan Azkaban Tutsağı, serinin bütünü içinde en sevdiğim kısımdır. İlk iki kitapta yazarın bir seri yazma düşüncesi olduğunu pek zannetmiyorum. Ama üçüncü kitaptan itibaren olaylar, karakterler daha derinlemesine anlatılıyor. Gerekli boşluklar ustalıkla bırakılıyor ki, diğer serilerde bu boşluklar elbette dolduruluyor. Harry Potter serisini çocuk kitabı kategorisinden alıp gerçek anlamda edebî bir yere yükselten bölüm kesinlikle Azkaban Tutsağı'dır. Bu bölümün Jim Kay tarafından resimlenen kitabını bulmak uzun süre çok kolay değildi. Baskı tükendiği için sahaflardan yüksek fiyatlar ödeyerek almanız gerekiyordu ki, alacağınız kitabın kondisyonu bir muamma oluyordu. Kitapyurdunda baskısının tekrar geldiğini görünce kaçırmak istemedim. Son olarak, koleksiyonluk bir kitap olarak görsem de, günlük kullanım için de dayanıklı bir yapısı var. Yalnız, boyutu ve ağırlığıyla bir çantada vs. taşıması pek kolay değil.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fatma Aliye’nin Udi romanını okurken o dönemin ruhunu güçlü bir şekilde hissettim. Bedia’nın yaşadıkları bana, kadın olmanın zorluklarını ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışmanın ağırlığını düşündürdü. Onun mücadelesinde yalnızlık, çaresizlik ve hayal kırıklıkları kadar direnç ve özgürlük arzusu da vardı. Kitabın samimiyetini derinden hissettim, satırların arkasında gerçekten bir kadının kaleminin gücü saklıydı. Bugün bile okurken güncelliğini koruyan bir gerçeklik var bu romanda: “Kendi yolunu çizmek kolay değil, ancak imkansız da değil.” Udi, edebiyatın ötesine geçip bana bir hayat dersi sundu. Sabrın, direncin ve özgürlüğün önemini bir kez daha hissettirdi.

Özgürlük bazen bir enstrümanın tellerinden, bazen de insanın kendi kalbinden yükselen bir sestir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap gerçekten çok akıcı ve ilgi çekici. Puşkin bu yolculuğa sivil olarak katıldığı ordusu adına çıkmıştır. Puşkin, Tiflis olsun Erzurum olsun çok güzel tasvir etmiş o şehirleri. İnsanları, savaşı, doğayı betimlerken gerçekten çok hümanist davranmış. O şehit olan 18li yaşlardaki Osmanlı askerimizi tasviri takdire şayan. O dönemki şehirlerimizin eksik yanlarını da hiç çekinmeden söylemiş. Mesela hamamların berbatlığından bahsetmiş. Tiflis'in hamamının daha iyi olduğunu dile getirmiş. O dönem bir sır gibi olan Osmanlı Paşa'sının haremini de görmek onun için çok heyecan verici olduğunu kalemine yansıtmış. Hem kısa hem akıcı çok güzel bir kitaptı savaşı kaybetmemiz haricinde. İyi okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kelîle ve Dimne, adı Arapça metinde Beydebâ şeklinde verilen bir filozofla Debşelim adındaki hükümdar arasında geçen konuşmalar şeklinde kaleme alınmıştır. Kitabı oluşturan masalların kahramanları hayvanlardır. İbnü’l-Mukaffa‘ (ö.759) bazı katkılarda bulunarak Pehlevî dilinden ve Süryaniceden de faydalanarak Arapça’ya çevirmiştir. Kelîle ve Dimne çevirilerinin hemen tamamı İbnü’l-Mukaffa‘ın metnine dayanmaktadır. Kitabın tercüme hareketleri döneminde çevrilmiş nüshasının tam metninin arapça ve çevirisini içermesi gerçekten harika. Arapçasını geliştirmek isteyenler için faydalı olduğu gibi kitabın dönemin ruhunu yansıtan zekide tasarımlanan felsefî hikmetlerle dolu olması keyifle okunmasını sağlıyor. Ayrıca eser o kadar akıcı bir dille yazılmış ki insan okuduğunu unutup hikayelerin içine giriyor. Modern dönemde edebiyatla ilgilenenlerin hatırlayacağı çerçeve öykü tarzında yazılmış bir metin. Yazar adayları için bile halen bence öncü rolünü sürdüren bir metin, size çok şey katacaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mâlikî mezhebinin imamı İmam Mâlik’in kendi hadis yöntemine göre sahih rivayetleri özenle seçerek derlediği eseri Muvatta isimli kitabı; Mansûr’un teklifiyle telifine başlanıp (M.776) tamamlanmıştır. Erken dönemde (ki yazıldığında Buhari daha doğmamıştı) yazılan Muvaṭṭaʾın önceleri 10.000 hadis ihtiva ettiği Mâlik’in eserini her yıl yeniden ele alıp ihtisar ederek bugünkü hale getirdiği ve bu çalışmaların kırk yıl sürdüğü Kādî İyâz tarafından zikredilmiştir. Ṣaḥîḥayn’ın tasnif edilmediği bir dönemde Şâfiî’nin, yeryüzünde Allah’ın kitabından sonra en sahih kitabın el-Muvaṭṭaʾ olduğunu söylemesi dikkate değerdir. Kitap Mâlikî mezhebinin başucu eseridir. İslami eserleri en eskisinden bu güne kronolojik olarak okumayı sevdiğimden benim için heyecen verici bir deneyim oldu. Muvatta ile birlikte Ebu Hanife'nin kelâmi risalelerini ve müsnedini de okursanız ufkunuzun açılması noktasında büyük bir merhale kat edebilirsiniz. İslam klasiklerine aşık olan her müslümana tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Ekim 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Helenistik devletler dünyasının İskender'in seferiyle başladığı, batı Akdenizden Hindistan'a kadar uzayan kolonileşmenin M.Ö.279 da Keltlerin Orta Avrupadan Makedonya ve Yunanistan'a ilerlemesi, Galyalıların Küçük Asyaya geçişiyle Roma İmparatorluğu ile devam eden sürecin harika bir özeti diyebilirim. Bu kitabı okurken Perslerin tarihteki önemini kavrayarak Pers İmparatorluğunu da okuma listeme ekledim. Tarihin puzzel parçaları Runik kitabın tarih serisi ile tamamlanıyor, teşekkürler Runik Kitap..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı'nın son döneminden Nekbe'ye kadar olan dönemi üç kuşağın hikayesi üzerinden bir köy hayatı etrafında anlatan destansı bir roman. Olaylar Hadiye köyü merkeze alınarak anlatılmış olsa da kitabın bütününde Filistin topraklarında verilen mücadeleye ayna oluyor. Bu toprakların gerçek sahiplerinin sadece topraklarının değil yaşamlarının da gün gün nasıl işgal edildiğini sadece okumuyor iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitapta atlara verilen değeri ise aslında özgürlüğe verilen değer olarak okuyabiliriz. Atların yaralanması, ölümü özgürlüğün de kaybı. Bugün o atlar ölmüş olsa da yüz yıldır içimizde koşmaya devam ediyor.
ta ki Filistin özgür olana dek. Ayrıca İbrahim Nasrallah bu kitabı 22 yıl gibi uzunca bir dönemde kaleme alıyor. Verilen çeyrek asırlık emeği okurken fazlasıyla hissediyorsunuz. Ve kitabın orijinal dili Arapça 'dan yapılan muhteşem bir çeviri.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Eylül 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın kapağına bakıp aldanmayın. Korku ve gerilim unsurları olmayan fakat son derece gizem ve merak uyandıran bir kitap. Dili sade, olay ise çok güzel iç içe geçmiş karakterlerle harmanlanmış bir şekilde anlatılıyor. Şimdiki ve geçmiş zaman arasında yazılan kitapları çok severek okuyan biri olarak beni çok tatmin etti. Ayrıca annelik, yetişkinlik travmaları, çocukken ebeveyni tarafından gördüğü istismarın gözardı edilmesi beni konu itibariyle ayrıca etkileyen bir kitap oldu. Sonu belki tahmin edilebilir ama okuma keyfi paha biçilemez
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir