Eşini kaybeden bir adam hayata tutunmak için ikinci bir evlilik yapamaya karar verir. Evlilik sonrasında Alfonso acaba üvey annesini sevip anlaşacak mı konusunda da kaygı duymaktadır. Alfonso acaba ne yaptı da üvey anneyi ve babayı yanılttı. Kitap şiir gibi akıp gidiyor. Bence ön yargılı olmadan alıp okuyun. Nobel ödülünü hakikaten hak etmiş. Diğer kitaplarını dahi alıp okuyacağım.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Mutluluk geçici ve bireyseldi, olağandışı durumlarda iki katına, çok daha ender durumlarda 3 katına çıkıyordu, ama asla topluca ve uygarca ulaşılan bir şey değildi. Mutluluk, deniz kabuğunun içinde gizlenen bir inciydi; hani bazen bir ayin sırasında ani bir parıltı çakar insanın gözünde ya da her şey kusursuz görünür gözüne, mutluluk öyle bir şeydi işte. İnsan olanaksızın ardında koşarak kaygılar ve umarsızlıklar içinde yaşamamak için bu kırıntılarla yetinmek zorundaydı. ön yargılarınızı yenin ve okuyun etkilenmemek elde değil...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yorumlara bakıp ta kitabı almamazlık etmeyin. Alın, okuyun, kendi özgür iradenize ve beğeninize sunun. Kİtabı, kısacık olmasına rağmen farklı başlıklar altında analiz edebilirsiniz. En masum ve en faydalı görüneni, insanın tüm organlarını nasıl temizlemesi gerektiği, çirkin olsalar bile, onlara iyi bakılmasının vücudumuza borcumuz olduğu ve tüm bunların sonucunda da, kendimizle barışık olmayı başarmanın gerekliliği. Ben işin bu kısmına tam puan veriyorum. Sonunda hepimiz bir tuvalete tünüyoruz. Bunu romanda okuyunca niye yadırgayalım ki? Haa, bu arada, bir erkek olmasına rağmen, Don Rigoberto'nun banyoyu kullanışı kusursuz. İkinci kısmı ki bu da bence son derece olumlu, uzun süren evliliklerin ardında yatan başarının sırrını kulağımıza fısıldıyor roman. Yani, birbirini bıkmadan sevebilmenin, yeniden yeniden keşfedebilmenin incelikleri. Buna da tam puan. Gelelim üçüncü temaya: eve gelen üvey annenin de, onunla evlenen babanın da; evdeki çocuk sorun çıkarır mı diye kaygıları var. Ancak çocuk onları şaşırtıyor. Çünkü son derece zeki bir velet. Tahminim 12-14 arası yaşlarda gezinen bir çocuk bu. Ama beyninin çocuk kaldığı söylenemez. Kurduğu tuzak mükemmel. Bu temanın ironisi de çocuğun "babasına" asla yalan söylememiş olması. Ne güzel değil mi? Çocuklar hep doğruyu söylemelidir...
Yazar, Jordaens, Boucher, Tiziano, Bacon, Szyszlo gibi ressamların tablolarından da yola çıkarak kurgusunu yaptığı romanda, küçük bir çocuğun, annesinin yerini almasını istemediği babasının yeni eşine kurduğu tuzağı akıcı bir anlatımla kaleme almış. Yer yer 'iğrenç' diyebileceğimiz anlatımların da yeraldığı romanı henüz okumamış olanların pek bir şey kaçırmış olduğunu söyleyemem.