Küreselleşme Sınırı Aştı mı?
Küreselleşme Sınırı Aştı mı?
27Yorum
Dr. Şerefettin Güler
Kitapkurdu
küreselleşme diyaloglarında hep Türkiye kötü örnek olarak gösteriliyor. Kuzey Irak takilerde Amerikan Kölesi! Kıta Avrupa da öyle veya ortak. Küreselleşme tıpkı mahalledeki çocuk topluluklarına benzer ya zengin olacaksın ya güçlü. Uluslar için de aynı şey geçerli ya çok üretip zengin olacaksın ki japonya ya da güçlü olacaksın ki burada teknoloji ve silah rusya. Herkes işini en iyi şekilde yaptığı zaman bizde hakettiğimiz yeri alırız. onun için vatan millet sakarya edebiyatı boşuna çalışın çalışın çalışın
Super Nova
Kitapkurdu
13.01.2004
“Küreselleşme Sınırı Aştı mı?” adlı kitabın yazarı, Türkiye’de doğan ve Serdar Turgut’un Türk olduğundan kuşkulandığı - Dani Rodrik...<br />Bakınız yazar küreselleşme sürecinde hükümetlerin rolünü nasıl sınıflandırıyor:<br />-Dışa açıklık ile yurtiçi ihtiyaçlar arasındaki dengeyi bulmak,<br />-Sosyal güvenliği ihmal etmeyin,<br />-Yurtiçi reformlar için “rekabet gücü”nü mazeret olarak kullanmayın,<br />-Ticarette “adalet” talebini suiistimal etmeyin.<br />
Mehmet Can Tanyolu
30.10.2003
Prof.Rodrick her hülkede kapitalist uygulamaların farklı olduğunu ve bir ülke ekonomisinin diğerini etkilememesi gerektiğini söylüyor.Ancak ABD ve diğer gelişmiş ülkelerin geliri sürekli artarken gelişmekte olan(!) Arjantin,Türkiye,Bolivya,Meksika gibi ülkeler sürekli fakirleşiyor.Son kırk yılın istatistiklerine bakarsanız Avrupa ülkeleri,ABD,Japonya ve Güney Kore'nin geliri birkaç misli artmış.Diğer ülkelerse ya fakirleşmiş ya da aynı düşük gelirle yaşam mücadelesi veriyor.IMF ve Dünya Bankası ise gelişmiş ülkelerin diğer devletlerin ekonomisini batırmak için kurulmuş kurumlar.Dünya ekonmisini dengesizleştiren "küreselleşme"yi ABD'li bir uzmandan dinlemek isterseniz bu kitabı okuyun.
Kitap, ihtiyaçtır...
Kitapkurdu
Dani Rodrik “Küreselleşme Sınırı Aştı mı?”adlı eserinde kapitalizmin ulusal bir çerçeve içerisinde işlediğini söylüyor.Oysa Rodrik bu düzenin yanlış olduğunu ve uluslar arası ekonomiler öyle bir şekilde yapılandırılmalıdır ki hiçbir ülke ekonomisi birbiriyle çatışmadan yaşabilsin.Kitapta anlatılanlar ve yapılan teşhisler gerçekten de son derece isabetli.Kapitalizmin artılarını ve eksilerini nesnel olarak ortaya koyması ayrı bir güzellik.Ayrıca kitapta yer alan bazı bölümler kitaba ders kitabı havası vermiş diyebilirim.Kitapta “dış risk nedir ve önemli midir?,Avrupa’da entegresyon ve sosyal siyaset,OECD ülkeleri panel verilerinin değerlendirilmesi” gibi birçok sorunun cevapları ayrıntılarıyla verilmiş.Kısacası “globalleşmesinin(küreselleşmesinin)bugünü ve sonrası hakkında bilgi edinmek isteyenler arkadaşların mutlaka okuması gereken bir eser.Tavsiye ederim.
Burtan
24.07.2002
kesinlikle okunmali, kuresellemeyi cok iyi analiz eden rodrik, ekonomik rekabetin gerekliliklerini siraliyor
Hakan Kilyusufoglu
02.06.2002
Profesör Rodrik'in pencersinden bakilinca küreselleşmenin getiri ve götürü terazisinin dengesizliği oldukça açık bir şekilde görülebiliyor.Son günlerde televizyonlarda sıkça duymaya başladığımız bu küreselleşme hareketinin , bir toplumu oluşturan bireylere kadar etkilerinin neler olduğunu bu kitapta bulabilirsiniz.
Aloda Kaplan
29.03.2001
Küreselleşme süreci, dünyayı "global bir köy" yapmak istiyor. Ama unutulmaması gereken bir nokta da şudur: küresel kapitalizm, kimilerini sömürüp açlık sınırlarına taşırken kimilerini aşırı bir zenginleşmeye götürmektedir. Unutulmaması gereken nokta ise, "köşeye sıkışan kedinin bile saldırıya geçeceği"dir. Ayrıca bu kitapta bahsedilen "uluslararası ekonomiyi öyle bir inşa etmeli ki, ülke bazındaki değişik tür kapitalizmler birbiriyle çatışmadan yaşayabilsin" tezi sadece bir hayaldir. Böyle bir çatışmayı önleyecek her hangi bir sistem hayal ürünü olmaktan öteye geçemez. Çünkü, sosyal, etnik ve kültürel farklılıklar kaçınılmaz olarak böyle bir çatışmayı doğuracaktır. Bu farklılıklar ise yok edilmesi ya da tek tipleştirilmesi imkansız olan mozaiklerdir. Her ekonomik sistemin kendine has kuralları vardır ve nitekim bu kurallarını hayata geçirmezse yaşayamaz. Nitekim kapitalizm de kendine has sosyo-kültürel yapıyı oluşturamazsa yaşayamayacaktır. Nitekim hiç bir modelin yok olmadan kapitalizmin kurallarını hayata geçirmesi imkansız. Bu bağlamda kitapta bahsedilen küreselleşme sürecinden sağlam çıkılacağını hiç sanmıyorum. Küreselleşme de kapitalizme has "tüketim kültürü"nü yaratmak için uygulanan bir politikadır o kadar.
1 2