Deliliğe Övgü (Sarı Kapak)
Deliliğe Övgü (Sarı Kapak)
37Yorum
burkemm
20.01.2016
Merak ettiğim kitaplar arasındaydı. Ama o ölçüde keyifli değildi.
kthy
16.01.2016
Keyifli bir kitap ama ilk sayfalardan sonrası biraz tekrar niteliğinde gibi. Yine de tavsiye edilir...
f.ç.
Kitapkurdu
25.12.2015
İleriki sayfalarda başlardaki kadar açık olmasa da deliliğin aslında akıllı olmaktan makbul olduğunu, dünyanın zorluklarına ancak böyle katlanılabileceğini anlatan güzel bir eser.
Ebru Aksakallı
10.10.2015
keyifli değil ama Erasmus merakı okumayı gerektiriyor.
wcrazyman
19.09.2015
hoş...............
Ugurakar
25.03.2015
Anlaşılması için biraz erasmus çevresi hakkındaki insanlarla ilgili bilgi birikimine ihtiyaç var zor bir kitap bence...ama içinde güzel tespitler içerdiği kuşkusuz
insanoglu01
05.07.2013
Kitabı "zevkle" okuyabilmek için yunan mitolojisini bilmek gerekiyor. Altta verilen dipnotlarla uğraşınca çok da keyifli bir okuma olmuyor. Okudum ama "zevkle" değil.
beyzaxf
30.05.2011
biraz yaşı büyük olan kesime hitap edebilecek bir kitap ama çok düşündürücü mizah esintileri bol olan sohbet tadında bir kitap bildiğiniz ya da adını bile duymadığınız bir sürü mitoljiden isimlerle karşılaşacaksınız
rabia_rk
23.05.2011
kitap başta sıkıcı gibi gelebilir. ama okudukça ne kadar doğru şeyleri anlattığını , günlük hayatla da bağdaştırabildiğim bir kitap. bir kesitini çok beğendim: KENDİNİ BEĞENMİŞLİK. ne kadar çirkindir değilmi kendini beğenmişlik? oysa ki kitapta insan kendini beğenmiş olmazsa nasıl başkalarını beğenebilir ve sevebilir. bence genelde bildiğimizin aksine olaylara başka yönden de bakmamızı sağlıyor...
bep_
29.08.2009
erasmusun okunması gereken bir kitabı . üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin hala geçerli olan bazı şeyleri anlatıyor. aslında deliliğin insanın kalıplara sığmayan kendi öz hali olduğunu söylüyor. deliliğin kötü birşey olmadığını ,aslında normal olmanın iyi birşey olmadığını anlatıyor.
ahmetur
Kitapkurdu
15.05.2008
Deliliğe övgü, Erasmus'un kendi yaşadığı dönemdeki Politikacıları, Din adamlarını, teologları ve filozofları sert bir şekilde yerdiği, bunu yaparken de deliliği övdüğü, deliliği aslında insanların gelişim geçirebilmesi için gerekli gördüğü oldukça ilginç bir yapıtı.
swordofsoul
07.04.2008
Son 20-25 sayfası dışında okunmaya değer ve yazıldığı çağın gelenek ve dinamiklerine aykırı bir kitap olması dolayısıyla, düşünce dünyasına bir günlük olarak yazılmasına rağmen çok fazla değer katan bir kitap olmakla birlikte, son 20-25 sayfasındaki statüko destekçi yorumları dolayısıyla bütününe verilen değeri bir anda sıfırlayan bir kitaptır. Delilik ya da sıradışılık elbette insanlığın gelişimi söz konusu olduğunda bilinmeyene olan merak ve sınırlarını genişletmek isteyen insan iradesinin bir ürünü olarak yorumlanmalıdır. Ama bu türlü ürünlerin statükoya yarar ve fayda sağlayacak şekilde söz konusu kitabın sonunda yorumlanması, okuyucuları bir anda, deliliğin varacağı sonucunda belirli bir statükoya bağlı kalmak olduğunu yorumu ile birlikte açıkçası hayal kırıklığına uğratmaktadır. Düşünce tarihini az da olsa takip eden kişilerin hemen bir analoji kurabileceği Descartes'ın şüpheciliğinin Tanrı inancıyla sonlanması gibi, Erasmus'da deliliğin daha doğrusu sıradışılığın kilise tarafından belirli bir yapıya kavuşturulması düşüncesi, nasıl ki Descartes'in şüpheciliğinin belirli bir dogmaya ulaşması gibi, Erasmus'un Deliliğe Övgü'sünü de kilisenin bir dogması haline getirmektedir. Tabii olarak bu sebepler, yazara verilen ve yazılanlara verilmesi gereken ortadan kaldırmamakla birlikte, hatta bu türlü bir yazımla yazarın kitabın sonunda biz okuyucuları, soru işaretleri içerisinde bırakmasıyla birlikte, büyük bir öneme sahiptir. Ama tutarlılık konusundaki bu türlü bir tutumun söz konusu eseri tutarlılık kriterinde değerini sıfırlamaktadır. Bana öyle geliyor ki, bu türlü eserlerin tutarsız olmaları, eserlerin birer ironi olması dolayısıyla gerekli olmakla birlikte, birer kara mizah kitabı olmalarını gerektirmektedir. Sonuç olarak, bu türlü ironi eserlerinin, felsefi anlamda lokal bakış açıları yaratması önemli olmakla birlikte, birer düşün eseri olarak yorumlanmasından imtina edilmelidir.
burhan74
21.02.2008
Erasmus'un, mutluluğun ve her türlü güzelliğin kaynağı olarak ifade ettiği deliliğin erdemli bir durum olduğuna nerdeyse inanacaktım. Günümüzden 500 yıl önce yazılmış kitap o kadar çok mitolojik benzetme yapmış ve bu benzetmeleri dipnotlarla açıklamış ki anlamak gerçekten çok çaba gerektiriyor. Okurken oldukça sıkıldım. Çok büyük bir düşünce eseri olduğunu kabul ediyorum ancak okumaktan zevk aldığımı söyleyemem.
demoisher
27.01.2008
Erasmusun basyapiti.Yuzyillar gecmesine ragmen ogretileri hale gecerli olan bir kitap.Deliligin kendisiyle gerceklestirilen diyaloglardan olusan kitapta siradisi ve "delilik"olarak nitelendirebilecek seylerin aslinda nasil insanligin gelisimine katki sagladigi aciklaniyor
kızıl ada
04.04.2007
Bugünün gözüyle bakıldığında biraz basit kaçan, biz 21 yy. kitapkurtlarının zaten bildiği şeyleri anlatan bir kitap olsa da, yazıldığı dönem içinde düşünüldüğünde mükemmel bir eser olduğu iddia edilebilir. Erasmus eminim zamanında Thomas More'u çok eğlendirmiştir; ama beni çok eğlendirmediğini, hatta yer yer sıktığını belirtmeliyim. Yine de bir külttür sonuçta, okunmalıdır.
Krasen Novkov
28.02.2005
"basitlige övgü doneme elestiri" diye adinin değistirilmesini onerdigim kitap. delilik hic bu kadar basit olmadi..
Suat Sungur
Kitapkurdu
12.04.2004
Deli, neden delidir? Aslında herkes onu "deli" olarak tanımladığı için öyledir. Erasmus'un eserine sahip olan iki temel görüş var: Birincisi gerçek bilgeliğin "delilik" olduğu, diğeri ise, kendini bilge sanmanın "delilik" olduğu...

Kitapta "delilik" bu düşünceden hareketle kendi kendine övgüler düzüyor ve bu arada çocuklukta ve yaşlılıkta, aşkta, evlilikte, dostlukta, politikada, savaşta, bilimde kısacası hayatın her alanında deliliğin nasıl her zaman egemen olduğunu gösteriyor.

"Deliliğe Övgü", canlılığını, geçerliliğini ve çekiciliğini yayınlandığı andan günümüze kadar değişmeden korumuş bir yapıt! Herkesin okumasını tavsiye ederim.
1 2