23Yorum
Selcan Aktaş
24.04.2007
Milliyetçilik allanıp pullanmış aşiretçilikten başka bir şey değil. Her aşiret bir diğer aşireti inançları, toprağı, ekonomik çıkarları uğruna öldürmeye hevesli ve hazır.”
Krishnamurti bu kitabında böyle demiş fakat......
aslında bence milliyetçilik'in tam tanımı bu değil.İnsan olarak tabii ki hepimizin yaşamaya hakkı var ama Çanakkale Savaşı'ndaki gibi özdeğerlerinize saldırılan bir zamanda millliyetçilik duygularınız kabarmaz mıydı?eviniz barkınız bir anda yağma edilse,karınız kızınız kaçırılsa,halkınıza zulm edilse siz ne yapardınız? Milliyetçilik ilkel bir duygudur.aşiretçiliğin süslenmiş halidir diyerek öylece otururmuydunuz? yoksa milliyetçilik duygularınız kabarıp ölüm pahasına da olsa ülkeniz için brişeyler yapmazmıydınız? Irak taki savaşa ne yazık ki hepimiz şahit olduk. onlar da savaş başında A.B.D'nin insancıl bir şekilde hiç milliyetçilik duygularını,kendi çıkarlarını işin içine katmayacak diye Irak halkı sakin sakin bombalanan binaları ve şehirleri izledi.1 kaç yıl sonra anladılar ki eğer milliyetçilik duyguları ile bir yürek olsalardı şu anda ülkeleri sınırları içinde huzur içinde yaşayabileceklerdi.Ama iş işten geçti.Elde kalan sadece hüsran oldu.Bir de yıkılmış yakılmış hayatlar. ....
tek meyve
Kitapkurdu
03.01.2006
‘Düşünce kutsal değildir.’ diyor krishnamurti . dünyada gördüğümüz sefaletin, açlığın,tüm savaşların, dinlerin ve diğer tüm ideolojilerin düşünce ürünleri olduğunu söylüyor. Doğru fakat aynı yoldan şu sonuca da varabiliriz tüm güzelliklerin kaynağı da yine düşüncedir. Birşeylerin dışında olmakla , birşeylerin farkında olmak ayrı şeylerdir. Farkındalığın ışığında daha güzel bir dünya yine bizim elimizde.<br />bazen insan herşeyi bilse de yine de bir dürtüye ihtiyaç duyar. bunun için yararlı olabilecek en güzel kitaplardan biri. mutlaka okunmalı.
Okuyucu1980
Kitapkurdu
09.08.2002
Bir Krishna klasiği.

Yüzyıllardır sınıflı toplumlarda yönetici elit, kendi çıkarlarını halkın çıkarları olarak göstermeye ve kendi felsefesini halka kabul ettirmeye çalışmıştır. Mesala köleci toplumda yönetimdeki sınıf yani egemen sınıf olan köle sahipleri, kendi ahlaki sistemlerini, felsefelerini ve toplumsal düzenlerini yaratmışlardır ve bunu evrensel doğru olarak halka empoze etmeye çalışmışlardır. Bir çok filozof da bunlara bilinçli veya bilinçsiz olarak destek vermiştir. Bu sayede kendi servetlerini kölelere karşı koruma ve geliştirme imkanı bulmuşlar ve sömürünün devamını sağlamışlardır.

İşte Krishna, bugunkü toplumsal yapı içersinde yönetici elitin yapmaya çalıştığı, insanlara empoze etmeye çalıştığı şeyi yani insanın toplumsal sorunlarla ilgilenmemesini dolaysız olarak sağlamaya çalışıyor. Oysaki insan toplumdan istese de soyutlanamaz. Mesela bir insanın yaşaması için, ihtiyaçlarını karşılaması için günümüz toplumunda çalışması gerekir. Mesela patronun canının sıkılması üzerine işten atılan bir işçi ne yapacak. Bu insanı işsizlik sorunundan soyutlayabilir miyiz?
1 2