İki farklı hayatın ortak bir hayata dönüştürülme çabası... Farklı bir anlatım tarzı... Bu kitabı okurken masum ve sağlam bir dostlukla karşılaşacağımı sanıyordum ama lezbiyen bir ilişki ele alınmış. Sürekleyici ve çabucak okunacak bir kitap ancak sonu sanki havada kalıyor. Devamında ne olacak diye düşündüm. Handan gitti, peki Behiye ne olacak? Yoruma açık bırakılmış ve yazar bazı bazı ip uçları verip olayların anlaşılması istemiş. Tıpkı dostluk ve arkadaşlığın aslında lezbiyen bir ilişki olduğunu anlamamızı istediği gibi.
Çok kolay okunan, hatta çok zorlanılırsa bir ders de çıkarılan ve bana göre hiç bir edebi değeri olmayan bir kitap. Kitapta iki kızın normal olmayan arkadaşlığı, birinin diğerine olan lezbiyen duyguları anlatılmış. Ayrıca kitapta, kızların arkadaşlık ettikleri kısa süre boyunca yedikleri her öğün yemeğin çok ayrıntılı tarifini de bulmak mümkün-o ekşili köfte yerken öbürü pilav üstü kuru fasülye yedi gibi. Perihan Mağden bu romanı yazarken diyetteydi herhalde.
kitap bana edebi açıdan birşey kazandırdı diyemem ama "seninle başım dertte" adlı selami şahin şarkısı ve leman hanım kitabı sempatik gösteriyor diyebilirim.
Herkes bu kitaba bence yazdıklarıyla hakaret ediyor.Kitabı çok küfürlü veya argo bulanlar olabilir ama herkes yine biliyor ki hayat güllük gülistanlık değil.Perihan Mağden'i ilk defa okudum fakat gerçekten çok güzel bir kitap.Bu arada kitaptaki cinayetleri kimin yaptığını soranlar var.Bu kitaba ayrı bir hava ve sır katmış.Sonuçta o cinayetleri behiye işlemiştir.Kesikli bir alet kullanıldığı ve öldürülen kişilerin marka giyinmesi bunların bir ipucusu.Bence hep iyi anlam veren,hayatı her zaman olumlu yönden bakmamızı sağlayan kitaplar değil,biraz da böyle kitaplar okumamız lazım.Sanki herkesin içindeki o gerçek arkadaşlık duygusunu ortaya çıkarıyor kitap.Herkese tavsiye ediyorum.
Perihan Mağden'i ilk defa okudum,okuduğumada pişman oldum.Kitabı sadece kapağına bakarak,kendimde okumadan bir kız arkadaşıma hediye etmek gibi bir SALAKLIĞIM(senden öğrendik böyle doğal konuşmayı perihan hanım) oldu.Ancak o kitabı bitirip bana okumam için verdiğinde gördümki hata yapmışım.Handan behiye yakınlaşması kitapta neden açık bir şekilde lezbiyenlik olarak verilmemiş buna şaştım.O kadar argo kelimeyle düşüncelerini vermeye çalışan yazar acaba lezbiyen terimini kullanmaktan mı korkuyor bunu merak ettim.Ayrıca zaten iyi bir yolda olmayan gençliği bazı kötü alışkanlıklarla tanıştırıp neden bunlardan uzak durmaları gerektiğinide aktarmıyor?Edebiyat adına bir karenin bile göze çarpmamasıda ayrıbir mesele zaten.Bundan sonra ki eserlerinde günümüz şartlarını ve toplumun etik değerlerini göz önünde bulundurmasını öneriyorum yazarımıza...
Kitap keskin ve rahat anlatımıyla kendini sevdiriyor. Kitap da argo ve günlük kullanımlar da büyük bir rahatlıkla işlenmiş fakat sanki eksik kalmış.. İkinci bölümünün de çıkmasını dört gözle bekletiyor
Perihan Mağden nedense çok konuşuluyor. Bu kitabı okuduğumda bende bıraktığı hiçbir iz olmadı. Okuması çok kolay çünkü hiç yormuyor. Çok sıradan bir anlatım var. Konusu ise iki kız arkadaşın çok abartılmış ve sebebini anlamadığınız yakınlaşması. Buna dostluk kelimesi uyuyor mu bilemiyorum. Bazı kitaplar vardır okurken bitsin istemezsiniz, tadı damağınızda kalır. Bunlardan biri olduğunu söyliyemem ama kafa dağıtmak için, kendinizi yormadan başka bir alternatifiniz yoksa okuyabileceğiniz bir kitap
İki genç kızın romanı.Behiye Handan'a apayrı bir anlam yüklemiş.Belki hayata tutunmak adına son kale olarak görüyor.Handan ise sadece bir çocuk gibi geldi bana.Erim ile yazlıkta o karın ağrısını hissettikten sonra aslında ne kadar basit bir kız olduğunu Behiye'ye itiraf ediyor.Kitabın sonunda Behiye'nin Çavdar Tarlasında Çocuklar'ın kahramanı gibi bir kliniğe falan düşeceğini umuyordum ama bu olmadı.Dilbilgisi hiçe sayılmamış bence yeni bir dil kurulmaya çalışılmış.Başarı biraz yakalanabilmiş.Roman akıcı.İnsanı sıkmıyor.İyi bir senaryo ve iyi oyuncularla klas bir duygusal-gerilim filmi olabilir.
İki Genç Kızın Romanı, ya da olması gereken ismi ile İki Genç Kızın Zırvalıkları okuyucuya hiçbir şey vermeyen; bilakis ondan birşeyler koparmaya çalışan bir kitap. Perihan MAĞDEN'in niye kendini zahmete sokarak böyle satırlar karaladığını sorup öğrenmek lazım. İçinde her türlü kötü alışkanlık ve ahlaksızlık olan böyle bir eser niye yazılır; anlaşılır iş değil! Genç kızlarımızın sigara, içki, fuhuş ve kötülük adına ne aranırsa bu kitapta bol bol bulunuyor. Ayrıca yazar herhalde dilbilgisi dersleri de görmemiş! Bu kitabı okumayı düşünüyorsanız hemen bu düşüncelerinizden kurtulmanızı öneririm.
Perihan Mağden'in çok değişik bir tarzı olduğu kesin. Fakat romanın adına kanmamak lazım. İki değil bir genç kızın romanı bu, yani Behiye'nin. Handan ve Behiye arasında gelişen bir arkadaşlık ötesi ilişki var ya da en azından öyle görünüyor fakat Handan yeterince betimlenmemiş, kurgulanmamış ve tüm roman, isminin aksine tek bir kişinin üzerine yüklenmiş ki o kişide Behiye'dir. Mağden'in değişik fakat yalın bir anlatımı var ve zaman zaman günlük konuşmalara dönüştüğü için olsa gerek çok kolay okunabilen bir roman var karşımızda. Kesinlikle sıkmıyor, bir kalemde okunup geçilecek türden bir roman. Elbette söylemeden edemeyeceğim: Mağden'in özellikle paragraf ve cümle sonlarında kelimeler ile vermeye çalışıp bence başarısız olduğu imgelemlerin anlatım gücünü artırmak için yaptığı oyunlar can sıkıcı bir halde. Akıcılığını kendi kendine hançerlemiş Mağden. Bunun dışında Behiye için yaptığı psikolojik kugulamaları ise çok başarılı buldum. Elbette bu saptamam diğer kahramanlar için pek geçerli olamadı. Ha bir de roman içinde Handan için sürekli kullanılan bebekkedikız ve mutfak masası üzerinde bulunan ağızağızatahta bir çift kuş peçetelik gibi sürekli yinelenip okuyucuya ısrarla anlatılmak istenen imgeler var. Mağden kesinlikle çok zeki bir yazar fakat bu zeka, okuyucuyu aptal yerine koymayı düşünmekten ziyade kanımca aceleye gelmiş bir roman yazmış. Yazarken kesinlikle sıkılmış ve ''ya bitsin de şu kurtulayım'' filan da demiştir diye düşünüyorum. Ve fakat, yine de karşımızda Perihan Mağden var. Yorulmadan, sıkılmadan okumayı severim diyenlere öneririm. Ayrıca çok fazla şeyler de beklememelerini salık veririm...
YAZAR BU KİTABINDA KAHRAMANLARININ PSİKOLOJİK DURUMLARINI ANALİZ EDEREK OLAYLARIN İÇERİSİNE İŞLEYİP ROMANA AKICILIK KAZANDIRMAYA ÇALIŞMAKTADIR.BEHİYE'NİN PSİKOLOJİK GEL-GİTLERİ ROMAN İÇERİSİNDE ÖNEMLİ BİR YER TUTMAKTADIR.BEHİYE VE HANDAN İLİŞKİSİ YETERİNCE AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMAMIŞTIR.KİTAPTA GEREĞİNDEN FAZLA KÜFÜR VE ARGO SÖZCÜK YER ALMAKTADIR.YAZAR KELİME OYUNLARIYLA DEĞİŞİK BİR YÖNTEM DENEMEKTEDİR.AKICI BİR DİLLE YAZILAN KİTAP PSİKOLOJİK YAKLAŞIM AÇISINDAN BAŞARILI BİR ANLATIM SERGİLEMEKTEDİR.
kitabın adı iki genç kızın romanı ama kitapta, bırakalım iki taneyi, bir tane genç kız bile yok. böyle söylüyorum çünkü,kişilik çözümlemeleri her iki kız için de eksik yapılmış, sanki iki farklı insan birbirlerini bulmuş,birbirlerini tamamlamış gibi yazılmış kitap. evet, bu böyle olabilir ancak her insanın kendi içinde çelişkileri ile bir bütün oluşturuyor olduğunu da gözden kaçırmamak gerekir.ne handan ne de behiye, ikisi de gerçeğe,hayata dair bir şeyler söyleyemiyor,ikisini, toplasak bile bir bütün etmiyor. kitabın bir önemsenmesi gereken noktası daha var: sanki, hayatta başımıza gelen olaylar (ki insanın başına bir şey gelmez, herkes hayatını baştan sona kendi yazar) bizi şimdiden bilemeyeceğimiz yerlere götürür gibi bir his içerisinde yazılmış, böyle bir hava hakim kılınmış kurguya.ben ve "karşımda duran" herhangi bir şeyin dışında ,elbette bir üçüncü konum daha vardır:farkındalık konumu... ve bu konum adından da anlaşılacağı gibi, "ben olan" ın yarattığı birşeydir, bu konumun varlığının farkına varan kişinin buna "bu benim başıma gelmiş bir şeydir" demesi anlamsız geliyor bana.. yarayı açmayı ben isterim ve bir yara açılmış olur..ve hayat böyle bir sürü yaratımlarla sürüp gider... roman güzel,akıcı,ayrıntılara dikkat eden bir yanı var, sadece bileşimi biraz eksik yapılmış, o kadar...
Kitap akıcı bir dille yazılmış zaten kitabı okunabilir kılan en önemli unsur da bu. Yani alışık olduğumuz ve sempati duyduğumuz Perihan Mağden tarzı. Uçuk, sevimli, farklı, marjinal... Ama kurgu berbat. Uzun soluklu bir roman için yetersiz. Üzerinde uzun uzun düşünülmeden yazılmaya başlanıp, nasıl olsa yazarken kurgularım denmiş gibi de bu başarılamamış tabi. İki genç kız arasında bu tür tutkulu ilişkiler çok normal, bunun için Behiye gibi sıradışı bir karakter ve onu tamamlayan çok normal bir Handan tiplemesine gerek yoktu. Ya da gerek vardıysa Handan da Behiye kadar çok gerçek bir tip olmalıydı. Handan'ı iyi tanıyamıyoruz, olaya neden Behiye'nin gözünden bakmak zorundayız? Behiye kendisi gibi zeki ve entellektüel bir kızla da bu ilişkiyi yaşayabilirdi, mutlaka erkek-kız ilişkisi gibi dengenin erkeksi özellikleri ağır basan taraftan yana olması gerekmezdi. Hele ki Perihan gibi eşitlikci bir insan için böyle olmasa iyi olurdu. Kitabın sonu ayrı bir sorun. Çok ama çok aceleye getirilmiş. İnsanı şaşkınlık içinde bırakıyor. Bu şaşkınlık 'aa olamaz hiç aklıma gelmemişti böyle bir son ' gibi bir şaşkınlık değil ama. 'Bu kadar da uçulmaz Perihan, bizi iyice aptal yerine koydun' der gibi bir şaşkınlık. Daha fazla emek isterdi final bölümü. Yani ha Handan intihar etmiş (çok banal bir son olurdu) ha böyle bir kaçış gerçekleştirmiş. Kitaba kalite açısından katkısı aynı bence. Yani hadi kurgu filan berbattı ama okunabiliyordu kitap, sonuna gelince mahvetmeseydi kitabı. Bir dahaki romanında umarım kendinde varolduğuna inandığım yeteneği daha iyi kullanır ve okuyucunun (kendisi kadar olmasa da) yeterli bir zeka seviyesinde olduğunu düşünerek yazar
Çok akıcı bir kitap olmasına rağmen dil bilgisi kuralları hiç'e sayılmış.Lakin kitabın akıcı olması ve olayların çok ustalıkla sıraya koyulması yönünden çok güzel bir eser ortaya çıkmıştır.Daha önce Perihan mağden'in hiç bir kitabını okumamıştım ilk defa okudum ve çok beğendım.Özellikle gençlere hitap eden bir kitap.
eseri konu itibarıyla başarılı sayabiliriz. ama bir eserin başarılı olması için konu yeterli değildir. ben en çok bu eserde türkçe nin yetersiz,önemsiz,baştan savma bir şekilde kullanıldıgını gördüm.Ve türkçe ile alakası olmayan cümle yapılarını kullanılmış. bence dili ve üslubu başarısızdan daha da kötü. ancak konu,akıcılık,sadelik gibi açılardan yazarın hakkını veriyorum. E. Cengiz Soybir
Ben daha önce Perihan Mağden okumadım. Çok satılıyor diye aldım. Bir kitap yazmak çok emek ister. Eminim emek harcanmıştır ama sonuç ne? İki genç kızın hayatından ve davranışlarından ne çıkarmamız gerekiyor? Kitabı adı, İki Genç Kızın Romanı. Bunu okuyan hayata yeni başlayan gençlerimizin bu iki kızımızın hayatından öğrenmeleri gereken ne? Yeni tanıştıkları arkadaşlara, ailelerine, okula karşı bakışa bence olmaması gereken bir yaklaşım.. Açıkcası 13 yaşındaki kızıma okutmayacağım. Olumlu elektriği yok çünkü...
ilk kez perihan mağden okuyorum.sıradışı bir kitap olduğunu düşünüyorum.iki genç kızın arasındaki ilişki kafalarda soru işareti bırakıyor doğrusu.mağden ilişkiyi yine de sınırlı tutmuş.çok başarılı buldum.
Bu kitapla ilgili diğer eleştirileri de okudum. Genelde ortada bir emek varsa acımasızca eleştirmek istemem bir eseri. Kitapla ilgili hoşnutsuzluğumu belirtmek için sadece şunu söyleyebilirim. "Kitaba kafa atmak istedim." Ben Perihan Mağden in yazılarını okurum ve genellikle beğenirim. Ama bu romanda kantarın topu biraz fazla kaçmış.