Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kalabalık roman karekterleri ve olay örgüsü, hızlı değişen sahneler belki karışık gibi görünse de sayfalar ilerledikçe keyifli bir hal alıyor. Öneririm
Romanı kaptan 7 senede yazmış o yüzden çok dikkatimi çekti, yalnız içerisinde çok fazla karakter var, ondan dolayı kafamı biraz karıştırdı, yalnız buradaki karakterlerin çoğunu aynanın içindekiler roman serisinde de kullanmış buradan karaktere âşina olduğumuz için diğer romanda karşılaşınca bir farklı oluyor. Yazıldığı dönemi çok iyi anlatan romanda farklı işler-meslekler yapan karakterler olduğundan dönemi başka kişilerin gözünden anlayabiliyoruz. Bu romandan sonra meraklıların aynanın içindekilere de bakmasında fayda var.
27 Mayıs öncesinde Türkiye'deki iş çevrelerini, basın ve eğlence endüstrisini, gençliğin durumunu yansıtmak maksadıylar yazılmış..Kurtlar Sofrası değimini bu kitapta yaşayacağınıza emin olabilirsiniz..Tavsiyedir..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
cumhuriyet sonrası toplum sorunlarını, gazetecilik hayatını her yönleri ile ele alan eser, döneminin baskı içindeki yayın hayatının, yolsuzlukların, cemiyet hayatının, vs. her yönlerine dikkatle eğilmiş.. o zamanlar memleket gerçekten bir kurtlar sofrasıdır ve bu sofrada yem olmayı kabul etmeyenlerin mücadelesidir bu kitap aslında.. mutlaka okunmalı...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Attila İlhan, tarihimizde sık sık tekrar eden çivisi çıkmış bir devrini daha ele almış.60 ihtilali öncesi,yolsuzluk ve suistimallerin tepe yaptığı zamanı anlatıyor.Oldukça hacimli olan kitabı, şairliğinin verdiği farklı anlatım tarzı yüzünden,sindire sindire ve zevkine vararak okumak gerek...
bugün içerisinde bulunduğumuz durumun nereye varacağını 2 haftalık kısa bir süreyi ele alarak özetleyen bir roman. anlatılan dönemin yaşantısına vakıf olunduğunda gerçekten insan kendini kötü hissediyor. özellikle kötü karakterlerin anlatıldığı bölümlerde... <br />romandaki bazı kişilere insan ister istemez acıyor, sonunun nereye gittiğini bilmeden yaşamak en zor yaşamak olsa gerek.<br /> şunu da belirtmek gerek ki "mahmud" gibi kahramanlarımız olduğu sürece romanlarımız da haytımız da "ümid" dolu olacaktır, eminim.
Toplumsal ilişkiler ve sorunlar ışığında ele alınan bireyler arası ilişkiler, Atilla İLHAN tarafından detaylı bir boyutla incelenerek işlenmiştir. Kitapta ülkedeki iş çevrelerini, basın ve eğlence endüstrisini gazeteci Mahmut Bey’in kişiliği de ele alınarak, yaşanan dönemi tüm çıplaklığı ile ortaya koymuştur. 27 MAYIS öncesinde Türkiye’deki, iş çevrelerini, basın ve eğlence endüstrisini, gençlik kesiminin durumunu yansıtmış, bir memleketin nasıl kurtlar sofrası haline gelebileceği hakkında bize ders vermiştir. Bu kitap biraz da bizim hâlihazırda içinde bulunduğumuz milli durumu anlatıyo olması dolayısıyla zevkle okuyabileceğiniz bir hal alıyor. İnsanların içindeki para kazanma hırsının nasıl doruk noktasına çıkabileceğini ve bunun kendisine engel olmak isteyen insanlara nasıl zarar verebileceği hakkında güzel bir örnek teşkil ediyor.
Toplumsal ilişkiler ve sorunlar ışığında ele alınan bireyler arası ilişkiler, Atilla İLHAN tarafından detaylı bir boyutla incelenerek işlenmiştir. Kitapta ülkedeki iş çevrelerini, basın ve eğlence endüstrisini gazeteci Mahmut Bey’in kişiliği de ele alınarak, yaşanan dönemi tüm çıplaklığı ile ortaya koymuştur.Bu kitap biraz da bizim halihazırda içinde bulunduğumuz milli durumu anlatıyor olması dolayısıyla zevkle okuyabileceğiniz bir hal alıyor. İnsanların içindeki para kazanma hırsının nasıl doruk noktasına çıkabileceğini ve bunun kendisine engel olmak isteyen insanlara nasıl zarar verebileceği hakkında güzel bir örnek teşkil ediyor.
Uzun zamandan beri ilk kez bir kitabı okurken satırların altını çizdim. Bu kitap aslında anlatılmaz, okunur. Ama okumaya niyetlenip de kalınlığı yüzünden karar veremeyenler için, karar vermeyi kolaylaştırmaya çalışabilirim. Gerçi hislerimi nasıl yazıya dökebileceğimi bilemiyorum...Herkes Atilla İlhan değil ki...
Kitap son derece kalın ama inanılmayacak kadar akıcı. Serinin herhalde ya ilk kitabı ya da ilklerinden biri, çünkü burada 60 darbesi değil, darbeden önceki dönemden bahsediliyor. Cumhuriyet yönetimine geçmiş ama bunu sindirememiş bir toplumun her kesiminin yaşadığı bunalımı taa yüreğinizde hissediyorsunuz okurken...(Tabii asıl acıtan tarafı, bu durumun hala devam ediyor olması) Kitapta Atatürk'ün sözlerinden alıntılar var. Atilla İlhan'în Mahmud Ersoy'un ağzından söyledikleri var-ve şunu buraya aktarmadan yapamayacağım: "Sanki 1919 hareketi doğrudan doğruya bizi, geçmişimizi olduğu kadar geleceğimizi ilgilendiren; esaslı dayanak noktaları veren bir toplum davranışı değil, çocukluğumuzda dinlediğimiz heyecanlı bir masal...Kimbilir belki bu yüzden, kurtuluş ümitlerimize daima hazır ve yabancı reçeteler arıyoruz" Kitabın yazılışından 50 yıl sonra bu lafın doğruluğunu içimizde hissetmiyor muyuz? Hele bir de kitaptaki son cümle var ki...
Aslında çok yazdım ama yazmadan da duramıyorum. Bu kitabı, özellikle içinde bulunduğumuz dönemde herkes okumalı-sindire sindire. Herkese göre bir şeyler var kitapta. Atilla İlhan aşkı da öyle iyi anlıyor ve anlatıyor ki...Daha çok yazmak istiyorum ama yeter. Okuyun bu kitabı-sonra bir daha okuyun, sonra bir daha...Ve üzülün, neden Mahmud Ersoy gibi adamların sayısı bu kadar az diye...