Toprağımızın Kokusu & Filistin ve İsrail'in Sesleri Hakkındaki Yorumlar

KY-347445 15.02.2009
filistinde yaşanan dramları gözler önünne seren bir kitap. insanların hayat mücadelesi yıkılan evler ve sönen hayatlar ve yinede devam eden hayatlar. çözümsüzlük üzerine kilitlenen cözüm anlayışını anımsatan çalışma. filistini anlamanın ve onlarla bir olmanın zamanını anımsatan bir çalışma.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
A_B_G 08.02.2009
İnsanı her seferinde sarsan, ürperten, bu da mı olabilirmiş dedirten gerçek hikayelerle dolu, elinize aldığınızda bitirmeden bırakamayacağınız bir kitap. Kenize Mourad'ın bireysel yaşamlar üzerinden İsrail-Filistin sorununa farklı açılardan ışık tutmasına, birbirinden farklı kesimlerin başlarından geçenlere, düşüncelerine, hayallerine, ve ütopyalarına şahitlik ettikçe, insan sahip olduklarının kıymetini bir kez daha anlıyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
snmgr 28.02.2008
Tarafsız bir gözle yazılmış .. Akıcı bir dil .. Acı hayatlar ... Kahreden röportajlar .. din değil ırk ayrımı olduğunu gözler önüne seren gerçek haykırışlar .. daha başka ne denebilir ki ....
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
Ayfer Öztürk 14.12.2007
Yazarın daha önceki kitabını -Saraydan Sürgüne- çok beğenen biri olarak, maalesef çok geç okuduğumu farkettiğim bu kitabı, öncelikle çok beğendiğimi söylemeliyim. Öyle ki hayatımda ilk defa okuduğum bir kitap hakkında yorum yazmama neden oluyor. Kitabı okurken çoğu sayfada gözlerim doldu (bu çok sık olmaz),şaşırdım, üzüldüm, anlamaya çalıştım ve gerçekten çok heyecanlandım. Tarafsız, çarpıtılmamış gerçekler, bilgiler ve her iki kesimden üstelik en uçtan en ılımlısına kadar insanların düşüncelerini en yalın şekilde öğrenebileceğiniz bir eser. Kitabın akıcı bir üslupla yazılması ve yorumların okuyucuya bırakılmış olması kitabın diğer artıları. Umarım bu kitabı okuyan herkes de kitabın tüm artılarını keşfeder. Okunmayı hak eden bir kitap olduğunu ve Filistin-İsrail konusunda daha çok kitap okumama da vesile olduğunu da belirtmek isterim.

Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Melek Temel 02.01.2007
filistine karşı her zaman ayrı bir ilgim oldu.pek çok kaynak okudum bu mevzuyla ilgili.1918 balfour deklorasyonu ile temeli atılan israilin gün gelip de bir millete eziyetlerin ve işkencelerin en büyüğünü yapacağını tahmin etmek hiç de zor değil aslında.kitabın dikkatimi çekmesi sağlayan sebep ise bi gazetedeki röportaj.ve yine bu kitabın bazı yerlerde yasaklanmış olması.ve kitabı çok uzun süre aradım.bulduığumda sanki dünyalar benim olmuştu.okuduğumda ise uzun bi müddet kendime gelemedim ve her aklıma geldiğinde ağladım.böylesi bi acı ve bu acı karşısındaki metanet beni kendime getirdi.bişey yapmalı bu zulme dur demeli.okuyacak olan arkadaşlara şunu söyleyeyim ki bu kitap röportajlarla oluşturulmuş ve bizzat yaşayanlar anlatmış.sıkıcı bürokratik cümleler yok.gayet sade ve net şekilde yaşanan İŞKENCELER anlatılıyor.hiç birşey yapamayız diye birşey yok.en azından bu kitabı okuyup o insanların acısını içimizde hissedebiliriz.zaman zaman içinizdeki ağlama duygusuna engel olamayacaksınız.şiddetle tavsiye ederim
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Kimi zaman televizyon haberleri ulaştırdı bize onların isyan dolu haykırışlarını,ceset tarlası haline gelmiş şehirlerini,canını ciğerini yitirmiş,elleri koynunda kalakalmış anaları.Kimi zamanda siyah-beyaz karelere sığmayan,acı,gözyaşı,kanla dolu fotoğraflar.
Gördük onları.Sadece gözümüzle değil,acı nedir bilmeyen yüreğimizle.
Ve yandık.Lânet ettik kalpleri,vicdanları irin dolu hayvanlardan aşağı insanlara.
Şimdi bu kitapla birlikte yanıbaşındayız onların.İntifadanın tam ortasındayız."Toprağının işgal edildiğini görüp direnmeyen hayvandır."diyoruz onlar gibi.
"SUMUD"diyoruz."Asla vazgeçmemek,boyunduruk,hattâ işkence altında bile özgür iradeye,isyan ruhuna sahip olmak,ideallerine,ülkesine olan inancını yitirmemek,HER ŞEYE RAĞMEN FİLİSTİN'E İNANMAYA DEVAM ETMEK!"
Yanıbaşındayız şimdi onların,küçük canlarına sığmayan cesur,yüce yürekli çocukların.Taş atıyoruz onlarla beraber zulmün,haksızlığın gitgide koyulaşan zifiri karanlığının tam ortasına.Ellerimiz ve ayaklarımız kimbilir kaç kere kırılıyor.
Halil oluyoruz,yaralanmış bacağımızla asansör boşluğuna itiliyoruz ve zayıf bedenimiz çimento torbasının altında bırakıyor kabına sığmayan şehit ruhumuzu cennete.
Ayman oluyoruz,"Öldüğümü duyarsan, sakın ağlama,şarkılar söyle!"diyerek teselli ediyoruz anamızı.
"Aşağılanmış, ayaklar altına alınmış bir yaşam, boşuboşuna yaşanmış,çöpe atılası bir yaşamdır."diyoruz ve intihar komandosu oluyoruz.

Bu kitabı, onları yani bizi okuyoruz ve soruyoruz yüreğimize:"Madem cinayet kadar cinayete sessiz kalmakta bir suçtur,öyleyse
BİZ BU VAHŞETİN NERESİNDEYİZ???"
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir