Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakın tarihle ilgilenen okuyucuların ilgisini çekebilecek bir kitap. Romanlaştırılmış anlatımı okumayı oldukça kolaylaştırıyor. İşin acıklı tarafı idamların ne kadar boş sebeplerle yapıldığını görüp sinirleniyorsunuz ve hüzünleniyorsunuz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakın tarihimizi bu kadar güzel anlatan kaç roman sayabilriz acaba?Hem bilgisi hem de romancılığı ile örnek alınacak bir insan yazarın kendisi.Gerçekten de apayrı bir lezzet.Diğer kitaplarını da tavsiye ederim ama bu bambaşka.Mutlaka okunmalı.hem de notlar alarak, altı çizilerek okunmalı.Ve sonra düşünmeli...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
her kitap değerlidir ama bu kitap şu ana kadar okuduğum kitaplar arasında her zaman özel bir yere sahip olacak Cumhuriyet tarihimizde yaşanan önemli olaylar üç isim etrafında ve gündelik hayatlarıyla yaşadıkları döneme paralel olarak akıcı bir Türkçe ile anlatılmış....bir solukta okudum....teşekkürler Yılmaz Karakoyunlu...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
elime aldığım günden beri bırakamadım ve nihayet bugün bitirdim. içerik muhteşem güzellikte bir akıcılığa sahip ve bir yandan şair mısralarında gezinirken kendinizi bir anda siyaset girdabında bulabiliyorsunuz. Şair Yahya Kemal'i daha yakından tanımama ve şiirlerinin mana zenginliğini anlamama daha da yardım etti diyebilirim. Ve tabii yakın tarihin değişik ve hiç farkedemediğim olaylarını Karakoyunlu'nun kaleminden tahlil etmek de bir o kadar güzeldi. Okunması "gerekli" bir kitap.
tarih kokan kitaplara bayılırım zaten özellikle yakın tarihimizi yansıtan belkide en akıcı en içten bir eser bu yönüylede yılmaz karakoyunluyu ebedî kılıyor zaten
tarih kokan kitaplara bayılırım zaten.Eserin anı türünde olması da ayrıca inandırıcılık kokuyor.yahya kemal ile yakup kadrinin diyalogları da mükemmel işlenmiş harika bir kitap.Bir edebiyat öğretmeni olarak herkese tavsiye ediyorum.Muhakkak okuyun.
Cumhuriyetin üç saç ayağı ilginç isimler ayni kareden nasıl gözüküyorlar. İkisi edebiyat, biri siyaset sahnesinde yer alan üç ünlü ismin belge-roman şeklinde duygu dünyalarına yapılan yolculuklar. Ancak hazin sonları, dünya nimetlerinden ve sevgi treninden çabuk inmelerine neden oluyor. Duygusallığı seviyorsanız okuyun...
Epey kalın olan bu kitabı büyük bir zevkle okudum. Yakın tarihimizde geçen olayları anlatan bir kitap. Menderes, Nazım Hikmat ve Yahya Kemal'in hayatlarından kesitler içeriyor. Daha çok Menderes'in hayatı anlatılmış. Tavsiye ederim.
Yılmaz Karakoyunlu’nun bu son romanını koyu bir hüznün lezzetiyle okuyacaksınız. Karakoyunlu, bu defa Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına ve o yılların önemli kişilerinin hayatlarına ışık tutuyor. Her gün can alan verem hastalığının, bitimsiz savaşların, yoksulluk ve yoksunluğun dehşetini içimize salarken, Çakırbeyli Adnan’ın, Üsküplü Yahya Kemal’in, Selanikli Celile ile oğlu Nâzım’ın, Berin’in, Ayhan’ın, Piraye’nin öykülerini olanca açıklığıyla dile getiriyor. Özel yaşamların henüz kamuya mal olmadığı zamanların siyasetle sarmalanmış büyük aşklarıyla gözlerimizi kamaştırıyor.
Nazım Hikmet'i yakından tanımak, Yahya Kemal Beyatlı'yı bu yönleriyle de tanımak, Adnan Menderes'in şartlandığımızın dışında bir hayatı olduğunu görmek gerçekten etkileyici. Bazı betimlemeler, daha az kelime kullanılarak ve daha az karmaşık dil yapıları kullanılarak yazılmış olsa, daha da akıcı ve etkileyici olurdu diye düşünüyorum. Tabii ki her yazarın yaşı ve üslubunu göz ardı edemeyiz. Onca sayfayı okuduğunuza pişman olmayacaksınız.
İyi bir okuyucu ve araştırıcı olan Ylmaz Karakoyunlu, genellikle diğer okuduğum kitaplarında olduğu gibi, yakın tarihimizi bilinen kısmından ziyade daha geri planda kalan kısmını hikayeleştirmiş. Bu üslup, belgelerle salt bilgilerle okuyucuyu sıkmak yerine, kitapları daha akıcı hale getirmektedir.<br /><br />Bu kitapta şair yada yazar yönleriyle tanıdığımız Yahya Kemal, Nazım Hikmet ile yine siyasetçi yönüyle tanıdığımız Adnan Menderes'in bilinmeyen yönlerini ele alır.<br /><br />Yakın tarihe ilgi duyanların ilgi duyması gereken bir kitap.
yılmaz karakoyunlunun anlatımı ve ustaca yazılmış olayları bütünlemeli olarak tek farklılıklar dizesi kitabın okudukca bütünlemesi tek kelime ile büyük bir yılmaz karakoyunlu eseri olarak karşımıza çıkıyor .ben okuduğumdan buyana tam anlamıyla 2 yıl geçti ama hala etkisi altındayım.herkezin baş satırı vardır baş yazar tanım laması yılmaz karakoyunlu benim için baş yazar olarak en ön sırada duruyor. belki bu tanım lama yılmaz kara koyunlu nun tarihci ama diğer kalıplaşmış tarihcilerden farklı olay anlatımı dır.sizlere tavsiye edeceğim başka bir kitap daha var oya baydar benim için en kaliteli ve konu anlatımı ve olay akışılarını bu kadar aktif anlatan yazar tanım laması uygun olan dır .oya baydarın bütün kitaplarını kitap seven arkadaşlara tavsiyemdir ilginizi çekecektir eminim.
şimdi okumakta olduğum eser yorgun mayıs kısrakları... sürükleyiçi anlatım bakımdan hoş ve güzel türkçe kullanılmış... tarihsel yapısı ilği çekiçi insanın bazen bilmek stediği bazı gerçek düşüncelerin temel organını bulabilrsiniz... bu kitap beraberinde getirdiği bir güzellikte yazrımızın ilk eserini okumam oldu... kitabının bölüm aralarında özellikle itinayla seçilmiş şiirler içinde söyleyecek kelimelerim yok... iki büyük üstadın herbirinden güzel şiir anlatıları... eğer bu yorumları okuyorsn... teşekkürler Yılmaz KARAKOYUNLU eserini bizlere sunduğun için
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser yazar Karakoyunlu'nun okuduğum ilk eseridir. Ummadığım güzellikte bir eserle karşılaştım. Dil ve anlatım tekniğine hayran kaldım. Yeni kuşak olarak dilde ve anlatımda ne kadar geri kaldığımızı bu vesileyle bir kere daha anlamış oldum . Esere konu edilen olaylar belki herkes için doyurucu olmayabilir ancak yazar neyi ele almışsa onu edebi ve tarih kültürüyle birlikte harmanlayarak gayet güzel anlatmış . çok memnun oldum bu eseri okumaktan ve herkese tavsiye ederim .
Yılmaz Karakoyunlu, radikal bir tavır içerisinde; kitabını kapaktan “anı-roman” olarak adlandırıyor ve doğrudan gerçek tarihsel şahsiyetlerle, somut tarihi olaylarla kurguluyor hikayesini. Ancak bu tarihi olayların ne önemi ne de farklı yorumları var; okuduğumuz Cumhuriyet'in kuruluş yıllarından 1960’a kadar uzanan bir dönemde öne çıkan insanların, Yahya Kemal, Nazım Hikmet ve Adnan Menderes gibi tanınmış şahsiyetlerin mahrem tarihleri... Böylelikle Nazım Hikmet'in annesi Celile hanım ile Yahya Kemal, Nazım’la Piraye ve Adnan Menderes’le opera sanatçısı Ayhan Aydan arasındaki aşklara tanık oluyoruz. Mustafa Kemal, İsmet Paşa, Celal Bayar gibi isimlerin yanı sıra çok sayıda tanıdık yazar, politikacı ya da komünist de hikayeyi renklendiriyorlar. Renklendirme sözcüğü lafın gelişi; 565 sayfalık bu yarı belgesel yarı magazinel roman bir türlü renklenemiyor. Çünkü romanın ardalanındaki tarihi ve o tarihin aktörlerinin hayatlarını tarih kitaplarından, anılardan, sinemadan, belgesellerden çok iyi biliyoruz zaten. Karakoyunlu, bu bilindiklikleri okumanın yaratacağı sıkıntıyı, sözünü ettiğim tanınmış şahsiyetlerin -o şahıslardan başkasının bilemeyeceği ve bilmesinin de üzerine vazife olmadığı- mahremiyetlerini ihlal ederek dağıtmaya çalışmış. Mesela Menderes, “tatarım, bana bir oğlan doğur” diye sarılıyor Ayhan Hanım’a, Yahya Kemal, Nazım’a hayranlığını dillendiriyor, Piraye Nazım’ın kendisini cinsel obje gibi görmesinden şikayet ediyor, vs.vs… Kısaca özetlersek, gerçekle kurmacayı iç içe geçirmiş Karakoyunlu; kendi ifadesiyle “tek tek o dönemin bütün belgelerini gözden geçirmiş, notlarını almış, birbirleriyle tutarlı olanları tespit etmiş ve onlardan istifade etmiş”, ama bütün bu gerçeklik tutkusuna hiç uygun düşmeyen, aslında pek de anlaşılamayan bir uyarısı da var; “bu bir romandır, kimsenin hayat hikayesi değildir… Evet, sonuç itibarıyla anlattığım olaylar gerçek ama anlatış biçimi bana ait”. Kurgusal dünya ile gerçek dünya arasında gidip geldiğini, gerçek hayatlar üzerinde gönlünce oynadığını söyleyen Karakoyunlu, etik bir tartışmanın kapısını aralıyor. Mekan tasvirleri, karakter tahlilleri, anlatım tekniği, dili, kısaca edebi özellikleri açısından da vasatın ötesine geçmeyen “Yorgun Mayıs Kısrakları”, tam da bu etik sorunsal nedeniyle önemli hale geliyor.
Yılmaz karakoyunlu diğer dört romanında ki üslup ve usatlığını muhafaza ederek yakın tarihin önemli olaylarına muhteşem kurgularla ayna tutmaya devam ediyor.Menderes'i, Nazım'ı ve Yahya Kemal'i diğer kaynaklardan farklı olarak ele alan son romanı yazarın edebiyat birikimini göstermesi açısından da oldukça güzel