Tipik bir oryantalist Bernard Lewis. Medeniyet olarak tek algıladığı batı medeniyeti Bernard Lewis’in. Diğer medeniyetler batı medeniyetine dönüşmenin bir yolunu bulamazlarsa yok olmaları gerekir diye düşünüyor Bernard Lewis. Gerçeğin tam tersini gerçekmiş gibi anlatmak, insanları buna inandırmak gibi üstün yetenekleri olan biri Bernard Lewis. Bilim adamı mı yoksa bazı insanlar üzerinde etkili olabilen bir büyücü mü Bernard Lewis? Tam olarak anlamadım.
Hatamızın nedere olduğunu kitabı ince ince okumama rağmen tam olarak bulamadım. Müslümanlar ile Batı arasındaki farkları anlatıp durmuş kendi aklına göre. Bir bilim adamı havalarında konuyu enine boyuna inceliyor sanırsınız. Ama niyeyse hep kendini haklı çıkaracak örnekleri ele alıyor.
Kitabın kendi içinde bile pekçok çelişkisi var. Bir yerinde orta-doğuluların (biz Türkler de orta-doğulu oluyoruz) batıda ne olup bittiği ile hiç ilgilenmediklerini, oradan hiçbirşey almadıklarını anlatıyor. Başka bir yerinde, bir alıntıda ise “Türkler kadar yeni icatları benimseyen bir toplum yoktur herhalde” deniyor. Bir yerde batının tam tersine bilim adamlarının çalışmalarına engel olduğumuz savını ortaya atıyor (Takiyüddin’in rasathanesinin kapatılması) ne hikmetse aynı tarihte yakılarak öldürülen batılı bilim adamlarının da bahsi geçiyor.
Uzun uzun, ballandıra ballandıra İslam toplumlarında kölelikten sözetmiş. Bu konudan bir batılı bahsediyorsa utanması lazım. Atalarımız iğneyi kendine batır demişler.
Geri kaldı iseniz, ülkeleriniz işgal ediliyor ise, suçlu aramayın, suçlu sizsiniz diyor Bernard Lewis. Kitaptaki en doğru tespit bu bence. Suçlu olduğumuzu kabul ettikten sonra yapmamız gereken Bernard Lewis’in dümen suyuna girmek değil. Yani durumu düzeltmek için laikçilik ya da feministlik oynamak gerekmiyor. Ülke yönetimlerinin Amerikan işbirlikçilerinden temizlenmesi gerekiyor, müslüman ülkelerin birbirlerine yakınlaşması gerekiyor. Bu yakınlaşma yalnızca siyasi olmamalı, kültürel ve ekonomik yönden olmalı. Hatta öncelik kültürde olmalı.
Lewis’in, Huntington’a Medeniyetler Çatışması kitabını yazması için telkinde bulunduğu söylenir. Ama şunu teslim etmek gerekir Huntington Lewis’ten daha delikanlı biri. Batı medeniyetinin arayı açmasındaki nedeni ne laikliğe ne feminizme ne kültüre ne de dine bağlıyor. Fark olsa olsa batının örgütlü şiddeti mükemmel bir biçimde uygulayabilmesinde diyor Huntington. Ben de bu fikre katılıyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bir zamanlar uygarlığın beşiği olan ortadoğu medeniyetleri kapılarını dışarıya kapatır.kendilerinin en iyi olduklarını düşündükleri için diger medeniyetlerle ilişkiye girmez.batının son sürat gelişmeye başladığında onlar yerinde saymaktadır.sonuçta durum günümüzdeki halini almıştır.işte bu kitapta da hatanın nerede olduğu anlatılmaya çalışılmış...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bana göre harkia bir kitap.Ortadoğu daha genelde siyaset Osmanlı ile ilgilenen tüm arkadaşlara mutlaka tavsiye ederim.Zevkle okuyabilceğiniz ve bir çok konuda düşünmeye sevk eden, bilgilendiren hatta aaa gerçekten de öyle dedirtebilecek özelliklere sahip bir kitap olduğunu düşünüyorum.Aslında çok büyük beklentiye de girmemek lazım.çHata neredeydi sorusuna cevap aramak size kalıyor.Kitap arasında sadece bir konu üzerinde durmaması nedeniyle bunu düşünüyorum.AMa kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.FIrsatını bulduğumda bir kez daha okumaya çalışacağım.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanların kendini yargılama erkine sahip olanlarına hayranım.Yanlış yanlış üzerine nereye kadar düşünüp düzeltmek yeni ufuklara daha umutla bakmak işte bunun cevabını bulabileceğinizi umuyorum.
Osmanlı imparatorluğunun çöküş nedeni ya da nedenleri,doğu ile batı arasındaki büyük gelişme farkı,Müslümanlık ile Hristiyanlığın tartışılığı bir kitap. Askeri alandaki farklılık,zenginlik ve iktidar peşinde koşmak,toplumsal ve kültürel farklılıklar,modernleşme farklılıkları ,laiklik ve sivil toplum gibi konular üzerinde tektek durulmuş.Gelişmelerin nasıl bu kadar tersine bir seyir gösterdiği tartışılıyor.En göze çarpıcı şu saptama sıklıkla yapılmış.Eğer İslamiyet;özgürlüğe,bilime,ekonomik gelişmeye engelse geçmişte İslam toplumu her üç alanda da nasıl öncü oldu?Hemde Müslümanlar inançlarının kaynaklarına ve doğuşuna zamanca bu günkünden daha yakın oldukları halde. Sonunda özet olarak şu iki görüşe kadar inilebilmiş.Bir tanesi;bütün kötülükleri İslam'ın kutsal mirasının terk edilmesine bağlayarak gerçek ya da hayal edilen geçmişe dönmeyi savunuyor.Diğeri ise;en iyi yol Kemal Atatürk tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyetinde ete kemiğe büründürülen laik demokrasidir deniliyor. İkiyüzbir sayfa boyunca anlatılanlar sonucunda yinede bir karara varılamamış ve suçlunun Türkler,Moğollar,Emperyalistler,Yahudiler,Amerikalılar....liste uzuyor,bulmaca çözülememiş,şiddetin azaldığı yönünde de bir belirti yok diye kitabın sonu bağlanmış. Oldukça etkileyici ve düşündürücü bir kitap.Okumanızı tavsiye ederim.