Ezilenler Hakkındaki Yorumlar

Ezilenler usta yazarın en yalın kitabıdır.Dostoyevski kitaplarını okumak istiyenlerin bu eserden başlamaları uygun olur.Kitabın sadece ismine bakarak Rus toplumunun tüm ezilen sınıfının anlatıldığı sanılabilir ama anlatılan belli karakterlerin pek de mutlu olamyan yaşantısıdır.
Ezilenler'de , toplumun alt tabakasından bir kaç insanın hayatlarının belli zamanlarda birbirleriyle ilişkilerini anlatır.Yazın hayatının başlarında olan ana karakterimiz küçük bi kızı kötü yaşantısından çekip alır;onu kör talihiyle yalnız başına bırakmaz.Küçük yaşta evlatlık alınan karakterimiz'in Yaşlı anne ve babasının kızı da Prens'in oğlu ile aşk yaşamaktadır. Tabii Prens, kızın ailesi ile olan kötü geçmişi ve oğlunu zengin birisiyle evlendirme arzusu yüzünden bu ilişkiye karşı çıkar.
Birbiriyle alakasız görülen karakterlerin kitabın sonlarına doğru birbiriyle bağlantıları ortaya çıkınca insanı oldukça şaşırtan çarpıcı bir roman.Sevgi,nefret,gurur ve adiliğin bariz bir şekilde vurdulandığı kitap Dünya Klasiklernin vazgeçilmezlerindendir.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum 
Bildir
C.Can 14.08.2007
Dostoyevski'nin okuduğum en iyi 2 kitabindan biridir.2 farklı hikayeyi en sonunda çok güzel bağlıyan ve o kendine has üzüntülü havayı yeniden yansıtarak sonunda benim gözlerimin yaşarmasına neden olan bir başyapıt.okumayan insan kalmamalı bence
Yanıtla
3
1
Destekliyorum 
Bildir
epikur 08.02.2006
feodor mihayloviç dostoyevski'nin romanlarında kendi hayatından da izler görmek mümkün. bazen öyle anlar oluyor ki, bunu bir insanın yaşamadan bilmesi imkansız diye düşünürsünüz. bu da o romanlardan. hayal gücünden değil, daha çok yaşanmışlıklardan beslendiği açık. bu denli güncelliğini koruyabilmesi bundan. yine de hayal gücünün yazılı eserlerdeki yeri asla yadsınmamalı. öyle olsa "robinson crouse" ve benzerlerinden yahut teorik düşünce eserlerinden, ütopyalardan mahrum kalırdık.

eserlerine gerçekliği o kadar acımasızca yansıtıyor ki dostoyevski, gerçek hayat bile o kadar gerçek olamaz diye düşünüyor okuyucu. en ufak bir beğendirme kaygısı, okuyucuyu çekme doğrultusunda yapılacak müdahale sezilmiyor romanlarda. olabildiğince doğallık, olabildiğince realizm adeta fışkırıyor cümlelerden. ama iç karartan, çekilmez, bıkkınlık veren(üvey baba gibi) bir dramatize ediş yok tasvirlerde; hep muzip bir ruhtan, hep espirili bir perspektiften bakış var hayata. her ne olursa olsun...
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir