Kitabı yazın okumuştum o nedenle yazacaklarım biraz bulanık olabilir, kusura bakmayın.
Kitabı çok merak ederek aldım fakat beklentim aşk, özlemek, acı, kavuşma isteği tarzı ögelere yoğunlaşmış bir roman okumaktı. Coelho'yu da fazla tanımadığım için orada burada gördüğüm alıntılar beni o tarz romantik bir kitaba iyice hazırlamıştı. Fakat okudukça yazarın bir aşk hikayesine yoğunlaşmadığını daha iyi anladım. Vermek istediği mesajlar daha farklıydı. Herkes belirtmiş zaten, "içsel bir yolculuk" cart curt. Cart curt diyorum çünkü o kadar sıkıldım ki kitaptaki "manevi" öğelerden. Sürekli bir arayıştan. Mistik şeyler, mistik şeyler, mistik şeyler. Evet romandaki adam çok büyük buhranlar içerisindeydi, karısı kaybolmuştu ne de olsa, hayatın anlamını sorguluyordu falan. AmaCoelho bize bir şeyler anlatmak için tekrara düşüp durmuştu. Adamın lesinlikle sade ve akıcı bir anlatımı var ama benim için çok sıkıcıydı. Öfkelenip durdum yazara. bunlar benim için saçmalık çünkü kendimce hayata bir anlam yüklemiş durumdayım ve bu konuda gönlüm mutmain, çok şükür. Eğer hayatın anlamını arıyorsanız, mistik mistik ortamlar görmek istiyorsanız, bu tür konularda daha önce hiçbir şey okumadıysanız okunabilir bir roman. Ama bir şeyi okumadan önce onun içeriğiyle ilgili daha sıkı bilgi edinmeliymişiz bu konuda bana ders veren bir kitap oldu. Kayıp diyemem asla.