34Yorum
Jean Valjan
Kitapkurdu
31.03.2010
son yeniçerinin devamı niteliğinde olan kitap ilki kadar sürükleyici değil ama osmanlı döneminin fikir hareketlerini yansıttığı için ilgi ve dikkatle okunabiliyor. tarihçilere tavsiye ederim
ozgur05
Kitapkurdu
26.01.2010
Son Yeniçeri Sabit, bu sefer karşımıza farklı bir anlatımla çıkıyor. Kılıcın yerine kalemin kullanılma çabası içinde devlette dönen dolaplar, dönemin panomarası ve devletin çöküş süreci anlatılıyor. Ancak bir devam kitabı olarak çok da başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Son Yeniçeri okunmuşsa bu da okunmalıdır da diyebiliriz.
KY-720076
20.06.2009
Son Yeniçeri kitabının devamı niteliğinde ancak bence aralarında dağlar kadar fark var.Son Yeniçeri kitabındaki gibi vurucu ve akıcı olmamış.Sanki sadece ilk kitabı güzel yaptım bir de devamını yazayım tarzında biraz gereksiz bir eser olmuş.Ama Son Yeniçeri'yi okumuşsanız bunu da okumak duygusu içine kapılıyorsunuz.
KY-347445
05.04.2009
son yeniçeriler ile başlayan tarih kalem efendisi ile devam ediyor. seyfiyye sınıfından baba ve evlatlık ali arif kalemiyye sınıfına geçer. ve sınıf değişikliğinin hikayesi devam ediyor. sınıfsal yozlaşma gözler önünü serilip bir dönemin başlangıcı ile roman sona eriyor. zaman zaman tarih kitabı okuyor gibi olsada sürükleyici anlatım okunmaya değer bir devam romanı ortaya çıkarıyor.
senol
08.06.2008
Değişim, değişme çabası, değişime karşı çıkma. İktidar kavgası, hırsı. Kişisel çekişmeler. Kimliğini yitirme. Kimlik bunalımı. Arayış. Kayboluş... Kaos.
SALTY
09.02.2008
Son Yeniçeri isimli kitabın devam niteliğinde olan kitap birincisi kadar başarılı olmamış. İlk kitabı çok beğenmiştim ama bu kitabı okurken hem sıkıldım hemde üzüldüm. Konu, zaman ve mekan olarak çok daha iyi şeyler yazılabilirdi... Hiç devam etmeseydi daha iyi olacakmış... Ben pek tavsiye demiyorum bu kitabı...
yeraltından_notlar
21.11.2007
roman son yeniçerinin devamı olarak okunabilecek bir kitap.osmanlının son dönemlerini, bozulan devlet düzenini,devlet içinde dönen dolapları bir nevi anlatmaya çalışmış.son yeniçeriden ziyade bu devam kitabı biraz daha aileye ve psikolojiye ağırlık vermiş.bir tarafta kalem efendimizin çabaları bir tarafta,kılıç efendimizin çabaları....bevam kitabı olarak okunması gereken bir kitap.
aliskurt
28.03.2007
Son Yeniçeri'nin devamı olan bu yapıt bozuan yeniçeri ocağından arda kalan insanların toplum içindeki yeni statüsünü ve değişen ordu yapısını başarılı bir şekilde incelemiş. Artık kalem efendisi de olmanın gerekliliğini anlatan bu eser bugünün Türkiyesindeki insanların kökenlerinin ve statülerinin Osmanlı'nın son zamanlarındaki insanlardan(ulemanın bugün diyanete dönüşmesi gibi) geldiğini de vurgulamış.
Abdurrahman Gülcan
Kitapkurdu
20.02.2007
Son Yeniçeri nin devamı olarak okunduğunda sanki biraz zorlama gibi geldi bana ama değişen Osmanlının değişim rüzgarını yine bana biraz zorlama gelen bir aile yapılanmasına rağmen anlatımı tatmin edici.
Seyfettin Özaydin
12.02.2007
Reha Çamuroğlu yine bizi, tarihi sevdirecek şekilde alıp götürüyor.İlk kitabın ardından mükemmel bir geçişle olaya kaldığı yerden devam ediyor. Umarım tarih bu faaliyetlerle gençlerin daha bir zevkle okuyup anlayacakları bir alan olur.Kelime dağarcığı için faydası da cabası.
kalemimin ucu
25.12.2006
Yeniçeri Ocağı'nın kapatılmasından sonra gelişen olayların anlatıldığı tarihi bir İstanbul romanı. Sabit Ağa'nın Ali Arif'i nasıl evlat edindiğinden, Ali Arif'in memuriyeti ve memuriyetten istifa edişi, tarih akışına göre anlatılmış. Tabi bu arada Yeniçeri Ocağı'ndan sonraki yenileşme hareketleri ve çöküş dönemindeki Osmanlı'nın durumu roman kahramanlarının ağzından anlatılıyor. Yazar, bu romanında bugün pek fazla kullanılmayan sözcüklere (eski Osmanlıca sözcük ve deyimlere) bolca yer vermiş. Osmanlı'nın bir dönemine ışık tutan sürükleyici ve güzel bir tarihi roman.
deryamustafa
20.10.2006
Son yeniçeri kitabının devamı olması açısından;öykünün geçişkenliğinde oldukça başarılı. Ayrıca, yazar, o döneme ait bilgiler verirken; bunu insanların iç dünyalarını, kendi kendilerine hesaplaşmalarını anlatarak veriyor. Bu yüzden kitabın,tarihselliğinin yanısıra psikolojik de bir tarafı var. Ayrıca, o dönemdeki gerek askeriyenin gerek bürokrasinin gerekse de halkın "ahval ve şeraitini" anlatması bakımından sosyolojik bakış açısı da bulunmakta. Sonuç olarak: gayet başarılı. Ama, bu kitabı okuyacak olanlar, öncelikle serinin ilk kitabı olan "son yeniçeri" kitabını okumaları gerekir.
Adem Artan
Kaşif
10.10.2006
Roman, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıyla seyfiyenin, yani askeriyenin yerini kalemiyenin, bugünkü ifadeyle bürokrasinin nasıl aldığını oldukça sürükleyici ve ustalıklı bir şekilde anlatıyor.
Romanın kahramanları kalem efendisi Ali Arif ile subay Şevki, akraba ve hatta aile dostu olmalarına rağmen biribirlerine, daha doğrusu birbirlerinin mesleklerine burun kıvırırlar. Her biri için önemli olan, asıl kendi mesleğidir ve devlet, ancak bunu anlarsa ayakta kalabilecektir.
Yeniçeri Ocağının kaldırılıp 1. Meşrutiyete kadar geçen yaklaşık elli yıllık süre içinde sadece seyfiye ile kalemiye arasındaki yeni güç dağılımı değil, bu iki gücün kurtuluş için nasıl farklı çare arayışlarına girdiğini ve bunların - 1. Meşrutiyet özelinde - neden ve nasıl sonuçsuz, hatta daha büyük yıkımlara neden olduğunu da roman kahramanının ağzından okuyoruz.
Sözkonusu dönemi roman sıcaklığında ve sürükleyiciliğinde okumak isteyenler için tavsiye ederim. Kitabın sürükleyiciliği de cabası.
Kitap, ihtiyaçtır...
Kitapkurdu
yazarın yayınlandığında çok konuşulmuş ve tartışılmış romanı son yeniçerinin devamı niteliğinde olan bu kitabı, bu yılın en çok tartışılacak romanlarından biri olmaya aday. Osmanlı imparatorluğunun çöküş döneminin bir panaroması olan kitap, kılıç ile kalem arasında kalmış imparatorluk insanının devlet içinde yaşayan yenişleşme, modernleşme çabalarından nasıl etkilendiğini, bu dönüşüm sürecini nasıl yaşadığını ve bu süreci nasıl etkilemeye çalıştığı üzerine düşünmeye çağırıyor okuru.
1 2