Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
türkiye nüfusununda bulunan farklı milliyetten ve farklı etnik yapıdan insanların kökenini tarafsız bir şekilde anlatan güzel bir ansiklopedik eser. herkesin kütüphanesinde bulunmalı. tavsiye ediyorum.
bu kitabı özellikle kürtler mutlaka okumalıdır...yüzlerce yıl hüküm sürdüğümüz bölgelerdeki türkmen aşiretlerinin nasıl dillerini farsça ve arapça ile karıştırarak kendilerine artık kürt dediklerini göreceksiniz...kürt sözünün türkçe bir kelime olduğunu ve bütün türk lehçelerinde aynı manaya gelen bir kelime olduğunu göreceksiniz....kürtleşen türk aşiretleri hakkında geniş bilgiler bulacaksınız...kürtlerinden türk milletinin bir kolu olduğunu ispatlar nitelikli bu kitabı herkeze tavsiye ederim
TÜRK İNSANININ KÜTÜPHANESİNDE ETNOLOJİ KONUSUNUN BAŞ KİTABI OLMALI VE ANLAŞILIR BİR DİLLE BELGE NİTELİĞİNDE ALINTILARIYLA ARAŞTIRMALARIYLA AYDINLATICI BİR ESER .GÜZEL BİR YÖNÜDE KISIM KISIM ELE ALINIP HER BÖLÜM SONUNDA ÖZET MAHİYETİNDE SONUÇLAR TEKRAR ÖZ OLARAK VURGULANMIŞ .ÇOK İYİ BİR ÇALIŞMA<br />
Ülkemizde alanında en iyi çalışma sayılabilir. Yazar mümkün olduğu kadar bilisel gerçekler çerçevesinde konuyu ele almaya çalışıyor. Anadoluda yer alan bütün etnik gruplar hakkında blgi veriyor. Doğal olarakta aleviler ve kürtler üzerinde fazla durma gereği duyuyor.Türkiye ve çok kültürlülük hakkındaki açıklamalarıda çok önemli. Bugünün Türkiye'sinde öncelikle okunması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuyla ilgili bier çok eser gibi kışkırtma amaçl bir eser değil.
türkiyenin etnik yapısı kitabı aslında önemli bir boşluğu doldurma açısından önemli bir kitap. Özellikle güneydoğu anadoluda kendi benliklerini kaybetme noktasına gelen türkmenler için geçmişlerini öğrenme açısından önemli izler taşıyor. Kitabın en önemli kanıtlarından biri de bence Atatürk ün milliyetçilik anlayışnın ne kadar yerinde olduğu ilgili yargıyı kanıtlaması. <br />bu kitabın olumlu yönleri olumsuz bir yönü var ki o da şu ki kitap genelinde çok fazla tekrar var bu sayfalar ilerledikçe insanını ister istemez sıkıyor.
Bu ülkede yaşayan herkesin ortak noktaları bulunmaktadır. Farklılıkları ön plana çıkararak insanlarımız arasına nifak sokmak emperyalizmin en büyük stratejisidir. Farklı etnik grupları tek bir milli kimlik altında tanımlamak ve bunun dışındaki çatlak seslere aldırış etmemek gerekiyor.
Eğer bu ülkede barış içinde bir arada yaşamak istiyorsak kimsenin bizim kökenimizi kurcalmaya kaşımaya hakkı yoktur. Azınlık milliyetçiği yaparak Türk kimliği yerine Türkiyelilik gibi yapay kimlikler getiren zihniyetin temsilcileri ab+abd fonlarından nemalanan kişileridir. Kendimi Türk milletinin bir ferdi olarak görüyorum. Alt kimlik yada üst kimlik gibi dışardan destekli yapay tartışmları kale almıyorum. Türklüğü etnik kmilik olarak algılayan dar zihniyetlerin bu çalışmaları Türkiye'yi pek de iyi yöne götürmeyecektir. Örneğin Kürt yurttaşlarımız emperyalizmin ağına düşeceklerdir. Biz hepimiz akrabayız ve bağlarımız çok kuvvetlidir.
Türkiyelilik safsatalrına ve kimlik sorunu yaratmak isteyenler bu kitabı okusalar da anlamayacaklardır.
Böylesine akademik, karmaşık ve tartışmaya sürekli açık olan bir konuyu tek kitapta ele alıp açıklamak elbette düşünülemez. Kısa kısa bilgi sahibi olmanın yanı sıra okuyucuya bilgimi verir yoksa zihninimi bulandırır, okuyunca buna siz karar verir...
Kitabın yazarını Kanal B'de bir programda izlemiştim. Sürekli bilimsellikten dem vurmasından dolayı kitabın da bilimsel bir yaklaşımla yazıldığını düşünmüştüm. Fakat okuyunca kitabın, bilimsel nitelikten çok, birşeyleri kabul ettirme isteğinin daha ağır bastığı, bu yüzden de propagandavari ve amatör bir havanın hakim olduğu bir eser olduğunu gördüm. Özellikle ilk 50 ya da 60 sayfada sürekli aynı şeylerin tekrar edilmesi, bilimsel beklentiler içinde olan biri için, gerçekten irite edici olmuş.
Kişinin kendi kabulü temelinde etnikliğin geçerli olduğunu, yani ''kendini ne olarak görüyorsan o etnisitedesindir''in geçerli olduğunu savunuyor. Bir ülkenin etnik mozaik olabilmesi için kişinin kendi kabulü bazındaki etnikliğin %35'in üzerinde olması gerektiği fakat ülkemizde bunun %13'lerde kaldığını tespit ediyor. Bu bağlamda Türkiye'nin etnik bir mozaik olmadığını söylüyor. Etniklik konusunun, dış güçlerin sürekli kışkırtmasıyla gündemde tutulduğunu -ki bu konuda tabii ki haklı- fakat bu konuda zaten bilimsel yönden, çarpıtılmadan bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti devletini endişeye düşürecek bir durumun söz konusu olmadığını, bu yüzden de bu konudan kaçılmayarak, bilimsel bir yaklaşımla bütün gerçeklerin ortaya konmasının bir devlet politikası olması gerektiğinden bahsediyor.
Kitap her ne kadar çok da başarılı bir üslupla yazılmamış olursa olsun, etnikliğin tespitinde belirlenen yöntem ana dil bile olsa, temel aldığı savı, yani ülkeyi bölmeyi gerektirecek çapta bir etnik çeşitlilik ve çoğunluktan söz edilemeyeceğini kanıtladığı görüşündeyim.
Sonuç olarak, emperyalist planlar doğrultusunda, farklı etnik kökenlerdeki Türk vatandaşlarımızın yüzyılı aşan bir zamandır 'kaşındığını' yerine koymalıyız. Bence birleşilmesi ve üzerinde durulması gereken konu: Ne kadar farklı olduğumuzun değil, bu ülke içinde nasıl beraber birşeyler yapabileceğimizin tartışılmasıdır. Devletin de, farklılaşma peşindeki ülke insanlarının da ayrı ayrı çuvaldızı kendilerine batırmaları, sonra da bütünleşip elimizdekini yitirmeden nasıl yüzyıllardır beraber ilerlediysek şimdi de aynı beraberliği sağlayıp ilerlememiz gerekmektedir diye düşünüyorum...
bu kitap türkiyenin etnik yapısı değil de türkiyenin görmek istediğimiz etnik yapısını anlatıyor bence.aslı kürt olan birine ırkını sorduğunuzda bunu inkar edip ben türküm demesi onun asıl kimliğini değiştirmez.tam tersi için de geçerlidir.fakat bu kitap trt zihniyeti ve 90 lara kadar olan devlat zihniyetiyle hazırlanmış olduğu için nesnellikten uzak bir kitap.
Türkiye'de oynanan oyunların bir parçası haline gelen etniklik ve etnikleştirme siyaseti bu kitapta önemli bir darbe alıyor. Etnik grupların yanısıra dini gruplar da kollektif kurumsal haklara sahip azınlıklar haline getirilmek istenmekte. Türklerden başka herkes sözde etnik gruplarla ilgili çalışmalar yapmakta. Bu kitap bunların art niyetlerini taşımayan bir çalışma. Ayrıca Orhan Türkdoğan hocanın Etnik Sosyoloji kitabına da bakılabilir bu bağlamda.
Türkiye'nin etnik yapısı...Bu son zamanlarda Türkiye'yi oyalamak için kurulan bir safsatadır...Hr ülkenin vardır etnik durumlarından doğan sorunlar ama bunu Türkiya kadaar büyüten çok az devlet var...Nasıl olduysa son zamanlarda neredeyse bin yıldır sorunsuz yaşadığımız kişilerle eetnik ayrılık olmaya başladı...Uyanın artık uyanın...Maşa olmayı bırakın..Bugün etnik ayrılığı önümüze koyan ülkeler yarın ülkemize girerse etnik gruplara bakacaklarını mı zannediyorsunuz...Hepimizi öldürneye çalışacakları bir gerçek...UYANIN; BİRLİK OLUN...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizde yaşayan etnik grupları kulaktan dolma bilgilerle değil bu tür kitaplarla öğrenmek gerek.Konuyu toplayıp özetini içerisinde barındıran ve genel anlamda etnik kökenle ilgili ciddi istatistiki bilgiler veren güzel bir eser.Herkes okumalı...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkiye etnik mozaik bir ülke değildir. Bir ülke için mozaik tanımının yapılabilmesi için etnik nüfus oranının %35 i aşması gerekir. Ki bu oran Türkiye’de %9.8 dir ve 6 Milyon ile en büyük etnik nüfüs olan Kürt lerin geçmişi İskitlere (Saka Türkleri) dayanır; ve Türk, Arap, İran ırklarının kaynaşmasından oluşan bir ırktır. Kürtçedeki kelimelerin %40 nın Türkçe olması, Kürtçenin Türkçeye yapısal olarak benzerliği, Elegeş Anıtları dahil Orta Asyadaki birçok kanıt Kürtlüğün Türklük ile olan ilintisi ispatlamaktadır. Diğer büyük Etnik nüfuslar Zazalar (Kürt olarak bilinen) ve Nusayriler (Arap olarak bilinen) Türk kökenlidir ve Zazaca ile Kürtçe (Kırmançi) arasında bir ilişki yoktur. Hopa-Artvin gibi dar alanda yaşayan Lazlar ve Kafkasya dan göç eden Çerkesler ile Türklük arasında tarihe dayalı kardeşlik vardır. Ve bütün bu adı geçen etnik nüfuslar kendini Türk olarak görmektedir (emik etnik yapısı).
Türkiye nin bölünmesine alt yapı hazırlayan Küresel güçler ülkemizi etnik nir mozaik olarak göstermek istemekte (etnik nufüs oranı %18 olan Fransa dahi) ve böl-parça-yönet politikaları için zemin yaratmaktadırlar. Türkiye nin başındakiler dahi Türkiyeli kavramını kullanmakta; üst kimlik tartışmaları ile kutuplar yaratmaktalar.
Ve daha nice değerli bilgileri bu kitaptan aldım. Ders kitabı olarak okutulması gereken çok değerli bir kitap.
Türkiye'de bu alandaki nadir ve nesnel bir bakış açısıyla hazırlanmış bir kitap... İçerik olarak bilimsel veriler de kullanılmakta... Kitap tanıtımında yazan kişilerin dedikleri üzere önemli bir kitap ve Türk Vatandaşının okuması gereken bir eser...