Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sekeller hakkında teferruatlı bilgi veren kıymetli bir eser. Esasen Avrupa Hun devletinin kavimlerinden biri olan Ogurlardır. Macarlar Hazar kağanlığından ayrılıp bugünkü Macar topraklarına geldiklerinde Ogurları sakin, yerleşik bir halde bulduklarından Macarca yerleşik anlamına gelen szek diye tabir etmişlerdir. Ve zamanla Hun, Oğur toplulukları Szek ve günümüze Sekel olarak gelmiştir. Kitapta öncelikle Macarların tarihi anlatılarak giriş yapılıyor.Daha sonra Sekel tarihine giriş yapılıyor. Macarlar da olduğu gibi Sekellerde geçmişi Attila dayandırıyor. Hatta bana göre Sekeller bizzat bu konuda Macarlardan önde.Bütün Sekellerin kadim yazıları olan Runik alfabesini bilmek zorunda olması onların geçmisine ne kadar sahip olduklarını gösteriyor.Runik Alfabeyle beraber Alacageyik efsanesi de önemli yer tutuyor. Milli sembolleri ise Tuğrul kuşu. Tuğrul kuşu Macarlar içinde önemli. Bugün kü Moldova da yaşıyorlar. Memnun kaldım bu eserden.Çok geniş bilgiler hakim. Herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kesişen Yazgılar Şatosu, biçimsel olarak eşine az rastlanır türden bir anlatım mimarisine sahip.

Konuşma yetilerini kaybeden insanların hikayelerini tarot kartlarıyla anlatmaya başlamaları, başta yalnızca yaratıcı bir kurgu fikri gibi görünse de kitap ilerledikçe kartlar bir araca dönüşüyor ve asıl mesele hikaye anlatmanın kendisi oluyor.

Aynı kart bir anlatıcının elinde tutkulu bir aşkı simgelerken diğerinde ihanete veya ölüme dönüşebiliyor; kartların sırası değiştikçe kaderler de baştan yazılıyor. Calvino, sınırlı sayıda sembolden sayısız ihtimal çıkarırken insan zihninin aynı imgelere nasıl bambaşka anlamlar yükleyebildiğini de ustalıkla gösteriyor.

Bu anlatım biçimi kitabı yaratıcı kıldığı kadar okumasını da zorlaştırıyor. Fikrine bayıldığım bir kitabın okurken beni bu kadar yorması da sanırım bu okumanın en büyük çelişkisiydi.

Belki de elimizde sandığımız kadar çok hikaye yoktur; değişen yalnızca aynı arzuların, korkuların, kayıpların ve seçimlerin aldığı biçimlerdir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaba başladığımda farklı bir zihnin verimliliğini tartmak niyetiyle başladım. Bilinmeyen, tanınmayan görece çok yeni bir yazarın farklı bir evren üzerine ne kadar farklı şeyler ortaya koyacağını merak ediyordum. Özellikle tekrara, kurguda çelişkiye düştüğü noktaları bulmaya çalışıyordum. Çünkü yeni olanı tecrübe etmek gerektiğini düşünüyorum. Fakat kitap beni şaşırttı. Olayların akışı ve kurgunun sağlamlığı karşısında sadece tebrik hisleriyle kitabı bir solukta bitirdim. Dil de, olay akışı da tekdüze değil. Hem edebi bir olgunluğa hem de muazzam bir akışa sahip olduğu için kitap okurken bir sinema filmi seyretmiş gibi oldum. Seriye devam etmek artık benim için bir zorunluluk.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Emery, kızı Reese ve Oliver... Ana karakterlerimiz, üçünü de çok sevdim.
Özellikle, Emery'nin kızıyla olan ilişkisini, Oliver'ın yalnızca Emery ile değil, ikisiyle birden kurduğu bağı sevdim. Üçünün arasındaki ilişkinin zamanla şekillenmesini ve birbirlerine sevgilerini gösterme biçimlerini okumak oldukça keyifliydi.
Beni asıl yakalayan da aşkın kendisinden çok, birbirlerine yansıttıkları o güzel enerji ve birbirlerinin hayatında yarattıkları değişimdi.
İkisinin de kendi yaraları ve geçmişten taşıdığı yükleri varken birbirlerinde bir çeşit huzur bulmaları, hikayeye romantizmin ötesinde daha samimi bir taraf katmış ve ortaya kolayca okunan, sıcacık ve duygusu yüksek bir hikaye çıkmış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Friedrich kim? Fuentes neden onun balkonunda :) Ayna mı gözlemci mi? Kendi dünyasına yukardan bakmak isteyen Fuentes onu/kendini balkona yerleştirirken neler düşündü?

Dante,Aarón ve Saúl tek bir kişi mi yoksa?

İktidar devrimle değişir mi? İktidar değişir de peki insanlar değişmez ise gücün el değiştirmesi ne işe yarar.

İyi kime göre iyi ya da ahlak…İnsanların ahlakı mı yoksa İktidarın ahlakı mı? Neye göre kime göre değişir.İyilik adına yola çıkıp yapılan kötülüğün de iyilik ve doğruluk adına yapılması ne kadar doğru? Ne için neyi feda ediyoruz?

Tarih nasıl kendini tekrar ediyor ! Bir sürü soru bir sürü cevap her dönemde ayrı şekilde kendini bulmuş; ya da güç karşısında esnemiş, değişmiş, dönüşmüş…

Dini göndermeler çok önemli, Nietzsche’yle kurduğu bağ, Tanrı öldü derken onun yerine konulan dünya? İktidarın mutlaklığı mı güç mü onun yerine konulan.

Peki “Güç” karşısına ne koyarsan koy onu yutan bir canavar mı?

Sadece bir roman okumak için çıkmıştım yola ama…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alacakaptan gerek solcu olduğu gerekse de dindar olduğu zamanlardan bugüne kadar yarım asrı aşan sanat hayatındaki anılarını ve düşüncelerini bu kitapta toplamış, aynı zamanda bir yerde ülkemizin tiyatro tarihine de tanıklık etmiş. Bu nedenle kendisini bizzat kendisinden okuyup öğrenip anlamak için 'bir ömür bir kitap' ilkesinden hareketle okunmasını özellikle ve önemle öneriyorum. Kitabın olumsuz tarafları ise gerçi yazar sıkıcı olmasın diye yaptım demiş ama hatıraların ortaya karışık yapılması (yazılması), yazım hataları ve tekrarların fazla oluşudur. Yeni baskısında bu mahzurların düzeltilmesini umarak bir ömre sığdırdığı sanat hayatının anılarını bize okuma olanağı verdiği için kutluyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dag Solstad’ın yaşamının on iki yaşına kadar olan dönemini anlattığı otobiyografik romanı, her zamanki o kendine has üslubunu taşıyor. Arada bir bugüne, yakın tarihe , yaşlılık günlerine dönüp okura kısa selamlar verse de anlatının ağırlık merkezi çocukluğunda.

Seksen bir yaşındaki Dag’ın, babasının ölümüne kadar uzanan çocukluk yılları… Yaşadıkları kadar yaşayamadıkları, içinde kalanlar, eksik bırakılmış duygular…

İkinci planda kalmış bir çocuk; gölgelerde filizlenen edebiyat tutkusu ve dünyaya merakla bakan, komünizme ilgi duyan çocuk Dag…

İlginç bir okuma deneyimiydi. Yer yer sanki anlatı eksiltilmiş, bazı hatıralar bilinçli olarak geride bırakılmış hissi uyandırdı. Sonra düşündüm; belki de yazar, hayatına dair ancak bu kadarını anlatmaya cesaret edebilmişti. O noktada sustum.

Merak edenlere…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar vardır, çocuklar için yazılmış gibi görünür ama yetişkin okurken kendinden bir şeyler bulur. Ben Neden Bu Kadar Böyle benim için tam olarak böyle bir kitaptı.

Ali’nin yaşadıkları üzerinden farklı olmanın, anlaşılmamanın, kendini keşfetmenin ve aslında herkesin içinde taşıdığı o “tuhaf” tarafın ne kadar kıymetli olabileceğini anlatıyor. Özellikle Ali’nin dünyasına girdikçe onun yerine kendimi koyduğum çok yer oldu.

Kitabın dili oldukça akıcı ve samimi. Güray Süngü, çocuklara önemli mesajlar verirken bunu öğüt verir gibi yapmıyor; hikâyenin içine öyle güzel yerleştiriyor ki fark etmeden düşünmeye başlıyorsunuz. Empati, arkadaşlık, aile ve kendini olduğu gibi kabul etme üzerine güzel mesajlar taşıyor.

Bir öğretmen olarak öğrencilerime de gönül rahatlığıyla önerebileceğim kitaplardan biri oldu. Hem çocukların hem de yetişkinlerin okuyabileceği, okuduktan sonra üzerine düşündüren güzel bir gençlik romanı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nuriye Çeleğen’in kalemiyle Hz. Mûsâ’nın hayatını okumak, yalnızca bir peygamber kıssasını takip etmek değil; insanın kendi iç dünyasına da dönüp bakması demek. Hz. Mûsâ’nın mücadelesi ve adalet arayışı, Hz. Hızır’ın hikmeti, Hz. Âsiye’nin zulüm karşısındaki sarsılmaz imanı ve Hz. Mûsâ’nın annesi Yochebed’in teslimiyeti birbirinden etkileyici izler bırakıyor.

Özellikle Âsiye’nin imanı ve evlatlarını ateşe gönderen Maşita’nın teslimiyeti, okurken insanın yüreğine dokunan bölümlerdi. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri de kıssaları yalnızca anlatmakla kalmayıp “Bu yaşananlar benim hayatımda neye karşılık geliyor?” diye düşündürmesi oldu.

Sade, akıcı ve duygu yüklü anlatımı sayesinde sayfalar ilerledikçe kendimi hikâyenin içinde buldum. Bazı cümleleri uzun süre zihnimde kaldı.

Bu yıl okuduğum, bende en çok iz bırakan romanlardan biri oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Eylül 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Stefan Zweig’dan okuduğum ilk kitap oldu. Oldukça hızlı ilerleyen, kolay okunan bir kitap. Yazarın karakterin psikolojisini ve yaşadığı değişimi derinlemesine anlatmasını sevdim ancak hikâyenin kendisi beni aynı ölçüde içine çekmedi. Hepimiz zaman zaman alıştığımız düzenin dışına çıkar, farklı şeyler yaşar ve farklı duygular hissederiz. Bu nedenle bir gecede yaşananların insanın bütün hayatını değiştirmesi bana biraz abartılı geldi. Tabii kitabın 1900’lerin başında yazıldığını ve benim bugünün gözünden baktığımı da unutmamak gerek. Bir de oldukça zengin olan bu adamın insanlara yardım etmeyi neden kendi parasıyla değil de o gece başkasından aldığı parayla keşfettiğini pek anlayamadım. :) Sonuçta Zweig’ın anlatımını hikâyenin kendisinden daha çok sevdim. Akıcı ve psikolojik yönü güçlü ama benim için çok da “olağanüstü” olmayan bir kitaptı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir