Dünyayı ve Baldassare'yi kurtarabilecek tek şey, Yüzüncü Ad'dır. Kimselerin görmediği bir yazma kitap ve bu kitapta açınlandığı söylene bir ad: Allah'ın, Kuran'da anılan doksan dokuz adının, sıradan ölümlülere bildirilmemiş olan yüzüncüsü... Tanrının gizli ve yüce adı...
Korku, şaşkınlık, düşkırıklığı, umut ve aldanma, menzil taşlarıdır bu uzun yolun. Bir de en beklenmedik anda yolcunun karşısına dikiliveren aşk. Sevincin, mutluluğun tek kaynağı aşk!..
Kitap çok uzun bir yolculuğu anlattığı için biraz karmaşık gelebilir fakat Maalouf’un sade anlatımı kitabı oldukça renkli hale getirmektedir.Kitapta hayatın ne kadar beklenmedik ve şaşırtıcı olduğunu görüyorsunuz.Kısacası kitap oldukça etkileyici…
insanının ruhunu sonsuzluğa bırakıp oradan oraya sürükleneceği güzel bir roman. Bu kitapta en çok kızdığım şey Marta'nın, Baldassareye ihanet etmesiydi. Ayrıca bu kitapta Baldassare, hiç unutamayacağım kahramanlar arasında yerini aldı. Bence yazar bu kahraman ile mükemmel bir kişilik yaratmış.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap tek kelimeyle sürükledi, bitirene kadar elimden bırakamadım. Batıl inançlar, gerçekler, aşk, ihanet vb hayata dair herşeyin tarihi bir sahnede kurgulanışı hayran bırakıyor. Amin maalouf işte...
Amin Maalouf'un tartışılmaz en güzel kitaplarından bir tanesi. Allah'ın 99 adını hepimiz bilir ve inanırız. Burada karakteri Baldassare yüzüncü adın peşine düşüyor ve bu keşifle yaklaşan kıyametin engelleneceğine inanıyor, aynı zamanda da güzel bir aşk. Roman havasında okurken de tarihi bilgilere de herzamanki gibi yer veriyor yazar.Roman severler için de birşeyler öğrenebilmek adına mutlaka okunmalı diyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Malum okunan herhangi bir eserden herkesin benzer manalar çıkarması beklenemez.Yorumlarda buna göre yapıldığından katılmayanlarda olacaktır.Yüzüncü Ad,hedefleri olan,ideal peşinde koşmaktan yorulmayan,neticesinde sebep sonuç ilişkisi ile hayatına anlam kazandırmayı başarabilen insana güzel bir örnektir.Kitapta zamanın Osmanlısından bölümler olması da kitaba ayrı bir hava vermektedir.Okunması tavsiye edilecek bir kitap.
Amin Maalouf ile Yüzüncü Ad ile tanıştım ve bu kitaptan sonra bu yazarın müptelası oldum.Hiç bir kitabında da beni hayal kırıklığına uğratmadı.Romandaki kahramanımız bizleri bir yolculuğa çıkarıyor öylesine bir yolculuk ki heyecanı,üzüntüyü,merakı,aşkı,beklentileri ile buram buram tarih kokan bir roman.Ben bu yolculuğu romanı okurken yaşadığımı hissettim,siz de istemezmisiniz böylesi bir yolculğa çıkmayı? o zaman ne duruyorsunuz hemen kitapyurdu.com'a.
bu kitabı okuduktan sonra insan düşünmeden edemiyor...kör inançların değil, hakiki ve gözü açık inancın ekseninde, tarihi bir kurgu ile yazılabilecek bir romanın insana katabilecekleri nelerdir diye... Amin maaluf hurafelerin ekseninde yol almasına yol alıyor, aidiyeti sorgulayarak çok da bilinçli olmayarak engelleri aşıyor lakin nereye ulaşıyor?... hiçbir yere ...ne rabbim isa nın elçisiyim diyen aziz pavlos, ne de tahrif olan vahiy yalan... ne canavarın yılına inananlar roman karakteri ne de yüzüncü adın peşine düşenler... müstehzi bir gülümseme ile varlığı reddedilemeyenleri hiçbir yere vardırmayan bu kitabı tavsiye etmek güç...akıcı bir dil, uzun bir yolculuk,biraz aşk,biraz macera diyenler için...
Lisedeyken hocamın verdiği okunması gereken kitaplar listesindeki kitaplardan biriydi. Kitabı aldım okurkende ortalarından sonra oldukça sıkıldım diyebilirim.Kitabın sonunu getiremeyeceğim sandım.Ayrıca kitapta bir çok soru cevapsız kaldı.<br />Bu sıkıntılarım belkide okumak için kendimin seçmemiş olmasından kaynaklanıyordu bilemiyorum.<br />Fakat kitabın tarihsel açıdan bilgiler verdiği göz ardı edilemez.Tarihi roman severlerin daha çok hoşuna gideceği kesin.
evet bir süre sonra kitabı elimden bırakmadan okudum ama sardığı için değil, bıktığım ve bir an önce bitmesini istediğim için. amin maalouf tan bir yol hikayesi daha. belkide bu kitap benim ardarda okuduğum 3. amin maalouf kitabı olduğu içinsıkıcı gelmiş olabilir.
Olanaksız düşlerin peşinde koşmanın ne kadar gereksiz olduğunu anlatan bir kitap. Yüzüncü adı öğrensen ne olacak ki daha doksan dokuzunu anlamadan.<br /><br />Nobel'e aday bile olamaz; ama <br />Amin Maalouf'un en güzel kitabı bence.
Tarihi roman severlerin kaçırmaması gereken bir kitap. Kahramanımız günlük tutuyor, kitap da bu günlükten oluşuyor. Çok akıcı, bir sonraki sayfada neler olacak diye beklediginiz bir roman. Amin Maalouf'un en begenerek okudugum romanı diyebilirim. Bir yol romanı aynı zamanda, bu yolculuga katılanlar pişman olmayacakları.
''Sanatçısını arkalamayan her tutum ve her toplum erir,dağılır,ve gün gelir sadece kitaplıklarda kalır.Lenin ,kalabalıkların karşısına ,öne Maksim Gorki'yi buyur ederek çıkıyordu.Akıllıydı çünkü ; bir ihtilalciyi ,bir lideri,partizanların veya politikacı kadrosunun kurtarmaya,devamlı kılmaya yetemeyeceğini,bu işi sanatçının pek güzel yapacağını biliyordu '' Tarık BUĞRA Düşman Kazanmak Sanatı adlı kitabından. yukarıdaki alıntıyı almamın sebebi bir ülkede yönetime aday olacaksan veya o ülkeyi yanlış tanıtmak istiyorsan , bir yazarı destekle. Çünkü onun edebi dili bu işi senden çok daha iyi yapar. Biz tabii ki biliyoruz ki Osmanlı güçlü ve sınırları itibariyle büyük bir devletti.Şu an Amerika nasıl güçlü ve büyükse! Şu anda Amerika 'da bizim duyadığımız bilemediğimiz ne cinayetler . tecavüzler , kıyımlar vardır. Belki Osmanlı'da da vardı.Büyük olmanın verdiği zorluk burada ortaya çıkıyor. Ama bu Osmanlıyı kötülemek için yeterli bir sebep olarak görülmemeli . en azından neredeyse bütün kitaplarında iğnelemeler mevcut olmamalı. Sonuçta bu kitaplarda yazılanlardan etkilenen insanlar , belki Osmanlı ve galiba da biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını kötü bir tarihe sahip barbar bir millet olarak tanıyacaklar. Çünkü Amin Maalouf kaliteli bir yazar. Ancak bütün bu eleştirme rağmen, edebi anlamda bakacaksak ta sürükleyici , heyecan ve sükuneti, aşk ve düşmanlığı bir arada bulunduran etkileyici bir eser.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hepimiz biliriz Allah'ın 99 isminin olduğunu... Kitap kahramanı 100 ismin peşinde amacı kıyameti durdurmak... Mükemmele yakın akıcı bir kitap içinde aşk da var daha ne olsun. Kesinlikle elinizden bırakamayacaksınız!
Amin Maalouf okumaya bu kitabı ile başladım. Tanrının yüzüncü adının peşinde bir sahafı yolculuğu. Amin Maalouf karakterlerini çok iyi oturtmasıyla ve olayların gelişiminde bu karakterlerin özelliklerini mükemmel tasvirlemesiyle bu kitabında üst seviyeye ulaşıyor. Baldessera arkasında tüm kitap severlerle bu yolculuğa çıkarken acılar, sevinçler, yangınlar, seller, sırlar... Yoluna çıkan tüm engellere rağmen Yüzüncü Ad'a ulaşıyor. Amin Maalouf'u kutluyorum. <br />
Okur dediğimiz kişiden beklediğim şudur: okumayı düşündüğü kitabı inceler, yazarı hakkında araştırma yapar, sindirerek okur ve anlamaya çalışır. Beğenip beğenmemek elbette okurun elinde olan bir şeydir. Gözlemim ise okurumuzun, belki dünyada da bu böyledir, yazarlar hakkında hiç bir bilgisinin olmadığı yönündedir (istisnalar kaideyi bozmaz). Amin Maalouf açısından olaya baktığımda, okurlarımızın çoğunun yazar hakkında önyargılı olduğunu, daha doğrusu hakkında bir şey bilmediklerini görüyorum. Hemen tüm kitaplarını okudum. Her seferinde zevkle özgeçmişini tekrar tekrar okudum. Amin Maalouf evet Lübnan doğumludur. 1975 iç savaşından beri Fransa'da yaşamaktadır. Anneannesi Türk'tür. Annesi katoliktir. Sürüklendikleri coğrafyada hangi aile karışmamıştır ki? Benim gözlemim Osmanlı'yı kötülediği falan asla değildir. Doğruları söylediğidir. Tarihimizde Osmanlının olması Osmanlının dokunulmaz olduğu anlamına da gelmez. Her toplumda ve her çağda iyi insan, dürüst insan olduğu gibi, namussuzlar ve kötüler de alabildiğine çoktur. Yazara tarafsız gözlerle bakmak okurun lehine olur.
Kitaba gelince orijinal adı Fransızca'da Le Périple de Baldassare dır, İngilizce de ise Balthasar's Odyssey dir. Görüldüğü gibi Yüzüncü Ad (kimin bilemem) birinin yakıştırmasıdır. Dolayısı ile bazı okurları yanlış yönlerdirdiği ortadadır. Ayırım yapamıyorum ama yazarın eserleri içinde en beğenerek okuduğum kitabı dersem yalan olmaz. Kitap kahramanının elinden tutmuş, bir coğrafyadan alıp çeşitli coğrafyaları gezdirerek, tarihe damgasını vurmuş olayları bir bir anlatarak ve bizlere öğreterek, uzun bir süreyi geçirtmiş yazarımız. Ne diyeyim daha.. Ellerine sağlık..
Dinlendirici olmadığını düşünüyorum.Yazarın sorgulamaları zihninizi rahat bırakmıyor.O sorguladıkça zihninizdeki kımıldanışların farkına varıyorsunuz,sonucunda keyifli bir yorgunluk bedeninizde değilde zihninizde hayallerle birer iz bırakıyor.
İÇİNDE ALLAH’IN SIRADAN ÖLÜMLÜLERE BİLDİRİLMEMİŞ YÜZÜNCÜ ADININ BULUNDUĞU VE SAHİP OLDUĞU KİŞİYE ÖLÜMSÜZLÜK HAKKINI VERDİĞİ RİVAYET EDİLEN KİTABI BULMAK İÇİN YOLLARA DÜŞEN BİR ANTİKA TÜCCARININ BAŞINDAN GEÇEN MACERALARDAN OLUŞUYOR KİTAP. GÜNLÜK ŞEKLİNDE YAZILMIŞ. YAZARIN DİLİ GAYET İYİ. TAVSİYE EDİYORUM.
Amin Maalouf’un en sıradan kitabıdır. Ana teması hurafelere inancın saçmalığı diyebiliriz. Kıyametin geldiğine inanılan senede Tanrı’nın 100. adını bularak dünyayı kurtarmaya çalışan adamın hikâyesi. Klasik Amin Maalouf kahramanını bunun için yine tarihte günümüz topraklarında gezintiye çıkarıyor.
<br />Amin Maalouf yine, çok iyi bildiği coğrafyalarda ve kültürlerde gezdiriyor okuru.Kuzey Afrika' dan Ortadoğu' ya, Anadolu' ya, İtalya' ya, Hollanda' ya, İngiltere ' ye kadar uzanan bir yolculuk boyunca yaşananları zaman ve mekanın da tanıklığıyla aktarıyor.O' nun mükemmel üslubu da cabası.<br />