Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bayıldım, çok etkilendim. House M.D, New Amsterdam ya da The Resident gibi hastane ve doktor temalı dizileri sevmişseniz bu kitabı seversiniz. Beyin cerrahı Prof. Dr Frank Vertosick, eğitimini, nasıl doktor olduğunu, beyin cerrahisini seçmesini ve uzmanlıktaki ilerleyişini, bölüm bölüm, aklında kalan en belirgin vaka örnekleriyle anlatmış. Her vaka hem doktorun hayatında bir dönem, hem beyin cerrahisinin önemini ve nelerle uğraştığını bize açan bir pencere, hem de dönemin tıp ve tedavi anlayışının, Amerikan sağlık sisteminin bir kaydı.
Elbette mesleki terimler var, ama çevirmene maşallah, su gibi akan, tasvir ettiği durumun vahametini, olay ânının tüm heyecan ve stresini okuyucuya aktaran bir dil yakalamış. Kağıt ve baskısı, edisyonu, redaksiyonu herşeyi A kalite. Fiyatının bu kadar ucuz olmasına inanamadım. 272 syf hem de.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar sadece bir hikâye anlatmaz, insanın içine sessizce yerleşir. Uçurtma benim için tam da böyle bir kitaptı.
Kitaptaki üç kadının mücadelesi etkileyiciydi ama en çok Lena’nın hikâyesine yakın hissettim. Bir öğretmen olarak onun öğrencilerine bakışını, eğitimin bir çocuğun kaderini değiştirebileceğine olan inancını ve bazen tek bir yetişkinin bir çocuğun hayatında ne kadar büyük bir fark yaratabileceğini okurken kendimden parçalar buldum. Bu yüzden Lena’nın yaşadığı her duygu bana çok tanıdık geldi.
Laetitia Colombani, dayanışmayı, umudu ve kadınların görünmeyen mücadelelerini öyle incelikle anlatıyor ki kitabın son sayfasını kapattığınızda geriye sadece hikâye değil, uzun süre sizinle kalan duygular da kalıyor.
Bir öğretmen olarak bu kitap bana bir kez daha şunu hatırlattı: Bazen en büyük değişim, bir çocuğa inanmakla başlar. Ve belki de hepimiz, bir gün birinin hayatına dokunan görünmez bir uçurtmanın ipini tutuyoruz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ah Martin Eden, üzümlü kekim. Jack London’ dan okuduğum ilk eser fakat son olmayacak. Yazdığı dönemi düşününce dili o kadar akıcı ki gerçekten hiç sıkılmadan okuyorsunuz kalınlığı da göz korkutmasın. Bir adamın kendini gerçekleştirme öyküsü aslında ama o azmi çabası ve bunu yaparken kaybettikleri.. Tam umudunu kestiği anda yıldızının parlaması fakat artık onun hevesinin kalmaması tam anlamıyla insanlık hali değil midir.. Ve başarılı bir yazar olup servet sahibi olduğunda onu istemeyen herkesin çevresine doluşması ne kadar da insanlık dramı. Ah Ruth sen bu adamı hiç anlamadın. Sonunu nedense kendini vurur diye düşünmüştüm fakat denizlerin adamı yine denize döndü..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir mekanı taştan ve ihtişamdan ibaret görmeyip onun ruhuna dokunabilmek büyük bir maharet. İskender Pala, ezberleri bozarak tarihi bizzat sarayın sessiz şahitleri olan eşyalardan dinlememizi sağlıyor. Avizelerin fısıltısı, sandalyelerin hafızası ve duvarların dili üzerinden Dolmabahçe’nin koridorlarında dolaşıyoruz. Alışılmış kronolojik tarih anlatılarının çok uzağında, nesnelerin gözünden aktarılan bu hikayeler, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köprünün birer hatırası. Kitapta, önünden her gün geçip gidilen bir yapının aslında yaşayan, nefes alan ve konuşan bir hafıza merkezi olduğunu anlatılmak istenmiş. Sarayın görkemini sessiz tanıkların kalbinden hissetmek isteyenler için son derece zarif ve derinlikli bir deneyim. Bir devrin kapanışına ve yeni bir devrin doğuşuna aynı pencerelerden bakmış eşyaların anlattıkları, tarih kitaplarının sayfalarından çok daha canlı, çok daha insani ve derindi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhsan Hocayı yıllardır bilmeme rağmen ilk defa kitabını okumak nasip oldu. Kitapta Emeviler döneminin siyasi yönetim kısmına değinilmiş. Oldukça akıcı bir şekilde ilerliyor. Yüreğim sızlayarak okudum. İslam devletinin başına geçenlerin bu kadar peygamberimizin yolundan sapmış ve azgın olmaları... Kendi menfaatleri için hiçbir kötülükten çekinmemeleri... Peygamber efendimizi görmüş, 4 halife dönemini yaşamış insanların Emevi devleti çatısı altında yaşamaları büyük bir imtihan gerçekten. Doğru olanı söylemek, doğru olanı yapmak engellenmiş devlet yönetimine muhalefet olmadan itaat şart koşulmuş. Karşı gelenler yaşatılmamış zaten. Peygamberimiz ve 4 halife döneminden sonra yaşanan olaylar çok üzücü aynı zamanda bir ders niteliğinde.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle dili gerçekten ağır ve kitabın %90'ı şu an bile çok az kullanılan eski kelimelerle dolu. Paşa günlüklerini nasıl tuttuysa öyle yayınlanmış, dipnot şeklinde eski kelimelerin günümüzdeki karşılığının verilmesine tenezzül edilmemiş. Bu sebeple Osmanlıca bilginiz sınırlıysa okurken yer yer kitaptan kopabilir ve zorlanabilirsiniz.

Bunun dışında içerik olarak günlükte genelde Paşa'nın diplomatik mesaisi mevcut. Sık sık sefirlerle görüşmelerini ve o dönemin diplomasisine dair bakış açısını naklediyor. Yer yer Balkan Savaşları hakkında askerî bakış açısını da görmek mümkün. Genelde son dönem Osmanlı diplomasisi ve Balkan Savaşları çalışanlar için mutlaka okunması gereken bir eser.

Bunun dışında Paşa'nın o dönemin iç siyasetine ve etkili kişilerine dair bakış açıları da yukarıdakiler kadar fazla olmasa da mevzubahis ediliyor.

Profesyonel şekilde bu dönemi çalışıyor ya da okuyorsanız mutlaka alın ama hobi okuyucusuysanız almasanız da olur.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sultan'ın Nehirleri Osmanlı Devleti'nde Fırat ve Dicle nehirlerinin yeri ve önemini birinci el kaynaklara dayanarak etkileyici şekilde anlatıyor. Faisal Husaın klasik anlatımların aksine Fırat ve Dicle'nin Osmanlı idaresine nasıl geçtiğini, bu iki nehre sahip olan Osmanlı'nın buradaki tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin devamı için neler yaptığını, bu iki nehir üzerinde nasıl bir donanma faaliyeti yürüttüğünü, buralardaki üretim faaliyetlerini nasıl vergilendirdiğini anlaşılır şekilde ifade ediyor. Özellikle "yüzergezer devlet" bölümü beni oldukça etkiledi. Konu ile ilgilenenlere özellikle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkçenin en sade ve çocuk diline en yakın hâliyle inşa edilmiş, kahramanlarının hayvanlardan seçildiği metinler modern bir fabl okuyacağımız intibaını veriyor. Köklerimize tutunarak geçmişin izlerini sürdüğümüz öykülerin yanı sıra bugünün mahallelerinde; tanıdık sokaklarda, tanıdık yüzlerle göz göze geldiğimiz, özlediğimiz aile ve mahalle kültürüne yer verilmesi kitabın değerini benzersiz kılıyor. Keyifle, hiç sıkılmadan okuduğum bir yetişkin-çocuk kitabıydı. Özellikle Gazze temalı bölümü çok etkileyiciydi. Israrla tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuk edebiyatında bu alandaki boşluğu dolduran, nakkaş edasıyla yazılmış, anlatının harikulade çizimlerle desteklendiği, ayetlerin özenle seçildiği muazzam bir eser. Ayetlerin zihne yerleştirilen statik bilgi blokları değil de kişinin ruhuna ekilen canlı tohumlar olduğu, yaradılış amacımızı unutmamamız gerektiği, imtihanların tekâmül basamaklarını çıkmak, ruhumuzu yüceltmek için bizlere verilen kadim bir ders olduğu, İslam’ın kişiyi köle yapmadığı gibi en radikal özgürlüğü bahşettiği, aksiyon işçisi olmamız ve evrenin başıboş olmadığını bilmemizin gerekliliğinin anlatıldığı bu başucu kitabını, sıradan bir çocuk kitabı olmadığı farkındalığıyla herkesin okumasını güzellikle tavsiye ederim.:)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Haziran 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sonsuzluğun İlk Günü, yalnızca farklı zamanlarda geçen bir hikâye değil; geçmişin, bugünün ve geleceğin görünmez bağlarla birbirine dokunduğu katmanlı bir roman. Lidya Krallığı'ndan distopik bir geleceğe uzanan anlatı, ilk bakışta birbirinden kopuk görünen hayatları tek bir sorunun etrafında buluşturuyor: Zamanı biz mi yaşıyoruz, yoksa zaman mı bizi?

Harun Candan, tarihi yalnızca bir fon olarak kullanmıyor; her dönemin ruhunu, inançlarını ve kırılmalarını karakterlerinin iç dünyasına ustalıkla işliyor. Gizem yavaş yavaş çözülürken okur da parçaları bir araya getirmenin keyfini yaşıyor. Özellikle kader, ölüm, aşk ve insanın ortak hafızası üzerine kurduğu düşünsel yapı, romanı yalnızca sürükleyici değil, aynı zamanda düşündürücü kılıyor.

Zaman zaman dikkat isteyen çok katmanlı kurgusuna rağmen, sabreden okuru güçlü bir finale ulaştıran; son sayfası kapandıktan sonra bile zihinde yaşamaya devam eden etkileyici bir roman. Kesinlikle okuyunuz efendim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir