Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk’ü sloganlarla değil,aklıyla ve vicdanıyla anlamak isteyenler için yazılmış çok güçlü bir kitap.Con Sinov, Atatürk’ü yalnızca tarihsel olaylarla değil,zihniyeti,öngörüsü ve ahlaki duruşuyla ele alarak son derece anlaşılır bir dille anlatıyor.Tarihi gerçekleri görmek istemeyen ya da bakış açısını değiştirmeye kapalı olanlar için ne kadar etkili olur bilemiyorum,ancak bugün geçmişe kıyasla daha iyi şartlarda yaşıyorsak,bunun Atatürk’ün o günlerde her şeyi öngörebilmiş olmasının ve attığı her adımda doğru,dürüst ve tertemiz bir çizgiden sapmamış olmasının bir sonucu olduğunu bu kitap çok net hissettiriyor.Derslerde birkaç cümleyle geçilen bilgilerin, Atatürk’ün verdiği emekleri ve taşıdığı sorumluluğu anlatmaya ne kadar yetersiz kaldığını da yine böyle değerli eserler sayesinde daha iyi anlıyoruz.Okumayan çok şey kaçırır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  8
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Plano Carpini tarafından abartıya kaçmadan, doğru bilgiler ışığında yazılan bu seyahatname biz okurların "Moğol" tarihini ileri açıdan öğrenmemize katkıda bulunuyor. Hatta bütün insanlık alemine katkıda bulunuyor desek kesinlikle yanlış olmaz. Moğolların yeme içme adetleri, savaş sanatları, misafirlere karşı tutumları, düşman ve dostlarına karşı davranışları ve daha niceleri...

Bunun yanı sıra egemenliği altındaki milletlerin dini görüşleri, savaşım güçleri ve kültürel olarak Moğollarla benzer olup olmamaları. Her şey burada apaçık ortada.

Ve bende abartıya kaçmadan şunu kesinlikle söyleyebilirim ki ; bu eseri okurken hiç sıkılmadım. Hatta büyük bir zevk aldım. Kesinlikle herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yine bir Okay Tiryakioğlu klasiği.25 yaşındayım ve okurken hâlâ 14 yaşımdaki heyecanı ve duyguları tekrar tekrar yaşıyorum.Bence yazarın en güçlü yanı bunu her defasında başarmasıdır.Hz. Ali’ye ve diğer sahabelere,yakınlarında bulunmuş karakterlerin bakış açısıyla okuduğumdan mıdır bilinmez tatlı bir gizem duydum.Sanki onlarla aramda bulunan 1400 yıllık zamanı,bu şekilde aşabilecekmişim gibi hissettirdi.Çünkü bu asırları ve coğrafi uzaklıkları,tıpkı biz okurlar gibi uzaklardan gelen karakterlerin yerine geçerek alt edebiliyoruz.Üzülerek bir yıldız kırdım;çünkü didaktik kaygı bazı yerlerde edebi hazzı gölgelemiş.Son zamanlarda,eski bir okur olduğum için rahatlıkla söyleyebilirim ki gittikçe daha fazla alt yaş grubu kaygısı taşımaya başladı.Belki de hep böyleydi ve yaşım büyüdükçe ayırdına varıyorumdur.Ama eskiden kapak tasarımları bile büyüklere hitap ediyor içeriği karşılıyordu,maskülendi.Şimdi daha çocuksu çizim odaklı tasarımlar hazırlanıyor ki içeriğin ruhuyla bağdaştıramıyorum.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Geçmişe yolculuk mümkün mü?” sorusuyla başlayan hikâye, hat sanatçısı Nihan’ın kütüphanede bulduğu gizemli bir notla masalsı bir yolculuğa dönüşüyor. Kendini Mostar’da, Gülriba’nın dedesine ait zambak kokulu bir evde bulan Nihan; 19. yüzyılda Sultan Abdülaziz döneminden Sultan II. Abdülhamid Han devrine uzanan tarihî kesitlere, görerek ve işiterek tanıklık ediyor.

Kitabın arka kapağında da vurgulandığı gibi, masalsı anlatım eserin genel atmosferine hâkim. Romanın tarihî arka planı kurguya doğal bir biçimde yedirilmiş; olaylar didaktik olmadan, okuru yormadan ve düşündürerek aktarılıyor. Bosna ve Filistin’de Müslümanlara yapılan zulümler bu arka plan içinde etkileyici şekilde ele alınıyor.

Gülriba ile Nihan arasında geçen sohbetler ise okurun yüzünde içten bir gülümseme bırakıyor.

Bazı bölümleri masal gibi, bazı bölümleri ise insanın içini acıtacak kadar gerçekti.

Nahif, sade ve rahatlatıcı bir dil…

Tarih ve kurgu sevenler için anlamlı bir okuma.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir zamanlar Osmanlı çatısı altında birlikte yaşadığımız Bulgarlarla günümüzde bile ne kadar kültür birlikteliği içinde olduğumuzu kitaptaki duygulardan anlıyorum. Büyüklerin yanında çocukları sevemeyen babalar, eşlerine sarılamayan tazecik gelinler bizim hikayelerimizle birebir örtüşüyor. Bir çok sayfayı; ben de böyleyim, böyle hissediyorum, böyle yapıyorum diyerek okudum. Bunlar kitaptaki ikincil konular. Ana konu olan ölümü bir çiçek gibi, bir öğlen güneşinin etrafa yayılması gibi nahif cümlelerle anlatan yazar isyandan uzak bir kabulü sayfalarda hissettiriyor. Bu kabullenme sürecini çocukluktan başlattığı için yazarın gelgitleri, korkuları, çaresizlik anları tüm şeffaflığıyla önümüze seriliyor. Bu da samimiyet olarak okura geçtiği için ben kitabı herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir öğretmenin bir çocuğun hayatında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu anlatan inanılmaz güzel bir kitap. Bir öğrencinin hata yaptığında onu doğru davranışa nasıl yönlendirebileceği, yapılan yanlışın sorumluluğunu üzerine almayı öğrenme, yaparak yaşayarak öğrenmeyi sağlama, çocuğun o minik kalbinden geçenleri gözlerinin içine bakarak anlayabilme, doğaları gereği hareketli olan çocukların ilgilerini oyundan derse çekebilmeyi başarabilme, yalan söylediğinde herkesin ortasında yalanını onu suratına vurmak yerine kibarca anladığını belli ederek çocuğu yalan söylememeye teşvik etme, bir şeyi başaramadığında onu yapabileceği konusunda cesaretlendirme, çocuğun yaptığı güzel şeyleri takdir etme vb. çok önemli görevleri olan bir meslektir öğretmenlik. O yüzden bir toplumu en ileri seviyeye taşıyabilecek kişiler öğretmenlerimizdir. Herkesin kitaplığında olması gerektiğine inandığım bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı, yazar dünyayı gezerken kendi tecrübelerinden yola çıkarak yazmış. Kitapta, ailesi dışında kimse Tom'a inanmazken ve onu ciddiye almazken, onun hayallerinin peşinden gitmesi, başarıya ulaşmasını sağlamış. Çocuklarımıza başarmak için inanmak, vazgeçmemek ve emek göstermenin önemini öğretmek açısından bu kitap çok güzel bir örnek niteliğinde olmuş. Kitabın bazı kısımlarında kahramanımız gezdiği yerlerle ilgili önemli notlar almış. Böylelikle yazar, çocukların yeni bilgiler edinmesini ve dikkat çekici anlatımıyla bu bilgilerin kalıcı olmasını sağlamış. Kitap merak uyandıran, sürükleyici bir kitap olmuş .
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hermann Hesse ‘Ağaçlar’ isimli kitabında şöyle der: “Tapınaktır ağaçlar. Onlarla konuşmayı, onları dinlemeyi bilen hakikati öğrenir. Öğretiler, reçeteler vaaz etmez onlar, münferit şeylere aldırmadan hayatın kadim yasasını söylerler.”

Sayın Necmettin Şahinler bu eserinde, ağaç kavramının izinde Kur’an’da yolculuk ederken ağaçlarla sembolize edilen hakikatleri bizimle paylaşıyor. Doğumumuzdan ölümümüze dek maddi / manevi temas halinde olduğumuz ağaç; insanın hikayesinin başladığı yerde, Allah Hz. Musa’ya seslendiğinde, Hz. Peygamber’i müşriklerden gizleyen örümcek ağının yanında, bir ölümcül meyve ağacı olarak cehennemde ve daha birçok yerde karşımıza çıkıyor. Her bir sahnede farklı bir isme sahip olan ağaç, her seferinde bize farklı bir hakikati anlatıyor.

Bir uzun yol seyahatinde satırlarını tekrar tekrar okurken, pencere önünden geçip giden ağaçlarla hemhâl olup derin düşüncelere dalacağınız harika bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken kendimi bir nasihat halkasının içinde oturuyormuş gibi hissettim. Abdülkâdir Geylânî’nin dili sert değil ama çok net; insanın kaçacak yeri kalmıyor. Sayfalar ilerledikçe “bildiğimi sandığım” birçok hakikati aslında ne kadar yüzeysel yaşadığımı fark ettim. Kalp, niyet, dünya sevgisi, nefis terbiyesi… Hepsi günlük hayatın tam ortasına dokunuyor. Asırlar önce söylenmiş sözlerin bugün bu kadar canlı ve geçerli olması beni hem düşündürdü hem de durup kendime bakmaya zorladı. Bu kitap bana şunu hatırlattı: Bilmek yetmiyor, asıl mesele bildiğini yaşamak. Ve evet, Allah her şeyi biliyor; insanın kendini kandırması en kolayı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yarım yüzyıldır neden ABD'nin kayıtsız şartsız her durumda İsrail'i desteklediğinin arka plan öyküsü bu kitapta anlatılıyor. Muhafazakar ABD'de kısa sürede çok önemli yönetim kademelerine gelen, siyasal, finansal ve medya organlarında güç sahibi Evanjelist Hristiyanların, "Tanrı dünyevi olarak Yahudileri, semavi olarak da Hristiyanları seçti, geri kalanların Tanrı'nın gözünde değeri yoktur." şeklinde kısaca açıklayacağımız itikadi görüşü ABD'nin Orta Doğu politikalarının merkezini oluşturuyor. Asıl itibariyle anti-semitik olmalarına karşılık bu Hristiyanlar, Hz. İsa'nın ikinci gelişi için Kudüs merkezli bir İsrail devletinin bölgeye hakim olmasını şart olarak görüyorlar. Bunu sağlamak için de her türlü yöntemi mübah sayıyorlar. İsrail'de böyle bir gücü arkasına alarak istediği gibi at koşturuyor...
Muhteşem bir kitap, mutlaka okuyun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir