Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar son sözünde diyorki;
"Bu kitabı son bölümüne kadar okuduğunuzda, sevdiğiniz bir yiyeceğin tadını almış gibi 'Bu kitap hiç de fena değilmiş.'derseniz ne mutlu bana. Son bölümü de bitirip kitabı kapattıktan sonra her şeyi unutsanız bile hoş duygular hissetmeniz tek dileğimdir. "
O zaman söyleyeyim, bu kitap hiç de fena değilmiş. Hatta ilk defa uzun soluklu bir roman yazan birine göre gayet başarılı. Kripto para, para kazanmak, iş dünyası dediğimizde genellikle erkek karakterlerle karşılaşıyoruz. Fakat yazar üstünlükleriyle, zayıflıklarıyla, zaaflarıyla, şekerleme şirketinde farklı pozisyonlarda çalışan üç genç kadının serüvenini çok keyifli anlatmış. Parayla, paranın daha fazlası veya daha azıyla sınanmanın, iş yaşamının doğası ve zorluklarının portresini çizerken okuyucuyu kendi hayatını düşünmeye itiyor. Başyapıt diyemem ama fazlasıyla empati kurduğum, düşündüğüm bir okuma oldu ki bu bence daha kıymetli.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ali Ural atölyeleri sayesinde yazım dünyamıza değerli öykücüler kazandırmış bir edebiyatçı. Naime Erkovan, Ayşe Sevim gibi isimler kitaplarını okuduğum yazarlardı. İşte Arzu Kadumi’de Çal Bahtiyar ile bu kalemlere eklenmiş oldu. Sevgili Naime Hanım’ın editörlüğünde gerçekten iyi bir öykü kitabı yazmış Arzu Hanım. Yirmi bir öykü, ironiyi Anadolu’nun kültürüyle harmanlayarak okuyucuya sunulmuş. Evde kalan kızların kısmeti açılsın diye başları üzerinde asma kilit açma, kundurasının sesi koridorları inleten adam, kalpazan Ziya ve diğerleri. Temiz dile ne kadar ihtiyacımız olduğunu bu kitabı okuyunca iyice anladım. Fazlalıkları olmayan edebiyat tam da özlediğimiz şey. Samimi, akıcı, kendini okutan öyküler için Arzu Kadumi’ye teşekkürler. Umarım yazmaya devam eder.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok hızlı bitti. Nefes almak gibiydi. Okurken bir ara nefesimi tuttuğumu hissettim. Ana tema insanın kendi yaşam döngüsünde aile gibi bir değeri geri planda tutmasının aileye gereken ilginin gösterilmemesinin genel yapıyı bozması. Gerçekten kendini işine adayan insanların ailelerine yeterince zaman ayıramaması işlerini mükemmel yapmasına rağmen yine de kendi içindeki çelişkiyi gözler önüne seriyor. İnsan iki tarafı da aynı dengede götürdüğünde işler daha basit olabiliyor. Ailede yeterli sevgiyi alamayan çocuk ilerde çok ciddi travmalar yaşayabiliyor. Ayrıca gözleri görmeyen ya da az gören insanların toplumdaki konumunu bazen kendilerini görünmez hissetmelerinin ne kadar acı verici olduğunu bize hatırlatıyor. Bir iki yerde müstehcenlik barındırıyor. Vicdan azabını iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba, bu benim Aylin Balboa'yla tanışma kitabımdı.
Kitap bir ayrılık öyküsü.
Ama bildiğiniz öykülerden değil. Bir kadının öfkesini, kendisiyle yüzleşmesini, yalnız kalıp kendini dinlemesi, toparlanıp silkelenmesi, çözülmesini ve yaşadığı her şeyi heybesine alıp yeniden hayat yoluna düşmesini okuyoruz. Ama bildiğiniz okumalardan da değil.. gülüyoruz, gülüyoruz, baya gülüyoruz.. Osman'a sövüyoruz, acıyoruz, anlıyoruz, tekrar sövüyoruz.
Kendimizi yerine koyuyoruz. Kendimizden parça buluyoruz..
Aylin Balboa'nın kafa dergisi yazılarından toparlanıp kitap haline getirilmiş ve içindeki çizimler de yine yazara aitmiş.
Bu deneyim beni meraklandırdı, yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım inşallah.
Tanışmak için güzel bir kitaptı, sizlere de tavsiye ederim. iyi okumalar
.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Özetini çıkarmadan bir cümleyle nasıl anlatsam bilemiyorum.. Bir Orhan Kemal klasiği. Bu romanını da öyle güzel yazmış ki..
Orhan Kemal'i okumayarak çok şey kaybedilir..

Her karakteri ayrı ayrı öyle güzel betimlemiş ki..
Karakterleri uzun yıllar unutamayacağız..
3 çocuklu bir ailenin yoklukla mücadelesini anlatıyor Orhan kemal.. Hayalleri için yalan yanlış da olsa haksız olsa da çabalamalarını anlatıyor.
Her işe dini ile başlayıp amaa tepeden tırnağa her önüne gelen söven,ayrım yapan insanları anlatıyor..
Yokluk öyle dayanılmaz bir boyuttaki ne tutunduğu hayaline ne de gelgitlerinden dolayı yaptıklarına kızamıyorsunuz.

Ben bu romanında anayı dua ettirişindeki betimlemesini, bir ananın dilinin kemiğinin olmadığını şaşkınlıkla bir solukta okudum...
Unutamayacağım cümleler var. Yazmayacağım.
Okuyun.

En çok büyük oğula üzüldüm. Büyük oğul içim sızladı sana, burnumun direği sızladı.

Her yere veriyoruz bu paraları. Bu kitap içinde verin.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bugün bir kez daha Orhan Hocamızın bir kitabını daha bitirmiş bulunmaktayım. Oğuz Kağan, Alp Er Tunga, Bumin Kağan, Kürşad ve son olarak Bilge Kağan.
Dönemin üç önemli komutanı yöneticisi olan Bilge Kağan, kardeşi Kültigin ve devletin aygucısı Tonyuyuk'un beraber el ele vererek Devleti güçlendirmeleri ama en önemlisi bütün Türk topluluklarını bir çatı altında toplayıp güçlü bir teşkilat kurma çalışmaları...
* Bilge, siyaseti her haliyle bilen yönetme duygusu güçlü olan Bilge Kağan
* Güçlü komutan savaşlarda eşsiz çarpışmalarıyla düşmanın belini kıran Kültigin
* Düşüncesi, bilgisi ve tecrübesiyle devletin ana direklerinden biri olan Tonyuyuk.
Şimdi sırada Kültigin. Severek okumaya devam...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tam olarak kişisel gelişim kitabı olarak ifade etmek doğru olmamakla beraber paraya dair duygu ve düşünce temellerini oluşturan, anlatan ve yönlendiren bir yapıya sahip olduğu söylenebilir. Severek okudum ve hiçbir şey yapmadan sadece düşünce gücüyle bir şeyler elde edilemeyeceğini vurgulaması, bunların hepsinin bir bütün halinde olması gerektiğini de bölüm bölüm açıklayarak anlatması gayet güzeldi. Belli temeller, başlıklar altında kısım kısım anlatıyor. Okuması zevkli, başlangıç seviyesinde düşünce temeli oluşturmak açısından okunmalı diye düşünüyorum. Ama biraz daha fazla beklenti içerisine girildiği vakit kitabı sıkıcı bulabilme ihtimaliniz de var. O yüzden muadili olmasa da benzer şeyleri farklı yollarla anlatan başka kitap ve yazarlara rastlamak mümkün.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Füruzan'ın bu kitabındaki öykülerinde fakirlerin, köylülerin, göçmenlerin, zenginken darlığa düşenlerin, zengin - fakir ayrımının, çehresi değişen konakların, sisteme isyan edip deli damgası yiyen ağanın oğlu Vedat'ın, yedi ya da on yaşlarındayken köşke hizmete verilen Servet'in hikayeleri bulunmaktadır. Yazar elinde kamera varmışçasına objektif bir anlatımla toplumun farklı kesimlerinde yaşayan insanlara ışık tutmaktadır kitabında. Çoğunlukla anlatıcı "ben" dilinde olsa da yazarın anlatıma çok müdahale etmeyen tutumunu görürüz. Duru, süssüz ama çok etkili diliyle kitaptaki öyküler öne çıkmaktadır.

Kitaptaki ilk iki öykü haricindeki diğer metinlerin çok başarılı olduklarını söyleyebilirim. Başta "Haraç" olmak üzere "Münip Bey'in Günlüğü", "Su Ustası Miraç", "Parasız Yatılı" ve "Yaz Geldi" öyküleri oldukça etkileyici. Kitabın adı "Parasız Yatılı" öyküsünden gelse de bu simgeyi "Özgürlük Atları", "Su Ustası Miraç" öykülerinde kullanmış, eser içinde bu metinleri zincirlemiştir yazar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu roman, yazarın diğer kitaplarından biraz farklı. Çünkü hem olaylar hem karakterler gerçek hayattan esinlenilmiş. Carter, birebir seri katillerle yaptığı görüşmeleri temel alarak yazmış bu hikâyeyi. Bu kez sadece bir cinayetin peşinden gitmiyoruz, bir katilin ruhuna da dalıyoruz. Onun düşüncelerine, duygularına dokunuyoruz. Chris Carter’ın sadece yazar değil, aynı zamanda suçlu davranışları üzerine eğitim almış. Seri katiller, askeri ya da profesyonel katiller üzerine çalışmalar yapmış; davranışlarını, düşüncelerini analiz etmiş. Katillerin uzun bir süre başkalarına zarar vermenin hayalini kurduklarını, bazılarının çocukken, bazılarının çok genç yaşta bu fantezileri kurmaya başladıklarını belirtmiş. Şiddet eğilimi olan insanların, şiddet eğilimi olan filmleri izlediklerini, şiddet içerikli kitaplar okuduklarını ve internetten şiddet içerikli yayınları izlemekten keyif aldıklarından bahsetmiş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Mayıs 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
yazarın, okurdaki sorularla zerrece ilgilenmeden anlatmak istediği hikâyeyi ustaca aktardığını düşündüğüm kitap.
bir kız çocuğunun insanın içini ezen kısa hayatını, o hayata temas eden insanlar gözünden yalın bir dille anlatmış. kitap boyu defalarca “tamam da neden” sorusu okurun zihnini zorluyor ve sonunda da çünkülere ulaşamıyor okur. fakat buna pek de takılacak hal kalmıyor.
demek ki insan, hikâyeyi neden yazdığını bilen bir kalemi okuduğunda, boşluklara pek de takılmıyor; iyi ki okudum, demiş oluyor çünkü nihayetinde.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  6
Bildir