Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğan Cüceloğlu’nun İçimizdeki Biz kitabını bitirdiğimde bende kalan en güçlü duygu, anlaşıldım hissi oldu. Kitap, bireyin kendini merkeze almasından ziyade ilişkiler, bağlar ve ortak bir bilinç üzerinde olmasını anlatıyor. Doğan Cüceloğlu, “ben”den “biz”e geçmenin romantik bir ideal olmadığını, emek isteyen bir farkındalık hali olduğunu açıkça ifade etmiş. Okurken sık sık durup kendi ilişkilerimi, hayatım içindeki tutumlarımı, dinleme biçimimi sorguladım. Yargılamayan, suçlamayan ancak aynayı net tutan bir dili var. Özellikle iletişimde sorumluluk alma, empati kurma ve gerçekten duymayı öğrenme üzerine söyledikleri, teorik olmaktan çok yaşanmışlık hissi veriyor. Bu kitap bana şunu düşündürdü: Birlikte olmayı çoğu zaman istiyoruz ancak birlikte olabilmenin dilini bilmiyoruz. İçimizdeki Biz, o dili hatırlatıyor.

Biz dediğimiz şey, egonun geri çekildiği o kısa anda görünür.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Antik Dünyanın Yedi Harikası ilgimi çeken bir konu. Çocukluğumdan beri, bu konuda ne bulsam okurum.

Daha önce Kronik Kitap'tan çıkan M. Denis Higgins'in aynı adlı kitabını okumuş, beğenmiş; ancak tam anlamıyla tatmin olamamıştım. Jeoloji uzmanı olan Higgins, konuyu daha çok jeoloji ve mühendislik açısından ele alıp, tarih yönünü ihmal etmişti çünkü.

Oysa, Hughes'in eseri, her bir harikayı tarihsel koşulları içinde, hatta birbirine bağlayarak anlatan, çok doyurucu bir çalışma.

Çeviri mükemmel, yormuyor. Editörlük başarılı.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Virginia Woolf okunması zor bir yazar. Atölye ödevim olmasaydı, bu kadar çok öyküyü okumaya gerek yok diyerek kitabı yarım bırakabilirdim. Ancak öyküleri zamana yayarak, tek tek okudukça metinler açılmaya başladı. Woolf’un dili dikkat isteyen, okuru dağılmaya bırakmayan bir yapı kuruyor; bu yüzden zaman zaman “ne okudum” duygusu oluşabiliyor. Buna rağmen öyküler, kadın, toplum, özgürlük ve erkek egemen düzen üzerine düşünmeyi sağlıyor. Bilinç akışının yoğun olduğu metinlerden çok, olay anlatısının daha belirgin olduğu öyküleri daha fazla sevdim. Yazarın dönemlere göre anlatımını değiştirdiği, kimi zaman uzun cümlelerle ritmi yavaşlattığı, kimi zaman kısa cümlelerle okuru sürüklediği hissediliyor. Bazı öykülerde Kendine Ait Bir Oda’daki düşüncelerin izleri açıkça görülüyor. Edebi açıdan güçlü, fakat kolay okunan bir kitap değil.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ana konusu 1915 te yaşanan Ermeni Tehciri. (ve göç sırasında Ragıp beyle Efronya'nın yaşadığı aşk) Bu zorunlu göç kimilerine göre zulüm kimilerine göre ise Doğu Anadolu da bazı ermeni silahlı gruplarının Ruslarla işbirliği yaparak isyan çıkartıp halka zulüm yaptığı gerekçesiyle alınan bir güvenlik tedbiri. Ancak bir gerçek var ki oda bu zorunlu göç sırasında masum Ermenilerin büyük acılar çektiği ve binlercesinin de öldüğüdür. Keşke Ahmet Altan Doğu'da Ermenilerin Türklere yaptığı zulümleri anlatmış olsa idi.

Talat ve Enver Paşanın ölmekte olan Osmanlı İmparatorluğu'nda giriştikleri siyasi/askeri dizayn hamleleri ve sonuçlarının toplum üzerindeki etkisi de anlatılmış.

Sürükleyici bir roman. Herkese tavsiyemdir.

"Bu iktidar ne zehirli bir bitki, Allah'ım... Yiyen iflah olmuyor, canavara dönüyor..."
"Haksızlık başkasına yapıldığında sineye çekmek kolay."
Yanıtla
14
3
Destekliyorum  7
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Romain Gary, en sevdiğim yazarlardan. Bu kitapta 2. Dünya savaşında Polonya da geçen savaşın bir başka yüzünü göstermiş. Bu sefer cephe gerisinde yaşanan hayatta kalma mücadelesi ve beraberinde gelen açlık, kar, donma tehlikesi, dostluk, umut, aşk, çaresizlik, ölüm, vatanseverlik, gurur, direnç gösterebilmek, bazende teslim olmak, hayata tutunabilmek için bir parça müziğin ne kadar da insanı iyi geldiğini kavrayabilmek ve bazende hayatın gizinin hiçbir zaman anlayamadığımızı fark edebilmek adına yazılmış harikulade bir metin.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Işıl IŞIK'ın akıcı dili ve içten anlatımı, karakterlerle rahat bağ kurmamızı sağlıyor. İnsanın kendi duygularıyla yüzleşmesini sağlayan dokunaklı bir roman kırılganlıkları ve bekleyişleri sade ama çok içten bir dille anlatıyor yazar. Okurken insanın içine işleyen bitirdiğinizde de duygusunu uzun süre üzerinizden atamayacağınız bir eser. Çok beğendiğim için 2. cildini de aldım kitabın. Ona kadar say insanın en kırılgan anlarında bile umutla tutunmayı ve kalbin sessizce iyileşmesini anlatan çok içten bir roman. İyikilerimden biri.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlginç bir roman, kitap okumayı sevmeyen biri bu romanı ilgi çekici şekilde okuyabilir. İçinde bir sözlüğü var. Biraz mizahi, melankolik, bilinç akışıyla yazılan bölümleri de var. Noktalama, imla kuralları ilginç kullanılmış. Okurken, yazarın zihninde geziniyor gibisiniz. Döngüsel yapı, tekrarlar da var ya da okurken sizi İstanbul'da gezdiriyor gibi olduğu için size de öyle gelebilir. Psikolojik yanları da var. Ruh halinize göre modunuzu değiştirebilir. Farklı bir kitap ve üslup okumak isteyenler bunu kaçırmamalı. Şiirsellik, diyalog, metinler arasılık, oyunbaz ve Atayvari bir dili var. Tavsiye ederim. Kitap kapağı çok hoş.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Elinizden bırakmadan, bir oturuşta okuyup bitirebileceğiniz keyifli bir polisiyeydi. Kurgusu sade ama bir o kadar da etkileyici ve şaşırtıcı. Yazarın Türkçeye çevrilen kitaplarını düşündüğümde, Kar Körlüğü açık ara en iyisi diyebilirim. Seriden bağımsız bir kitaptır ve polisiye seven herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ettiğim kitaplardan biridir.
Bu kitap, Karanlık İzlanda serisinin üçüncü kitabıdır. Seri toplamda altı kitaptan oluşuyor. Bizde üç kitabı yayımlandı.
Seri sırası ise şöyle:
1- Karanlık
2- Ada
3- Sis

Serinin ana karakteri dedektif Hulda’nın hayatı ileri–geri bir zaman çizelgesiyle anlatıldığı için, seriye istediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Değerli yazarımızın daha önce “Yüreğim seni çok sevdi” ve “En son yürekler ölür “ adlı eserlerini de okumuştum ve çok etkilenmiştim. Romanlardaki duygu yükü yormuştu açıkçası ve biraz ara vermeye karar verip tekrar bu eserini okumak istedim. Açıkçası duygu yönünden bahsettiğim bu iki kitabı kadar yüklü değil. Ama bir ebeveyn olarak okuyorsanız roman karakterinin çocukluk ,gençlik ve evliliğin ilk dönemlerinde yaşadıkları yüreğinizi sızlatabilir. Karakterlerin bazılarına çok kızıyor bazılarını ise çok sevebiliyorsunuz . Son sayfa kapandığında ise romanda da paylaşılan “Öyle yada böyle evrenin kanunları doğru yönde işliyordu. Hepimiz kendi hayatımızı ve o hayatın zorluklarını tek başımıza yüklenmek zorundaydık. Herkesin yaşam mücadelesi kendineydi.. Çevremizde bize yardım eli uzatmış kişiler hedefe ulaşmamız için birer aracılardı sadece.” cümleleri anlamını buluyor zihninizde. Ayırdığınız zamandan pişman olmayacak bir çırpıda okuyup bitirebileceksiniz. Fırsat verilip ,okunmalı….
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle böyle titiz bir çalışma tebrik edilmeli. Bu kitap Vahidettin’in ne kadar vasıfsız ve korkak bir padişah olduğunu gözler önüne seriyor. Atatürk’ü Samsun’a Vahidettin’in kurtuluş savaşını başlatsın diye gönderdiğini iddaa edilen belge Vahidettin tarafından yakılmış (tabi öyle bir belge varsa). Öyle bir belgeyi Vahidettin neden yakmış olabilir bu da saçma ihtimal. Vahidettin sürekli kandırıldım, zamanı gelince her şeyi anlatacağım diyor anlatamadan ölüyor demek ki anlatacak hiçbir şeyi yok. Murat Bardakçı’ya teşekkürler Vahidettin’in teslimiyetçi bir padişah olduğunu gösterdiği için.
Yanıtla
3
9
Destekliyorum  4
Bildir