Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
En yanlış hikâyeler en iyi bildiğimizi sandığımız ve bu nedenle asla irdelemediğimiz ya da sorgulamadığımız hikâyelerdir. (Stephan Jay Gould, Amerikalı evrimsel biyolog ve bilim tarihçisi)
Kitabı baştan sona inanılmaz bir iç dinginliği ile okudum. Konuşma becerisi ile ilgili farklı ne öğrenebilirim, diye başladığım bu okuma sürecinde insan ilişkileri, sağlıklı iletişim, etkili dinleme, iş birliği içinde çalışma, çatışmaları çözme vb. birçok konuda da farkındalık kazandım. Yazar uçuk kaçık olmayan gayet uygulanabilir önerilerde bulunmuş. Kitapta paylaşmak istediğim daha birçok alıntı var ama okuyacak olanlara da bir şeyler kalsın istedim. Kitapla kalın.
Hoşunuza gitsin ya da gitmesin, hayat çoğu zaman olması gerekenle ilgili hikâyemize uymaz. Olmasını istediğiniz şey ile olan bitenin gerçekliği arasındaki fark bir acı kaynağıdır.
Düşüncelerimizi ve inançlarımızı sorgulamak cesaret ister.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Acıdan Kurtuluşa, Kurtuluştan Nirvana'ya Giden Yol
Budizm, batı dünyasında yayılmaya devam ederken, ülkemizde, bir öğreti olarak felsefesi merak edilmekte ve birçok kişi tarafından pratikleri benimsenmektedir. Budizm ve Buda'nın öğretisi hakkında aklınızda sorular varsa işte bu kitap temel düzeyde cevaplarını verecektir. Kitap, Budizm'in felsefesinden ziyade tarihsel gelişimine ve çeşitliliğine odaklanmış ve bu noktada okuyucuya genel bir bakış açısı sunmuştur.

2500 yıllık tarihinde birçok farklı yüzü olduğu için tek bir Budizm'den söz etmek elbette oldukça zor olsa da, kitap tarihsel bir kronolojiyle bunu sağlamaya çalışıyor.

Budizm, tutunabildiği toplumlarda manevi ve sosyal yapıları şekillendirmiştir.(s.10) Bu kapsamda Doğu ve Güney Asya'nın tarihini anlayabilmek için Budizm'in orada oynamış olduğu ve kısmen hala oynadığı rolü bilmek gerekir.

Bu öğreti neden ve nasıl bu kadar kabul gördü dediğimizde ise, kitap cevap olarak bana şu ifadeyi sundu; "Buda öğretisinin değerleri olan iyilikseverlik, doğruluk ve özdenetim ahlakı, geniş çevrelerde hızlı bir şekilde takipçi buldu ve bu öğreti muhtemelen deniz ve kara ticareti yapan kişiler tarafından Hindistan'ın dışına yayılarak evrensel bir öğreti haline geldi."( s.11)

Kitabın içeriğine baktığımızda; Birinci bölüm, MÖ 5. yüzyılda Hint dinleri dünyasından doğan Budizm'in kurucusu Siddharhartha Gautama, (s.21) yani Buda'nın hayatı ve öğretilerini konu alıyor.

İkinci bölüm, Hindistan, Sri Lanka ve Güneydoğu Asya'daki Budizm'den bahsederek, Budizm'in erken çeşitliliğinden, felsefi ve edebi geleneklerinden ve Theravada Budizm'ini konu ediyor.

Üçüncü bölümde, Orta Asya, Çin ve Japonya'daki gelişimi konu edilirken, dördüncü bölümde Chan/Zen Budizm'i anlatılmıştır.

Kitabın son bölümü ise, Budizm ve çağdaşlık üzerine bir yazım sunmuştur.

Odak noktasında dünyevi zevklerden vazgeçişi temel alan ve aynı zamanda "benliği" reddeden düşüncesiyle bireysel kurtuluşa yönelen bu öğretinin, tarihsel sürecini merak ediyorsanız kitap size temel düzeyde bir bilgi sunacaktır.

Son olarak kitaptan şu ifadeyi buraya eklemek isterim: " Bilinen şeyler kendi varoluşlarına sahip değildir, ancak bilişsel bir sürecin sonuçlarıdır. Bu yüzden dış dünya nesnelere bağlı değil, kişinin kendi bilincinin bir yansımasıdır."(s.80)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Heyecanla beklediğim serinin 6. kitabını da bitirdim. Yine yazarımız döktürmüş. Ortaya harika bir kitap çıkmış.
Corm ve Robin'in inişli çıkışlı ortaklıkları sürerken yeni müşteriler yeni olaylar kendini keyifle okutuyor. Cormoran'ın eski nişanlısı kıskançlıklarıyla yine her şeyi berbat edip büronun yükünü arttırken Corm'un fiziksel engeline acı üstüne acı ekliyor.
Tüm ekip bir dizi ve oyun çevresinde dönen olayları takip ederken merakla sonunu getirdim. Sayfa sayısının çok olması, kitabın ağır olması( 955 gr mutfak terazisinde tarttım) tutmayı zorlaştırıyor. Ben biraz mücadele verdiğimi itiraf edeyim. Onun dışında serinin 16.ya da 26. kitabını da okurum.2000 sayfalık bir kitapta olsa okurum. Muhteşem bir seri alın okuyun okutun.
Yanıtla
8
2
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın ilk okuduğum kitabı Emanetten sonra diğerlerini de okumalıyım dedim, ikinciliği "Ankara Diye İnsanlar Vardır" kitabına verdim. İstanbul'dan emekli olup sonrasını ülkemizin başkentinde yaşama isteğiyle gelmiş ve 5 yıldır burada yaşayan biri olarak yazarın bu kitabında da Ankara'nın Başkent oluşunun tarihiyle, Ankara'yla, Ankaralılarla sonradan Ankaralı olanlarla ve yaşadığımız zamanla ilgili çok şey buldum. Gözlemlerimle de örtüştüğü gibi genel olarak Ankaralıyı farklı bulduğumu (olumlu anlamda) söyleyebilirim. Geldiğimden beri gezip gördüğüm yerler eksik kalmıştı. Bige Güven Kızılay'ın kitabında yer alan ama haberimin olmadığı yerleri de gezmeye başladım (Cin Ali Müzesi gibi). Şunu da eklemeliyim; çocukluk hayatını da kıskanmadım değil. Kendimle kıyaslanmayacak kadar farklıydı. Öyle olunca da -kendisi bu yorumları okumu bilmem ama- eee Bige Güven yazmayacak da ben mi yazacağım demeden edemedim. Aklına ruhuna gönlüne eline sağlık, kalemine kuvvet sevgili yazarımızın. Teşekkürler
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beş Şehir ve Ahmet Hamdi Tanpınar'ı bilenler iyi bilir. Bu kitabı okurken sanki kitapta anlatılan şehirlerde tarihi bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul'un maddi ve manevi güzelliklerini içinize çekiyorsunuz. Ankara'da siyaseti, Erzurum'da tarih ve soğuğu, Konya'da Anadolu havasını, Bursa'da Osmanlı ihtişamını, mabedleri, yeşili ve şırıl şırıl akan suları, İstanbul'da ise, ki şairin
"Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır" dediği şehirdir.Tek bir taşına acem mülkünü feda eden şair Nedim kitabın sayfaları arasından sanki bize sesleniyor. Kitabın bu baskısı da bunu yaşatıyor size. Kitap yanlarında ek bilgilerle, karekod okutarak ilgili şehrin muazzam resimleriyle... Ayrıca Beş Şehir kitabının ilk neşredildiği gazete sahifelerini de kitapta bulmak okuyucusu için zihinlerde güzel bir tat bırakıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşar Kemal’in Hüyükteki Nar Ağacı adlı kitabı, beni en çok dilinin sadeliği ve anlatımındaki derinlik ile etkiledi. Küçük bir köyde geçen bu hikâye, aslında koca bir dünyanın özeti gibi. İnsanların inançları, beklentileri ve umutları öyle içten anlatılmış ki bazen durup düşündüm: Biz neye inanıyoruz, neyin peşinden koşuyoruz? Nar ağacı sadece bir ağaç değil bu hikâyede; bir simge, bir yol gösterici adeta. Yaşar Kemal’in doğayla kurduğu o güçlü bağ, karakterlerin duygularını da doğanın bir parçası haline getiriyor. Okuması kolay ama düşündürdüğü şeyler hiç de yüzeysel değil. Kısacık bir hikâyenin bu kadar yoğun duygular barındırması beni gerçekten etkiledi. Sessiz ama güçlü bir anlatım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Toplumda maalesef şiddet yanlısı şiddet uygulamayı seven insanlarla bir arada yaşıyoruz bazen çok yakınımız olabiliyor ve bu insanlar bazen ekonomik olarak kültürel olarak eğitsel olarak iyi durumda olup daha doğrusu iyi görünüp yanıltıcı olabiliyorlar ve bu maskelerin arkasına saklanabiliyorlar. Kitapta da anne babasını kaybetmiş ve bir akrabasının yanında kalmak zorunda kalan çocuğun gördüğü şiddet beni sarstı. Ama ona yardım eden arkadaşlarının olması hayatta iyi insanların olduğunu gösterdiği için de umut vericiydi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Martı Kengah, denizde avlanırken insanların denize akıttığı petrol sebebiyle zehirlenir. Son bir çırpınışla kedi Zorba’nın balkonuna düşer. Zorba’dan 3 şey ister: bırakacağı yumurtayı yememesini, onu büyütmesini ve çıkan civcive uçmayı öğretmesini ister. Zorba kabul eder ve civcive bir nevi annelik yaparak yumurtayı büyütür. Ancak uçmak? Bir kedi uçmayı ne bilsin? Bir dostluk ve fedakarlık hikayesi. Kitap yer yer insanlığa ve doğanın kirletilmesine yönelik verilen mesajlarla gayet akıcı ilerliyor. Özellikle bizden olmayana karşı hatta belki bir kedi ve bir martı düşman sayılabilecek iki hayvanken, güçlünün güçsüze yardım etmesi, verdiği sözü tutması ve hatta bunun için türlü fedakarlıklar göstermesi bakımından 10/10 diyebileceğim bir kitap. Eleştirilecek nokta ise bir çocuk kitabında alkolik bir maymun figürü ve yer yer argo ifadeler bana doğru gelmedi. Bu konuda hassasiyeti olan ebeveynlerin bilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  9
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Woolf’u tanımak, hayata ve kadınlara bakış açısını öğrenmek isteyenler için harika bir başlangıç eseri. Kadınların şiir ve düzyazı yazabilmek için verdikleri mücadeleye, tarih boyunca var olma çabaları içerisinde şahit olabilirsiniz.
Woolf’a göre bir kadının özgürce yazı yazabilmesi için iki şeye ihtiyacı vardır: düzenli bir gelir ve kedine ait bir oda. Bu düşüncesinin nedenlerini anlatırken de hem kadınların edebiyata girme sürecine hem de karşı cinsten farklı kişilerin düşüncelerine yer verir. Kendine Ait Bir Oda, aslında kısa bir kadınlar tarihi ve güçlü bir başkaldırı eseri. 
Kitabın en güzel yanlarından biri de hem kendi dönemine hem de öncesine ışık tutuyor olması. Woolf’un harika kalemi sayesinde Jane Austen’in Gurur ve Önyargı’yı nasıl yazdığını, Shakespeare'in kız kardeşinin neden tek kelime de olsa şiir yazamayacağını anlayabiliyoruz. Ve belki de kitabın en güzel kısmı, Woolf’un kız kardeşlerine seslenişi… Belki de tam da bu yüzden tüm kadınların okuması gereken bir kitap.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin Son Kitabı
Yazarın bu kitabı aslında 3 kitaplık bir serinin sonuncusu. İlk iki kitapta anlattığı hikayenin devamı niteliğinde bir romanla bizi buluşturuyor. İlk iki kitaptaki kadar akıcı olmadığını söylemek isterim. Zira bu kitapta daha çok yapay zeka ile ilgili bilimsel bilgi aktarımı yapılmış. Tabii ki bu bilgileri bir makale tadında okumuyoruz. Yazar roman karakterleri içine yedirerek bu bilgileri bize anlatıyor. Sinirbilim alanında yaşanan gelişmelerin hayranlık uyandırıcı olması bir yana, yazarın bunları en basit haliyle aktarması da oldukça etkileyici. Böylesine karmaşık konularda bilgi sahibi olabilmek ve güncel bilimsel gelişmeleri takip edebilmek için bu tür anlatımların olması oldukça önemli. Romanı beğendim, okurken yer yer sıkılsam da bitirmekte zorlanmadım. Zaten ilk iki kitaptan hikayeye aşina olunca bu kitapta anlatılanlar da onların üzerine eklenmiş oldu. Kitabın sonunu beğenmediğimi belirtmem gerek. Yani tüm bu anlatılanlardan sonra kitabın sonu biraz sade kalmış gibi geldi bana. Sanki hikayeyi bitirememiş olmaktan kaynaklı bir son gibi düşündüm. Böylesi serilerde hikayenin sonunu getirmek kolay olmuyor. Bu yüzden bunu da anlaşılabilir buluyorum. Yazarın kitaplarını özellikle bilime, yapay zekaya meraklı herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
8
1
Destekliyorum  4
Bildir