Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın diğer tüm eserlerinde olduğu gibi Kaderin Cilvesi romanı da akıcı dili, espirili üslubu ile bizi içine çekiyor. Okurken aldığımız edebi hazzın yanında, sürükleyici konusuna da kapılıyoruz. Tüm bunların yanında, bir de Cumhuriyetin ilk yıllarında inkılapların ve batılılaşmanın toplum tarafından nasıl algılandığını da tüm açıklığıyla görebiliyoruz. Bu nedenle bu eserlerin önemini anlatmaya kelimeler yetmiyor. Bence toplum olarak hepimizin bu eserleri yeniden okumaya ve özellikle yeni nesle okutmaya ihtiyacımız var.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Pedro Paramo, kısa ama büyülü gerçekçilik türünün en özel ve güçlü eserlerinden biridir. Ayrıca bu türün başyapıtı olarak kabul Yüzyıllık Yalnızlık romanına da ilham vermiştir.

Romanda temel hikaye Juan Preciado adlı karakterin ölüm döşeğindeki annesinin isteğiyle hiç tanımadığı babasını görmesi için Comala kasabasına gitmesiyle başlar. Preciado'nun babası kitaba ismini veren Pedro Paramo'dur. Başlangıç her ne kadar klasik bir anlatımmış gibi görünse de Comala'nın garip bir kasaba olduğunu metnin başında anlarız. Bir nevi ölüler diyarıdır Comala. Ölüler, metnin içinde sanki yaşıyorlarmış gibi girerler. Romanın başlangıcında anlatım Preciado üzerinden ilerlese de daha sonra üçüncü şahıs anlatım ve Pedro Paramo devreye girecektir. Hatta ölü karakterlerin de anlatıcı olarak rol aldıkları görülecektir. Zamanın belirsizleştiği, gerçekle birbirine karıştığı, Pedro Paramo'nun hayatının geriye dönüş tekniğiyle pek çok farklı kişi tarafından parça parça anlatıldığı bir romandır.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alpaslan Hoca’nın rüzgarın uçurduğu kağıtla mücadelesi bundan daha güzel anlatılamazdı. Sanki bu satırları okurken ben Alpaslan Hocaydım.
Kitabın son sayfalarına yaklaşırken okuyucu olarak bizler “yazar acaba sonunda ne yapacak da bizi şaşırtacak” diye düşünüp aklımızdan tahminler yaparız. Hem okuruz hem de bir kaç sonraki sayfalarda farklı olayların olacağını öngörürüz. Ama Doğu Yücel yine bizi şaşırttığı için yazarı tebrik ediyorum.
İnsanlar sana benzemiyorsa sen onları kendine benzet, diye bir laf vardır. Madem mutlu olamıyorum, kimse mutlu olmasın. Keşke kara büyü yapabilen sahici bir cadı olsaydım. (343)
Bir ay önce sınıfın en güzel kızıydım, erkekler benimle konuşmak için türlü bahaneler uydururlar, oysa şimdi görmezden gelme rekoru kırıyorum. (344)
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1864 yılında doğup, 1878 ‘de katiplik ile başlayan memuriyet hayatı idadi öğretmenliği, vali yardımcılığı, mutasarrıf ve vali olarak devam eden Ebubekir Hazım Bey’in anılarını içeren bir eser. Akıcı bir üslupla yazılmış. Niğde, Konya, Kastamonu, Sinop, Edirne, Dedeağaç, Musul ve çevresinde yer alan birçok yerleşim yeri, halkın yaşayış şekli, istibdat idaresinin rezillikleri ve hamidiye alayları hakkında önemli bilgiler içeren bir hatırat. Dönemin şartlarını anlamak ve istibdat zihniyetini görmek için güzel bir eser.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dijital Baba Orhan Toker araştırmacı yazar ve bilişimci. Kullandığımız teknolojilerin çocuklar üzerindeki etkileri, çocukların oynadığı oyunlar, izlediği filmler, çocuk hakları, çocuk mahremiyeti gibi konularda sosyal medyada paylaşımlar yapması ve çözüm önerileri de sunması onu takip etmeme vesile oldu. Uyarı yaptığı, dikkat çektiği meseleler ne yazık ki gerçek. Okullarda dijital okuryazarlık dersleri de olmalı. Yazarın kim olduğunu bildiğim için bu kitabı gönül rahatlığıyla arkadaşıma hediye ettim. Bu kitap serinin ikinci kitabı. Çocukların okurken eğleneceği bir kitap. Dili sade ve anlaşılır. Serinin diğer kitapları da alınabilir. Bu kitabı ebeveynler de çocuklarıyla birlikte okumalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sosyal medyada tanımış olduğum Orhan Toker araştırmacı yazar ve bilişimci. Kullandığımız teknolojilerin çocuklar üzerindeki etkileri, çocukların oynadığı oyunlar ve izlediği filmler, çocuk hakları, çocuk mahremiyeti gibi konularda sosyal medyada paylaşımlar yapması onu takip etmeme vesile oldu. Uyarı yaptığı, dikkat çektiği meseleler ne yazık ki gerçek. Yazarın kim olduğunu bildiğim için bu kitabı gönül rahatlığıyla sipariş ettim. Çocukların okumaktan keyif alacağı eğitici bir kitap. Dili sade ve anlaşılır. Bence bu kitabı ebeveynler de okumalı. Serinin bütün kitapları alınmalı. Okullarda dijital okuryazarlık dersleri de olmalı.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Kemal ile daha önce tanışmamış olmamanın verdiği üzüntü ile yazıyorum. Sıcağı sıcağına..
Rahmetli Orhan Kemal okutmuyor izlettiriyor. O kavga kitap işiniz olsa dahi bitiyor..

Seneler geçse de her mahallede her evde olan insanlar.
Kitapta sadece ne yok biliyor musunuz? Televizyon, telefon ve sosyal medya:))

Sevgili büyük usta, rahmetli yazar diyor ki
"Bak bu karakterler böyleydi, sen böyle olma, bunlardan kendine pay çıkarak aklını kullan. "
Bence:)

Ben kitabı okurken hop oturdum hop kalktım. Kimi zaman ağladım. Kimi zaman şaştım. Kimi zaman ağır konuştum. Kimi zaman deliye döndüm. İnşallah o öyle değildir dedim:)

Rahmetli ustamız keşke yaşıyor olsan da seninle tanışsaydık..
Ölümünün üzerinden 50 yıldan fazla geçmiş ama düşünsenize hala onu okuyor ve onu yad ediyoruz. Haberi var mıdır acaba.. Neyse..

Okuyun. Mutlaka okuyun. Vallahi çok şey kaybedersiniz.
Yanıtla
14
1
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sahi ne idi MERHAMET !
Bir başkasına yüreğini dinleyerek bakmak mı? Ya da acıyarak bakmak mı? Ya da üzüntü ile ? Ne için, hangi zamanlarda ihtiyaç duyarız merhamet duygusuna? Ya da ne zaman duyulmasını isteriz ?

Geçenler de bir video görmüştüm şöyle diyordu;
-Merhamet mi? Adalet mi?
Herkes merhamet diye seslenirken cevap verdi;
-HAYIR! ADALET!!! Adaletin olduğu yerde,merhamete ihtiyaç duymazsınız!!! diye de bitirdi sözünü.
Çok da doğru. Gerçek adaletin,hukukun sağlandığı yerde zaten doğru yapıldığı için merhamet duygusu ile hareket etmeye ne kadar gerek vardır?
Yazar Bryan Stevenson’da tam olarak bunu anlatıyor kitabında. 1970 lerde Afrikalı-Amerikalılara yapılan haksız yargılamayı, hiç bir suçu olmadığı halde nasıl haksız yere hüküm verildiğini ve bir hukukçu olarak bunlarla nasıl mücadele ettiğini çok da güzel yazıya almış…. Bazı meslektaşlarının,meslek anlayışını hiç anlayamaması da yazarı şaşırtan ayrı konulardan. Okuyun,okutturun.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dehaların hayatlarının zorluklarıyla ilgili filmler izlemiş, kitaplar okumuşuzdur. İşte bu eser de bir müzik dehasının hayatından kesitler sunuyor bizlere. Gemi ve yolculuk yaşama dair en güçlü metaforlardandır. Mahler’de yaşamının son günlerinde bir seyahate çıkıyor. Güvertede gökyüzünde kuşlarla konuşurken, sonsuz maviliklere bakıyor. Üşüyor, titriyor ve zihninde geçmişten sahneleri seyrediyor. Viyana ve Amerika yönettiği orkestralar onu ününü arttırırken, yalnızlığa da gömüyor maalesef.
Duygusal yönü baskın, ritmi ahenkli, kısa ama oldukça iyi bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap Amerika İç Savaşı'ndan başlıyor, Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna doğru bitiyor, aslında savaşı anlatmıyor kitap bazı baş karakterler savaştan direk etkilendiği için üzerinde geçiliyor.
Kısa sürede bitirdim kitabı, akıcı bir kitap olduğu için değil de bazı karakterlerle kendimden izler buldum ve sanki kitap seninle bir dostmuş da sana kendini açıyormuş okudum.
Kitapta zıt karakterler güzel işlenmiş; iyilik, kötülük, aşk, nefret, aile özellikle baba - oğul ve kardeşlik ilişkisi farklı karakterler üzerinden güzel yansıtılmış.
Keyifle okudum, tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir