Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gülten Akın’ın şiirleri sanki bir yoldaş eliyle dokunuyor insana. Dizeler, hem kadınların hem de toplumun iç sesi gibi… Kimi dizelerde aşkın kırılganlığı, kimisinde ise memleketin acısı var. Akın’ın dili sade ama derin; az kelimeyle çok şey anlatıyor. Bu kitapta en çok hissettiğim şey, “kadın olmanın ağırlığı ve güzelliği”nin birlikte taşındığı bir isyan, bir iç döküş hali olması.

Okudukça değil, yaşadıkça anlaşılan bir kitap. Tabii ki en bilindik dizesi; “Ah kimselerin vakti yok / durup ince şeyleri anlamaya.” Hem bir sitem hem de bir çağrı gibi. Koşturmacanın, telaşın ortasında durup da bir çiçeğe, bir bakışa, bir suskunluğa kıymet vermeyi unuttuğumuzu hatırlatıyor bizlere. İşte her bir dize bu kadar incelik taşıyor.

Şiir seviyorum diyorsanız Gülten Akın’a muhakkak kitaplığınızda yer olmalı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Müziğin gerçek anlamı üzerine derin bir sorgulama var.Romanda "Sanat, sadece içsel bir ifade biçimi mi olmalıdır,yoksa toplumsal bir araç mı?" sorgulayarak Sainte-Colombe'un daha saf,Marais de daha çok dünyevi hırsları arasındaki farkını göstererek kitapta, aslında sanatın iki yüzünü anlatıyor diyebiliriz.
Yazarın dili oldukça sade ama yoğun;cümlelerde betimlemelerle okurken hayal gücünüzün yardımıyla çok tatlı bir kitap haline geliyor,ama melankolik.Eşinin ölümü ardından yasını müziği kullanarak yaşıyor.
Müziği teselli değil,yasın bir parçası yaparak kitap felsefi bir düzeye taşınmış.Böylece kitap,sabrın, yalnızlığın ve kendini adamanın bir övgüsü olmuş.Müzikle, sanatın bir yaşam tarzı, bir inanç biçimi olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak Dünyanın Bütün Sabahları,sadece müzikle ilgilenenler için değil, hayatı, sanatı ve insan ruhunun derinliklerini sorgulamak isteyen herkes için etkileyici ve düşündürücü bir eser.Yasını farklı yaşayanlar için de yas kitabı da diyebiliriz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kitapta kurgudan daha önemli olan şey, daima anlatım gücü olmuştur benim için. İşte bu eserde de bunu buldum. Dünya adım adım felakete giderken dinmeyen yağmurlar sellere neden olup, insanlığı tehdit ekmektedir. Olmaz diyemeyeceğimiz kadar gerçekliğe yakın kurgu iyi bir dille başarılı bir kitap olarak okuyucuya sunulmuş. İki kardeş anne ve babalarının onlar için hazırladığı Issız Ev’de yanlarında bir kız ve dedesiyle hayatta kalabilecekler mi? Edebi olarak güçlü betimlemeleri olmayıp yalnızca üç kişinin dilinden duygusal bir metin oluşturulmuş. İklim krizi vurgulanmak istense de daha çok kardeş, anne baba ve yeni insanlarla kurulan bağ çerçevesi daha güçlü çizilmiş.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sinirden gerilmek istiyorsanız bu kitap o kitap. Yazar o kadar güzel işlemiş ki konuyu okurken o aileye gidip müdahale etmek istiyorsunuz. Dili çok güzel sade anlaşılır. Gereksiz kişi, mekan, zaman tasvirleri yok. Her şey olması gerektiği gibiydi. Son 50 - 60 sayfa uykusuz bırakacak kadar heyecanlı ve sinir bozucuydu ki ben saat gece 2 ye kadar bitirmek için uyuyamadım. Sonu ise tam bir ters köşe hatta köşelerle doluydu. Devam hikayesi gelse yine okunur bence. Kısaca psikolojk gerilim severler keyifle okur bu kitabı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tasavvuf anlamında okunabilecek en güzel kitap diyebilirim. İnsan olmanın gereğini güzel bir dille anlatıp, insanın yaşama amacını okuyucusuna farklı bir dille hatırlatmakta. Manevi yolculuğuna çıkmak için bu kitap tercih edilebilir.

İnsanın ne amaçla yaratıldığı, nasıl kulluk etmesi gerektiği, ibadete nasıl bakması gerektiği ve daha niceleri...

İnsanın insanca yaşaması için fıtratında yatan tüm gerçekleri, okuyucusuna sohbet edasıyla anlatmakta olan bu kitabı, yaşam felsefesi haline getirmek dileğiyle...

"İnsan, insanca yaşadıkça kıymetlidir" diyerek bu kitabı maneviyata önem veren, maneviyat arayışında olan ve kendini manevi boşlukta hisseden herkese keyifle tavsiye ederim...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eseri Bizbize Organizasyon'un "Taha Kılınç İle Kitap Tahlili" programı vesilesiyle okudum.
Kitaba Dair Bazı Değerlendirmelerim;
1.Nureddin Zengî romanı akıcı bir üsluba sahiptir.Yer yer heyecanlandırıcı,duygulandırıcı,öfkelendirici yerler var.Bundan dolayı eseri okurken kendinizi o dönemin içinde buluveriyorsunuz.
2.Ali Emre’yi bu eseri ile tanıdım.Eserinde Türkçe’yi çok iyi kullanmaktadır.
3.Eserde bilmediğim kelimeleri araştırdım ve anlamlarını kaydettim. Bu yönüyle eser okuyucuya yeni kelimeler öğretmektedir.
4.Ali Emre eserde dönemler arası geçişleri çok güzel bir şekilde gerçekleştirmiştir.
5.Nureddin Zengî romanının beyaz perdenin farklı türlerine ustaca aktarılması gerektiğini düşünmekteyim.
6.Eserin not tutularak okunması gerektiğini düşünüyorum. şahsen çok faydası oldu.
7.Bu romanı okurken zaman zaman haritaya bakma ihtiyacı hissettim.Bölgelerdeki hakimiyet alanları ve mekân isimlerini harita üzerinden görerek eseri okuyanlar daha kalıcı bir yol izlemiş olurlar.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  7
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Asrın felaketi olarak tanımlanan "6 Şubat Depremi"nin acısı/izleri/yorgunluğu hâlâ yüreğimizde iken, 23 Nisan 2025'te meydana gelen İstanbul Depremi ile unutmaya/görmezden gelmeye çalıştığımız "deprem gerçeği" kendisini doğadaki vahyin bir dili/âyeti olarak tekrar hatırlattı!
Necmettin Şahinler bu eseri ile, depremi bir ceza olarak değil uyarı olarak görenlere, Allah’ın doğanın ayetleri ile kendileriyle nasıl konuştuğuna dikkat çekmekte ve “doğanın kaderi olarak adlandırdığı depremin” kaderinden/hissesinden insanoğlunun nasıl pay aldığını Kur’ânî referanslarla okuyucuya, sarih/yalın bir dille anlatmaktadır.
Dili ve muhtevası açısından dikkate değer bir eser. Şahit olduğumuz maddi ve manevi Deprem(ler)in Düşündürdüklerini bir başka açıdan düşünmek/yorumlamak isteyen her okuyucu için yol gösterici; güzel bir eser. Yazarını tebrik ederim.
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
itiraf etmeliyim ki... 31nci sayfa bittiği akşam.. "tamam artık bu kendini tekrar edip duran bu saçmalığı okuyacak kadar delirmedim" demiştim kendi kendime... ama ne olduysa sabah çantama attım ve kitabı yanıma aldım... aman allahım..! 32nci sayfada beni bir şey yakaladı ve tek solukta sonunu getirdim...

"şimdi tüm hayatımı bir üzüm salkımı gibi avucumda sıkıp özsuyunu damla damla gölgemin kuru boğazına okunmuş bir türbe suyu gibi damlatacağım"....

aman allahım..! kör baykuş beni bu cümlesiyle yakaladı..

hiçbir zaman sevilmemiş/sevildiğini hissetmemiş şizofren bir adamın hezeyanlarında kendimi buldum.. insan ve gölgesi... ve insanın gölgesinin neler düşünüp neler yapabileceği..! ve birde okuduğun bir romandan hele ki corona sonrası bu hissiyatı kaybetmiş biri olarak "koku" alabileceğim aklıma gelmezdi...
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  4
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seneler kişisel, toplumsal ve hatta global bir bellek metin oluşuyla yazarın diğer otobiyografik eserlerinden apayrı bir yerde duruyor. Cesur detaylarla otobiyografi türüne getirdiği yeni soluğun yanısıra 1940'lardan 2000lere geçişi, siyasi meselelerin toplumu ve bireyleri ne kadar etkilediğini, kadın mücadelesini, teknolojinin hayatları nasıl değiştirdiğini, tüketim toplumunun oluşumunu, sadece Fransa değil tüm dünyadaki etkilerini böylesi duru bir dille anlatmayı başararak toplumsal bellek ve yakın tarih yazını açısından benzersiz bir ilke imza atmış Ernaux. Takdir ederek, ilham alarak ve yakın geçmişe dair izdüşümlere dair hislerimizin benzerliğine şaşırarak okudum. Hem üslup hem içerik açısından kesinlikle nevi şahsına münhasır bir eser.

"Kendisini hiçbir yere ait hissetmiyor, bilginin ve yazının dünyası hariç."
***
"Yaşayamadıkları zamanın sızısını hep içlerinde taşıyacaklardı..."
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı bazı mistik, söyleyişleri filozofça, dili harika, anlatım desen insanı kendinden geçiren, oldukça özgün üç uzun öykü…

Bazen ses, bazen ışık, bazen gölge, bazen suskunluk; ne beklediğin ve ne bulduğun?

Tarihten mitolojiye oradan da İnanışlara uzanan üç değişik öykü, anlattığı kadar anlatmadığını da hayale karan…

Mehmet Zaman Saçlıoğlu ile tanışmak onu okumak çok keyifli … Türk Edebiyat’ından kaçan dostlar onu okumamakla çok şey kaybediyor.

Belki de onu okurken siz de öyküler kuracak kendi ışığınızı tamamlayacaksınız

Sevgiler.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir