Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapitalizm hakkında bir çok eser var. Bu eser kapsam olarak tatmin edici bir niteliğe sahip. Kapitalizmin ticari kökeni, işletme kökeni ve pazar kökeni olarak başlıyor. Fikri alt yapısını derinlikli olarak inlemektedir. incelenirken Ortaçağ'daki alt yapısıyla birlikte ele alınmaktadır. Daha sonra Zanaatkârların rolüne ve sermaye birikimi ve sermayenin kapitalist ekonomideki rolüne detaylı bir şekilde değinilmiştir. Eserin ilerleyen bölümlerinde kapitalizmin giyim-kuşam, mimarlık, inşaat gibi unsurları etkilemesine değinilmiştir. İnsanların evlerde kullandıkları mobilya ve diğer eşyaların ve moda unsurunun kapitalizmle ilişkisi ustaca ele alınmış ve yerinde örneklerle desteklenmiştir. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İrfan Yalçın’ın yoğun ve şiirsel dili büyülüyor beni her kitabında.

Öyle kalbe dokunuyor ki cümleleri, bazen yazarın yaptığı acımasızlık gibi geliyor. Huzursuzca silkiniyor ve kendine getiriyor anlatım. Her bir karakter özelinde ülkeye, yaşama, siyasi ve ekonomik duruma mercek tutarken sanki hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemez gibi.

Kaçamayacağımız o zaman hepimize gelecek, bahçemizi ne ile doldurmak istediğimiz, pişmanlıklarımız, mutluluklarımız o vakit yanımızda olacak. Keşkeler mi olsun hayatımızda iyi kiler mi? Hepsi değilse bile çoğunu yaşamak/yaşatmak elinizde…

Bu arada kitabı okurken tamam şimdi yakaladım dediğim yerler oldu ama o kadar çok yere düğüm atılmış ve öyle uçsuz bucaksız ki sonunda ben de saldım gitti…

Selametle…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Korkularımızla konuşmak ve onları tanımak, onları küçültmenin en iyi yoludur.”

Ali’nin bir hayali var, en sevdiği ders olan İngilizce’de yapılacak olan yarışmayı kazanmak. Ancak bunu o kadar çok istiyor ki, heyecanının artmasına sebep oluyor.

Çocukların ve büyüklerin okuması gereken bir kitap. Hepimiz bazen bunu yapabiliyoruz çünkü, heyecanlanıp istediğimiz şeye ulaşamıyoruz.

Önemli olan başarmak için elinizden geleni yapmak, ve “asıl başarı korktuğun halde denemek ve düştükten sonra tekrar ayağa kalkabilmek.”
Bunu çocuklara çok güzel bir dille anlatabilen başarılı bir çocuk kitabı. Ailece okuyabileceğiniz güzel bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gaye Boralıoğlu'nun son romanı Her Şey Normalmiş Gibi, pek çok acı olayın yaşandığı fakat tüm bunların sıradanlaştığı bir şehirde siyahla beyazın, Arda ile Lora'nın aşkını harikulade bir dille birinci şahıs anlatıcıdan okuyoruz. Yazarın meseleleri kurmacanın içine yavaş yavaş yedirişini, her şeyin normalleştirilmesine karşı eleştirel yaklaşımını, Yin ve Yang kadar birbirini tamamlayan iki karakterin aşkına dair dozunda anlatımını çok beğendim. Kitabın ilk yarısındaki İstanbul anlatımı ne kadar başarılıysa Diyarbakır kısmı da bence o kadar iyiydi. Keza finali de böylesi bir metne yaraşır düzeyde. Çok bilindik konular yetkin bir kalem tarafından işlenmiş. Hacminden anlatıcı tercihine kadar hemen her unsuru dozunda Her Şey Normalmiş Gibi'nin.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anne Serre'nin 2025 Booker ödüllü kısa listede yer alan kitabı.
Leopar deseni, doğanın vahşi yanını, özgüveni simgeleyen bir motiftir. Bu tanımdan sonra kitaptaki karakterimiz Fanny zaman zaman leopar desenli şapkayı giymektedir. Böylece kendi özgüven bir cesaretini ortaya koymaktadır.

Bir de Anlatıcı karakteri mevcuttur hikayede. Fanny ve Anlatıcı arasında bir yakınlık söz konusudur. 144 sayfalık bir kitap ancak ağır ağır okunmalı, satır aralarındaki hayata dair cümleler düşündürücü;
"Tuhaf, karmaşık ve elinde gizli bir kozu olan hayat bazen gerçekte öyle çelişen biçimler almayı gerektirebilir ki bir aziz, bir katile benzer."
Okunması zor olsa da bir şans vermeye değebilir.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçinde bulunduğumuz kriz hâli ve krizin kökenleri birinci kısımda; krizden çıkışa dair rota ve hamle önerileri ikinci kısımda inceleniyor. Şaban Ali Düzgün, evrensel ve modern bilim diliyle insanlığın yaşadığı krize dair tespit ve çıkış önerilerini, Kur'an'ın tespitleri, kavramsallaştırmaları ve teklifleriyle karşılaştırıyor. Hoca da şimdi ve burada insan olmanın, aklı ve vicdanı olmanın hakkını vermiş, sorumluluğunu gerçek bir aydın standardında taşımış. Yanlışın ve doğrunun ne olduğu- nerede ve kimde olduğundan bağımsız-net bir şekilde önümüzde. İnsan onurunu korumanın ve taşımanın, bir arada yaşamanın formülü kimden gelirse gelsin hoca o sese kulak vermiş, analiz etmiş. Dil ve içerik akademik seviyede ve titizlikte, ortalama bir okuyucuyu zorlayacaktır. Ama çok dolu bir kitap. Bireyi özgürleşmeye, özgünlüğe ve eylemselliğe, toplumu değişime, dönüşüme, yenilenmeye cesaretlendiriyor. Ben 21.yy Türkiye'sinde Şaban Ali Düzgün kalitesiyle soluklanıyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aldıktan sonra konuşamam diye çekimser davrandığım ve okumayı ötelediğim bir kitaptı ama okuduktan sonra daha önce okumadığıma hayıflandım.
Kitap, dilin yirmi âfetinden bahsediyor. İnsanı sarsarak daha iyiye yönelmeye ve yanlışlarını görmeye sevk ediyor.
Okuduktan sonra susmanın konuşmaktan çok daha faziletli olduğunu şiddetle idrak ediyor, konuşmadan önce söyleyeceklerinizi süzgeçten geçiyorsunuz.
Kesinlikle okunması ve hayatımıza nakşetmemiz gereken bir kitap.
Hepimize hayrı konuşmak, konuşmayacaksak susmak payı düşsün.
Yanıtla
16
0
Destekliyorum  32
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kişisel tarihi üzerinden kırgınlıklarla dolu bir roman. Varmış ama yokmuş gibi anlatım, okuru daha çok anlatının içine alıp yakasını bırakmaya hiç niyeti olmayan bir yazar.

Bol travma az mutluluk, bolca kaçış ama az yüzleşme…Kaçarken, hayatta kaçırdığı anlar; cenazeler, dualar.

Yüksünmeden yaşayan, kendince dik durmaya çalışan anlatıcı; duygu sömürüsü olmadan olanı anlatırken; gerçekliğe ya da olanın “doğrusuna” ulaşmak için zaman ve dikkat gerektiren tavrı ile sabrınızı sınıyor .

Yerinden edilen, sırları ile sabrı arasında, minneti ile idealleri arasında sıkışan bir hayat. Olanı kabullenmek/kabullenememek hep bir iğreti kalma hali, minnet değil de sanki baştan savma borç ödemenin en acımasız halini anlatırken yazarın verdiği öyküleme gücü sıradanlıktan çıkarıyor.

Fazlasıyla içe dönük, fazlasıyla kırılgan (belli etmemeye çalışırken daha çok kırılan)...

Umulan ile bulunan arasında yaşanılanı enjekte etmenin halleri yazarın anlattığı.

Sabrın varsa oku.

Selametle.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserinde 1. Dünya Savaşı'nın ilk bir ayını ele alan yazar olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini pürüzsüz denilebilecek bir dilde kaleme almış olup sizi olayların yaşandığı atmosfere ve o anki sosyo-psikolojik etkenlere adapte etmektedir. Bu yüzden kitabın her sayfasında kendinizi o günde gibi hissediyorsunuz. Belçika'nın Almanlara karşı direnişinin sonuçlarını, savaşın İngiltere ve Fransa gibi çıkarları çatışan 2 ülkenin nasıl ittifak haline geldiğini, savaşın insan kaybının önemsiz görüldüğü sadece zafere odaklanıldığını bunun için milyonlarca insanın nasıl hayatından olduğunu iliklerinize işliyor. Almanların yakmış olduğu köy ve kasabalardan yükselen çığlıkları işitiyorsunuz. Bu betimleri yaparken yazar aynı zamanda o dönemde yapılan stratejik hataları da gözler önüne seriyor. Kısacası kitap hem iliklere işleyen bir roman hem de askeri stratejileri anlatan bir makale bu yüzden sonraki sayfayı iple çekeceksiniz. Elbette çevirmen Barış Bey'e de teşekkür ederiz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın adı "Dokunmadan" ama eminim ki bir çok kalbe dokunacak cinsten... İnanılmaz sürükleyici, güldürürken düşündüren, bazen hüznün içinde tebessüm ettiren bir yanı var, tıpkı hayat gibi...

Kendini hiç bir yere ait hissetmeyen, sürekli bir şeyler arayışında olan, çocukluk yıllarından itibaren kuramadığı sevgi bağlarını, hissedemediği aidiyet duygusunu bulma, bir tür vicdan yükünden kurtulma umuduyla yollara düşen Adalet'in öyküsü.
Sürekli ters köşe yaparak anlatımı diri ve heyecanlı tutan, kalplere dokunacak müthiş bir roman...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir