Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap tam anlamıyla bir “ebeveyn kurtarıcısı.” Çocuklarımızla çatışmadan, bağırmadan, incitmeden nasıl iletişim kurabileceğimizi anlatan; hem teorik hem de pratik örneklerle dolu bir başucu kitabı. Daha önce Anne Baba Lütfen Beni Anla kitabını okumuştum, bu kitap da onun devamı niteliğinde.
Kitap, “Çocuğa nasıl davranmalıyım?” sorusuna direkt yanıt vermiyor, seni çocuğun yerine koyarak düşündürüyor. Özellikle 2-7 yaş arası çocukların duygularını anlama, onları yönlendirme, kriz anlarını yönetme konusunda çok gerçekçi ve uygulanabilir yöntemler sunuyor. Her bölümde gerçek hayattan paylaşımlar var, o kadar tanıdık ki aynısını biz de yaşıyoruz demeden geçilmiyor :)
Okuması kolay, uygulaması bol. Çocuğuyla sağlıklı iletişim kurmak isteyen annelere, babalara, öğretmenlere ve tabii ki kriz anlarını daha yumuşak atlatmak isteyen tüm ebeveynlere tavsiye ediyorum. Notlar almayı unutmayın! :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Konusu çok hoşuma gitmesi sebebiyle listeme ekleyip okuduğum bir kitap oldu. Fuat Sevimay ile tanışma kitabım. Tüm dünyada devletler kendini fesih etmişse ve siz o esnada engin sularda yol alıyorsanız başınıza neler gelebilir gibi bir konu ile can bulmuş bu kitapta yalın, akıcı ve okuyucuyu içine alan yapısıyla bir çırpıda okunuyor. Yazar burada toplum ve siyaset eleştirisini gemi içerisindeki mürettebat ilişkileri ile bizlere aslında küçük bir Türkiye atmosferi kuruyor ben en azından her karaktere yapısı gereği bazı karşılıklar koyunca bu çıkarımda bulundum. Ama diğer yandan karakterlerin derinliğinin yeterince sağlanamadığını da hissettim. Kitabın hacminden kaynaklı da olabilir tabi bu. Genel itibariyle hoşuma giden bir eserdi. Fuat Sevimay'ın bir eseriyle daha yoluma devam edicem.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sağlıklı, güvenli ve verimli çalışma ortamları, teorik bilgilerin yanında pratiği de işaret eden, uygulama perspektifini de fayda sağlayacağı kitleye sunan kapsamlı bir eser. Ergonomiyi fiziksel, bilişsel, çevresel ve örgütsel boyutlarıyla ele alırken; iş güvenliği konularını tarihsel gelişimden başlayarak günümüz uygulamalarına kadar detaylıca işliyor. Yapay zekâ destekli çözümler, çağdaş yaklaşımlar, eserin modern bir çalışma olduğunu ispatlıyor. Gerek ofiste, gerek sahada çalışma yapanlar için önerilen ergonomik çözümler, belli ki deneyimler sonucu hazırlanmış. Ev ortamında çalışanlar için oturma şekline, koltuk ayarına, omuzların duruşuna kadar müdahale ederek iş güvenliğinin çerçevesini genişletiyor. Risk değerlendirme formları ve kontrol listeleri gibi pratik araçlarla da desteklenen bu kitap, işverenlerden mühendis ve akademisyenlere kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Kitap, yazarın önceki kitapları gibi akademik bir üslupla kaleme alınmış. Dili anlaşılır. Kaynak niteliğinde.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Polisiye kitapları okumayı çok severim, yerli ve yabancı yazarların hemen hemen hepsine yakınını okudum ve okumaya devam ediyorum. Fakat bu kitap kesinlikle bir polisiye değil. Evet karşımızda cevval dedektif karakterleri var ama hikayeye bakarsak rolleri oldukça az. Gel gelelim hikayeye. Benim okurken sinirlerim alt üst oldu. Gerçekten de kitabın arkasında yazdığı gibi sinirlerinize hakim olamıyorsunuz. O heriften intikam almak istedim. Bir an kendimi Baykurt yerine koydum. Bir baktım kitabın içindeyim. Yazar zihinlere çok güzel nüfuz etmiş.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın adı: “Zor zamanlar için insan kalma rehberi” Adı bile çok derin mesajlar veriyor aslında. Adeta “İnsan doğabilirsin, kendini yetiştirerek olgun bir insan olabilirsin fakat asıl mesele insan kalma, sürdürme ve dünyadan insan olarak göçmektir.” demektedir. Bu vurgunun altını dolduran kısa öğüt, öneri ve öngörüler var. Kitap cep boy, 96 sayfa. Fiyatı da çok uygun olan bir eser. Her kitaplıkta ve başucunda olmalı. Seyahatlerde cebinizde taşıyabileceğiniz nitelikte, güzel bir “özel gün” armağanı aynı zamanda.
Yaklaşık 400 yıl önce yazılmış olan bu kitabın yazarı bir din adamı olsa da; içeriğinde özel bir din öğretisi ve inanç telkini bulunmuyor. Tüm dünya insanlarının istifade edebileceği nitelikte bir haykırış. Günümüzde ahlak,adalet,doğruluk,dürüstlük,tutarlılık,sadakat, şeffaflık ve mertlikten iyice uzaklaşan, monotonlaşan, robotlaşan insan modeli gelişti ve özümsendi,olağan hale geldi. Öze dönüş için bu tür anlatım ve mesajlara öncelikle ihtiyacımız var.
Verimli okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bir yolculuk madden manaya giden bir yolculuk. meşakketli, zor bir yolcuğun hikayesi. öyle bir yol ki gül bahçelerine ulaşabilmek için dikenlere basmanın gerektiği anlatan bir yolun hikayesi. Abdulkadir Geylani Hazretlerinin nasıl nefsini eze eze rahmana ulaşmaya çalıştığının hikayesi. zorluktan sonra güzelliklerin olacağı, yokuştan sonra düzlüğün hikayesi. nefsini öyle bir yendi ki okurken hayretler işinde okuyorsunuz nefsini öyle bir yok etti ki okurken nasıl ya diyebiliyorsunuz. işte var olmak için önce yok olmanın hikayesi Abdulkadir Geylani Hazretlerinin hikayesi. iyi okumalar
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Basketbol Keşişi, postmodern bir anlatı. Ana karakterin varoluş problemiyle yüzleşiyoruz sık sık. Mutluluğu basketbol ile âşık olduğu kadın arasında sorguluyor. Var mıyım, yok muyum problemi, postmoderni var eden ana etken ve burada hem bunu sorgulayan hem de yok olmak isteyen bir keşiş var. Yok olmak isteyerek sorgulayan. Kitaptaki her unsur aslında metafor. Basketbol da öyle, top da, güneş de. Dilek ise, tüm bunların karşısında tek tercih edilebilir olarak bütün dengeyi sağlayacak güçte. Bana kalırsa o da metafor. İç sesiyle yazar, iç sesiyle karakterin kendisi, dış sesler, okuru içine çekerek bilinç dışının farkına vardırıyor. Evet, bilinçaltı demek doğru değil bence de, bilinç dışı daha doğru. Bu anlatının, anlatım tekniklerinden ustaca faydalandığını görüyoruz. Bu da alt okuma gerektirebilir. Güçlü bir Türkçe ve dil kullanımı var. Ben keyifle okudum ve anlatıcının tuzağına düşerek var mıyım yok muyum muhasebesine de girdim, kısa bir an... Yok olmayı isteyerek, karakterimiz gibi.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın diğer tüm eserlerinde olduğu gibi Kaderin Cilvesi romanı da akıcı dili, espirili üslubu ile bizi içine çekiyor. Okurken aldığımız edebi hazzın yanında, sürükleyici konusuna da kapılıyoruz. Tüm bunların yanında, bir de Cumhuriyetin ilk yıllarında inkılapların ve batılılaşmanın toplum tarafından nasıl algılandığını da tüm açıklığıyla görebiliyoruz. Bu nedenle bu eserlerin önemini anlatmaya kelimeler yetmiyor. Bence toplum olarak hepimizin bu eserleri yeniden okumaya ve özellikle yeni nesle okutmaya ihtiyacımız var.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Pedro Paramo, kısa ama büyülü gerçekçilik türünün en özel ve güçlü eserlerinden biridir. Ayrıca bu türün başyapıtı olarak kabul Yüzyıllık Yalnızlık romanına da ilham vermiştir.

Romanda temel hikaye Juan Preciado adlı karakterin ölüm döşeğindeki annesinin isteğiyle hiç tanımadığı babasını görmesi için Comala kasabasına gitmesiyle başlar. Preciado'nun babası kitaba ismini veren Pedro Paramo'dur. Başlangıç her ne kadar klasik bir anlatımmış gibi görünse de Comala'nın garip bir kasaba olduğunu metnin başında anlarız. Bir nevi ölüler diyarıdır Comala. Ölüler, metnin içinde sanki yaşıyorlarmış gibi girerler. Romanın başlangıcında anlatım Preciado üzerinden ilerlese de daha sonra üçüncü şahıs anlatım ve Pedro Paramo devreye girecektir. Hatta ölü karakterlerin de anlatıcı olarak rol aldıkları görülecektir. Zamanın belirsizleştiği, gerçekle birbirine karıştığı, Pedro Paramo'nun hayatının geriye dönüş tekniğiyle pek çok farklı kişi tarafından parça parça anlatıldığı bir romandır.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Nisan 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alpaslan Hoca’nın rüzgarın uçurduğu kağıtla mücadelesi bundan daha güzel anlatılamazdı. Sanki bu satırları okurken ben Alpaslan Hocaydım.
Kitabın son sayfalarına yaklaşırken okuyucu olarak bizler “yazar acaba sonunda ne yapacak da bizi şaşırtacak” diye düşünüp aklımızdan tahminler yaparız. Hem okuruz hem de bir kaç sonraki sayfalarda farklı olayların olacağını öngörürüz. Ama Doğu Yücel yine bizi şaşırttığı için yazarı tebrik ediyorum.
İnsanlar sana benzemiyorsa sen onları kendine benzet, diye bir laf vardır. Madem mutlu olamıyorum, kimse mutlu olmasın. Keşke kara büyü yapabilen sahici bir cadı olsaydım. (343)
Bir ay önce sınıfın en güzel kızıydım, erkekler benimle konuşmak için türlü bahaneler uydururlar, oysa şimdi görmezden gelme rekoru kırıyorum. (344)
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir