Yüzüncü Ad / Baldassare'nin Yolculuğu
Yüzüncü Ad / Baldassare'nin Yolculuğu

Kitapyurdu Fiyatı: 328,90TL

Ürüne Git
443Yorum
Reşit Kışlıoğlu
Kitapkurdu
Yazar öylesine büyülü bir atmosfer kuruyor ki, yazarın kurduğu dünyayla sizin dünyanızın her yönden benzeştiğini düşünüyorsunuz. Tarihi gerçek ve "tarihi hayal"ler çok güzel kurgulanmış. Bir Maalouf klasiği. Okurken kesinlikle sıkılmadım. Bol bol hayal kurdum. Maalouf'un diğer romanlarında olduğu gibi seyahat, bir yerlere gitme yine var. Bu kez amacı için, ulaşmak için bir seyahat. Bir süre sonra kendisi amaca dönüşen seyahat...
YörükoğluSerkan
04.02.2003
Allahtan tarih içinde yolculuk yapamıyoruz da yazarın anlattığı dünyaya sürükleniyoruz. Kitap güzel başlıyor beraberinde sizi sürüklüyor amma ve lakin sonu bence güzel bitmiyor. Nasıl müzik eseri başladığı nota ile bitiyorsa bu kitapta başladığı güzellikte son bulmalı idi. Yine de okunası bir roman. Hep bu yazar hakkında tekrarladığım bir söz var, ah bir 'Türk' önyargısından sıyrılabilse daha ne başyapıtlar yazar, aklınız hayaliniz durur.
myangie
Kitapkurdu
18.11.2002
amin'in tüm kitaplarını okuduktan sonra bu kitabı sıkıcı geldi. İlk sayfalardaki heyecan akıcı anlatım ilerledikçe tekrara, monotonluğa ve gereksiz anlatımlara dönüşüyor. tarihi olaylardan bahsederken ana temadan uzaklaşıyor. eski amin becerisi bu kitapta yok. tarih ağır basarak kitabın karakterini bile silikleştiriyor. sıkılabilirsiniz.
tawshankral
21.10.2002
Kitap akıcı başlıyor. Kıyamet koptu kopacak denen ortamda geçen olaylar okuyucuyu meraklandırıyor. ancak sonu,başının güzelliğine uymadan birazda aceleyle bağlanmış gibi. eser ayrıca tarihe meraklı olanlara da 1600lü yılların dünyası hakkında bilgiler veriyor. Özellikle osmanlının azınlıkların gözüyle nasıl görüldüğü de bir ölçüde anlatılmış. macera meraklılarının ve tarihe ilgi duyanların okuması gereken bir eser.
Zeynep Kehaya
02.10.2002
Tam bir Amin maalouf klasiği ...kendine özgün bir akıcılık ve içerik ...Hayatını anlattığı baldassare 'i yanlız kuru bir kahraman olarak değil,onun kendi içinde yaşadığı entrikalar ve heyecanları o kadar farklı bir şekilde dile getirmiş ki,okuyucu kahramanı tüm yonleriyle hayal edebiliyor.Yaptığı felsefi yorumlarla konu ne kadar hayali olsa da ,okuyucuda gerçekçilik duygusu kazandırmış..Amin maalouf un bu farklı anlatımını görmek isteyenlere önerilecek bir kitap...
Satroba
07.09.2002
amın maolof tam bir doğu ve akdeniz kültürleri uzmanı eserlerinde doğunun tılsımlı havasını keşmekeşliğini ve yabancılara çok garip gelen yaşam tazını görebilirsiniz.Yüzüncü adda da tüm bunlara rastlamak mümkün avrupalı bir soylunun vurdum duymaz şekilde devam eden hayatını bir kitap değiştirir bu kitap tanrının 100.adını barındırdığına inanılan ve 1666 yılının felaketinden sahibini kurtaracağına inanılan bir eserdir.kahramanımız bu kitap için konya da veba salgınından istanbulda ve londrada ise yangından kurtulur ve tabi ki bunların arasında da illa ki aşk vardır .kitap akıcı bir dille yazılmış yazarın başarılı ve sürükleyici romanlarından biri.
buz
07.09.2002
Amin Maalouf'un diğer kitaplarını da okumuş sadık bir izleyicisiyim. Yüzüncü Ad da özellikle benim gibi tarih meraklıları için ilginç konu ve kurgusuyla eşi bulunmaz eserlerden biri diyebilirim..Günlük tarzında yazılmış olması şüphesiz sıkılgan okurlar için de bir izleme kolaylığı sağlamış. Ancak kitabın ilk yarılarındaki akıcılığı ikinci yarıda, özellikle üçüncü defterde bulamadım. Konu biraz da aceleyle bağlanmış gibi son buldu. Önemli olan yazarın konu üzerinde düşündürme amacı ise bunu kesinlikle başarıyor. Yüzüncü Ad' ı okurken ve bitirdiğimden beri yaşamımızda bizden kaynaklanmayan ne kadar boş inanç olduğunu, oysa gerçeklerin hep gözümüzün önünde olduğunu daha fazla düşünmeye başladım. Bizi etkileyen hatta yaşam akışımızı değiştirmeye yönelten duyumlarımızın peşinden gitmeli miyiz, yoksa gerçeklerimize sıkı sıkı sarılmalı mıyız? Yaşam herkes için bir macera olabilir mi?
Bu kitap kesinlikle okunması ve üzerinde düşünülmesi gereken bir eser..Konunu tarihi olması kimseyi yanıltmasın, bugün de Yüzüncü Ad' ların peşinden koşan niceleri var..
Abdurrahman Gülcan
Kitapkurdu
09.08.2002
Amin Maalouf tüm kitaplarında olduğu gibi bu kitabıylada bütün gün stres yüklenmiş beynimi beni başka bir dünyaya apansız götürerek evime rahat varmama yardımcı oldu. nefis bir 2 yıl romanı.
Gonca Alkan
02.08.2002
Kitap insanlığın kurtulması için yapılan yolculuğu anlatmasının yanı sıra bizlere tarihle ilgili bir çok bilgi veriyor.Kitabın sonuna kadar kıyamet koptu kopacak korkusuyla dolup taşıyor insan.Çünkü eğer amaca ulaşılamazsa kıyametin kopacağına inanılmaktadır...
KY-52091
07.05.2002
Yüzüncü Ad Kıyametin kopacağına inanan Baldassarenin yolculuğu.Kitapta ilginç bir konu oldukça sürükleyici bir şekilde işleniyor.Ama yazar iyi başladığı konuyu sonuca bağlamada başarılı değil.Semerkant kadar başarılı bir eser değil.
tazz207
20.01.2002
yuzuncu ad`da da amin moloufun bir diger eseri olan semerkanttaki gibi bir kurgu var, kaybolan bir kitap onun pesinde suruklenen bir hayat. bu suruklenisler arasinda romana heyecan ve duygusallik katmasi icin belki de slklstirilmis bir ask oykusu ve bunun cevresinde gelisen olaylar. didaktik olmayan bilakis roman kurgusunda bir tarih anlatisi, okuru tarih merakina surukluyor. gunluk tarzinda yazilmis olmasi da magazin kulturunun insanlari icin kitaba ayri bir surukleyicilik katiyor. begenerek okudum.tavsiye ediyorum.
KY-39124
08.01.2002
Yüzüncü Ad'da insanların büyük korkularından biri olan Kıyamet Günü işleniyor.İnsanların felaketi engellemek ve canlarını kurtarmak için delilik boyutundaki mücadelelerini okurken insan gerçekten de kıyametin çok yakın olduğunu düşünebiliyor.Bu büyük koşuşturmanın içine Amin Maalouf,aşkı da sığdırıyor.Ne yaparsa yapsınlar insanlar umutsuz yaşayamıyor.Hayattan zevk almıyorsanız okumanızı öneririm,size içinde bulunduğu anın değerini bilmeyi hatırlatabilir.
tangoneon
30.11.2001
amin maaloufun kahramanları yine dayanamıyor ve ülkemize uğruyorlar,konyadan istanbula, izmire, sakız adasına bir kitabın peşisıra yolculuklarda aslında bize coğrafyamızı anlatıyorlar.Her Türk delikanlısı gibi yabancı bir yazarın ağzından ülkemiz tarihi ile ilgili bu anlatıları dinlemek oldukça keyifli..bütün kitaplarını ve 'yüzüncü ad'ı tavsiye ederim.
Yavuz selim Ramazanoglu
Kitapkurdu
Kitap daha evvel okuduğum simyacıdaki mistik ögeleri içeriyor.Bu tip romanlardan hoşlananlar için güzel bir kitap ayrıca sabataycılığın ne şekilde ortaya çıktığınada değinilmiş.
creative
28.09.2001
Amin Maaolouf bu kitabında da Semerkant'ta olduğu gibi bir kitabı arıyor.Bu kitap yüzüncü addır o zamanlar 1666 yılının canavar yılı(yani kıyamet) olduğuna inanılıyor ve yüzüncü adı bilen kişilerin bundan kurtulacağına inanılıyor.Baldassare kitabı bir raslantılar sonucu buluyor ve satmak istemediği halde bu kitabı yüksek rütbeli bir askere satmak zorunda kaldığını düşünüyor(kendisi kitap tüccarrıdır) kitabı sattıktan sonra pişman oluyor ve kitapların peşine düşüyor kitabı bulana kadar bazı olaylar cereyan ediyor.Kitabı aramak için gittiği yerlerden biri de İSTANBULdur ve osmanlı yönetiminden bahsedildiğinde çok katı bir yönetimin olduğunu,dolandırıcıların ve rüşvet olaylarının ilerlediğini söylüyor bence bu gerçekten tartışılır çünkü 1665 yıllarında Osmanlı Maaolouf'un dediği gibi değildi.Olaya dönersek kitabı bulana kadar kitabın yarısından çoğu bitiyor bulduktan sonra ise okuyucu yüzüncü adın ne olduğunu merak ederken baldasare kitabı her açtığında gözleri kamaşır okuyamaz. Böylece 1666 yılı da biter hiçbirşey olmaz canavar yılı denen yıl sadece söylentiden ibaret kalır ve baldasare yüzüncü adın ne olduğunu söylemez bu gerçekten beni hayal kırıklığına uğrattı.Çünkü başında beri o ismi bekliyordum çünkü bir yüzüncü adın var olduğunu ben de duymuştum her ne kadar kesin olarak inanmasam da ve bu yüzüncü ad kitabını bir müslüman bilginin yazdığını söylüyor Maaolouf o yüzden ismi çok bekliyordum.Ama herşeye rağmen kitabı buluncaya kadar geçen serüvenler ve tarihi olaylar okunmaya değer bence.
Tavsiye ederim.
Ali Kamran
22.09.2001
Diğer eleştirileri de okursanız herkes kitabın akıcı olduğunu söyler. Ben de buna katılıyorum. Kitabın nasıl sona erdiğini anlamadım. Ancak yine de kimi zaman sıkıcı bulduğum da oldu. BAna göre yazar konuyu işlerken fazlasıyla asıl konudan "yani yüzüncü ad kitabını bulmak" temasından uzaklaşmış. Kitabta nerdeyse kahramanın tüm duygularını, hissetiklerini yaptığı ve yapmayı düşündüğü tüm şeyleri ayrıntılarıyla görürüz. "Kitap bulmak" teması ise tamamen tesadüfler sonucunda işleniyor.

Öte yandan kitapta bol bol Osmanlı'daki düzensizlik ve rüşvet teması işlenmiş. Kahraman gittiği her yerde Osmanlı'daki bu düzenisizliği yerden yere vurur (bir yer dışında Izmir'deki dürüst çalışan görevli dışında) ve sanki özel bir zevk alarak bu konuya dikkat çekiyor. Bana göre yazarın Arap kökenli olmasından dolayı Osmanlı'dan büyük bir kuyruk acısı var ve bu kitabıyla özellikle buna dikkat çekiyor.

Son olarak bütün bu olumsuzluklara rağmen kitabın akıcı bir dili olmasından dolayı - ki bunda çevrimenin büyük bir rolü olduğunu inanıyorum- okunmaya değer.
Ahmet ERDOĞAN
11.08.2001
Dönemin osmanlı imparatorluğu hakkında yazdıklarına bakarsak osmanlı imparatorluğu bir yamyam kabilesi! yazdıkları son derece tartışılır şeyler. Bunun dışında konusunun son derece orjinal olması okunmaya değer bir kitap olmasına yetiyor.
KY-5796
23.06.2001
Maalouf romancılığına yakışır tarihsel araştırma, ayıklama doğrultusunda kaleme alınan romanda, yazarının diğer romanlarından biraz geride kalan sürükleyiciliğiyle Allah'ın varsayılan yüzüncü adını bulmak adına girişilen bir serüven anlatılmakta. Kıyametin kopmasına az zaman kaldığı, Allah'ın yüzüncü adını ananların kıyametten kurtulacağı bir korku ortamında eline roman tesadüfü (gerçekte tevafuk) sonucunda geçen kitabı kaptırdığına pişmanlık duyar tüccar kahramanımız ve onun peşine düşer. Bulduğunda artık hiçbir işine yaramayacağını anladığı bir kitap için onca delifişek serüvene atılır.Dul bir kadının hukuk dilinde gaib olan kocasını bulmak için yanlarında bulunma esprisine dayanarak bir aşk macerasına da başlarlar. Delice aşkın olmazlığına mecbur kalır ve başkasıyla evlenir.Tesadüflerin yazarımızın elinde yoğrulan anlamıyla dinsel bir nitelik kazanır eser. Bir batı hayranının memleketine kavuşması, bu yolla beylik görevine kavuşacak olması ekseninde bir gezintiye çıkarız ve kahramanımızın gözüyle Londra,Cenova,İstanbul,İzmir gibi devrin en önemli kültür merkezlerinde birtakım dinsel tartışmalarına tanık olarak (Sabetay'ın ortaya çıkışı olayın yaşandığı bu âna denk gelmektedir) renkli bir haritadan geçeriz.
zaferdurdu
Kitapkurdu
22.06.2001
Amin Maalouf artık günümüz edebiyatında yerini tam olarak almaya başladı. en önemli katkısı ise bana göre tarihsel olayları ve olguları sosyolojik bir bakışla kaleme alması ve tabii ki bunu da edebi bir üslupla yapması. yüzüncü ad da okunması gereken bir kitap; çünkü kitabın içerisinde Osmanlı, Müslüman, Hristiyan, Yahudi, italyan kültürünün nüvelerine rastlamak ve o dönemin ekonomik, sosyal ve kültürel şartları hakkında bilgi sahibi olnak mümkün. kitap, insanın içerisinde bulunduğu şartların zorlamasıyla asıl olarak inanmadığı ama sorguladığı bazı değerleri tekrar düşünerek kendi kendisini sorgulamasına güzel bir örnek oluşturmakta. kişinin psikolojik buhranlarının ve hayattaki belirsizliklerinin hayatını nasıl şekillendirip değiştirdiğini de açık olarak görüyoruz. kendisini düşünmek ve sorgulamak isteyenlerin dikkatle okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum
Levent Altıntaş
05.05.2001
Bence güzel bir kitap.İnsanoğlunun bilimin gerçeklerinden saparak nasıl bağnazlıklara saptığını cok güzel bir şekilde ifade etmiş.