614Yorum
Anayurt Oteli Zebercet'in kendi yaşamı içerisindeki çaresizliği ve yaşadığı psikoloji. Aslında kalabalık içerisinde yalnız kalmış insanların hikayesi.
Anayurt Otelinde katip olarak çalışan Zebercet yalnız yaşamaktadır ve kendine göre sorunları vardır. Otel gelip sadece bir gece kalan bir kadın Zebercet'in yaşamını değiştirir. Bütün gün o kadını düşünür ve geceleri de o kadınla ilgili düşler kurmaya başlar. Otelde ortalıkçı olarak çalışan bir kadınla beraber olur sonra da kadını boğarak öldürür. Bir gün kasaba adliyesinde karısını öldüren bir adamın duruşmasını izler ve kendisiyle durum muhakemesi yapar. Bir kadın öldürmesine rağmen serbestçe gezebilmesini gururuna yediremez ve çalıştığı otele gider, kaldığı odanın tavanına kendini asarak yalnızlığına ve pişmanlıklarına son verir. Yazarın psikolojik tarzda yazmış olduğu bu eser yalın bir dil ve akıcı bir anlatımla okuyucusuna kendisini beğendiriyor.
türk klasiklerinin en iyi psikolojik romanlarından
mutsuz bir adamın postmodern hikayesi
Kütüphanemde ki en sevimsiz kitap oldu.Çekti içine,mutsuzluğa sürükledi beni.Bu nasıl bir hayat enerjisi emmekti böyle.Aylak adamı elime alıp alıp bırakıyorum.Korkuttu beni Yusuf Atılgan okumak.
Çok çarpıcı, mutlaka kütüphanede bulunmalı.
Bu kitabı almakla kütüphanemdeki büyük bir eksikliği kapatmış oldum. Sırada Aylak Adam var.
Yusuf Atılgan'ı ilk olarak Aylak Adam adlı romanıyla tanımıstım. Büyük bir merakla Anayurt Oteli'ni de okudum ve çok beğendim. Mutsuz ve silik bir adamın hikayesini Yusuf Atılgan üslubuyla okuyacaksınız ve memnun kalacağınıza şüphem yok.
Yusuf Atılgan, romanında çaresiz ve mutsuz adam tiplemesini başarıyla oluşturur. Zebercet’in silik karakteri ve anlamsız hayatını okurken içinde bulunduğu boşluğu, tatsızlığı ve heyecan yoksunluğunun hissederiz.Diğer yandan, Anayurt oteli mekân olarak çok iyi yansıtılmış. Aynı zebercet gibi ruhsuz, kasvetli ve son derece renksiz.Öte yandan kahramanın iç konuşmalarına gerekli gereksiz her yerde geçmişinden, ailesinden kısa ve bağlantısız cümleler sıkıştırması hem akıcılığı bozuyor hem de okuyucuyu yoruyor. Bu geri sıçramalar ölçülü ve sınırlı yapılırsa verilmek istenen etkiyi pekiştirebilir ve karakterin ruh halini daha iyi ortaya koyabilir. Aksi takdirde roman için kusur teşkil ediyor.
Uzun uzun betimlemeleri ve ruh çözümlemeleriyle , kendine özgün üslubuyla Türk romancılığına damga vuran yazarın güzel kitabı
Bir insanin ruh halini cok guzel ele almis ve anlatmis. Severek okudugum bir eser oldu. Kitapsever herkesin okumasi gerekli bence...
Bir BAŞYAPIT. Bu kitap adamı ÇARPAR. Okuduktan hemen sonra Ömer KAVRUK yönetmenliğindeki filmini de izlediğiniz zaman uzun süre etkisinden kurtulamayacaksınız.
Psikolojik tahlillerin başarısı, insan benliğini sansürsüz bir biçimde ortaya koyuşuyla değerli hale gelmiş bir edebi eser. Uzun, noktalamasız paragraflarla anlamayı güçleştiren yapısını yazar bilerek ve isteyerek yapmış olsa da okuduğunuz andaki haleti ruhiyenize ilgili olarak hoşunuza gitmeyebilir. Okuyunuz, biliniz amma..
Zebercet, "Belki nedeni yoktu; ya da bir yığın nedeni vardı da bilmiyordu" ikilemi gibi var olan ruh halinin tasvirlerle anlatıldığı kısa ama etkileyici bir roman. Hayat ayrıntılarda ve o ayrıntılara yüklediğiniz anlamlarda belki de... Aylak Adam'dan sonra Yusuf ATILGAN'a ait okuduğum ikinci kitap. Farklı bir kitap okumak istiyorum diyen kitap severler okuyabilir.Bol kitaplı günler.
kitap gayet güzeldi psikolojik tahliller harika
Açıkçası küçük bir yaşam alanında büyük bir dünyayı görebilen Yusuf Atılganın edebiyatımıza çok büyük katkılar sağladğını söyleyebiliriz. Yazarın kitaptaki tahlilleri çok başarılı. Kesinlikkle tavsiye ederim.
Sıradan bir insanı, sıradanlık nasıl da canavarlaştırabiliyor. Anayurt Oteline gelip bir gece kalan kadın, romanın kahramanı Zebercet'in içindeki en karanlık tarafın zincirlerinden salıp gün ışığına kavuşturuyor. Roman tekniği bakımından okuyucuyu zaman zaman zorlayan yönleri olsa da yine de okunmaya değer diyebiliriz. Ancak Aylak Adam'dan aldığımız keyifle kıyaslanmaz.
Zebercet... İsminde bir efsun hissettiriyor! Aylak Adam, sonrasında yazım dili ve kurgusunu az çok benimsemiş olduğumdan mıdır? Nedir? Anayurt Oteli daha bir çekti beni kendine Yusuf ATILGAN' ın... Ancak, mükemmel bir sıradanlık ve yalnızlık içine kapanmış karakterin iç dünyasına girdiğimizde kurgu sebebiyle kopukluklar oluyor. Kitabın ilk başlangıcındaki heyecan ve merak, sayfaların ortalarını az geçince yerini el frenine bırakıyor. Ne merak kalıyor ne de heyecan! Hatta sonlara doğru nerede benim ilk heyecanım oldum. İnsan kafası içindeki çoklu sesleri yansıtış şeklini beğendim. Bir insanın kafasında koşuşturan tilkiler nasılsa okurken de hissediliyor.
Gayet başarılı bir Atılgan kitabı. Okunmalı...
Zebercet, soyutlanmış insanlarımızı güzel bir şekilde anlatıyor.