Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Charles Darwin'in kaleme aldığı Köken'i okumak isteyenlere naçizane birkaç öneri ile incelememi açmak istiyorum. Öncelikle evrimin - farklı bir kavram olan evrim teorisinin de- ele alınması noktasında felsefi, teolojik ve tabii olarak biyolojik(doğa bilimleri) ekseninde ve daha bir çok alt alanda kavrayışlar mevcuttur. Bu kitap ise çoğunlukla doğa bilimleri(biyoloji) ekseninde ilerlemekte. Özetle giriş seviyede biyoloji, evrimsel kuram, jeoloji ve coğrafya bilginiz olması temeldir. Aksi takdirde kitabı okumakta zorlanabilirsiniz. Zira bu eser Darwin tarafından popüler bir kültür kitabı olarak halk için değil kapsamlı bir araştırma olarak doğa bilimleri alanında ihtisas yapan bilim insanlarına yönelikti.
Populasyonun, kalıtımın ve çeşitliliğin olduğu her yerde evrim yasası işlemektedir. Gözleme, deneye dayanan ve üzerinden geçen yıllarda modern sentezler, genom projesi ve dna tahlileri vb. ile sayısız kez teyit edilen bu yaşam görüşünde "ihtişam" var.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Reşad Ekrem Koçu’nun bu eseri, tarihin sadece savaşlardan ibaret olmadığını kanıtlıyor. Kitabı elime almamla bitirmem bir oldu; yaklaşık 1 saat gibi kısa bir sürede, adeta bir solukta okuyup bitirdim. Yazarın o meşhur "tarih yazıcılığı" tarzı, insanı sıkıcı bilgilerle boğmak yerine 17. yüzyıl İstanbul’unun en gizemli köşelerine davet ediyor.
Kitapta anlatılan hikâyelerin gerçek karakterlere dayanması etkileyiciliği artırıyor. Özellikle Kızlarağası Sünbül Ağa’nın evlatlığı Osman üzerinden dönemin toplumsal yapısını ve saray hayatını izlemek çok keyifliydi. Koçu’nun masalsı üslubu sayesinde kendimi eski İstanbul sokaklarında dolaşıyormuş gibi hissettim. Sonundaki sözlük bölümü ise harika bir ayrıntı olmuş. Tarihi akademik dilden uzak, edebi bir tatla öğrenmek isteyen herkese tavsiye ederim. Bir çırpıda bitecek ama etkisi uzun sürecek bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sıradan, huzursuz ve kırılgan bir birey; belki de biraz tutunamayan. Herkese her şeye karşı mesafeli, eyleme geçmekte zorlanan ama eyleme geçerken hesaplı.

Hayata dair öyle büyük emelleri olmayan, sanki hayata yetenekli (çünkü insanlar ondan bir şeyler beklemekten vazgeçemiyor) ama tembel ve kabullenici…

Genazio’nun o soğuk anlatımı her cümlede kendini hissettiriyor.

Daha önce okuduğum kitaplarında bulunan o karşı çıkış dili bu kitapta daha bir kabulleniş halini almış sanki kitabın isminin metaforik göstergesi de bunu vurguluyor.

Kitapta ısrarla süren bir ceket fırlatma eylemi var, acaba Genazio neyi işaretlemek istemiş hayat ile ilgili ben az buçuk kendimce zihnimde oturttum ama size de bir soru kalsın.

Kitapta ayrıntılara dikkat etmek gerekiyor. Usul usul akıp giderken öyle bir depara kalkıyor ki anlatım şaşıp kalacaksınız.

Selametle.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sözler çok iyiydi.
Bazı kitapların üzerinde "aforizma" yazmasına rağmen içindeki birtakım sözler aforizmadan ziyade bir şiir kitabından hatayla oraya girmiş bir/iki dize gibi hissettiriyor. Elbette şiiri de severim ancak "aforizma" kitabında aforizma/vecize okumak isterim.

İşte bu kitap, bu açıdan beklentilerimi hakkıyla karşıladı. Her sayfada bir "aforizma" ve toplam 100 aforizma... Gerçekten güzel bir kitap, başarılı bir çalışma.

Aforizma/vecize/özdeyiş seven insanlar severek okuyacaklar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanı dönüştüren ve bilinçlendiren bir deneyim olarak ele alan derinlikli bir kitap olmuş.

Kitapta acı, kaçınılması gereken bir durumdan ziyade, insanın kendini ve dünyayı yeniden anlamlandırmasına imkân tanıyan bir eşik olarak sunulmuş. Yazarın dili yer yer şiirsel, yer yer sert; bu da anlatılan duyguların bizde daha güçlü bir etki bırakmasını sağlıyor. Kitap boyunca umut ile umutsuzluk, direniş ile kabulleniş iç içe ilerliyor.

Acının Ütopyası, kolay okunan bir metin olmaktan çok, sindirilerek okunması gereken bir kitap. Beni rahatsız eden ama aynı zamanda düşündüren sorular sordu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mizahi hicivli türünde realist ve toplumcu bir romana yorumum: Hayatlarını ipek iplik eğirerek geçindiren iki Ermeni gencin sihir,tılsım,büyü,muska gibi işlerle uğraşan Ebulfazl Enveri Efendi ile aralarında geçen olayların mizahi ders niteliğindeki anlatımını, beğenerek gülerek düşünerek zevkle okudum ve anlatılan bu hurafelere hala inananları gördüm.Kitapta Efsuncu Baba doğaüstü güçlere sahip biri olmaktan çok insanların inanma ihtiyacını kullanan fırsatçı olarak anlatılıyor,ancak asıl eleştirilmesi gereken O değil, sorgulamadan O’na teslim olan toplum.Bu nedenle roman bireysel akıldan çok toplumsal bir eleştiri oluyor.Yazarın dili akıcı sade ve yer yer alaycı;özellikle diyalogların halk ağzıyla olması karakterleri gerçekçi gösteriyor.Bende bıraktığı en güçlü etki ise “Cehalet sadece bilgisizlik değil, sorgulamayı reddetmektir.” oldu.Eğlenceli görünmesine rağmen oldukça ciddi mesajlar veren;batıl inanç,din istismarı ve akılcılık konularında düşündüren bu roman.Tavsiyemdir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nev-i şahsına münhasır, aykırı bir tip var kitapta, Lübnan'lı bir kadın. Onun hayatını dinliyoruz kendisinden. Kadın çocukluğundan itibaren aile, toplum tarafından nasıl sindirilip silikleştirildiğini anlatıyor. Sürekli nesneleştirilmek ve hayatın kenarına itilmek: erken yaşta bunun farkındalığında Aliye.Kitapçıda çalışıyor, üç ayrı dilde çok kitap okuyor, her yıl bir kitap çevirmeyi kendine âdet ediniyor. Bir özne olarak dışlandığı gerçeklikten, edebiyatla dolu bir sanal aleme sığınıyor. Elbette Lübnan'da uzun süren iç savaş yılları, böyle bir coğrafyada boşanmış bir dul olmak da onu bu noktaya itiyor. Eliyle kurduğu bu hayata sahip çıkıyor. Mavi saçlarıyla Aliye evine, kitaplarına gömülü, insanlarla etkileşimden kaçınarak var oluyor. Olay ve olguları ancak kitaplardaki hikayeler, kahramanlar, yazar cümleleriyle karşılaştırarak anlamlandırıyor. Biraz varoluşçu;dini, siyasi, toplumsal eleştiri ağırlıklı. Bol kitap adı, müzik parçası not alacağınız bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sessiz Bir Medeniyetin Hatırası
İbrahim Efendi Konağı’nı okurken sadece bir ailenin değil, yavaş yavaş değişen bir medeniyetin hikâyesine tanıklık ettiğimi hissettim. Samiha Ayverdi, bu romanda bir konağı merkez alarak geçmişin değerlerini, insan ilişkilerini ve kaybolan bir yaşam biçimini büyük bir incelikle anlatıyor. Okur olarak ben, satır aralarında hem bir hüzün hem de derin bir sükûnet buldum.
Kitap, kuşaklar arası çatışmaları, gelenekle modern hayat arasındaki kırılmayı sakin ama etkileyici bir dille ele alıyor. Karakterler, sadece bir dönemin insanları değil; aynı zamanda bir anlayışın, bir ahlakın ve bir bakış açısının temsilcileri gibi.
Samiha Ayverdi’nin edebi kimliği, bu romanda açıkça hissediliyor. Dili ağır ama samimi, anlatımı öğretici olmadan derin. Okuru yormayan fakat düşünmeye davet eden bir üslubu var. İbrahim Efendi Konağı, geçmişle bağ kurmak, kökleri anlamak ve edebiyatın dingin gücünü hissetmek isteyenler için gönülden tavsiye edeceğim bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Derin Tarih dergisinin Aralık 2025 sayısını oldukça nitelikli buldum. Bu sayı, tarihî olayları sadece kronolojik bilgi olarak sunmak yerine arka planlarıyla, sebepleri ve sonuçlarıyla ele alıyor. Yazılar akademik bir titizlik taşısa da, dil genel okur için anlaşılır ve akıcı.

Özellikle Osmanlı dönemi ve İslam tarihine dair dosya yazıları dikkat çekici. Tarihi şahsiyetler idealleştirilmeden, ama hakkı da teslim edilerek anlatılmış. Bu yaklaşım dergiyi benzerlerinden ayıran en güçlü yönlerinden biri. Belgeler ve kaynaklara dayalı anlatım, okurken güven duygusu oluşturuyor.

Derginin baskı kalitesi, görselleri ve arşiv fotoğrafları da oldukça başarılı. Hem okumalık hem de saklanacak, dönüp tekrar bakılacak bir sayı olduğunu düşünüyorum. Tarihe ilgi duyan, yüzeysel anlatımlardan sıkılmış okurlar için kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cins dergisinin Aralık sayısını dikkatle okudum ve genel olarak oldukça doyurucu buldum. Bu sayıda özellikle modern insanın iç dünyası, özlem, zaman ve hafıza kavramları etrafında kurulan metinler dikkat çekiyor. Yazılar aceleci değil; okuru yavaşlamaya, düşünmeye ve metnin içine girmeye davet ediyor.

Derginin dili yer yer ağır ama bu ağırlık rahatsız edici değil, aksine metinlere derinlik kazandırıyor. Günümüzün hızlı ve yüzeysel içeriklerine alışmış okur için bu sayı bir duraklama hissi veriyor. Özellikle deneme yazıları, modern hayatın insanı nasıl duygusal olarak eksilttiğini iyi bir şekilde tartışıyor.

Baskı kalitesi ve kağıt seçimi de derginin ruhuna uygun. Koleksiyonluk sayılardan biri olduğunu düşünüyorum. Kültür, edebiyat ve düşünce dergilerini takip edenler için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir sayı. Cins’i düzenli okuyanlar bu sayıda da aradıklarını bulacaktır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir